| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 136. Ayet (2:136:21) | النَّبِيُّونَ | النبيون | nnebiyyûne | peygamberlere | ن ب أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Deyin ki: “Biz Allah’a, bize indirilene (Kur’an’a), İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve Yakuboğullarına indirilene, Mûsâ ve İsa’ya verilen (Tevrat ve İncil) ile bütün diğer peygamberlere Rab’lerinden verilene iman ettik. Onlardan hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz ve biz ona teslim olmuş kimseleriz.” | |||||
| 2 | Âl-i İmran 68. Ayet (3:68:8) | النَّبِيُّ | النبي | nnebiyyu | peygamber | ن ب أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz, insanların İbrahim’e en yakın olanı, elbette ona uyanlar, bir de bu peygamber (Muhammed) ve mü’minlerdir. Allah da mü’minlerin dostudur. | |||||
| 3 | Âl-i İmran 84. Ayet (3:84:19) | وَالنَّبِيُّونَ | والنبيون | ve-nnebiyyûne | ve peygamberlere | ن ب أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Allah’a, bize indirilene (Kur’an’a), İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a ve Yakuboğullarına indirilene, Mûsâ’ya, İsa’ya ve peygamberlere Rablerinden verilene inandık. Onlardan hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz. Biz O’na teslim olanlarız.” | |||||
| 4 | Mâide 44. Ayet (5:44:9) | النَّبِيُّونَ | النبيون | nnebiyyûne | peygamberler | ن ب أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz Tevrat’ı biz indirdik. İçinde bir hidayet, bir nur vardır. (Allah’a) teslim olmuş nebiler, onunla yahudilere hüküm verirlerdi. Kendilerini Rabb’e adamış kimseler ile âlimler de öylece hükmederlerdi. Çünkü bunlar Allah’ın kitabını korumakla görevlendirilmişlerdi. Onlar Tevrat’ın hak olduğuna da şahit idiler. Şu hâlde, siz de insanlardan korkmayın, benden korkun ve âyetlerimi az bir karşılığa değişmeyin. Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler kâfirlerin ta kendileridir. | |||||
| 5 | Enfal 64. Ayet (8:64:0) | النَّبِيُّ | النبي | nnebiyyu | peygamber | ن ب أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Peygamber! Sana ve sana tabi olan mü’minlere Allah yeter. | |||||
| 6 | Enfal 65. Ayet (8:65:0) | النَّبِيُّ | النبي | nnebiyyu | peygamber | ن ب أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Peygamber! Mü’minleri savaşa teşvik et. Eğer içinizde sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) yüz kişi bulunursa, inkâr edenlerden bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamayan bir kavimdir. | |||||
| 7 | Enfal 70. Ayet (8:70:0) | النَّبِيُّ | النبي | nnebiyyu | peygamber | ن ب أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Peygamber! Elinizdeki esirlere söyle: Eğer Allah, kalplerinizde (iman, ihlâs, iyi niyet gibi) bir hayır (olduğunu) bilirse, sizden alınan fidyeden daha hayırlısını size verir ve sizi bağışlar. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 8 | Tevbe 73. Ayet (9:73:0) | النَّبِيُّ | النبي | nnebiyyu | peygamber | ن ب أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey peygamber! Kâfirlere ve münafıklara karşı cihad et ve onlara karşı çetin ol. Onların varacakları yer cehennemdir. Ne kötü bir varış yeridir orası! | |||||
| 9 | Ahzab 1. Ayet (33:1:3) | النَّبِيُّ | النبي | nnebiyyu | peygamber | ن ب أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Peygamber! Allah’a karşı gelmekten sakın. Kâfirlere ve münafıklara itaat etme. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 10 | Ahzab 6. Ayet (33:6:1) | اَلنَّبِيُّ | النبي | ennebiyyu | peygamber | ن ب أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Peygamber, mü’minlere kendi canlarından daha önce gelir. Onun eşleri de mü’minlerin analarıdır. Aralarında akrabalık bağı olanlar, Allah’ın Kitab’ına göre, (miras konusunda) birbirleri için (diğer) mü’minlerden ve muhacirlerden daha önceliklidirler.[436] Ancak dostlarınıza bir iyilik yapmanız başka. Bu (hüküm) Kitap’ta yazılıdır. | |||||
| 11 | Ahzab 28. Ayet (33:28:3) | النَّبِيُّ | النبي | nnebiyyu | peygamber | ن ب أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Peygamber! Hanımlarına de ki: “Eğer dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, gelin size mut’a[438] vereyim ve sizi güzelce bırakayım.” | |||||
| 12 | Ahzab 45. Ayet (33:45:3) | النَّبِيُّ | النبي | nnebiyyu | peygamber | ن ب أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 45,46. Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici, bir uyarıcı; Allah’ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı bir kandil olarak gönderdik. | |||||
| 13 | Ahzab 50. Ayet (33:50:3) | النَّبِيُّ | النبي | nnebiyyu | peygamber | ن ب أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah’ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helâl kıldık. Ayrıca, diğer mü’minlere değil de, sana has olmak üzere, mehirsiz olarak kendini Peygamber’e bağışlayan, Peygamber’in de kendisini nikâhlamak istediği herhangi bir mü’min kadını da (sana helâl kıldık.) Mü’minlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz. Bütün bunlar, sana herhangi bir zorluk olmaması içindir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. | |||||
| 14 | Ahzab 50. Ayet (33:50:37) | النَّبِيُّ | النبي | nnebiyyu | peygamberi | ن ب أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah’ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helâl kıldık. Ayrıca, diğer mü’minlere değil de, sana has olmak üzere, mehirsiz olarak kendini Peygamber’e bağışlayan, Peygamber’in de kendisini nikâhlamak istediği herhangi bir mü’min kadını da (sana helâl kıldık.) Mü’minlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz. Bütün bunlar, sana herhangi bir zorluk olmaması içindir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. | |||||
| 15 | Ahzab 59. Ayet (33:59:3) | النَّبِيُّ | النبي | nnebiyyu | Peygamber | ن ب أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve mü’minlerin kadınlarına söyle, bedenlerini örtecek elbiselerini giysinler. Bu, onların tanınıp incitilmemelerine de daha uygundur. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. | |||||
| 16 | Mümtehine 12. Ayet (60:12:3) | النَّبِيُّ | النبي | nnebiyyu | peygamber | ن ب أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Peygamber! Mü’min kadınlar, Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleriyle ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemek,[541] hiçbir iyi işte sana karşı gelmemek konusunda sana biat etmek üzere geldikleri zaman, biatlarını kabul et ve onlar için Allah’tan bağışlama dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 17 | Talak 1. Ayet (65:1:3) | النَّبِيُّ | النبي | nnebiyyu | peygamber | ن ب أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey peygamber! Kadınları boşamak istediğinizde, onları iddetlerini dikkate alarak (temizlik hâlinde) boşayın ve iddeti sayın.[551] Rabbiniz olan Allah’a karşı gelmekten sakının. Apaçık bir hayâsızlık yapmaları dışında onları (bekleme süresince) evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur. Bilemezsin, olur ki Allah, sonra yeni bir durum ortaya çıkarır. | |||||
| 18 | Tahrim 1. Ayet (66:1:3) | النَّبِيُّ | النبي | nnebiyyu | peygamber | ن ب أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey peygamber! Eşlerinin rızasını arayarak, Allah’ın sana helâl kıldığı şeyi niçin sen kendine haram ediyorsun? Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 19 | Tahrim 3. Ayet (66:3:3) | النَّبِيُّ | النبي | nnebiyyu | peygamber | ن ب أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani peygamber eşlerinden birine, gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi o sözü (başkasına) haber verip Allah da bunu peygambere bildirince, peygamber bunun bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber, bunu ona (sırrı açıklayan eşine) haber verince o, “Bunu sana kim bildirdi?” dedi. Peygamber, “Bunu bana, hakkıyla bilen ve hakkıyla haberdar olan Allah haber verdi” dedi. | |||||
| 20 | Tahrim 9. Ayet (66:9:3) | النَّبِيُّ | النبي | nnebiyyu | Peygamber | ن ب أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Peygamber! Kâfirlere ve münafıklara karşı cihad et, onlara karşı sert davran. Onların varacağı yer cehennemdir. Ne kötü varılacak yerdir orası! | |||||