| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Nisâ 46. Ayet (4:46:27) | لَكَانَ | لكان | lekâne | elbette olurdu | ك و ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yahudilerden öyleleri var ki, (kelimeleri yerlerinden kaydırıp) tahrif ederek onları anlamlarından uzaklaştırırlar. Dillerini eğip bükerek ve dine saldırarak “İşittik, karşı geldik”, “İşit, işitmez olası!” “Râ’inâ”[118] derler. Hâlbuki onlar, “İşittik ve itaat ettik; dinle ve bize bak” deselerdi, bu kendileri için daha hayırlı olurdu. Fakat Allah, küfürleri yüzünden kendilerini lânetlemiştir. Bu yüzden pek az iman ederler.[119] | |||||
| 2 | Nisâ 66. Ayet (4:66:23) | لَكَانَ | لكان | lekâne | elbette olurdu | ك و ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer biz onlara, “Hayatlarınızı feda edin veya yurtlarınızdan çıkın” diye yazmış olsaydık, içlerinden pek azı hariç, bunu yapmazlardı. Eğer kendilerine verilen öğütleri tutsalardı, elbette haklarında hem daha hayırlı, hem de (imanlarını) daha çok pekiştirici olurdu. | |||||
| 3 | Muhammed 21. Ayet (47:21:10) | لَكَانَ | لكان | lekâne | elbette olurdu | ك و ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İtaat ve güzel bir söz onlar için daha hayırlıdır. İş ciddileşince Allah’a verdikleri söze bağlı kalsalardı, elbette kendileri için daha iyi olurdu. | |||||
| 4 | Hucurât 5. Ayet (49:5:7) | لَكَانَ | لكان | lekâne | elbette olurdu | ك و ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi, elbette kendileri için daha iyi olurdu. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||