| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Tevbe 67. Ayet (9:67:0) | فَنَسِيَهُمْۜ | فنسيهم | fe-nesiyehum | O da onları unuttu | ن س ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Münafık erkekler ve münafık kadınlar birbirlerindendir (birbirlerinin benzeridir). Kötülüğü emredip iyiliği yasaklarlar, ellerini de sıkı tutarlar. Onlar Allah’ı unuttular; Allah da onları unuttu. Şüphesiz münafıklar, fasıkların ta kendileridir. | |||||
| 2 | Kehf 57. Ayet (18:57:9) | وَنَسِيَ | ونسي | ve nesiye | ve unutandan | ن س ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kim, kendisine Rabbinin âyetleri hatırlatılıp da onlardan yüz çeviren ve elleriyle yaptığını unutandan daha zalimdir? Şüphesiz biz, onu anlamamaları için, kalplerine perdeler gerdik, kulaklarına da ağırlıklar koyduk. Sen onları hidayete çağırsan da artık ebediyen hidayet bulamazlar.[329] | |||||
| 3 | Tâhâ 115. Ayet (20:115:7) | فَنَسِيَ | فنسي | fe-nesiye | fakat unuttu | ن س ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, bundan önce biz Âdem’e (cennetteki ağacın meyvesinden yeme, diye) emrettik. O ise bunu unutuverdi. Biz onda bir kararlılık bulmadık. | |||||
| 4 | Yâsîn 78. Ayet (36:78:4) | وَنَسِيَ | ونسي | ve nesiye | unutarak | ن س ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bir de kendi yaratılışını unutarak bize bir örnek getirdi. Dedi ki: “Çürümüşlerken kemikleri kim diriltecek?” | |||||
| 5 | Zümer 8. Ayet (39:8:14) | نَسِيَ | نسي | nesiye | unutur | ن س ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnsana bir zarar dokunduğu zaman Rabbine yönelerek O’na yalvarır. Sonra kendi tarafından ona bir nimet verdiği zaman daha önce O’na yalvardığını unutur ve Allah’ın yolundan saptırmak için O’na eşler koşar. De ki: “Küfrünle az bir süre yaşayıp geçin! Şüphesiz sen cehennemliklerdensin.” | |||||