| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 2. Ayet (2:2:7) | لِلْمُتَّق۪ينَۙ | للمتقين | lil-muttekîn(e) | müttakiler için | و ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir. | |||||
| 2 | Bakara 66. Ayet (2:66:9) | لِلْمُتَّق۪ينَ | للمتقين | lil-muttekîn(e) | müttakiler için | و ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz bunu, hem onu görenlere, hem de sonra geleceklere bir ibret ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlara da bir öğüt kıldık.[23] | |||||
| 3 | Bakara 180. Ayet (2:180:16) | الْمُتَّق۪ينَۜ | المتقين | l-muttekîn(e) | muttakiler | و ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır (mal) bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya meşru bir tarzda vasiyette bulunması -Allah’a karşı gelmekten sakınanlar üzerinde bir hak olarak- size farz kılındı.[49] | |||||
| 4 | Bakara 194. Ayet (2:194:22) | الْمُتَّق۪ينَ | المتقين | l-muttekîn(e) | muttakilerle | و ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Haram ay, haram aya karşılıktır.[56] Hürmetler (saygı gösterilmesi gereken şeyler) kısas kuralına tabidir. O hâlde kim size saldırırsa, size saldırdığı gibi siz de ona saldırın, (fakat ileri gitmeyin). Allah’a karşı gelmekten sakının ve bilin ki, Allah kendine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir.[57] | |||||
| 5 | Bakara 241. Ayet (2:241:6) | الْمُتَّق۪ينَ | المتقين | l-muttekîn(e) | müttakiler | و ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Boşanmış kadınların örfe göre geçimlerinin sağlanması onların hakkıdır. Bu, Allah’a karşı gelmekten sakınanlar üzerinde bir borçtur. | |||||
| 6 | Âl-i İmran 76. Ayet (3:76:9) | الْمُتَّق۪ينَ | المتقين | l-muttekîn(e) | korunanları | و ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hayır! (Gerçek, onların dediği değil.) Kim sözünü yerine getirir ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, şüphesiz Allah da sakınanları sever. | |||||
| 7 | Âl-i İmran 115. Ayet (3:115:9) | بِالْمُتَّق۪ينَ | بالمتقين | bil-muttekîn(e) | (günahlardan) korunanları | و ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar ne hayır işlerlerse karşılıksız bırakılmayacaklardır. Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanları bilir. | |||||
| 8 | Âl-i İmran 133. Ayet (3:133:11) | لِلْمُتَّق۪ينَۙ | للمتقين | lil-muttekîn(e) | korunanlar için | و ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rabbinizin bağışına, genişliği göklerle yer arası kadar olan ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için hazırlanmış bulunan cennete koşun. | |||||
| 9 | Âl-i İmran 138. Ayet (3:138:6) | لِلْمُتَّق۪ينَ | للمتقين | lil-muttekîn(e) | korunanlara | و ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu (Kur’an), insanlar için bir açıklama, Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için bir hidayet ve bir öğüttür. | |||||
| 10 | Mâide 27. Ayet (5:27:24) | الْمُتَّق۪ينَ | المتقين | l-muttekîn(e) | korunanlardan | و ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Onlara, Âdem’in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku. Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, “Andolsun seni mutlaka öldüreceğim” demişti. Öteki, “Allah, ancak kendisine karşı gelmekten sakınanlardan kabul eder” demişti. | |||||
| 11 | Mâide 46. Ayet (5:46:26) | لِلْمُتَّق۪ينَ | للمتقين | lil-muttekîn(e) | korunanlar için | و ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O peygamberlerin izleri üzere Meryem oğlu İsa’yı, önündeki Tevrat’ı doğrulayıcı olarak gönderdik. Ona, içerisinde hidayet ve nur bulunan, önündeki Tevrat’ı doğrulayan, Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için doğru yola iletici ve bir öğüt olarak İncil’i verdik. | |||||
| 12 | A'raf 128. Ayet (7:128:16) | لِلْمُتَّق۪ينَ | للمتقين | lil-muttekîn(e) | korunanlarındır | و ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mûsâ, kavmine, “Allah’tan yardım isteyin ve sabredin. Şüphesiz yeryüzü Allah’ındır. Ona, kullarından dilediğini mirasçı kılar. Sonuç Allah’a karşı gelmekten sakınanlarındır” dedi. | |||||
| 13 | Tevbe 4. Ayet (9:4:0) | الْمُتَّق۪ينَ | المتقين | l-muttekîn(e) | korunanları | و ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ancak Allah’a ortak koşanlardan, kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz, sonra da antlaşmalarında size karşı hiçbir eksiklik yapmamış ve sizin aleyhinize hiç kimseye yardım etmemiş olanlar, bu hükmün dışındadır. Onların antlaşmalarını, süreleri bitinceye kadar tamamlayın. Şüphesiz Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları sever. | |||||
| 14 | Tevbe 7. Ayet (9:7:0) | الْمُتَّق۪ينَ | المتقين | l-muttekîn(e) | korunanları | و ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ortak koşanların Allah katında ve Resûlü yanında bir ahdi nasıl olabilir? Ancak Mescid-i Haram’ın yanında kendileriyle antlaşma yaptıklarınız başkadır. Bunlar size karşı dürüst davrandığı sürece, siz de onlara dürüst davranın. Çünkü Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları sever. | |||||
| 15 | Tevbe 36. Ayet (9:36:0) | الْمُتَّق۪ينَ | المتقين | l-muttekîn(e) | korunanlarla | و ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır.[256] İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin. Fakat Allah’a ortak koşanlar sizinle nasıl topyekûn savaşıyorlarsa, siz de onlarla topyekûn savaşın. Bilin ki Allah, kendine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir. | |||||
| 16 | Tevbe 44. Ayet (9:44:0) | بِالْمُتَّق۪ينَ | بالمتقين | bil-muttekîn(e) | korunanları | و ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ve âhiret gününe iman edenler, mallarıyla ve canlarıyla cihad etmekten geri kalmak için senden izin istemezler. Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları çok iyi bilendir. | |||||
| 17 | Tevbe 123. Ayet (9:123:0) | الْمُتَّق۪ينَ | المتقين | l-muttekîn(e) | korunanlarla | و ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Kâfirlerden (öncelikle) yakınınızda olanlarla savaşın ve sizde bir sertlik bulsunlar. Bilin ki, Allah kendisine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir. | |||||
| 18 | Hûd 49. Ayet (11:49:19) | لِلْمُتَّق۪ينَ۟ | للمتقين | lil-muttekîn(e) | takva sahiplerinindir | و ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte bunlar, sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Bundan önce onları ne sen biliyordun, ne de kavmin. O hâlde sabret. Çünkü (iyi) sonuç, Allah’a karşı gelmekten sakınanların olacaktır. | |||||
| 19 | Nahl 30. Ayet (16:30:20) | الْمُتَّق۪ينَۙ | المتقين | l-muttekîn(e) | korunanların | و ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a karşı gelmekten sakınan kimselere, “Rabbiniz ne indirdi?” denildiğinde, “Hayr indirdi” derler. Bu dünyada iyilik yapanlara bir iyilik vardır. Ahiret yurdu ise daha hayırlıdır. Allah’a karşı gelmekten sakınanların yurdu ne güzeldir. | |||||
| 20 | Nahl 31. Ayet (16:31:15) | الْمُتَّق۪ينَۙ | المتقين | l-muttekîn(e) | korunanları | و ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İçinden nehirler akan Adn cennetlerine gireceklerdir. Kendileri için orada diledikleri her şey vardır. Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları böyle mükâfatlandırır. | |||||
| 21 | Enbiyâ 48. Ayet (21:48:8) | لِلْمُتَّق۪ينَۙ | للمتقين | lil-muttekîn(e) | muttakiler için | و ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, biz Mûsâ ile Hârûn’a, Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için o Furkân’ı[364] (Tevrat’ı) bir ışık ve öğüt olarak verdik. | |||||
| 22 | Nûr 34. Ayet (24:34:13) | لِلْمُتَّق۪ينَ۟ | للمتقين | lil-muttekîn(e) | muttakiler için | و ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, biz size açıklayıcı âyetler, sizden önce gelip geçenlerden bir misal ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için bir öğüt indirdik. | |||||
| 23 | Şu'arâ 90. Ayet (26:90:3) | لِلْمُتَّق۪ينَۙ | للمتقين | lil-muttekîn(e) | muttakiler için | و ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Cennet, Allah’a karşı gelmekten sakınanlara yaklaştırılacak. | |||||
| 24 | Kasas 83. Ayet (28:83:14) | لِلْمُتَّق۪ينَ | للمتقين | lil-muttekîn(e) | sakınanlarındır | و ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte ahiret yurdu. Biz, onu yeryüzünde büyüklük taslamayan ve bozgunculuk çıkarmayanlara has kılarız. Sonuç, Allah’a karşı gelmekten sakınanlarındır. | |||||
| 25 | Zümer 57. Ayet (39:57:9) | الْمُتَّق۪ينَۙ | المتقين | l-muttekîn(e) | muttakiler- | و ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yahut, “Allah beni doğru yola iletseydi, elbette O’na karşı gelmekten sakınanlardan olurdum” demesin. | |||||
| 26 | Zuhruf 35. Ayet (43:35:12) | لِلْمُتَّق۪ينَ۟ | للمتقين | lil-muttekîn(e) | muttakiler içindir | و ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 34,35. Evlerine (gümüşten) kapılar ve üzerine yaslanacakları koltuklar ve altın süslemeler yapardık. Bütün bunlar, sadece dünya hayatının geçimliğidir. Rabbinin katında ahiret ise, O’na karşı gelmekten sakınanlarındır. | |||||
| 27 | Zuhruf 67. Ayet (43:67:7) | الْمُتَّق۪ينَۜ۟ | المتقين | l-muttekîn(e) | muttakiler | و ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün Allah’a karşı gelmekten sakınanlar dışında, dostlar birbirine düşman olurlar. | |||||
| 28 | Câsiye 19. Ayet (45:19:15) | الْمُتَّق۪ينَ | المتقين | l-muttekîn(e) | muttakilerin | و ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Çünkü onlar, Allah’a karşı sana asla bir fayda sağlayamazlar. Şüphesiz zalimler birbirinin dostlarıdır. Allah ise kendisine karşı gelmekten sakınanların dostudur. | |||||
| 29 | Hâkka 48. Ayet (69:48:3) | لِلْمُتَّق۪ينَ | للمتقين | lil-muttekîn(e) | muttakiler için | و ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz Kur’an, Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir öğüttür. | |||||