| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Yunus 73. Ayet (10:73:0) | فَنَجَّيْنَاهُ | فنجيناه | fe-necceynâhu | ancak biz onu kurtardık | ن ج و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onu yine de yalanladılar. Biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve onları ötekilerin yerine geçirdik. Âyetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Bak, uyarılan (fakat söz anlamayan)ların sonu nasıl oldu! | |||||
| 2 | Hûd 58. Ayet (11:58:11) | وَنَجَّيْنَاهُمْ | ونجيناهم | ve necceynâhum | ve onları koruduk | ن ج و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Helâk emrimiz gelince, Hûd’u ve beraberindeki iman etmiş olanları, tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Onları ağır bir azaptan kurtardık. | |||||
| 3 | Enbiyâ 71. Ayet (21:71:1) | وَنَجَّيْنَاهُ | ونجيناه | ve necceynâhu | ve onu kurtardık | ن ج و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onu Lût ile beraber kurtarıp, içinde âlemler için bereketler kıldığımız yere ulaştırdık.[366] | |||||
| 4 | Enbiyâ 74. Ayet (21:74:5) | وَنَجَّيْنَاهُ | ونجيناه | ve necceynâhu | ve onu kurtardık | ن ج و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz, Lût’a da bir hikmet ve bir ilim verdik ve onu çirkin işler yapan memleketten kurtardık. Gerçekten onlar kötü bir toplum idiler, fasık (Allah’ın emrinden çıkan kimseler) idiler. | |||||
| 5 | Enbiyâ 76. Ayet (21:76:8) | فَنَجَّيْنَاهُ | فنجيناه | fenecceynâhu | kendisini kurtarmıştık | ن ج و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Nûh’u da hatırla. Hani o daha önce dua etmişti de biz onun duasını kabul ederek, kendisini ve ailesini o büyük sıkıntıdan (tufandan) kurtarmıştık. | |||||
| 6 | Enbiyâ 88. Ayet (21:88:3) | وَنَجَّيْنَاهُ | ونجيناه | ve necceynâhu | ve onu kurtardık | ن ج و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz de duasını kabul ettik ve kendisini kederden kurtardık. İşte biz mü’minleri böyle kurtarırız. | |||||
| 7 | Şu'arâ 170. Ayet (26:170:1) | فَنَجَّيْنَاهُ | فنجيناه | fe-necceynâhu | biz de onu kurtardık | ن ج و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 170,171. Bunun üzerine biz de onu ve geri kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın hariç bütün ailesini kurtardık. | |||||
| 8 | Sâffât 76. Ayet (37:76:1) | وَنَجَّيْنَاهُ | ونجيناه | ve necceynâhu | onu kurtarmıştık | ن ج و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onu ve ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık. | |||||
| 9 | Sâffât 115. Ayet (37:115:1) | وَنَجَّيْنَاهُمَا | ونجيناهما | ve necceynâhumâ | ve onları kurtardık | ن ج و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onları ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık. | |||||
| 10 | Sâffât 134. Ayet (37:134:2) | نَجَّيْنَاهُ | نجيناه | necceynâhu | onu kurtarmıştık | ن ج و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 134,135. Hani biz onu ve geride kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın (kâfir olan eşi) dışında bütün ailesini kurtarmıştık. | |||||
| 11 | Kamer 34. Ayet (54:34:8) | نَجَّيْنَاهُمْ | نجيناهم | necceynâhum | onları kurtardık | ن ج و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 34,35. Şüphesiz biz de üzerlerine taşlar savuran bir rüzgâr gönderdik. Yalnız Lût’un ailesi başka. Katımızdan bir nimet olarak bir seher vakti onları kurtardık. Şükredenleri işte böyle mükâfatlandırırız. | |||||