| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 22. Ayet (2:22:11) | مَٓاءً | ماء | mâen | su | م و ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bile Allah’a ortaklar koşmayın. | |||||
| 2 | Nisâ 43. Ayet (4:43:38) | مَٓاءً | ماء | mâen | su | م و ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar, bir de -yolcu olmanız durumu müstesna- cünüp iken yıkanıncaya kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta olur veya yolculukta bulunursanız, veyahut biriniz abdest bozmaktan gelince ya da eşlerinizle cinsel ilişkide bulunup, su da bulamazsanız o zaman temiz bir toprağa yönelip, (niyet ederek onunla) yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin. Şüphesiz Allah, çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır. | |||||
| 3 | Mâide 6. Ayet (5:6:40) | مَٓاءً | ماء | mâen | su | م و ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp iseniz, iyice yıkanarak temizlenin. Hasta olursanız veya seferde bulunursanız veya biriniz abdest bozmaktan (def-i hacetten) gelir veya kadınlara dokunur (cinsel ilişkide bulunur) da su bulamazsanız, o zaman temiz bir toprağa yönelin. Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin (Teyemmüm edin). Allah, size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez. Fakat O, sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz. | |||||
| 4 | En'am 99. Ayet (6:99:6) | مَٓاءًۚ | ماء | mâen | suyu | م و ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, gökten su indirendir. İşte biz onunla her türlü bitkiyi çıkarıp onlardan yeşillik meydana getirir ve o yeşil bitkilerden, üst üste binmiş taneler, -hurma ağacının tomurcuğunda da aşağıya sarkmış salkımlar- üzüm bahçeleri, zeytin ve nar çıkarırız: (Her biri) birbirine benzer ve (her biri) birbirinden farklı.[186] Bunların meyvesine, bir meyve verdiği zaman, bir de olgunlaştığı zaman bakın. Şüphesiz bunda inanan bir topluluk için (Allah’ın varlığını gösteren) ibretler vardır. | |||||
| 5 | Enfal 11. Ayet (8:11:0) | مَٓاءً | ماء | mâen | bir su | م و ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani (Allah) kendi tarafından bir güvenlik olarak sizi hafif bir uykuya daldırıyor; sizi temizlemek, sizden şeytanın vesvesesini gidermek, kalplerinizi pekiştirmek ve ayaklarınızı sağlam bastırmak için üzerinize gökten yağmur yağdırıyordu. | |||||
| 6 | Yusuf 40. Ayet (12:40:6) | اَسْمَٓاءً | اسماء | esmâen | (boş) isimlerden | س م و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Siz Allah’ı bırakıp; sadece sizin ve atalarınızın taktığı birtakım isimlere (düzmece ilâhlara) tapıyorsunuz. Allah, onlar hakkında hiçbir delil indirmemiştir. Hüküm ancak Allah’a aittir. O, kendisinden başka hiçbir şeye tapmamanızı emretmiştir. İşte en doğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.” | |||||
| 7 | Ra'd 17. Ayet (13:17:4) | مَٓاءً | ماء | mâen | bir su | م و ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, gökten su indirdi de dereler kendi ölçülerince dolup aktı ve sel üste çıkan köpüğü aldı götürdü. Süs eşyası veya yararlanılacak bir şey elde etmek için ateşte erittikleri şeylerden de böyle köpük olur. İşte Allah, hak ile batıla böyle misal getirir. Köpüğe gelince sönüp gider. İnsanlara yararlı olan ise yerde kalır. İşte Allah, böyle misaller verir. | |||||
| 8 | İbrahim 32. Ayet (14:32:9) | مَٓاءً | ماء | mâen | su | م و ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, gökleri ve yeri yaratan, gökten yağmur indiren ve onunla size rızık olarak türlü meyveler çıkaran, emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri emrinize veren, nehirleri de hizmetinize sunandır. | |||||
| 9 | Hicr 22. Ayet (15:22:7) | مَٓاءً | ماء | mâen | su | م و ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rüzgârları da aşılayıcı olarak gönderip yukarıdan su indirerek sizi onunla suladık. Onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz.[297] | |||||
| 10 | Nahl 65. Ayet (16:65:5) | مَٓاءً | ماء | mâen | bir su | م و ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, gökten su indirdi de onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltti. Şüphesiz bunda dinleyecek bir toplum için bir ibret vardır. | |||||
| 11 | Tâhâ 53. Ayet (20:53:13) | مَٓاءًۜ | ماء | mâen | bir su | م و ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Rabbim, yeryüzünü size beşik yapan, orada size yollar açan ve size gökten yağmur indirendir.” Böylece onunla sizin için yerden türlü türlü bitkileri çift çift çıkardık. | |||||
| 12 | Hacc 63. Ayet (22:63:8) | مَٓاءًۘ | ماء | mâen | bir su | م و ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın gökten yağmur indirdiği, böylece yeryüzünün yemyeşil olduğunu görmedin mi? Şüphesiz Allah, çok lütufkârdır, hakkıyla haberdardır. | |||||
| 13 | Mü'minûn 18. Ayet (23:18:4) | مَٓاءً | ماء | mâen | su | م و ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz, gökten belli bir ölçüde su indirdik de (faydalanmanız için) onu yeryüzünde tuttuk. Bizim onu tamamen gidermeye de muhakkak gücümüz yeter. | |||||
| 14 | Nûr 39. Ayet (24:39:8) | مَٓاءًۜ | ماء | mâen | su | م و ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenlere gelince; onların amelleri ıssız bir çöldeki serap gibidir. Susamış kimse onu su sanır. Yanına geldiğinde hiçbir şey bulamaz. (Tıpkı bunun gibi kâfir de hesap günü amellerinden bir şey bulamaz). Ancak Allah’ı yanında bulur da Allah onun hesabını tastamam görür. Allah, hesabı çabuk görendir. | |||||
| 15 | Furkan 48. Ayet (25:48:12) | مَٓاءً | ماء | mâen | bir su | م و ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 48,49. O, rahmetinin önünde rüzgârları müjdeci olarak gönderendir. Ölü toprağı canlandıralım, yarattıklarımızdan birçok hayvanları ve insanları sulayalım diye gökten tertemiz bir su indirdik. | |||||
| 16 | Neml 60. Ayet (27:60:9) | مَٓاءًۚ | ماء | mâen | su | م و ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yahut gökleri ve yeri yaratan ve size gökten yağmur indirip, onunla, ağaçlarını sizin yetiştiremeyeceğiniz gönül alıcı güzel bahçeler meydana getiren mi? Allah ile birlikte başka ilâh mı var!? Hayır, onlar (Allah’a) eş tutan bir kavimdir.[410] | |||||
| 17 | Ankebut 63. Ayet (29:63:7) | مَٓاءً | ماء | mâen | suyu | م و ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, eğer onlara, “Gökten yağmuru kim indirip de onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltti?” diye soracak olsan, mutlaka, “Allah” diyeceklerdir. De ki: “Hamd Allah’a mahsustur.” Fakat onların çoğu akıllarını kullanmazlar. | |||||
| 18 | Rum 24. Ayet (30:24:10) | مَٓاءً | ماء | mâen | bir su | م و ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Korku ve ümit kaynağı olarak şimşeği size göstermesi, gökten yağmur indirip onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesi, O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda aklını kullanan bir toplum için elbette ibretler vardır. | |||||
| 19 | Lokman 10. Ayet (31:10:21) | مَٓاءً | ماء | mâen | bir su | م و ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, gökleri görebileceğiniz direkler olmaksızın yarattı. Yeryüzüne de, sizi sarsmasın diye sabit dağlar yerleştirdi ve orada her türlü canlıyı yaydı. Gökten de yağmur indirip orada her türden güzel ve faydalı bitki bitirdik. | |||||
| 20 | Fâtır 27. Ayet (35:27:8) | مَٓاءًۚ | ماء | mâen | su | م و ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Görmüyor musun ki, Allah gökten su indirdi. Biz onunla türlü türlü ürünler çıkardık. Dağlardan da beyaz, kırmızı (birbirinden farklı) çeşitli renklerde yollar (katmanlar) var, simsiyah taşlar da var. | |||||
| 21 | Zümer 21. Ayet (39:21:8) | مَٓاءً | ماء | mâen | bir su | م و ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Görmedin mi, Allah gökten su indirdi de onu yeryüzündeki kaynaklara ulaştırdı. Sonra onunla renkleri çeşit çeşit ekinler çıkarıyor. Sonra ekinler kuruyor da onları sapsarı kesilmiş görüyorsun. Sonra da Allah onları kurumuş çer çöp hâline getirir. Şüphesiz ki bunda akıl sahipleri için bir öğüt vardır. | |||||
| 22 | Zuhruf 11. Ayet (43:11:5) | مَٓاءً | ماء | mâen | su | م و ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, gökten bir ölçüye göre yağmur indirendir. Biz onunla ölü araziyi canlandırdık. İşte siz de, böyle diriltileceksiniz. | |||||
| 23 | Muhammed 15. Ayet (47:15:41) | مَٓاءً | ماء | mâen | suyun | م و ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır. Orada onlar için meyvelerin her çeşidi vardır. Rablerinden de bağışlama vardır. Bu cennetliklerin durumu, ateşte temelli kalacak olan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu? | |||||
| 24 | Kaf 9. Ayet (50:9:4) | مَٓاءً | ماء | mâen | bir su | م و ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 9,10,11. Gökten de bereketli bir su indirip onunla kullar için rızık olarak bahçeler ve biçilecek taneler (ekinler), birbirine girmiş kat kat tomurcukları olan yüksek hurma ağaçları bitirdik ve böylece onunla ölü bir beldeye hayat verdik. İşte (dirilip kabirlerden) çıkış da böyledir. | |||||
| 25 | Cin 16. Ayet (72:16:7) | مَٓاءً | ماء | mâen | su ile | م و ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 16,17. Yine de ki: “Bana şöyle de vahyedildi: ‘Eğer yolda dosdoğru olurlarsa, mutlaka onlara bol yağmur yağdırırız ki bununla onları imtihan edelim. Kim Rabbinin zikrinden (Kur’an’dan) yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe yükselen bir azaba sokar.” | |||||
| 26 | Mürselât 27. Ayet (77:27:6) | مَٓاءً | ماء | mâen | su(lar) | م و ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Orada sabit yüce dağlar yaratmadık mı, size tatlı bir su içirmedik mi? | |||||
| 27 | Nebe' 14. Ayet (78:14:4) | مَٓاءً | ماء | mâen | su | م و ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 14,15,16. Taneler, bitkiler, sarmaş dolaş bahçeler çıkaralım diye yağmur yüklü yoğun bulutlardan şarıl şarıl yağmur yağdırdık. | |||||