| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 155. Ayet (2:155:8) | الْاَمْوَالِ | الاموال | l-emvâli | mallarınızın | م و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele. | |||||
| 2 | Bakara 188. Ayet (2:188:3) | اَمْوَالَكُمْ | اموالكم | emvâlekum | mallarınızı | م و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Aranızda birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günaha girerek yemek için onları hâkimlere (rüşvet olarak) vermeyin. | |||||
| 3 | Bakara 261. Ayet (2:261:4) | اَمْوَالَهُمْ | اموالهم | emvâlehum | mallarını | م و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yedi başak bitiren ve her başakta yüz tane bulunan bir tohum gibidir. Allah, dilediğine kat kat verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir. | |||||
| 4 | Bakara 262. Ayet (2:262:3) | اَمْوَالَهُمْ | اموالهم | emvâlehum | mallarını | م و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mallarını Allah yolunda harcayan, sonra da harcadıklarının peşinden (bunları) başa kakmayan ve gönül incitmeyenlerin, Rab’leri katında mükâfatları vardır. Onlar için korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de. | |||||
| 5 | Bakara 265. Ayet (2:265:4) | اَمْوَالَهُمُ | اموالهم | emvâlehumu | mallarını | م و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın rızasını kazanmak arzusuyla ve kalben mutmain olarak mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yüksekçe bir yerdeki güzel bir bahçenin durumu gibidir ki, bol yağmur alınca iki kat ürün verir. Bol yağmur almasa bile ona çiseleme yeter. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir. | |||||
| 6 | Bakara 274. Ayet (2:274:3) | اَمْوَالَهُمْ | اموالهم | emvâlehum | mallarını | م و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mallarını gece gündüz; gizli ve açık Allah yolunda harcayanlar var ya, onların Rableri katında mükâfatları vardır. Onlara korku yoktur. Onlar mahzun da olacak değillerdir. | |||||
| 7 | Âl-i İmran 186. Ayet (3:186:3) | اَمْوَالِكُمْ | اموالكم | emvâlikum | mallarınız | م و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, mallarınız ve canlarınız konusunda imtihana çekileceksiniz. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve Allah’a ortak koşanlardan üzücü birçok söz işiteceksiniz. Eğer sabreder ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız bilin ki, bunlar (yapmaya değer) azmi gerektiren işlerdendir. | |||||
| 8 | Nisâ 2. Ayet (4:2:3) | اَمْوَالَهُمْ | اموالهم | emvâlehum | mallarını | م و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla (helâli haramla) değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır. | |||||
| 9 | Nisâ 2. Ayet (4:2:10) | اَمْوَالَهُمْ | اموالهم | emvâlehum | onların mallarını | م و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla (helâli haramla) değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır. | |||||
| 10 | Nisâ 2. Ayet (4:2:12) | اَمْوَالِكُمْۜ | اموالكم | emvâlikum | sizin mallarınıza | م و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla (helâli haramla) değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır. | |||||
| 11 | Nisâ 5. Ayet (4:5:4) | اَمْوَالَكُمُ | اموالكم | emvâlekumu | mallarınızı | م و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın, sizin için geçim kaynağı yaptığı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin. O mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.[106] | |||||
| 12 | Nisâ 6. Ayet (4:6:13) | اَمْوَالَهُمْۚ | اموالهم | emvâlehum | mallarını | م و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını geri alacaklar) diye israf ederek ve aceleye getirerek mallarını yemeyin. (Velilerden) kim zengin ise (yetim malından yemeğe) tenezzül etmesin. Kim de fakir ise, aklın ve dinin gereklerine uygun bir biçimde (hizmetinin karşılığı kadar) yesin. Mallarını kendilerine geri verdiğiniz zaman da yanlarında şahit bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter. | |||||
| 13 | Nisâ 6. Ayet (4:6:32) | اَمْوَالَهُمْ | اموالهم | emvâlehum | mallarını | م و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını geri alacaklar) diye israf ederek ve aceleye getirerek mallarını yemeyin. (Velilerden) kim zengin ise (yetim malından yemeğe) tenezzül etmesin. Kim de fakir ise, aklın ve dinin gereklerine uygun bir biçimde (hizmetinin karşılığı kadar) yesin. Mallarını kendilerine geri verdiğiniz zaman da yanlarında şahit bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter. | |||||
| 14 | Nisâ 10. Ayet (4:10:4) | اَمْوَالَ | اموال | emvâle | mallarını | م و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, ancak ve ancak karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar ve zaten onlar çılgın bir ateşe (cehenneme) gireceklerdir. | |||||
| 15 | Nisâ 24. Ayet (4:24:18) | بِاَمْوَالِكُمْ | باموالكم | bi-emvâlikum | mallarınızla | م و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Savaş esiri olarak) sahip olduklarınız hariç, evli kadınlar (da size) haram kılındı. (Bunlar) üzerinize Allah’ın emri olarak yazılmıştır. Bunların dışında kalanlar ise, iffetli yaşamak ve zina etmemek şartıyla mallarınızla (mehirlerini verip) istemeniz size helâl kılındı. Onlardan (nikâhlanıp) faydalanmanıza karşılık sabit bir hak olarak kendilerine mehirlerini verin. Mehir belirlendikten sonra, onunla ilgili olarak uzlaştığınız şeyler konusunda size günah yoktur. Şüphesiz ki Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 16 | Nisâ 29. Ayet (4:29:7) | اَمْوَالَكُمْ | اموالكم | emvâlekum | mallarınızı | م و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin. Ancak karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle olursa başka. Kendinizi helâk etmeyin. Şüphesiz Allah, size karşı çok merhametlidir. | |||||
| 17 | Nisâ 38. Ayet (4:38:3) | اَمْوَالَهُمْ | اموالهم | emvâlehum | mallarını | م و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunlar, mallarını insanlara gösteriş için harcayan, Allah’a ve ahiret gününe de inanmayan kimselerdir. Şeytan kimin arkadaşı olursa, o ne kötü arkadaştır. | |||||
| 18 | Nisâ 161. Ayet (4:161:7) | اَمْوَالَ | اموال | emvâle | mallarını | م و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 160,161. Yahudilerin yaptıkları zulüm ve birçok kimseyi Allah yolundan alıkoymaları, kendilerine yasaklanmış olduğu hâlde faiz almaları, insanların mallarını haksız yere yemeleri sebebiyle önceden kendilerine helâl kılınmış temiz ve hoş şeyleri onlara haram kıldık. İçlerinden inkâr edenlere de acı bir azap hazırladık. | |||||
| 19 | Enfal 28. Ayet (8:28:0) | اَمْوَالُكُمْ | اموالكم | emvâlukum | mallarınız | م و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bilin ki mallarınız ve çoluk çocuğunuz birer deneme aracıdır. Allah katında ise büyük bir mükâfat vardır. | |||||
| 20 | Enfal 36. Ayet (8:36:0) | اَمْوَالَهُمْ | اموالهم | emvâlehum | mallarını | م و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphe yok ki, inkâr edenler mallarını (insanları) Allah yolundan alıkoymak için harcarlar ve harcayacaklardır. Sonra bu mallar onlara bir iç acısı olacak, sonra da yenilgiye uğrayacaklardır. İnkâr edenler toplanıp cehenneme sürüleceklerdir. | |||||
| 21 | Tevbe 34. Ayet (9:34:0) | اَمْوَالَ | اموال | emvâle | mallarını | م و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Hahamlardan ve rahiplerden birçoğu, insanların mallarını haksız yollarla yiyorlar ve Allah’ın yolundan alıkoyuyorlar. Altın ve gümüşü biriktirip gizleyerek onları Allah yolunda harcamayanları elem dolu bir azapla müjdele. | |||||
| 22 | Tevbe 41. Ayet (9:41:0) | بِاَمْوَالِكُمْ | باموالكم | bi-emvâlikum | mallarınızla | م و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gerek yaya olarak, gerek binek üzerinde[259] Allah yolunda sefere çıkın. Mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır. | |||||
| 23 | Tevbe 111. Ayet (9:111:0) | وَاَمْوَالَهُمْ | واموالهم | ve emvâlehum | ve mallarını | م و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz Allah, mü’minlerden canlarını ve mallarını, kendilerine vereceği cennet karşılığında satın almıştır. Artık, onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve ölürler. Allah, bunu Tevrat’ta, İncil’de ve Kur’an’da kesin olarak va’detmiştir. Kimdir sözünü Allah’tan daha iyi yerine getiren? O hâlde, yapmış olduğunuz bu alışverişten dolayı sevinin. İşte asıl bu büyük başarıdır. | |||||
| 24 | Yunus 88. Ayet (10:88:0) | اَمْوَالِهِمْ | اموالهم | emvâlihim | onların mallarını | م و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mûsâ, şöyle dedi: “Ey Rabbimiz! Gerçekten sen Firavun’a ve onun ileri gelenlerine, dünya hayatında nice zinet ve mallar verdin. Ey Rabbimiz, yolundan saptırsınlar diye mi? Ey Rabbimiz, sen onların mallarını silip süpür ve kalplerine darlık ver, çünkü onlar elem dolu azabı görünceye kadar iman etmezler.” | |||||
| 25 | Ahzab 27. Ayet (33:27:4) | وَاَمْوَالَهُمْ | واموالهم | ve emvâlehum | ve mallarını | م و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, sizi onların topraklarına, yurtlarına, mallarına ve henüz ayak basmadığınız topraklara varis kıldı. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir. | |||||
| 26 | Sebe' 37. Ayet (34:37:2) | اَمْوَالُكُمْ | اموالكم | emvâlukum | mallarınız | م و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ne mallarınız ne de çocuklarınız, sizi bizim katımıza daha çok yaklaştıran şeylerdir! Ancak iman edip salih amel işleyenler başka. İşte onlar için işlediklerine karşılık kat kat mükâfat vardır. Onlar cennet köşklerinde güven içindedirler. | |||||
| 27 | Muhammed 36. Ayet (47:36:13) | اَمْوَالَكُمْ | اموالكم | emvâlekum | mallarınızı | م و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlencedir. Eğer inanır ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız, O size mükâfatınızı verir ve sizden mallarınızı (tamamen sarf etmenizi) istemez. | |||||
| 28 | Saf 11. Ayet (61:11:8) | بِاَمْوَالِكُمْ | باموالكم | bi-emvâlikum | mallarınızla | م و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ve peygamberine inanır, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihat edersiniz. Eğer bilirseniz, bu sizin için çok hayırlıdır. | |||||
| 29 | Münafikun 9. Ayet (63:9:7) | اَمْوَالُكُمْ | اموالكم | emvâlukum | mallarınız | م و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizi, Allah’ı zikretmekten alıkoymasın. Her kim bunu yaparsa, işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir. | |||||
| 30 | Teğabun 15. Ayet (64:15:2) | اَمْوَالُكُمْ | اموالكم | emvâlukum | mallarınız | م و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mallarınız ve çocuklarınız ancak birer imtihandır; Allah katında ise büyük bir mükâfat vardır. | |||||