"o" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 18311 sonuç bulundu.
5100 - 5150 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
5100 Enfal 12. Ayet (8:12:0) الْاَعْنَاقِ الاعناق l-a’nâki boyunların(ın) ع ن ق
Diyanet İşleri (Yeni) Hani Rabbin meleklere, “Ben sizinle beraberim. İman edenlere sebat verin. Ben kâfirlerin kalplerine korku salacağım. Şimdi vurun boyunlarının üstüne. Vurun, onların bütün parmaklarına” diye vahyediyordu.
5101 Enfal 12. Ayet (8:12:0) مِنْهُمْ منهم minhum onların مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Hani Rabbin meleklere, “Ben sizinle beraberim. İman edenlere sebat verin. Ben kâfirlerin kalplerine korku salacağım. Şimdi vurun boyunlarının üstüne. Vurun, onların bütün parmaklarına” diye vahyediyordu.
5102 Enfal 13. Ayet (8:13:0) ذٰلِكَ ذلك żâlike böyle (olacak) ذَٰلِكَ
Diyanet İşleri (Yeni) Bu, onların Allah’a ve Resûlüne karşı gelmelerindendir. Her kim de Allah’a ve Resûlüne karşı gelirse bilsin ki Allah’ın cezası şiddetlidir.
5103 Enfal 13. Ayet (8:13:0) بِاَنَّهُمْ بانهم bi-ennehum çünkü onlar  أَنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Bu, onların Allah’a ve Resûlüne karşı gelmelerindendir. Her kim de Allah’a ve Resûlüne karşı gelirse bilsin ki Allah’ın cezası şiddetlidir.
5104 Enfal 13. Ayet (8:13:0) شَد۪يدُ شديد şedîdu çetin olur ش د د
Diyanet İşleri (Yeni) Bu, onların Allah’a ve Resûlüne karşı gelmelerindendir. Her kim de Allah’a ve Resûlüne karşı gelirse bilsin ki Allah’ın cezası şiddetlidir.
5105 Enfal 14. Ayet (8:14:0) فَذُوقُوهُ فذوقوه fe-żûkûhu şimdi tadın onu ذ و ق
Diyanet İşleri (Yeni) İşte şimdi siz tadın onu! Kâfirlere bir de cehennem azabı vardır.
5106 Enfal 15. Ayet (8:15:0) زَحْفًا زحفا zahfen toplu halde ز ح ف
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler. Savaş düzeninde iken kâfirlerle karşılaştığınız zaman sakın onlara arkanızı dönmeyin (savaştan kaçmayın).
5107 Enfal 15. Ayet (8:15:0) تُوَلُّوهُمُ تولوهم tuvellûhumu onlara döndürmeyin و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler. Savaş düzeninde iken kâfirlerle karşılaştığınız zaman sakın onlara arkanızı dönmeyin (savaştan kaçmayın).
5108 Enfal 16. Ayet (8:16:0) يُوَلِّهِمْ يولهم yuvellihim döner(kaçar)sa و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) -Savaş taktiği olarak düşmanı vurmak için çekilme, ya da diğer bir birliğe katılmak durumu hariç- böyle bir günde her kim onlara arkasını dönerse mutlaka o, Allah’ın gazabına uğramış olur. Onun varacağı yer de cehennemdir. Ne kötü varılacak yerdir orası!
5109 Enfal 16. Ayet (8:16:0) يَوْمَئِذٍ يومئذ yevme-iżin o gün  يَوْمَئِذٍ
Diyanet İşleri (Yeni) -Savaş taktiği olarak düşmanı vurmak için çekilme, ya da diğer bir birliğe katılmak durumu hariç- böyle bir günde her kim onlara arkasını dönerse mutlaka o, Allah’ın gazabına uğramış olur. Onun varacağı yer de cehennemdir. Ne kötü varılacak yerdir orası!
5110 Enfal 16. Ayet (8:16:0) وَمَأْوٰيهُ ومأويه ve me/vâhu ve onun yeri أ و ي
Diyanet İşleri (Yeni) -Savaş taktiği olarak düşmanı vurmak için çekilme, ya da diğer bir birliğe katılmak durumu hariç- böyle bir günde her kim onlara arkasını dönerse mutlaka o, Allah’ın gazabına uğramış olur. Onun varacağı yer de cehennemdir. Ne kötü varılacak yerdir orası!
5111 Enfal 16. Ayet (8:16:0) وَبِئْسَ وبئس ve bi/se ve o ne kötü ب أ س
Diyanet İşleri (Yeni) -Savaş taktiği olarak düşmanı vurmak için çekilme, ya da diğer bir birliğe katılmak durumu hariç- böyle bir günde her kim onlara arkasını dönerse mutlaka o, Allah’ın gazabına uğramış olur. Onun varacağı yer de cehennemdir. Ne kötü varılacak yerdir orası!
5112 Enfal 17. Ayet (8:17:0) تَقْتُلُوهُمْ تقتلوهم taktulûhum onları siz öldürmediniz ق ت ل
Diyanet İşleri (Yeni) (Savaşta) onları siz öldürmediniz, fakat Allah onları öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, fakat Allah attı. Mü’minleri, tarafından güzel bir imtihanla denemek için Allah öyle yaptı.[244] Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
5113 Enfal 17. Ayet (8:17:0) قَتَلَهُمْۖ قتلهم katelehum onları öldürdü ق ت ل
Diyanet İşleri (Yeni) (Savaşta) onları siz öldürmediniz, fakat Allah onları öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, fakat Allah attı. Mü’minleri, tarafından güzel bir imtihanla denemek için Allah öyle yaptı.[244] Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
5114 Enfal 17. Ayet (8:17:0) اِنَّ ان inne doğrusu إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) (Savaşta) onları siz öldürmediniz, fakat Allah onları öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, fakat Allah attı. Mü’minleri, tarafından güzel bir imtihanla denemek için Allah öyle yaptı.[244] Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
5115 Enfal 18. Ayet (8:18:0) ذٰلِكُمْ ذلكم żâlikum işte size böyle yaptı ذَٰلِكَ
Diyanet İşleri (Yeni) İşte durum bu: (Allah, mü’minleri güzel bir şekilde dener). Bir de Allah, kâfirlerin tuzağını zayıf düşürendir.
5116 Enfal 19. Ayet (8:19:0) تَسْتَفْتِحُوا تستفتحوا testeftihû fetih istiyorsanız ف ت ح
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey inkârcılar!) Eğer fetih[245] istiyorsanız işte size fetih geldi. Eğer (peygambere karşı gelmekten) vazgeçerseniz, bu sizin için daha hayırlı olur. Eğer dönerseniz biz de döneriz. Çok olsa bile topluluğunuz size hiç fayda vermez. Çünkü Allah mü’minlerle beraberdir.
5117 Enfal 19. Ayet (8:19:0) تَعُودُوا تعودوا te’ûdû dönerseniz ع و د
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey inkârcılar!) Eğer fetih[245] istiyorsanız işte size fetih geldi. Eğer (peygambere karşı gelmekten) vazgeçerseniz, bu sizin için daha hayırlı olur. Eğer dönerseniz biz de döneriz. Çok olsa bile topluluğunuz size hiç fayda vermez. Çünkü Allah mü’minlerle beraberdir.
5118 Enfal 19. Ayet (8:19:0) نَعُدْۚ نعد ne’ud biz de döneriz ع و د
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey inkârcılar!) Eğer fetih[245] istiyorsanız işte size fetih geldi. Eğer (peygambere karşı gelmekten) vazgeçerseniz, bu sizin için daha hayırlı olur. Eğer dönerseniz biz de döneriz. Çok olsa bile topluluğunuz size hiç fayda vermez. Çünkü Allah mü’minlerle beraberdir.
5119 Enfal 19. Ayet (8:19:0) فِئَتُكُمْ فئتكم fi-etukum topluluğunuz ف أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey inkârcılar!) Eğer fetih[245] istiyorsanız işte size fetih geldi. Eğer (peygambere karşı gelmekten) vazgeçerseniz, bu sizin için daha hayırlı olur. Eğer dönerseniz biz de döneriz. Çok olsa bile topluluğunuz size hiç fayda vermez. Çünkü Allah mü’minlerle beraberdir.
5120 Enfal 19. Ayet (8:19:0) كَثُرَتْۙ كثرت keśurat çok da olsa ك ث ر
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey inkârcılar!) Eğer fetih[245] istiyorsanız işte size fetih geldi. Eğer (peygambere karşı gelmekten) vazgeçerseniz, bu sizin için daha hayırlı olur. Eğer dönerseniz biz de döneriz. Çok olsa bile topluluğunuz size hiç fayda vermez. Çünkü Allah mü’minlerle beraberdir.
5121 Enfal 20. Ayet (8:20:0) تَوَلَّوْا تولوا tevellev dönmeyin و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Allah’a ve Resûlüne itaat edin ve (Kur’an’ı) dinlediğiniz hâlde ondan yüz çevirmeyin.
5122 Enfal 20. Ayet (8:20:0) عَنْهُ عنه ‘anhu ondan عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Allah’a ve Resûlüne itaat edin ve (Kur’an’ı) dinlediğiniz hâlde ondan yüz çevirmeyin.
5123 Enfal 21. Ayet (8:21:0) تَكُونُوا تكونوا tekûnû olmayın ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) İşitmedikleri hâlde, “işittik” diyenler gibi de olmayın.
5124 Enfal 21. Ayet (8:21:0) وَهُمْ وهم ve hum ve onlar هُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) İşitmedikleri hâlde, “işittik” diyenler gibi de olmayın.
5125 Enfal 22. Ayet (8:22:0) شَرَّ شر şerra en kötüsü ش ر ر
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz, yeryüzünde yürüyen canlıların Allah katında en kötüsü, akıllarını kullanmayan (gerçeği görmeyen) sağırlar, dilsizlerdir.
5126 Enfal 22. Ayet (8:22:0) الَّذ۪ينَ الذين lleżîne onlar ki ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz, yeryüzünde yürüyen canlıların Allah katında en kötüsü, akıllarını kullanmayan (gerçeği görmeyen) sağırlar, dilsizlerdir.
5127 Enfal 23. Ayet (8:23:0) ف۪يهِمْ فيهم fîhim onlarda vardır فِي
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, onlarda bir hayır (hakka yöneliş) olduğunu bilseydi, elbette onlara işittirirdi. Onlara işittirseydi dahi mutlaka yine yüz çevirerek dönüp giderlerdi.
5128 Enfal 23. Ayet (8:23:0) لَاَسْمَعَهُمْۜ لاسمعهم le-esme’ahum elbette onlara işittirirdi س م ع
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, onlarda bir hayır (hakka yöneliş) olduğunu bilseydi, elbette onlara işittirirdi. Onlara işittirseydi dahi mutlaka yine yüz çevirerek dönüp giderlerdi.
5129 Enfal 23. Ayet (8:23:0) اَسْمَعَهُمْ اسمعهم esme’ahum onlara işittirseydi de س م ع
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, onlarda bir hayır (hakka yöneliş) olduğunu bilseydi, elbette onlara işittirirdi. Onlara işittirseydi dahi mutlaka yine yüz çevirerek dönüp giderlerdi.
5130 Enfal 23. Ayet (8:23:0) لَتَوَلَّوْا لتولوا letevellev yine dönerlerdi و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, onlarda bir hayır (hakka yöneliş) olduğunu bilseydi, elbette onlara işittirirdi. Onlara işittirseydi dahi mutlaka yine yüz çevirerek dönüp giderlerdi.
5131 Enfal 23. Ayet (8:23:0) وَهُمْ وهم ve hum onlar هُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, onlarda bir hayır (hakka yöneliş) olduğunu bilseydi, elbette onlara işittirirdi. Onlara işittirseydi dahi mutlaka yine yüz çevirerek dönüp giderlerdi.
5132 Enfal 24. Ayet (8:24:0) اسْتَج۪يبُوا استجيبوا -stecîbû çağrısına koşun ج و ب
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah’ın ve Resûlü’nün çağrısına uyun ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Yine bilin ki, O’nun huzurunda toplanacaksınız.
5133 Enfal 24. Ayet (8:24:0) وَقَلْبِه۪ وقلبه ve kalbihi onun kalbi ق ل ب
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah’ın ve Resûlü’nün çağrısına uyun ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Yine bilin ki, O’nun huzurunda toplanacaksınız.
5134 Enfal 24. Ayet (8:24:0) اِلَيْهِ اليه ileyhi O'nun huzuruna إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah’ın ve Resûlü’nün çağrısına uyun ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Yine bilin ki, O’nun huzurunda toplanacaksınız.
5135 Enfal 24. Ayet (8:24:0) تُحْشَرُونَ تحشرون tuhşerûn(e) toplanacaksınız ح ش ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah’ın ve Resûlü’nün çağrısına uyun ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Yine bilin ki, O’nun huzurunda toplanacaksınız.
5136 Enfal 26. Ayet (8:26:0) مُسْتَضْعَفُونَ مستضعفون mustad’afûne hırpalanıyordunuz ض ع ف
Diyanet İşleri (Yeni) O vakti hatırlayın ki siz yeryüzünde güçsüz ve zayıf idiniz. İnsanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz.[247] Derken Allah sizi barındırdı, yardımıyla destekledi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı ki şükredesiniz.
5137 Enfal 26. Ayet (8:26:0) تَخَافُونَ تخافون teḣâfûne korkuyordunuz خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) O vakti hatırlayın ki siz yeryüzünde güçsüz ve zayıf idiniz. İnsanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz.[247] Derken Allah sizi barındırdı, yardımıyla destekledi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı ki şükredesiniz.
5138 Enfal 26. Ayet (8:26:0) يَتَخَطَّفَكُمُ يتخطفكم yeteḣattafekumu sizi kapıp götürmesinden خ ط ف
Diyanet İşleri (Yeni) O vakti hatırlayın ki siz yeryüzünde güçsüz ve zayıf idiniz. İnsanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz.[247] Derken Allah sizi barındırdı, yardımıyla destekledi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı ki şükredesiniz.
5139 Enfal 28. Ayet (8:28:0) وَاَوْلَادُكُمْ واولادكم ve evlâdukum ve çocuklarınız و ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Bilin ki mallarınız ve çoluk çocuğunuz birer deneme aracıdır. Allah katında ise büyük bir mükâfat vardır.
5140 Enfal 28. Ayet (8:28:0) عِنْدَهُٓ عنده ‘indehu o'nun yanındadır ع ن د
Diyanet İşleri (Yeni) Bilin ki mallarınız ve çoluk çocuğunuz birer deneme aracıdır. Allah katında ise büyük bir mükâfat vardır.
5141 Enfal 29. Ayet (8:29:0) تَتَّقُوا تتقوا tettekû korkarsanız و ق ي
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Eğer Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız; O, size iyiyi kötüden ayırt edecek bir anlayış verir ve sizin kötülüklerinizi örter, sizi bağışlar. Allah, büyük lütuf sahibidir.
5142 Enfal 29. Ayet (8:29:0) يَجْعَلْ يجعل yec’al O verir ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Eğer Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız; O, size iyiyi kötüden ayırt edecek bir anlayış verir ve sizin kötülüklerinizi örter, sizi bağışlar. Allah, büyük lütuf sahibidir.
5143 Enfal 29. Ayet (8:29:0) فُرْقَانًا فرقانا furkânen iyi ile kötüyü ayırdedici bir anlayış ف ر ق
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Eğer Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız; O, size iyiyi kötüden ayırt edecek bir anlayış verir ve sizin kötülüklerinizi örter, sizi bağışlar. Allah, büyük lütuf sahibidir.
5144 Enfal 29. Ayet (8:29:0) وَيُكَفِّرْ ويكفر ve yukeffir ve örter ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Eğer Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız; O, size iyiyi kötüden ayırt edecek bir anlayış verir ve sizin kötülüklerinizi örter, sizi bağışlar. Allah, büyük lütuf sahibidir.
5145 Enfal 29. Ayet (8:29:0) سَيِّـَٔاتِكُمْ سيـاتكم seyyi-âtikum kötülüklerinizi س و أ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Eğer Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız; O, size iyiyi kötüden ayırt edecek bir anlayış verir ve sizin kötülüklerinizi örter, sizi bağışlar. Allah, büyük lütuf sahibidir.
5146 Enfal 30. Ayet (8:30:0) يَمْكُرُ يمكر yemkuru tuzak kuruyorlardı م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Hani kâfirler seni tutuklamak veya öldürmek, ya da (Mekke’den) çıkarmak için tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kuruyorlar. Allah da tuzak kuruyordu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.[248]
5147 Enfal 30. Ayet (8:30:0) يَقْتُلُوكَ يقتلوك yaktulûke öldürmeleri için ق ت ل
Diyanet İşleri (Yeni) Hani kâfirler seni tutuklamak veya öldürmek, ya da (Mekke’den) çıkarmak için tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kuruyorlar. Allah da tuzak kuruyordu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.[248]
5148 Enfal 30. Ayet (8:30:0) وَيَمْكُرُونَ ويمكرون ve yemkurûne onlar tuzak kurarlarken م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Hani kâfirler seni tutuklamak veya öldürmek, ya da (Mekke’den) çıkarmak için tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kuruyorlar. Allah da tuzak kuruyordu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.[248]
5149 Enfal 30. Ayet (8:30:0) وَيَمْكُرُ ويمكر ve yemkuru tuzak kuruyordu م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Hani kâfirler seni tutuklamak veya öldürmek, ya da (Mekke’den) çıkarmak için tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kuruyorlar. Allah da tuzak kuruyordu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.[248]