"men" Analizi

Arapça Okunuşu ve benzeşen aramasında 1526 sonuç bulundu.
1400 - 1450 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1400 Cum'a 7. Ayet (62:7:2) يَتَمَنَّوْنَهُٓ يتمنونه yetemennevnehu temenni etmezler م ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Ama onlar, daha evvel yaptıklarından dolayı asla ölümü istemezler. Allah, zalimleri hakkıyla bilir.
1401 Cum'a 9. Ayet (62:9:4) اٰمَنُٓوا امنوا âmenû inanan(lar) أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah’ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.[548]
1402 Münafikun 3. Ayet (63:3:3) اٰمَنُوا امنوا âmenû inanmaları أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Bu, onların önce iman edip sonra inkâr etmeleri, bu yüzden de kalplerine mühür vurulması sebebiyledir. Artık onlar anlamazlar.
1403 Münafikun 7. Ayet (63:7:7) مَنْ من men bulunanlara  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, “Allah Resûlü’nün yanında bulunanlara (muhacirlere) bir şey vermeyin ki dağılıp gitsinler” diyenlerdir. Hâlbuki göklerin ve yerin hazineleri Allah’ındır. Fakat münafıklar (bunu) anlamazlar.
1404 Münafikun 9. Ayet (63:9:4) اٰمَنُوا امنوا âmenû inanan(lar) أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizi, Allah’ı zikretmekten alıkoymasın. Her kim bunu yaparsa, işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.
1405 Münafikun 9. Ayet (63:9:13) وَمَنْ ومن ve men ve kim مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizi, Allah’ı zikretmekten alıkoymasın. Her kim bunu yaparsa, işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.
1406 Teğabun 9. Ayet (64:9:8) وَمَنْ ومن ve men ve kim مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Toplanma vakti için Allah'ın sizi toplayacağı günü düşün. O gün aldanışın ortaya çıkacağı gündür. Kim Allah'a inanır ve salih amel işlerse, Allah onun kötülüklerini örter ve onu içinden ırmaklar akan, ebedî kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır.
1407 Teğabun 11. Ayet (64:11:8) وَمَنْ ومن ve men ve kim مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın izni olmaksızın hiçbir musibet başa gelmez. Kim Allah’a inanırsa, Allah onun kalbini doğruya iletir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.
1408 Teğabun 14. Ayet (64:14:4) اٰمَنُٓوا امنوا âmenû inanan(lar) أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olabilecekler vardır. Onlardan sakının. Ama affeder, hoş görüp vazgeçer ve bağışlarsanız şüphe yok ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
1409 Teğabun 16. Ayet (64:16:10) وَمَنْ ومن ve men ve kim مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) O hâlde, gücünüz yettiği kadar Allah’a karşı gelmekten sakının. Dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğiniz için harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
1410 Talak 1. Ayet (65:1:28) وَمَنْ ومن ve men ve kim مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey peygamber! Kadınları boşamak istediğinizde, onları iddetlerini dikkate alarak (temizlik hâlinde) boşayın ve iddeti sayın.[551] Rabbiniz olan Allah’a karşı gelmekten sakının. Apaçık bir hayâsızlık yapmaları dışında onları (bekleme süresince) evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur. Bilemezsin, olur ki Allah, sonra yeni bir durum ortaya çıkarır.
1411 Talak 2. Ayet (65:2:19) مَنْ من men kimseye  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Boşanan kadınlar iddetlerinin sonuna varınca, onları güzelce tutun, yahut onlardan güzelce ayrılın. İçinizden iki âdil kimseyi şahit tutun. Şahitliği Allah için dosdoğru yapın. İşte bununla Allah’a ve ahiret gününe inanan kimselere öğüt verilmektedir. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu açar.
1412 Talak 2. Ayet (65:2:25) وَمَنْ ومن ve men ve kim مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Boşanan kadınlar iddetlerinin sonuna varınca, onları güzelce tutun, yahut onlardan güzelce ayrılın. İçinizden iki âdil kimseyi şahit tutun. Şahitliği Allah için dosdoğru yapın. İşte bununla Allah’a ve ahiret gününe inanan kimselere öğüt verilmektedir. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu açar.
1413 Talak 3. Ayet (65:3:6) وَمَنْ ومن ve men ve kim مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onu beklemediği yerden rızıklandırır. Kim Allah’a tevekkül ederse, O kendisine yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah, her şeye bir ölçü koymuştur.
1414 Talak 4. Ayet (65:4:21) وَمَنْ ومن ve men ve kim مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlarla, henüz âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır. Hamile olanların bekleme süresi ise, doğum yapmalarıyla sona erer. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir.
1415 Talak 5. Ayet (65:5:6) وَمَنْ ومن ve men ve kim مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) İşte bu, Allah’ın size indirdiği emridir. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah onun kötülüklerini örter ve onun mükâfatını büyütür.
1416 Talak 7. Ayet (65:7:6) وَمَنْ ومن ve men ve kimse مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Eli geniş olan, elinin genişliğine göre nafaka versin. Rızkı dar olan da, Allah’ın ona verdiğinden (o ölçüde) harcasın. Allah, bir kimseyi ancak kendine verdiği ile yükümlü kılar. Allah, bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.
1417 Talak 10. Ayet (65:10:12) اٰمَنُواۚۛ امنوا âmenû inanmış olan أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, ahirette onlara şiddetli bir azap hazırlamıştır. O hâlde, ey iman etmiş olan akıl sahipleri, Allah’a karşı gelmekten sakının! Allah, size bir zikir (Kur’an) indirdi.
1418 Talak 11. Ayet (65:11:9) اٰمَنُوا امنوا âmenû inanan(ları) أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) İman edip salih amel işleyenleri, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah’ın apaçık âyetlerini okuyan bir peygamber gönderdi. Kim Allah’a inanır ve salih bir amel işlerse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlere sokar. Allah, gerçekten ona güzel bir rızık vermiştir.
1419 Talak 11. Ayet (65:11:16) وَمَنْ ومن ve men ve kim مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) İman edip salih amel işleyenleri, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah’ın apaçık âyetlerini okuyan bir peygamber gönderdi. Kim Allah’a inanır ve salih bir amel işlerse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlere sokar. Allah, gerçekten ona güzel bir rızık vermiştir.
1420 Tahrim 3. Ayet (66:3:23) مَنْ من men kim? مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Hani peygamber eşlerinden birine, gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi o sözü (başkasına) haber verip Allah da bunu peygambere bildirince, peygamber bunun bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber, bunu ona (sırrı açıklayan eşine) haber verince o, “Bunu sana kim bildirdi?” dedi. Peygamber, “Bunu bana, hakkıyla bilen ve hakkıyla haberdar olan Allah haber verdi” dedi.
1421 Tahrim 6. Ayet (66:6:4) اٰمَنُوا امنوا âmenû inanan(lar) أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. O ateşin başında gayet katı, çetin, Allah’ın kendilerine verdiği emirlere karşı gelmeyen ve kendilerine emredilen şeyi yapan melekler vardır.
1422 Tahrim 8. Ayet (66:8:4) اٰمَنُوا امنوا âmenû inanan(lar) أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Allah’a içtenlikle tövbe edin. Umulur ki, Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Onların nurları önlerinden ve sağlarından aydınlatır, gider. “Ey Rabbimiz! Nûrumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla; çünkü senin her şeye hakkıyla gücün yeter” derler.
1423 Tahrim 8. Ayet (66:8:28) اٰمَنُوا امنوا âmenû inanmış أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Allah’a içtenlikle tövbe edin. Umulur ki, Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Onların nurları önlerinden ve sağlarından aydınlatır, gider. “Ey Rabbimiz! Nûrumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla; çünkü senin her şeye hakkıyla gücün yeter” derler.
1424 Tahrim 11. Ayet (66:11:5) اٰمَنُوا امنوا âmenû inananlar أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, iman edenlere ise, Firavun’un karısını örnek gösterdi. Hani o, “Rabbim! Bana katında, cennette bir ev yap. Beni Firavun’dan ve onun yaptığı işlerden koru ve beni zalimler topluluğundan kurtar!” demişti.
1425 Mülk 5. Ayet (67:5:7) رُجُومًا رجوما rucûmen taşlamalar ر ج م
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun biz, en yakın göğü kandillerle donattık. Onları şeytanlara atılan taşlar yaptık ve (ahirette de) onlara alevli ateş azabını hazırladık.[552]
1426 Mülk 14. Ayet (67:14:3) مَنْ من men kimse  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Yaratan bilmez mi? O, en gizli şeyleri bilir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır.
1427 Mülk 15. Ayet (67:15:9) مَنَاكِبِهَا مناكبها menâkibihâ onun omuzlarında (yeryüzünde) ن ك ب
Diyanet İşleri (Yeni) O, yeryüzünü sizin ayaklarınızın altına serendir. Haydi onun üzerinde yürüyün ve Allah’ın rızkından yiyin. Dönüş ancak O’nadır.
1428 Mülk 16. Ayet (67:16:2) مَنْ من men olanın  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Göktekinin sizi yere geçirivermeyeceğinden emin mi oldunuz? (O zaman) bir de bakarsınız yeryüzü şiddetle çalkalanıyor.
1429 Mülk 17. Ayet (67:17:3) مَنْ من men olanın  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Yahut göktekinin, üzerinize taş yağdıran rüzgâr göndermeyeceğinden mi emin oldunuz? O zaman, uyarım nasılmış bileceksiniz!
1430 Mülk 20. Ayet (67:20:1) اَمَّنْ امن emmen yahut kimdir? أَم
Diyanet İşleri (Yeni) Yahut Rahmân’dan başka size yardım edecek şu ordunuz (taraftarlarınız) kimlerdir? İnkârcılar ancak bir aldanış içindedirler.
1431 Mülk 21. Ayet (67:21:1) اَمَّنْ امن emmen yahut kimdir? أَم
Diyanet İşleri (Yeni) Peki, Allah rızkını keserse, kimdir size rızık verecek olan? Hayır, onlar azgınlık ve nefretle direnip durdular.
1432 Mülk 22. Ayet (67:22:1) اَفَمَنْ افمن efemen kimse mi?  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Şimdi, yüzüstü kapanarak düşe kalka yürüyen mi daha doğru gider, yoksa dosdoğru bir yolda dimdik yürüyen mi?
1433 Mülk 22. Ayet (67:22:7) اَمَّنْ امن emmen yoksa kimse mi? أَم
Diyanet İşleri (Yeni) Şimdi, yüzüstü kapanarak düşe kalka yürüyen mi daha doğru gider, yoksa dosdoğru bir yolda dimdik yürüyen mi?
1434 Mülk 28. Ayet (67:28:6) وَمَنْ ومن ve men ve olanları  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Söyleyin bakalım: Diyelim ki Allah beni ve beraberimdekileri helâk etti, yahut bize acıdı. Peki, ya inkârcıları elem dolu bir azaptan kim koruyacak?”
1435 Mülk 28. Ayet (67:28:9) رَحِمَنَاۙ رحمنا rahimenâ bize acısa da ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Söyleyin bakalım: Diyelim ki Allah beni ve beraberimdekileri helâk etti, yahut bize acıdı. Peki, ya inkârcıları elem dolu bir azaptan kim koruyacak?”
1436 Mülk 28. Ayet (67:28:10) فَمَنْ فمن femen kim? مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Söyleyin bakalım: Diyelim ki Allah beni ve beraberimdekileri helâk etti, yahut bize acıdı. Peki, ya inkârcıları elem dolu bir azaptan kim koruyacak?”
1437 Mülk 29. Ayet (67:29:4) اٰمَنَّا امنا âmennâ inanmışızdır أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “O, Rahmân’dır. O’na iman ettik, yalnızca O’na tevekkül ettik. Siz, kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu yakında öğreneceksiniz!”
1438 Mülk 29. Ayet (67:29:9) مَنْ من men kimdir  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “O, Rahmân’dır. O’na iman ettik, yalnızca O’na tevekkül ettik. Siz, kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu yakında öğreneceksiniz!”
1439 Mülk 30. Ayet (67:30:7) فَمَنْ فمن femen kim مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Söyleyin bakalım: Suyunuz çekiliverse, size kim temiz bir akar su getirir?”
1440 Kalem 7. Ayet (68:7:5) بِمَنْ بمن bimen kim(ler)  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapan kişiyi daha iyi bilir. O, hidayete erenleri de daha iyi bilir.
1441 Kalem 12. Ayet (68:12:1) مَنَّاعٍ مناع mennâ’in engel olan م ن ع
Diyanet İşleri (Yeni) 10,11,12,13,14. Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
1442 Kalem 44. Ayet (68:44:2) وَمَنْ ومن ve men kimseyi  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Bu sözü (Kur’an’ı) yalanlayanlarla beni baş başa bırak. Biz onları bilemeyecekleri biçimde adım adım helâka yaklaştıracağız.
1443 Hâkka 7. Ayet (69:7:7) حُسُومًا حسوما husûmen ardı ardına ح س م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, onu kesintisiz olarak yedi gece, sekiz gün onların üzerine musallat etti. Öyle ki (eğer orada olsaydın), o kavmi, içi boş hurma kütükleri gibi oracıkta yere serilmiş hâlde görürdün.
1444 Hâkka 9. Ayet (69:9:3) وَمَنْ ومن ve men ve kimseler  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Firavun, ondan öncekiler ve yerle bir olan şehirler (halkı olan Lût kavmi) hep o suçu işlediler.
1445 Hâkka 19. Ayet (69:19:2) مَنْ من men kimse مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) İşte o vakit, kitabı kendisine sağından verilen kimse der ki: “Gelin, kitabımı okuyun!”
1446 Hâkka 25. Ayet (69:25:2) مَنْ من men kimse مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Kitabı kendisine sol tarafından verilen ise şöyle der: “Keşke kitabım bana verilmeseydi.”
1447 Meâric 14. Ayet (70:14:1) وَمَنْ ومن ve men ve bulunanları  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 11,12,13,14. Birbirlerine gösterilirler. Günahkâr kimse ister ki, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye olarak versin de, kendisini kurtarsın.
1448 Meâric 17. Ayet (70:17:2) مَنْ من men kimseyi  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 17,18. O, (hakka) arka döneni ve (imandan) yüz çevireni; servet toplayıp yığanı kendine çağırır.
1449 Meâric 21. Ayet (70:21:4) مَنُوعًاۙ منوعا menû’â(n) eli sıkıdır م ن ع
Diyanet İşleri (Yeni) Ona bir hayır dokunduğunda da eli sıkıdır.