"mu/minûn(e)" Analizi

Arapça Okunuşu ve benzeşen aramasında 16 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 285. Ayet (2:285:8) وَالْمُؤْمِنُونَۜ والمؤمنون vel-mu/minûn(e) ve mü'minler (de) أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü’minler de (iman ettiler). Her biri; Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler ve şöyle dediler: “Onun peygamberlerinden hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz.” Şöyle de dediler: “İşittik ve itaat ettik. Ey Rabbimiz! Senden bağışlama dileriz. Sonunda dönüş yalnız sanadır.”
2 Âl-i İmran 122. Ayet (3:122:12) الْمُؤْمِنُونَ المؤمنون l-mu/minûn(e) inananlar أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Hani sizden iki takım (paniğe kapılarak) çözülmeye yüz tutmuştu. Hâlbuki Allah onların yardımcısı idi. Mü’minler, yalnız Allah’a tevekkül etsinler.[99]
3 Âl-i İmran 160. Ayet (3:160:18) الْمُؤْمِنُونَ المؤمنون l-mu/minûn(e) Mü'minler أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, ondan sonra size kim yardım edebilir? Mü’minler, ancak Allah’a tevekkül etsinler.
4 Mâide 11. Ayet (5:11:24) الْمُؤْمِنُونَ۟ المؤمنون l-mu/minûn(e) Mü'minler أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani bir topluluk size el uzatmaya (tecavüze) kalkışmıştı da, Allah (buna engel olmuş) onların ellerini sizden çekmişti. Allah’a karşı gelmekten sakının. Mü’minler yalnız Allah’a tevekkül etsinler.
5 Mâide 88. Ayet (5:88:12) مُؤْمِنُونَ مؤمنون mu/minûn(e) inanıyorsunuz أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın size rızık olarak verdiklerinden helâl, iyi ve temiz olarak yiyin ve kendisine inanmakta olduğunuz Allah’a karşı gelmekten sakının.
6 A'raf 75. Ayet (7:75:23) مُؤْمِنُونَ مؤمنون mu/minûn(e) inananlarız أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri, küçük görülüp ezilen inanmışlara, “Siz, Salih’in, Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu (sahiden) biliyor musunuz?” dediler. Onlar da, “Biz şüphesiz onunla gönderilene inananlarız” dediler.
7 Tevbe 51. Ayet (9:51:0) الْمُؤْمِنُونَ المؤمنون l-mu/minûn(e) inananlar أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Bizim başımıza ancak, Allah’ın bizim için yazdığı şeyler gelir. O, bizim yardımcımızdır. Öyleyse mü’minler, yalnız Allah’a güvensinler.”
8 Tevbe 105. Ayet (9:105:0) وَالْمُؤْمِنُونَۜ والمؤمنون vel-mu/minûn(e) ve mü'minler de أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Çalışın, yapın. Yaptıklarınızı Allah da, Resûlü de, mü’minler de göreceklerdir. Sonra gaybı da, görülen âlemi de bilen Allah’ın huzuruna döndürüleceksiniz. O da size bütün yapmakta olduğunuz şeyleri haber verecektir.”
9 İbrahim 11. Ayet (14:11:29) الْمُؤْمِنُونَ المؤمنون l-mu/minûn(e) inananlar أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Peygamberleri, onlara dedi ki: “Biz ancak sizin gibi birer insanız. Fakat Allah, kullarından dilediğine (peygamberlik) nimetini bahşeder. Allah’ın izni olmadıkça, bizim size bir delil getirmemiz haddimize değil. Mü’minler ancak Allah’a tevekkül etsinler.”
10 Mü'minûn 1. Ayet (23:1:3) الْمُؤْمِنُونَۙ المؤمنون l-mu/minûn(e) mü'minler أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Mü’minler, gerçekten kurtuluşa ermişlerdir.
11 Rum 4. Ayet (30:4:12) الْمُؤْمِنُونَۙ المؤمنون l-mu/minûn(e) mü'minler أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) 2,3,4,5. Rumlar, yakın bir yerde yenilgiye uğratıldılar. Onlar yenilgilerinden sonra birkaç yıl içinde galip geleceklerdir. Önce de, sonra da emir Allah’ındır. O gün Allah’ın (Rumlara) zafer vermesiyle mü’minler sevinecektir. Allah, dilediğine yardım eder. O, mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.[422]
12 Sebe' 41. Ayet (34:41:13) مُؤْمِنُونَ مؤمنون mu/minûn(e) inanıyorlardı أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) (Melekler) derler ki: “Seni eksikliklerden uzak tutarız. Onlar değil, sen bizim dostumuzsun. Hayır, onlar cinlere ibadet ediyorlardı. Onların çoğu cinlere inanıyordu.”
13 Duhân 12. Ayet (44:12:6) مُؤْمِنُونَ مؤمنون mu/minûn(e) inanıyoruz أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) İnsanlar, “Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır, çünkü biz artık inanıyoruz” derler.
14 Mücadele 10. Ayet (58:10:17) الْمُؤْمِنُونَ المؤمنون l-mu/minûn(e) mü'minler أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) O kötü fısıltılar iman edenleri üzmek için ancak şeytandan kaynaklanmaktadır. Oysa şeytan, Allah’ın izni olmadıkça, mü’minlere hiçbir zarar verebilecek değildir. Öyle ise mü’minler ancak Allah’a tevekkül etsinler.
15 Mümtehine 11. Ayet (60:11:21) مُؤْمِنُونَ مؤمنون mu/minûn(e) inanıyorsunuz أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer eşlerinizden biri kâfirlere kaçar[540] ve siz de onlarla çarpışıp ganimet alırsanız, eşleri gidenlere sarf ettikleri (mehir) kadarını verin ve inandığınız Allah’a karşı gelmekten sakının.
16 Teğabun 13. Ayet (64:13:9) الْمُؤْمِنُونَ المؤمنون l-mu/minûn(e) mü'minler أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayandır. Mü’minler yalnız Allah’a tevekkül etsinler.