| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Sâffât 148. Ayet (37:148:2) | فَمَتَّعْنَاهُمْ | فمتعناهم | fe-metta’nâhum | biz de onları geçindirdik | م ت ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Nihayet onlar iman ettiler. Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik. | |||||
| 2 | Şu'arâ 205. Ayet (26:205:3) | مَتَّعْنَاهُمْ | متعناهم | metta’nâhum | biz onları yaşatsak | م ت ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Muhammed! Ne dersin; biz onları yıllarca (dünya nimetlerinden) yararlandırsak, | |||||
| 3 | Yunus 98. Ayet (10:98:0) | وَمَتَّعْنَاهُمْ | ومتعناهم | ve metta’nâhum | ve onları yararlandırdık | م ت ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yûnus’un kavminden başka, keşke (azabı görmeden) iman edip, imanı kendisine fayda veren bir tek memleket halkı olsaydı! (Yûnus’un kavmi) iman edince, dünya hayatında (sürüklenebilecekleri) rezillik azabını onlardan uzaklaştırmış ve onları belli bir zamana kadar yararlandırmıştık. | |||||