"men" Analizi

Arapça Okunuşu ve benzeşen aramasında 1526 sonuç bulundu.
700 - 750 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
700 Nahl 70. Ayet (16:70:6) مَنْ من men kimi  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, sizi yarattı. Sonra sizi öldürecek. İçinizden kimileri de, bilgili olduktan sonra hiçbir şeyi bilmesin diye ömrünün en düşkün çağına ulaştırılır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, (her şeye) hakkıyla gücü yetendir.
701 Nahl 75. Ayet (16:75:10) وَمَنْ ومن ve men ve kimseyi  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak Allah yolunda harcayan kimseyi misal verir. Bunlar hiç eşit olur mu? Hamd Allah’a mahsustur, fakat onların çoğu bilmezler.
702 Nahl 76. Ayet (16:76:23) وَمَنْ ومن ve men ve kimse  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, (şöyle) iki adamı da misal verdi: Onlardan biri dilsizdir, hiçbir şeye gücü yetmez, efendisine sadece bir yüktür. Nereye gönderse olumlu bir sonuç alamaz. Bu, adaletle emreden ve doğru yol üzere olan kimse ile eşit olur mu?
703 Nahl 93. Ayet (16:93:9) مَنْ من men kimseyi  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Yapmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.
704 Nahl 93. Ayet (16:93:12) مَنْ من men kimseyi  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Yapmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.
705 Nahl 95. Ayet (16:95:5) ثَمَنًا ثمنا śemenen bir paraya ث م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a verdiğiniz sözü az bir karşılığa değişmeyin. Eğer bilirseniz, şüphesiz Allah katında olan sizin için daha hayırlıdır.
706 Nahl 97. Ayet (16:97:1) مَنْ من men her kim  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Erkek veya kadın, kim mü’min olarak iyi iş işlerse, elbette ona hoş bir hayat yaşatacağız ve onların mükâfatlarını yapmakta olduklarının en güzeli ile vereceğiz.
707 Nahl 99. Ayet (16:99:7) اٰمَنُوا امنوا âmenû inananlar أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Gerçek şu ki; şeytanın, inanan ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimseler üzerinde bir hâkimiyeti yoktur.
708 Nahl 102. Ayet (16:102:10) اٰمَنُوا امنوا âmenû inanan(ları) أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Muhammed! De ki: “Ruhu’l-Kudüs (Cebrail), inananların inançlarını sağlamlaştırmak, müslümanlara doğru yolu göstermek ve onlara bir müjde olmak üzere Kur’an’ı Rabbinden hak olarak indirdi.”
709 Nahl 106. Ayet (16:106:1) مَنْ من men  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Kalbi imanla dolu olduğu hâlde zorlanan kimse hariç, inandıktan sonra Allah’ı inkâr eden ve böylece göğsünü küfre açanlara Allah’tan gazap iner ve onlar için büyük bir azap vardır.
710 Nahl 106. Ayet (16:106:8) مَنْ من men kimseler  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Kalbi imanla dolu olduğu hâlde zorlanan kimse hariç, inandıktan sonra Allah’ı inkâr eden ve böylece göğsünü küfre açanlara Allah’tan gazap iner ve onlar için büyük bir azap vardır.
711 Nahl 106. Ayet (16:106:14) مَنْ من men kimselere  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Kalbi imanla dolu olduğu hâlde zorlanan kimse hariç, inandıktan sonra Allah’ı inkâr eden ve böylece göğsünü küfre açanlara Allah’tan gazap iner ve onlar için büyük bir azap vardır.
712 Nahl 115. Ayet (16:115:13) فَمَنِ فمن femeni kim  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah’tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın yemek zorunda kalırsa, şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.[307]
713 Nahl 125. Ayet (16:125:16) بِمَنْ بمن bimen kimseleri  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir. O, doğru yolda olanları da en iyi bilendir.
714 İsrâ 3. Ayet (17:3:2) مَنْ من men kimselerin  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey kendilerini Nûh ile birlikte (gemide) taşıdığımız kimselerin çocukları! Gerçek şu ki, o çok şükreden bir kuldu.
715 İsrâ 13. Ayet (17:13:13) مَنْشُورًا منشورا menşûrâ(n) açılmış olarak ن ش ر
Diyanet İşleri (Yeni) Her insanın amelini boynuna yükledik.[310] Kıyamet günü kendisine, açılmış olarak karşılaşacağı bir kitap çıkaracağız.
716 İsrâ 15. Ayet (17:15:1) مَنِ من meni kim  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Kim doğru yolu bulmuşsa, ancak kendisi için bulmuştur; kim de sapıtmışsa kendi aleyhine sapıtmıştır. Hiçbir günahkâr, başka bir günahkârın günah yükünü yüklenmez. Biz, bir peygamber göndermedikçe azap edici değiliz.[311]
717 İsrâ 15. Ayet (17:15:6) وَمَنْ ومن ve men ve kim  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Kim doğru yolu bulmuşsa, ancak kendisi için bulmuştur; kim de sapıtmışsa kendi aleyhine sapıtmıştır. Hiçbir günahkâr, başka bir günahkârın günah yükünü yüklenmez. Biz, bir peygamber göndermedikçe azap edici değiliz.[311]
718 İsrâ 18. Ayet (17:18:1) مَنْ من men kim  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Kim bu geçici dünyayı isterse orada ona, (evet) dilediğimiz kimseye dilediğimiz kadar hemen veririz. Sonra da cehennemi ona mekân yaparız. O, buraya kınanmış ve Allah’ın rahmetinden kovulmuş olarak girer.
719 İsrâ 18. Ayet (17:18:10) لِمَنْ لمن limen kimseye  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Kim bu geçici dünyayı isterse orada ona, (evet) dilediğimiz kimseye dilediğimiz kadar hemen veririz. Sonra da cehennemi ona mekân yaparız. O, buraya kınanmış ve Allah’ın rahmetinden kovulmuş olarak girer.
720 İsrâ 18. Ayet (17:18:17) مَذْمُومًا مذموما meżmûmen kınanmış olarak ذ م م
Diyanet İşleri (Yeni) Kim bu geçici dünyayı isterse orada ona, (evet) dilediğimiz kimseye dilediğimiz kadar hemen veririz. Sonra da cehennemi ona mekân yaparız. O, buraya kınanmış ve Allah’ın rahmetinden kovulmuş olarak girer.
721 İsrâ 19. Ayet (17:19:1) وَمَنْ ومن ve men ve kim de  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Kim de mü'min olarak ahireti ister ve ona ulaşmak için gereği gibi çalışırsa, işte bunların çalışmalarının karşılığı verilir.
722 İsrâ 22. Ayet (17:22:8) مَذْمُومًا مذموما meżmûmen kınanmış olarak ذ م م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah ile birlikte başka bir tanrı edinme, yoksa kınanmış ve yalnızlığa itilmiş olarak kalırsın.
723 İsrâ 29. Ayet (17:29:12) مَلُومًا ملوما melûmen kınanmış ل و م
Diyanet İşleri (Yeni) Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma. Sonra kınanır ve çaresiz kalırsın.[314]
724 İsrâ 30. Ayet (17:30:5) لِمَنْ لمن limen kimseye  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz Rabbin, dilediğine rızkı bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Çünkü O, gerçekten kullarından haberdardır ve onları görmektedir.
725 İsrâ 33. Ayet (17:33:9) وَمَنْ ومن ve men ve kim  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Haklı bir sebep olmadıkça, Allah’ın, öldürülmesini haram kıldığı cana kıymayın. Kim haksız yere öldürülürse, biz onun velisine yetki vermişizdir. Ancak o da (kısas yoluyla) öldürmede meşru ölçüleri aşmasın. Çünkü kendisine yardım edilmiştir.
726 İsrâ 33. Ayet (17:33:11) مَظْلُومًا مظلوما mazlûmen haksızlıkla ظ ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Haklı bir sebep olmadıkça, Allah’ın, öldürülmesini haram kıldığı cana kıymayın. Kim haksız yere öldürülürse, biz onun velisine yetki vermişizdir. Ancak o da (kısas yoluyla) öldürmede meşru ölçüleri aşmasın. Çünkü kendisine yardım edilmiştir.
727 İsrâ 33. Ayet (17:33:22) مَنْصُورًا منصورا mensûrâ(n) kendisine yardım edilmiştir ن ص ر
Diyanet İşleri (Yeni) Haklı bir sebep olmadıkça, Allah’ın, öldürülmesini haram kıldığı cana kıymayın. Kim haksız yere öldürülürse, biz onun velisine yetki vermişizdir. Ancak o da (kısas yoluyla) öldürmede meşru ölçüleri aşmasın. Çünkü kendisine yardım edilmiştir.
728 İsrâ 39. Ayet (17:39:17) مَلُومًا ملوما melûmen kınanmış olarak ل و م
Diyanet İşleri (Yeni) Bunlar, Rabbinin sana vahyettiği bazı hikmetlerdir. Allah ile birlikte başka ilâh edinme. Sonra kınanmış ve Allah’ın rahmetinden kovulmuş olarak cehenneme atılırsın.
729 İsrâ 44. Ayet (17:44:6) وَمَنْ ومن ve men ve kimseler  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar Allah’ı tespih ederler. Her şey O’nu hamd ile tespih eder. Ancak, siz onların tespihlerini anlamazsınız. O, halîm’dir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir), çok bağışlayandır.
730 İsrâ 44. Ayet (17:44:20) حَل۪يمًا حليما halîmen halimdir ح ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar Allah’ı tespih ederler. Her şey O’nu hamd ile tespih eder. Ancak, siz onların tespihlerini anlamazsınız. O, halîm’dir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir), çok bağışlayandır.
731 İsrâ 49. Ayet (17:49:4) عِظَامًا عظاما ‘izâmen kemikler ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Dediler ki: “Biz bir yığın kemik, bir yığın ufantı olduğumuz zaman mı yeniden bir yaratılışla diriltilecekmişiz, biz mi?”
732 İsrâ 51. Ayet (17:51:8) مَنْ من men kim  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) “Yahut aklınızca, diriltilmesi daha da imkânsız olan başka bir varlık olun, (yine de diriltileceksiniz.)” Diyecekler ki: “Peki bizi hayata tekrar kim döndürecek?” De ki: “Sizi ilk defa yaratan.” Bunun üzerine başlarını sana (alaylı bir tarzda) sallayacaklar ve “Ne zamanmış o?” diyecekler. De ki: “Yakın olsa gerek!”
733 İsrâ 55. Ayet (17:55:3) بِمَنْ بمن bimen olanları  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Hem Rabbin göklerde ve yerde kim varsa daha iyi bilir. Andolsun, peygamberlerin bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. Dâvûd’a da Zebûr’u verdik.[318]
734 İsrâ 59. Ayet (17:59:2) مَنَعَنَٓا منعنا mene’anâ bizi alıkoyan م ن ع
Diyanet İşleri (Yeni) Bizi, (Kureyş’in istediği) mucizeleri göndermekten, ancak, öncekilerin onları yalanlamış olması alıkoydu. (Nitekim) Semûd kavmine o dişi deveyi açık bir mucize olarak verdik de onlar bu yüzden zalim oldular. Oysa biz mucizeleri sırf korkutmak için göndeririz.
735 İsrâ 61. Ayet (17:61:11) لِمَنْ لمن limen kimseye  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Hani meleklere, “Âdem için saygı ile eğilin” demiştik, onlar da saygı ile eğilmişlerdi. Yalnız İblis saygı ile eğilmemiş, “Hiç ben, çamur hâlinde yarattığın kimse için saygı ile eğilir miyim?” demişti.
736 İsrâ 63. Ayet (17:63:3) فَمَنْ فمن femen kim  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, şöyle dedi: “Çekil, git.” Onlardan kim sana uyarsa, kuşkusuz cehennem tam bir karşılık olarak hepinizin cezası olacaktır.”
737 İsrâ 64. Ayet (17:64:2) مَنِ من meni kimseyi  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) “(Haydi) onlardan gücünün yettiğinin ayağını çağrınla kaydır. Atlıların ve yayalarınla onların üzerine yürü. Onların mallarına ve evlatlarına ortak ol. Onlara vaadlerde bulun.” Hâlbuki şeytan onlara aldatmadan başka bir şey va’detmez.
738 İsrâ 67. Ayet (17:67:7) مَنْ من men  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Denizde size bir sıkıntı dokunduğunda bütün taptıklarınız (sizi yüzüstü bırakıp) kaybolur, yalnız Allah kalır. Fakat sizi kurtarıp karaya çıkarınca yüz çevirirsiniz. Zaten insan çok nankördür.
739 İsrâ 70. Ayet (17:70:15) مِمَّنْ ممن mimmen مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, biz insanoğlunu şerefli kıldık. Onları karada ve denizde taşıdık. Kendilerini en güzel ve temiz şeylerden rızıklandırdık ve onları yarattıklarımızın birçoğundan üstün kıldık.
740 İsrâ 71. Ayet (17:71:6) فَمَنْ فمن femen kimlerin  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Bütün insanları kendi önderleriyle birlikte çağıracağımız günü hatırla. (O gün) her kime kitabı sağından verilirse, işte onlar kitaplarını okurlar ve kıl kadar haksızlığa uğratılmazlar.[321]
741 İsrâ 72. Ayet (17:72:1) وَمَنْ ومن ve men ve kimse  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Kim bu dünyada körlük ettiyse ahirette de kördür, yolunu daha da şaşırmıştır.
742 İsrâ 77. Ayet (17:77:2) مَنْ من men kimsenin  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Senden önce gönderdiğimiz peygamberlerimiz hakkındaki kanun böyledir. Bizim kanunumuzda hiçbir değişme bulamazsın.
743 İsrâ 79. Ayet (17:79:11) مَقَامًا مقاما makâmen bir makama ق و م
Diyanet İşleri (Yeni) Gecenin bir kısmında da uyanarak sana mahsus fazla bir ibadet olmak üzere teheccüd namazı kıl ki, Rabbin seni Makam-ı Mahmud’a ulaştırsın.
744 İsrâ 84. Ayet (17:84:8) بِمَنْ بمن bimen kimin  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Herkes kendi yapısına uygun işler görür. Rabbiniz, en doğru yolda olanı daha iyi bilir.”
745 İsrâ 94. Ayet (17:94:2) مَنَعَ منع mene’a alıkoyan şey م ن ع
Diyanet İşleri (Yeni) İnsanlara hidayet (Kur’an) geldikten sonra onların iman etmelerine ancak, “Allah, bir beşeri mi peygamber olarak gönderdi?” demeleri engel olmuştur.
746 İsrâ 97. Ayet (17:97:1) وَمَنْ ومن ve men ve kime  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, kimi doğru yola iletirse işte o, doğru yolu bulmuştur. Kimi de saptırırsa, böyleleri için O’nun dışında dostlar bulamazsın. Onları kıyamet günü körler, dilsizler ve sağırlar olarak yüzüstü haşredeceğiz. Varacakları yer cehennemdir. Cehennemin ateşi dindikçe, onlara çılgın ateşi artırırız.
747 İsrâ 97. Ayet (17:97:6) وَمَنْ ومن ve men kimi de  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, kimi doğru yola iletirse işte o, doğru yolu bulmuştur. Kimi de saptırırsa, böyleleri için O’nun dışında dostlar bulamazsın. Onları kıyamet günü körler, dilsizler ve sağırlar olarak yüzüstü haşredeceğiz. Varacakları yer cehennemdir. Cehennemin ateşi dindikçe, onlara çılgın ateşi artırırız.
748 İsrâ 97. Ayet (17:97:20) وَبُكْمًا وبكما ve bukmen ve dilsiz ب ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, kimi doğru yola iletirse işte o, doğru yolu bulmuştur. Kimi de saptırırsa, böyleleri için O’nun dışında dostlar bulamazsın. Onları kıyamet günü körler, dilsizler ve sağırlar olarak yüzüstü haşredeceğiz. Varacakları yer cehennemdir. Cehennemin ateşi dindikçe, onlara çılgın ateşi artırırız.
749 İsrâ 98. Ayet (17:98:9) عِظَامًا عظاما ‘izâmen kemikler ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Bu, onların cezasıdır. Çünkü onlar âyetlerimizi inkâr ettiler ve, “Biz bir yığın kemik, bir yığın ufantı olduktan sonra mı yeniden bir yaratılışla diriltilecekmişiz, biz mi?” dediler.