"men" Analizi

Arapça Okunuşu ve benzeşen aramasında 1526 sonuç bulundu.
1500 - 1550 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1500 İnşikâk 7. Ayet (84:7:2) مَنْ من men kimin مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Kime kitabı sağından verilirse,
1501 İnşikâk 10. Ayet (84:10:2) مَنْ من men kimin مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Fakat kime kitabı arkasından verilirse,
1502 İnşikâk 25. Ayet (84:25:3) اٰمَنُوا امنوا âmenû inanan(lar) أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Ancak iman edip de sâlih ameller işleyenler başka. Onlar için, bitmez tükenmez bir mükâfat vardır.
1503 Büruc 11. Ayet (85:11:3) اٰمَنُوا امنوا âmenû inanan(lar) أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) İman edip salih ameller işleyenlere gelince; onlara içinden ırmaklar akan cennetler vardır. İşte bu büyük başarıdır.
1504 A'lâ 10. Ayet (87:10:2) مَنْ من men olan  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a karşı derin saygı duyarak O’ndan korkan öğüt alacaktır.
1505 A'lâ 14. Ayet (87:14:3) مَنْ من men kimse  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 14,15. Arınan ve Rabbinin adını anıp, namaz kılan kimse mutlaka kurtuluşa erer.
1506 Gâşiye 23. Ayet (88:23:2) مَنْ من men kim  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 23,24. Ancak, kim yüz çevirir, inkâr ederse, Allah onu en büyük azaba uğratır.
1507 Fecr 15. Ayet (89:15:11) اَكْرَمَنِۜ اكرمن ekramen(i) bana ikram etti ك ر م
Diyanet İşleri (Yeni) İnsan ise; Rabbi onu deneyip de kendisine ikramda bulunduğunda, ona bol bol nimetler verdiğinde, “Rabbim bana ikram etti” der.
1508 Beled 15. Ayet (90:15:1) يَت۪يمًا يتيما yetîmen yetimi ي ت م
Diyanet İşleri (Yeni) 14,15,16. Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır.
1509 Beled 17. Ayet (90:17:5) اٰمَنُوا امنوا âmenû inanan(lar) أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) 17,18. Sonra da iman edenlerden olup birbirine sabrı tavsiye edenlerden, birbirine merhameti tavsiye edenlerden olanlar var ya, işte onlar Ahiret mutluluğuna erenlerdir.[581]
1510 Beled 18. Ayet (90:18:3) الْمَيْمَنَةِۜ الميمنة l-meymene(ti) sağın ي م ن
Diyanet İşleri (Yeni) 17,18. Sonra da iman edenlerden olup birbirine sabrı tavsiye edenlerden, birbirine merhameti tavsiye edenlerden olanlar var ya, işte onlar Ahiret mutluluğuna erenlerdir.[581]
1511 Şems 9. Ayet (91:9:3) مَنْ من men kimse  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 7,8,9. Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip ona kötülük duygusunu ve takvasını (kötülükten sakınma yeteneğini) ilham edene andolsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.
1512 Şems 10. Ayet (91:10:3) مَنْ من men kimse  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onu kötülüklere gömüp kirleten kimse de ziyana uğramıştır.
1513 Leyl 5. Ayet (92:5:2) مَنْ من men kim مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 5,6,7. Onun için kim (elinde bulunandan) verir, Allah’a karşı gelmekten sakınır ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) tasdik ederse, biz onu en kolay olana kolayca iletiriz.
1514 Leyl 8. Ayet (92:8:2) مَنْ من men kim مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 8,9,10. Fakat, kim cimrilik eder, kendini Allah’a muhtaç görmez ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) yalanlarsa, biz de onu en zor olana kolayca iletiriz.
1515 Duhâ 6. Ayet (93:6:3) يَت۪يمًا يتيما yetîmen yetim ي ت م
Diyanet İşleri (Yeni) Seni yetim bulup da barındırmadı mı?
1516 Tîn 6. Ayet (95:6:3) اٰمَنُوا امنوا âmenû inanan(lar) أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.
1517 Beyyine 7. Ayet (98:7:3) اٰمَنُوا امنوا âmenû inanan(lar) أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz, iman edip, salih ameller işleyenler var ya; işte onlar yaratıkların en hayırlısıdırlar.
1518 Beyyine 8. Ayet (98:8:19) لِمَنْ لمن li-men mahsustur  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Rableri katında onların mükâfatı, içlerinden ırmaklar akan, içlerinde ebedî kalacakları Adn cennetleridir. Allah onlardan razı olmuştur, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte bu mükâfat Rablerine derin saygı duyanlara mahsustur.
1519 Zilzâl 7. Ayet (99:7:1) فَمَنْ فمن fe-men artık kim مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse, onun mükâfatını görecektir.
1520 Zilzâl 8. Ayet (99:8:1) وَمَنْ ومن ve men ve kim مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse, onun cezasını görecektir.
1521 Kâri'a 5. Ayet (101:5:4) الْمَنْفُوشِۜ المنفوش l-menfûş(i) atılmış ن ف ش
Diyanet İşleri (Yeni) Dağlar da atılmış renkli yünler gibi olacaktır.
1522 Kâri'a 6. Ayet (101:6:2) مَنْ من men kimin مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) İşte o vakit, kimin tartıları ağır gelmişse,
1523 Kâri'a 8. Ayet (101:8:2) مَنْ من men kimin مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Ama kimin de tartıları hafif gelirse,
1524 Asr 3. Ayet (103:3:3) اٰمَنُوا امنوا âmenû inanan(lar) أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Ancak, iman edip de sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka (Onlar ziyanda değillerdir).
1525 Kureyş 4. Ayet (106:4:5) وَاٰمَنَهُمْ وامنهم ve âmenehum ve onları güvene kavuşturdu أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) 1,2,3,4. Kureyş’i ısındırıp alıştırdığı; onları kışın (Yemen’e) ve yazın (Şam’a) yaptıkları yolculuğa ısındırıp alıştırdığı için, Kureyş de, kendilerini besleyip açlıklarını gideren ve onları korkudan emin kılan bu evin (Kâbe’nin) Rabbine kulluk etsin.