"nâri" Analizi

Arapça Okunuşu ve benzeşen aramasında 44 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Âl-i İmran 75. Ayet (3:75:14) بِد۪ينَارٍ بدينار bi-dînârin bir dinar د ن ر
Diyanet İşleri (Yeni) Kitap ehlinden öylesi vardır ki, ona yüklerle mal emanet etsen, onu sana (eksiksiz) iade eder. Fakat onlardan öylesi de vardır ki, ona bir dinar emanet etsen, tepesine dikilip durmadıkça onu sana iade etmez. Bu da onların, “Ümmîlere karşı (yaptıklarımızdan) bize vebal yoktur” demelerinden dolayıdır. Onlar, bile bile Allah’a karşı yalan söylerler.[96]
2 Âl-i İmran 103. Ayet (3:103:25) النَّارِ النار nnâri ateş- ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O’nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de O sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz.
3 Âl-i İmran 185. Ayet (3:185:13) النَّارِ النار nnâri ateş(in elin)den ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete sokulursa, gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir.
4 Nisâ 145. Ayet (4:145:7) النَّارِۚ النار nnâri ateşin ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz ki münafıklar, cehennem ateşinin en aşağı tabakasındadırlar. Onlara hiçbir yardımcı da bulamazsın.
5 Mâide 37. Ayet (5:37:5) النَّارِ النار nnâri ateş- ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ateşten çıkmak isterler ama ondan çıkabilecek değillerdir. Onlara sürekli bir azap vardır.
6 En'am 27. Ayet (6:27:6) النَّارِ النار nnâri ateşin ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ateşin karşısında durdurulup da, “Ah, keşke dünyaya geri döndürülsek de Rabbimizin âyetlerini yalanlamasak ve mü’minlerden olsak” dedikleri vakit (hâllerini) bir görsen!
7 A'raf 12. Ayet (7:12:14) نَارٍ نار nârin ateşten ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, “Sana emrettiğim zaman seni saygı ile eğilmekten ne alıkoydu?” dedi. (O da) “Ben ondan hayırlıyım. Çünkü beni ateşten yarattın. Onu ise çamurdan yarattın” dedi.
8 A'raf 44. Ayet (7:44:5) النَّارِ النار nnâri ateş ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Cennetlikler cehennemliklere, “Rabbimizin bize va’dettiğini biz gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin va’dettiğini gerçek buldunuz mu?” diye seslenirler. Onlar, “Evet” derler. O zaman aralarında bir duyurucu, “Allah’ın lâneti zalimlere!” diye seslenir.
9 A'raf 47. Ayet (7:47:6) النَّارِۙ النار nnâri ateş ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Gözleri cehennemlikler tarafına çevrildiği zaman, “Ey Rabbimiz! Bizi zalim toplumla beraber kılma” derler.
10 A'raf 50. Ayet (7:50:3) النَّارِ النار nâri ateş ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Cehennemlikler de cennetliklere, “Ne olur, sudan veya Allah’ın size verdiği rızıktan biraz da bizim üzerimize akıtın” diye çağrışırlar. Onlar, “Şüphesiz, Allah bunları kâfirlere haram kılmıştır” derler.
11 Tevbe 17. Ayet (9:17:0) النَّارِ النار nnâri ateşte ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a ortak koşanların, inkârlarına bizzat kendileri şahitlik edip dururken, Allah’ın mescitlerini imar etmeleri düşünülemez. Onların bütün amelleri boşa gitmiştir. Onlar ateşte ebedî kalacaklardır.
12 Tevbe 35. Ayet (9:35:0) نَارِ نار nâri ateşi ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) O gün bunlar cehennem ateşinde kızdırılacak da onların alınları, böğürleri ve sırtları bunlarla dağlanacak ve, “İşte bu, kendiniz için biriktirip sakladığınız şeylerdir. Haydi tadın bakalım, biriktirip sakladıklarınızı!” denilecek.
13 Tevbe 109. Ayet (9:109:0) نَارِ نار nâri ateşine ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Binasını takva (Allah’a karşı gelmekten sakınmak) ve O’nun rızasını kazanmak temeli üzerine kuran kimse mi daha hayırlıdır, yoksa binasını çökmeye yüz tutmuş bir yarın kenarına kurup, onunla birlikte kendisi de cehennem ateşine yuvarlanan kimse mi? Allah, zalimler topluluğunu doğru yola erdirmez.
14 Hûd 106. Ayet (11:106:5) النَّارِ النار nnâri ateş ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Mutsuz olanlara gelince; cehennemdedirler. Onların orada şiddetli bir soluyuşları vardır.
15 Ra'd 17. Ayet (13:17:16) النَّارِ النار nnâri ateşte ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) O, gökten su indirdi de dereler kendi ölçülerince dolup aktı ve sel üste çıkan köpüğü aldı götürdü. Süs eşyası veya yararlanılacak bir şey elde etmek için ateşte erittikleri şeylerden de böyle köpük olur. İşte Allah, hak ile batıla böyle misal getirir. Köpüğe gelince sönüp gider. İnsanlara yararlı olan ise yerde kalır. İşte Allah, böyle misaller verir.
16 Hicr 27. Ayet (15:27:6) نَارِ نار nâri ateş- ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Cinleri de daha önce dumansız ateşten yaratmıştık.
17 Tâhâ 10. Ayet (20:10:17) النَّارِ النار nnâri ateşin ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Hani bir ateş görmüştü de ailesine, “Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm (oraya gidiyorum). Umarım ondan size bir kor ateş getiririm, yahut ateşin başında, yol gösterecek birini bulurum” demişti.[355]
18 Hacc 19. Ayet (22:19:12) نَارٍۜ نار nârin ateş- ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) İşte iki hasım taraf ki, Rableri hakkında tartışmaya girmişlerdir. Bunlardan inkâr edenler için ateşten giysiler biçilmiştir. Başlarının üstünden de kaynar su dökülür.
19 Neml 8. Ayet (27:8:8) النَّارِ النار -nnâri ateşin ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) (Mûsâ) Ateşe varınca ona şöyle seslenildi: “Ateşin başındaki de çevresindekiler de kutlu olsun! Âlemlerin Rabbi olan Allah, eksikliklerden uzaktır.”
20 Neml 90. Ayet (27:90:7) النَّارِۜ النار -nnâri cehenneme ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Kimler de kötü amel getirirse, yüzüstü ateşe atılırlar. (Onlara), “Ancak yaptıklarınızın karşılığını görüyorsunuz” (denir.)
21 Kasas 29. Ayet (28:29:25) النَّارِ النار nnâri ateş- ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, süreyi tamamlayıp ailesiyle yola çıkınca, Tûr tarafında bir ateş görmüş ve ailesine, “Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm, (oraya gidiyorum). Umarım oradan size bir haber ya da ısınmanız için ateşten bir kor getiririm”[414] dedi.
22 Secde 20. Ayet (32:20:17) النَّارِ النار nnâri ateş ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Fasıklık edenlere gelince, onların barınağı ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, oraya döndürülürler ve onlara, “Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın” denir.
23 Ahzab 66. Ayet (33:66:5) النَّارِ النار nnâri ateşin ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Yüzlerinin ateşte bir yandan bir yana döndürüleceği gün, “Keşke Allah’a ve Resûl’e itaat edeydik” diyecekler.
24 Sebe' 42. Ayet (34:42:14) النَّارِ النار nnâri ateş ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) İşte bugün birbirinize ne fayda ne de zarar verebilirsiniz. Zulmedenlere, “Yalanlamakta olduğunuz cehennem azabını tadın” deriz.
25 Sâd 76. Ayet (38:76:7) نَارٍ نار nârin ateş- ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) İblis, “Ben ondan daha hayırlıyım. Beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın” dedi.
26 Zümer 16. Ayet (39:16:6) النَّارِ النار nnâri ateş- ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar için üstlerinde ateşten katmanlar, altlarında (ateşten) katmanlar vardır. İşte Allah, kullarını bununla korkutur. Ey kullarım, bana karşı gelmekten sakının.
27 Mü'min 47. Ayet (40:47:4) النَّارِ النار nnâri ateşin ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ateşin içinde birbirleriyle tartışırlarken, zayıf olanlar, büyüklük taslayanlara, “Biz size uymuş kimselerdik. Şimdi şu ateşin bir kısmını üzerimizden kaldırabilir misiniz?” derler.
28 Mü'min 49. Ayet (40:49:4) النَّارِ النار nnâri ateş ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ateşte olanlar cehennem bekçilerine, “Rabbinize yalvarın da (hiç değilse) bir gün bizden azabı hafifletsin” derler.
29 Mü'min 72. Ayet (40:72:5) النَّارِ النار nnâri ateşte ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) 71,72. O zaman onlar, boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu hâlde kaynar suda sürüklenecekler, sonra da ateşte yakılacaklardır.
30 Fussilet 19. Ayet (41:19:6) النَّارِ النار nnâri ateşe ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın düşmanlarının, toplanıp yığın yığın cehenneme sevk edilecekleri günü hatırla!
31 Fussilet 40. Ayet (41:40:12) النَّارِ النار nnâri ateşin ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Âyetlerimiz konusunda (yalanlama amacıyla) doğruluktan sapanlar bize gizli kalmaz. O hâlde kıyamet gününde ateşe atılan mı, yoksa güven içinde gelen kimse mi daha iyidir? Dilediğinizi yapın. Şüphesiz O, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.
32 Ahkaf 20. Ayet (46:20:6) النَّارِۜ النار nnâri ateşe ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr edenler ateşe sunuldukları gün, (onlara şöyle denir:) “Dünyadaki hayatınızda güzelliklerinizi bitirdiniz, onların zevkini sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan dolayı, alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız.”
33 Ahkaf 34. Ayet (46:34:6) النَّارِۜ النار nnâri ateşe ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr edenlere ateşe sunuldukları gün, “Bu gerçek değil miymiş?” denir. Onlar, “Evet, Rabbimize andolsun ki gerçekmiş” derler. Allah, “Öyle ise inkâr etmekte olduğunuzdan dolayı azabı tadın!” der.
34 Muhammed 15. Ayet (47:15:39) النَّارِ النار nnâri ateşte ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır. Orada onlar için meyvelerin her çeşidi vardır. Rablerinden de bağışlama vardır. Bu cennetliklerin durumu, ateşte temelli kalacak olan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?
35 Zâriyât 13. Ayet (51:13:4) النَّارِ النار nnâri ateş ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) 13,14. Ateş üzerinde azaba uğratılacakları gün (görevli melekler onlara şöyle der): “Azabınızı tadın! İşte acele isteyip durduğunuz şey budur.”
36 Tûr 13. Ayet (52:13:4) نَارِ نار nâri ateşine ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) 13,14. Cehennem ateşine itilip atılacakları gün onlara, “İşte bu yalanlamakta olduğunuz ateştir” denilir.
37 Kamer 48. Ayet (54:48:4) النَّارِ النار nnâri ateş ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Yüzüstü ateşe sürüklendikleri gün kendilerine, “Cehennemin dokunuşunu tadın!” denecek.
38 Rahman 35. Ayet (55:35:5) نَارٍ نار nârin ateş- ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Üstünüze ateşten yalın bir alevle kıpkızıl bir duman gönderilir de kendinizi koruyamazsınız.
39 Haşr 17. Ayet (59:17:5) النَّارِ النار nnâri ateşte kalmaları ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Nihayet ikisinin de (azdıranın da azanın da) akıbeti, ebediyen ateşte kalmaları olmuştur. İşte zalimlerin cezası budur.
40 Haşr 20. Ayet (59:20:4) النَّارِ النار nnâri ateş ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Cehennemliklerle cennetlikler bir olmaz. Cennetlikler kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
41 Teğabun 10. Ayet (64:10:7) النَّارِ النار nnâri ateş ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar, içinde ebedî kalmak üzere cehennemliklerdir. Ne kötü varılacak yerdir orası!
42 Müddessir 31. Ayet (74:31:4) النَّارِ النار nnâri cehennemin ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Biz, cehennemin görevlilerini ancak meleklerden kıldık. Onların sayısını inkâr edenler için bir imtihan vesilesi yaptık ki kendilerine kitap verilenler kesin olarak bilsinler, iman edenlerin imanı artsın, kendilerine kitap verilenler ve mü’minler şüpheye düşmesin, kalplerinde bir hastalık bulunanlar ile kâfirler, “Allah, örnek olarak bununla neyi anlatmak istedi” desinler. İşte böyle. Allah, dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola iletir. Rabbinin ordularını ancak kendisi bilir. Bu, insanlar için ancak bir uyarıdır.
43 Büruc 5. Ayet (85:5:1) اَلنَّارِ النار ennâri ateş ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) 3,4,5. Şâhitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki, (mü’minleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar lânetlenmiştir.[576]
44 Beyyine 6. Ayet (98:6:9) نَارِ نار nâri ateşi ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz, inkâr eden kitap ehli ile Allah'a ortak koşanlar, içinde ebedî kalmak üzere cehennem ateşindedirler. İşte onlar yaratıkların en kötüsüdürler.