| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1500 | İnşikâk 7. Ayet (84:7:2) | مَنْ | من | men | kimin | مَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kime kitabı sağından verilirse, | |||||
| 1501 | İnşikâk 10. Ayet (84:10:2) | مَنْ | من | men | kimin | مَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Fakat kime kitabı arkasından verilirse, | |||||
| 1502 | İnşikâk 25. Ayet (84:25:3) | اٰمَنُوا | امنوا | âmenû | inanan(lar) | أ م ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ancak iman edip de sâlih ameller işleyenler başka. Onlar için, bitmez tükenmez bir mükâfat vardır. | |||||
| 1503 | Büruc 11. Ayet (85:11:3) | اٰمَنُوا | امنوا | âmenû | inanan(lar) | أ م ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman edip salih ameller işleyenlere gelince; onlara içinden ırmaklar akan cennetler vardır. İşte bu büyük başarıdır. | |||||
| 1504 | A'lâ 10. Ayet (87:10:2) | مَنْ | من | men | olan | مَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a karşı derin saygı duyarak O’ndan korkan öğüt alacaktır. | |||||
| 1505 | A'lâ 14. Ayet (87:14:3) | مَنْ | من | men | kimse | مَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 14,15. Arınan ve Rabbinin adını anıp, namaz kılan kimse mutlaka kurtuluşa erer. | |||||
| 1506 | Gâşiye 23. Ayet (88:23:2) | مَنْ | من | men | kim | مَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 23,24. Ancak, kim yüz çevirir, inkâr ederse, Allah onu en büyük azaba uğratır. | |||||
| 1507 | Fecr 15. Ayet (89:15:11) | اَكْرَمَنِۜ | اكرمن | ekramen(i) | bana ikram etti | ك ر م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnsan ise; Rabbi onu deneyip de kendisine ikramda bulunduğunda, ona bol bol nimetler verdiğinde, “Rabbim bana ikram etti” der. | |||||
| 1508 | Beled 15. Ayet (90:15:1) | يَت۪يمًا | يتيما | yetîmen | yetimi | ي ت م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 14,15,16. Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır. | |||||
| 1509 | Beled 17. Ayet (90:17:5) | اٰمَنُوا | امنوا | âmenû | inanan(lar) | أ م ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 17,18. Sonra da iman edenlerden olup birbirine sabrı tavsiye edenlerden, birbirine merhameti tavsiye edenlerden olanlar var ya, işte onlar Ahiret mutluluğuna erenlerdir.[581] | |||||
| 1510 | Beled 18. Ayet (90:18:3) | الْمَيْمَنَةِۜ | الميمنة | l-meymene(ti) | sağın | ي م ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 17,18. Sonra da iman edenlerden olup birbirine sabrı tavsiye edenlerden, birbirine merhameti tavsiye edenlerden olanlar var ya, işte onlar Ahiret mutluluğuna erenlerdir.[581] | |||||
| 1511 | Şems 9. Ayet (91:9:3) | مَنْ | من | men | kimse | مَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 7,8,9. Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip ona kötülük duygusunu ve takvasını (kötülükten sakınma yeteneğini) ilham edene andolsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir. | |||||
| 1512 | Şems 10. Ayet (91:10:3) | مَنْ | من | men | kimse | مَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onu kötülüklere gömüp kirleten kimse de ziyana uğramıştır. | |||||
| 1513 | Leyl 5. Ayet (92:5:2) | مَنْ | من | men | kim | مَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 5,6,7. Onun için kim (elinde bulunandan) verir, Allah’a karşı gelmekten sakınır ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) tasdik ederse, biz onu en kolay olana kolayca iletiriz. | |||||
| 1514 | Leyl 8. Ayet (92:8:2) | مَنْ | من | men | kim | مَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 8,9,10. Fakat, kim cimrilik eder, kendini Allah’a muhtaç görmez ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) yalanlarsa, biz de onu en zor olana kolayca iletiriz. | |||||
| 1515 | Duhâ 6. Ayet (93:6:3) | يَت۪يمًا | يتيما | yetîmen | yetim | ي ت م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Seni yetim bulup da barındırmadı mı? | |||||
| 1516 | Tîn 6. Ayet (95:6:3) | اٰمَنُوا | امنوا | âmenû | inanan(lar) | أ م ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır. | |||||
| 1517 | Beyyine 7. Ayet (98:7:3) | اٰمَنُوا | امنوا | âmenû | inanan(lar) | أ م ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz, iman edip, salih ameller işleyenler var ya; işte onlar yaratıkların en hayırlısıdırlar. | |||||
| 1518 | Beyyine 8. Ayet (98:8:19) | لِمَنْ | لمن | li-men | mahsustur | مَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rableri katında onların mükâfatı, içlerinden ırmaklar akan, içlerinde ebedî kalacakları Adn cennetleridir. Allah onlardan razı olmuştur, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte bu mükâfat Rablerine derin saygı duyanlara mahsustur. | |||||
| 1519 | Zilzâl 7. Ayet (99:7:1) | فَمَنْ | فمن | fe-men | artık kim | مَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse, onun mükâfatını görecektir. | |||||
| 1520 | Zilzâl 8. Ayet (99:8:1) | وَمَنْ | ومن | ve men | ve kim | مَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse, onun cezasını görecektir. | |||||
| 1521 | Kâri'a 5. Ayet (101:5:4) | الْمَنْفُوشِۜ | المنفوش | l-menfûş(i) | atılmış | ن ف ش |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dağlar da atılmış renkli yünler gibi olacaktır. | |||||
| 1522 | Kâri'a 6. Ayet (101:6:2) | مَنْ | من | men | kimin | مَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte o vakit, kimin tartıları ağır gelmişse, | |||||
| 1523 | Kâri'a 8. Ayet (101:8:2) | مَنْ | من | men | kimin | مَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ama kimin de tartıları hafif gelirse, | |||||
| 1524 | Asr 3. Ayet (103:3:3) | اٰمَنُوا | امنوا | âmenû | inanan(lar) | أ م ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ancak, iman edip de sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka (Onlar ziyanda değillerdir). | |||||
| 1525 | Kureyş 4. Ayet (106:4:5) | وَاٰمَنَهُمْ | وامنهم | ve âmenehum | ve onları güvene kavuşturdu | أ م ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 1,2,3,4. Kureyş’i ısındırıp alıştırdığı; onları kışın (Yemen’e) ve yazın (Şam’a) yaptıkları yolculuğa ısındırıp alıştırdığı için, Kureyş de, kendilerini besleyip açlıklarını gideren ve onları korkudan emin kılan bu evin (Kâbe’nin) Rabbine kulluk etsin. | |||||