"men" Analizi

Arapça Okunuşu ve benzeşen aramasında 1526 sonuç bulundu.
1 - 50 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Nisâ 49. Ayet (4:49:10) مَنْ من men  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerini temize çıkaranları görmedin mi? Hayır! Allah, dilediğini temize çıkarır ve kendilerine kıl kadar zulmedilmez.
2 Mâide 18. Ayet (5:18:15) مِمَّنْ ممن mimmen مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) (Bir de) yahudiler ve hıristiyanlar, “Biz Allah’ın oğulları ve sevgili kullarıyız” dediler. De ki: “Öyleyse (Allah) size neden günahlarınız sebebiyle azap ediyor? Hayır, siz de O’nun yarattıklarından bir beşersiniz.” (Allah) dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Göklerin, yerin ve bunların arasında bulunanların da hükümranlığı Allah’ındır. Dönüş de ancak O’nadır.
3 En'am 88. Ayet (6:88:6) مَنْ من men  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) İşte bu, Allah’ın hidayetidir ki, kullarından dilediğini buna iletip yöneltir. Eğer onlar da Allah’a ortak koşsalardı, bütün yaptıkları boşa gitmişti.
4 A'raf 155. Ayet (7:155:0) مَنْ من men  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, kavminden, belirlediğimiz yere gitmek için yetmiş adam seçti. Onları sarsıntı yakalayınca (bayıldılar). Mûsâ, “Ey Rabbim! Dileseydin onları da beni de bundan önce helâk ederdin. Şimdi içimizden birtakım beyinsizlerin işledikleri günah sebebiyle bizi helâk mı edeceksin? Bu, sırf senin bir imtihanındır. Onunla dilediğin kimseyi saptırırsın, dilediğini de doğruya iletirsin. Sen, bizim velimizsin. Artık bizi bağışla ve bize acı. Sen, bağışlayanların en hayırlısısın” dedi.
5 A'raf 155. Ayet (7:155:0) مَنْ من men  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, kavminden, belirlediğimiz yere gitmek için yetmiş adam seçti. Onları sarsıntı yakalayınca (bayıldılar). Mûsâ, “Ey Rabbim! Dileseydin onları da beni de bundan önce helâk ederdin. Şimdi içimizden birtakım beyinsizlerin işledikleri günah sebebiyle bizi helâk mı edeceksin? Bu, sırf senin bir imtihanındır. Onunla dilediğin kimseyi saptırırsın, dilediğini de doğruya iletirsin. Sen, bizim velimizsin. Artık bizi bağışla ve bize acı. Sen, bağışlayanların en hayırlısısın” dedi.
6 Yunus 38. Ayet (10:38:0) مَنِ من meni  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa onu (Muhammed kendisi) uydurdu mu diyorlar? De ki: “Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi siz de onun benzeri bir sûre getirin ve Allah’tan başka, çağırabileceğiniz kim varsa onları da yardıma çağırın.
7 Hûd 13. Ayet (11:13:11) مَنِ من meni  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa “onu (Kur’an’ı) uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi Allah’tan başka gücünüzün yettiklerini de (yardıma) çağırıp, siz de onun gibi uydurma on sûre getirin.”
8 Nahl 106. Ayet (16:106:1) مَنْ من men  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Kalbi imanla dolu olduğu hâlde zorlanan kimse hariç, inandıktan sonra Allah’ı inkâr eden ve böylece göğsünü küfre açanlara Allah’tan gazap iner ve onlar için büyük bir azap vardır.
9 İsrâ 67. Ayet (17:67:7) مَنْ من men  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Denizde size bir sıkıntı dokunduğunda bütün taptıklarınız (sizi yüzüstü bırakıp) kaybolur, yalnız Allah kalır. Fakat sizi kurtarıp karaya çıkarınca yüz çevirirsiniz. Zaten insan çok nankördür.
10 İsrâ 70. Ayet (17:70:15) مِمَّنْ ممن mimmen مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, biz insanoğlunu şerefli kıldık. Onları karada ve denizde taşıdık. Kendilerini en güzel ve temiz şeylerden rızıklandırdık ve onları yarattıklarımızın birçoğundan üstün kıldık.
11 Kehf 15. Ayet (18:15:14) مِمَّنِ ممن mimmeni مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 14,15. Kalkıp da, “Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. O’ndan başkasına asla ilâh demeyiz. Yoksa andolsun ki saçma bir söz söylemiş oluruz. Şunlar, şu kavmimiz, O’ndan başka tanrılar edindiler. Onlar hakkında açık bir delil getirselerdi ya! Artık kim Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalimdir?” dediklerinde onların kalplerine kuvvet vermiştik.
12 Meryem 63. Ayet (19:63:7) مَنْ من men  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) İşte bu, kullarımızdan Allah’a karşı gelmekten sakınanlara miras kılacağımız cennettir.
13 Enbiyâ 24. Ayet (21:24:14) مَنْ من men  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa ondan başka ilâhlar mı edindiler? De ki: “Haydi getirin delilinizi! İşte benimle beraber olanların kitabı ve işte benden öncekilerin kitabı (Hiçbirinde birden fazla ilâh olduğuna dair hiçbir delil yok). Şüphesiz çokları hakkı bilmezler de bu sebeple yüz çevirirler.”[362]
14 Nûr 43. Ayet (24:43:28) مَنْ من men  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Görmez misin ki Allah, bulutları sevk eder. Sonra, onları kaynaştırıp üst üste yığar. Nihayet yağmurun, onların arasından yağdığını görürsün. O, gökten, oradaki dağ (gibi bulut)lardan dolu indirir de onu dilediğine isabet ettirir, dilediğinden de geri çevirir. Bu bulutların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alacak.
15 Nûr 43. Ayet (24:43:32) مَنْ من men  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Görmez misin ki Allah, bulutları sevk eder. Sonra, onları kaynaştırıp üst üste yığar. Nihayet yağmurun, onların arasından yağdığını görürsün. O, gökten, oradaki dağ (gibi bulut)lardan dolu indirir de onu dilediğine isabet ettirir, dilediğinden de geri çevirir. Bu bulutların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alacak.
16 Furkan 57. Ayet (25:57:8) مَنْ من men  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Ben buna karşılık sizden dileyen kimsenin, Rabbine giden yolu tutmasından başka herhangi bir ücret istemiyorum.”
17 Neml 81. Ayet (27:81:10) مَنْ من men  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Körleri sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola getiremezsin. Ancak âyetlerimize inanıp da müslüman olmuş olanlara duyurabilirsin.
18 Kasas 26. Ayet (28:26:8) مَنِ من meni  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Kızlardan biri, “Babacığım, onu ücretle tut. Herhâlde ücretle tuttuklarının en hayırlısı, güçlü ve güvenilir olan bu adam olacaktır” dedi.
19 Rum 48. Ayet (30:48:22) مَنْ من men  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, rüzgârları gönderendir. Onlar da bulutları harekete geçirir. Allah, onları dilediği gibi, (bazen) yayar ve (bazen) yoğunlaştırır. Nihayet yağmurun onların arasından çıktığını görürsün. Onu kullarından dilediklerine uğrattığı zaman bir de bakarsın sevinirler.
20 Secde 18. Ayet (32:18:1) اَفَمَنْ افمن efemen  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Hiç mü’min, fasık gibi olur mu? Bunlar (elbette) eşit olmazlar.
21 Ahzab 51. Ayet (33:51:11) مِمَّنْ ممن mimmen مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Muhammed! Bunlardan (hanımlarından) dilediğini geri bırakırsın, dilediğini yanına alırsın. Uzak durduklarından dilediklerini yanına almanda da sana bir günah yoktur. Bu onların gözlerinin aydın olması, üzülmemeleri ve hepsinin de kendilerine verdiğine razı olmaları için daha uygundur. Allah, kalplerinizdekini bilir. Allah, hakkıyla bilendir, halîmdir. (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)
22 Mü'min 15. Ayet (40:15:10) مَنْ من men  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) O, dereceleri hakkıyla yükseltendir, Arş’ın sahibidir. Buluşma günü hakkında (insanları) uyarmak için, irâdesiyle ilgili vahyi kullarından dilediğine, kendi indirir.
23 Zâriyât 35. Ayet (51:35:2) مَنْ من men  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Orada (Lût’un yöresinde) bulunan mü’minleri çıkardık.
24 Rahman 26. Ayet (55:26:2) مَنْ من men  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Yer üzerinde bulunan her canlı yok olacaktır.
25 Tâhâ 129. Ayet (20:129:7) لِزَامًا لزاما lizâmen (azap) gerekli ل ز م
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbin tarafından daha önce söylenmiş bir hüküm ve belirlenmiş bir süre olmasaydı, onlar da hemen cezalandırılırlardı.
26 Yunus 59. Ayet (10:59:0) حَرَامًا حراما harâmen (bir kısmını) haram ح ر م
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Allah’ın size indirdiği; sizin de, bir kısmını helâl, bir kısmını haram kıldığınız rızıklar hakkında ne dersiniz?” De ki: “Bunun için Allah mı size izin verdi, yoksa Allah’a iftira mı ediyorsunuz?”
27 Nisâ 35. Ayet (4:35:21) عَل۪يمًا عليما ‘alîmen (herşeyi) bilendir ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer karı-kocanın arasının açılmasından endişe ederseniz, erkeğin ailesinden bir hakem, kadının ailesinden bir hakem gönderin. İki taraf (arayı) düzeltmek isterlerse, Allah da onları uzlaştırır. Şüphesiz Allah, hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdardır.
28 En'am 154. Ayet (6:154:5) تَمَامًا تماما temâmen (ni'metimizi) tamamlamak için ت م م
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra iyilik yapanlara nimeti tamamlamak, her şeyi açıklamak, hidayet ve rahmete erdirmek için Mûsâ’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik ki, Rablerinin huzuruna varacaklarına iman etsinler.
29 En'am 144. Ayet (6:144:26) مِمَّنِ ممن mimmeni -dan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Yine (erkek ve dişi olarak) deveden iki, sığırdan da iki. De ki: “İki erkeği mi haram kıldı, iki dişiyi mi? Yoksa iki dişinin rahimlerinde bulunan (yavru)ları mı? Yoksa Allah size bunları haram ettiğinde, orada hazır mı idiniz!?” İnsanları bilgisizce saptırmak için Allah’a karşı yalan uyduran kimseden daha zalim kimdir? Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.[199]
30 Neml 83. Ayet (27:83:7) مِمَّنْ ممن mimmen -dan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Her ümmetten âyetlerimizi yalanlayanlarından bir grubu toplayacağımız ve bunların (topluca hesap yerine) sevk edilecekleri günü hatırla.[411]
31 Nisâ 173. Ayet (4:173:17) اَل۪يمًاۙ اليما elîmen acıklı أ ل م
Diyanet İşleri (Yeni) İman edip salih ameller işleyenlere gelince, (Allah) onların mükâfatlarını eksiksiz ödeyecek ve lütfundan onlara daha da fazlasını verecektir. Allah’a kulluk etmekten çekinenlere ve büyüklük taslayanlara gelince; (Allah) onları elem dolu bir azaba uğratacaktır ve onlar kendilerine Allah’tan başka bir dost ve yardımcı da bulamayacaklardır.
32 Tevbe 39. Ayet (9:39:0) اَل۪يمًا اليما elîmen acıklı أ ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer Allah, yolunda sefere çıkmazsanız, sizi elem dolu bir azap ile cezalandırır ve yerinize sizden başka bir toplum getirir. Siz ise O’na hiçbir zarar veremezsiniz. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
33 Tevbe 74. Ayet (9:74:0) اَل۪يمًا اليما elîmen acıklı أ ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Bir şey söylemediklerine dair Allah’a yemin ediyorlar. Hâlbuki o küfür sözünü söylediler ve (sözde) müslüman olduktan sonra inkâr ettiler. Ayrıca başaramadıkları şeye (peygamberi öldürmeye) de yeltendiler. Sırf, Allah ve Resûlü kendi lütfu ile onları zengin kıldığı için intikam almaya kalktılar. Eğer tövbe ederlerse, kendileri için hayırlı olur. Şayet yüz çevirirlerse, Allah onları dünyada ve ahirette elem dolu bir azaba çarptıracaktır. Artık onlar için yeryüzünde ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.
34 İsrâ 13. Ayet (17:13:13) مَنْشُورًا منشورا menşûrâ(n) açılmış olarak ن ش ر
Diyanet İşleri (Yeni) Her insanın amelini boynuna yükledik.[310] Kıyamet günü kendisine, açılmış olarak karşılaşacağı bir kitap çıkaracağız.
35 Kehf 55. Ayet (18:55:2) مَنَعَ منع mene’a alıkoyan م ن ع
Diyanet İşleri (Yeni) İnsanlara hidayet geldikten sonra onların inanmalarına ve Rab’lerinden mağfiret dilemelerine, ancak, öncekilerin başına gelenlerin kendi başlarına da gelmesi, ya da kendilerine azabın göz göre göre gelmesi (yönündeki beklentileri) engel olmuştur.
36 İsrâ 94. Ayet (17:94:2) مَنَعَ منع mene’a alıkoyan şey م ن ع
Diyanet İşleri (Yeni) İnsanlara hidayet (Kur’an) geldikten sonra onların iman etmelerine ancak, “Allah, bir beşeri mi peygamber olarak gönderdi?” demeleri engel olmuştur.
37 Bakara 173. Ayet (2:173:13) فَمَنِ فمن femeni ama kim مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah’tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da, istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın yemek zorunda kalırsa, ona günah yoktur. Şüphesiz, Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.[46]
38 Mâide 115. Ayet (5:115:6) فَمَنْ فمن femen ama kim مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah da, “Ben onu size indireceğim. Ama ondan sonra sizden her kim inkâr ederse, artık ben ona kâinatta hiçbir kimseye etmeyeceğim azabı ederim” demişti.
39 En'am 145. Ayet (6:145:30) فَمَنِ فمن fe-meni ama kim مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Bana vahyolunan Kur’an’da bir kimsenin yiyecekleri arasında leş, akıtılmış kan, domuz eti -ki o şüphesiz necistir- ya da Allah’tan başkası adına kesilmiş bir (murdar) hayvandan başka, haram kılınmış bir şey bulamıyorum. Fakat istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın kim bunlardan yeme zorunda kalırsa yiyebilir.” Şüphesiz Rabbin çok bağışlayandır, çok merhametlidir.[200]
40 Tâhâ 124. Ayet (20:124:1) وَمَنْ ومن ve men ama kim مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) “Her kim de benim zikrimden (Kur’an’dan) yüz çevirirse, mutlaka ona dar bir geçim vardır. Bir de onu kıyamet gününde kör olarak haşrederiz.”
41 Meâric 31. Ayet (70:31:1) فَمَنِ فمن fe-meni ama kim مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Kim bunun ötesini isterse, işte onlar sınırı aşan kimselerdir.
42 Nûr 55. Ayet (24:55:32) وَمَنْ ومن ve men ama kim(ler)  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden önce geçenleri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına, onlar için hoşnut ve razı olduğu dinlerini iyice yerleştireceğine, yaşadıkları korkularının ardından kendilerini mutlaka emniyete kavuşturacağına dair vaadde bulunmuştur. Onlar bana kulluk eder ve bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Artık bundan sonra kimler inkâr ederse, işte onlar fasıkların ta kendileridir.
43 Zümer 23. Ayet (39:23:28) وَمَنْ ومن ve men ama kimi  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, sözün en güzelini; âyetleri, (güzellikte) birbirine benzeyen ve (hükümleri, öğütleri, kıssaları) tekrarlanan bir kitap olarak indirmiştir. Rablerinden korkanların derileri (vücutları) ondan dolayı gerginleşir. Sonra derileri de (vücutları da) kalpleri de Allah’ın zikrine karşı yumuşar. İşte bu Kur’an Allah’ın hidayet rehberidir. Onunla dilediğini doğru yola iletir. Allah, kimi saptırırsa artık onun için hiçbir yol gösterici yoktur.
44 A'raf 18. Ayet (7:18:6) لَمَنْ لمن lemen andolsun kim مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, dedi ki: “Yerilmiş ve kovulmuş olarak çık oradan. Andolsun, onlardan sana kim uyarsa sizin, hepinizi cehenneme doldururum.”
45 Meryem 46. Ayet (19:46:11) لَاَرْجُمَنَّكَ لارجمنك le-ercumenneke andolsun seni taşlarım ر ج م
Diyanet İşleri (Yeni) Babası, “Ey İbrahim! Sen benim ilâhlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer vazgeçmezsen, mutlaka seni taşa tutarım. Uzun bir süre benden uzaklaş!” dedi.
46 Tevbe 98. Ayet (9:98:0) مَغْرَمًا مغرما maġramen angarya غ ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Bedevîlerden öyleleri vardır ki, (Allah yolunda) harcayacakları şeyi bir zarar sayar ve (bundan kurtulmak için) size belâlar gelmesini beklerler. Kötü belâlar kendi başlarına olsun. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
47 Hâkka 7. Ayet (69:7:7) حُسُومًا حسوما husûmen ardı ardına ح س م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, onu kesintisiz olarak yedi gece, sekiz gün onların üzerine musallat etti. Öyle ki (eğer orada olsaydın), o kavmi, içi boş hurma kütükleri gibi oracıkta yere serilmiş hâlde görürdün.
48 Bakara 181. Ayet (2:181:1) فَمَنْ فمن femen artık kim مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Her kim işittikten sonra vasiyeti değiştirirse, günahı ancak onu değiştirenlerin boynunadır. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
49 Bakara 184. Ayet (2:184:20) فَمَنْ فمن femen artık kim مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir.[50] Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse) o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.
50 Âl-i İmran 82. Ayet (3:82:1) فَمَنْ فمن femen artık kim مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Artık bundan sonra kim yüz çevirirse, işte onlar yoldan çıkmışların ta kendileridir.