"o" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 18311 sonuç bulundu.
5200 - 5250 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
5200 Enfal 43. Ayet (8:43:0) اِنَّهُ انه innehu doğrusu O إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Hani Allah sana onları uykunda az gösteriyordu. Eğer sana onları çok gösterseydi elbette gevşerdiniz ve o iş hakkında birbirinizle çekişirdiniz. Fakat Allah (sizi bunlardan) kurtardı. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.
5201 Enfal 43. Ayet (8:43:0) بِذَاتِ بذات biżâti özünü ذُو
Diyanet İşleri (Yeni) Hani Allah sana onları uykunda az gösteriyordu. Eğer sana onları çok gösterseydi elbette gevşerdiniz ve o iş hakkında birbirinizle çekişirdiniz. Fakat Allah (sizi bunlardan) kurtardı. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.
5202 Enfal 43. Ayet (8:43:0) الصُّدُورِ الصدور ssudûr(i) göğüslerin ص د ر
Diyanet İşleri (Yeni) Hani Allah sana onları uykunda az gösteriyordu. Eğer sana onları çok gösterseydi elbette gevşerdiniz ve o iş hakkında birbirinizle çekişirdiniz. Fakat Allah (sizi bunlardan) kurtardı. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.
5203 Enfal 44. Ayet (8:44:0) يُر۪يكُمُوهُمْ يريكموهم yurîkumûhum onları gösteriyor ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Hani karşılaştığınız zaman onları gözlerinize az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu ki Allah, olacak bir işi gerçekleştirsin. Bütün işler Allah’a döndürülür.
5204 Enfal 44. Ayet (8:44:0) اَعْيُنِكُمْ اعينكم a’yunikum sizin gözlerinize ع ي ن
Diyanet İşleri (Yeni) Hani karşılaştığınız zaman onları gözlerinize az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu ki Allah, olacak bir işi gerçekleştirsin. Bütün işler Allah’a döndürülür.
5205 Enfal 44. Ayet (8:44:0) وَيُقَلِّلُكُمْ ويقللكم ve yukallilukum ve sizi de azaltıyordu ق ل ل
Diyanet İşleri (Yeni) Hani karşılaştığınız zaman onları gözlerinize az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu ki Allah, olacak bir işi gerçekleştirsin. Bütün işler Allah’a döndürülür.
5206 Enfal 44. Ayet (8:44:0) اَعْيُنِهِمْ اعينهم a’yunihim onların gözlerinde ع ي ن
Diyanet İşleri (Yeni) Hani karşılaştığınız zaman onları gözlerinize az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu ki Allah, olacak bir işi gerçekleştirsin. Bütün işler Allah’a döndürülür.
5207 Enfal 44. Ayet (8:44:0) تُرْجَعُ ترجع turce’u döndürülecektir ر ج ع
Diyanet İşleri (Yeni) Hani karşılaştığınız zaman onları gözlerinize az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu ki Allah, olacak bir işi gerçekleştirsin. Bütün işler Allah’a döndürülür.
5208 Enfal 45. Ayet (8:45:0) فِئَةً فئة fi-eten bir toplulukla ف أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! (Savaş için) bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah’ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz.
5209 Enfal 45. Ayet (8:45:0) كَث۪يرًا كثيرا keśîran çok ك ث ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! (Savaş için) bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah’ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz.
5210 Enfal 46. Ayet (8:46:0) فَتَفْشَلُوا فتفشلوا fe-tefşelû yoksa korkuya kapılırsınız da ف ش ل
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a ve Resûl’üne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.
5211 Enfal 47. Ayet (8:47:0) تَكُونُوا تكونوا tekûnû olmayın ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Şımarıp böbürlenmek, insanlara gösteriş yapmak ve (halkı) Allah yolundan alıkoymak için yurtlarından çıkanlar (Mekke müşrikleri) gibi olmayın. Allah, onların yaptıklarını kuşatıcıdır.
5212 Enfal 47. Ayet (8:47:0) وَرِئَٓاءَ ورئاء ve riâ-e ve gösteriş yaparak ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Şımarıp böbürlenmek, insanlara gösteriş yapmak ve (halkı) Allah yolundan alıkoymak için yurtlarından çıkanlar (Mekke müşrikleri) gibi olmayın. Allah, onların yaptıklarını kuşatıcıdır.
5213 Enfal 47. Ayet (8:47:0) سَب۪يلِ سبيل sebîli yolu- س ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Şımarıp böbürlenmek, insanlara gösteriş yapmak ve (halkı) Allah yolundan alıkoymak için yurtlarından çıkanlar (Mekke müşrikleri) gibi olmayın. Allah, onların yaptıklarını kuşatıcıdır.
5214 Enfal 47. Ayet (8:47:0) يَعْمَلُونَ يعملون ya’melûne onların bütün yaptıklarını ع م ل
Diyanet İşleri (Yeni) Şımarıp böbürlenmek, insanlara gösteriş yapmak ve (halkı) Allah yolundan alıkoymak için yurtlarından çıkanlar (Mekke müşrikleri) gibi olmayın. Allah, onların yaptıklarını kuşatıcıdır.
5215 Enfal 48. Ayet (8:48:0) وَاِذْ واذ ve iż O zaman إِذ
Diyanet İşleri (Yeni) Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, “Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım.” demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (şeytan), gerisingeriye dönüp, “Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler)[252] görüyorum. Ben Allah’tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır” demişti.
5216 Enfal 48. Ayet (8:48:0) لَهُمُ لهم lehumu onlara لَهُم
Diyanet İşleri (Yeni) Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, “Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım.” demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (şeytan), gerisingeriye dönüp, “Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler)[252] görüyorum. Ben Allah’tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır” demişti.
5217 Enfal 48. Ayet (8:48:0) لَا لا yoktur  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, “Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım.” demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (şeytan), gerisingeriye dönüp, “Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler)[252] görüyorum. Ben Allah’tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır” demişti.
5218 Enfal 48. Ayet (8:48:0) تَرَٓاءَتِ تراءت terâeti birbirini görünce ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, “Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım.” demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (şeytan), gerisingeriye dönüp, “Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler)[252] görüyorum. Ben Allah’tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır” demişti.
5219 Enfal 48. Ayet (8:48:0) الْفِئَتَانِ الفئتان l-fi-etâni iki topluluk ف أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, “Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım.” demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (şeytan), gerisingeriye dönüp, “Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler)[252] görüyorum. Ben Allah’tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır” demişti.
5220 Enfal 48. Ayet (8:48:0) نَكَصَ نكص nekesa (geriye) dönüp ن ك ص
Diyanet İşleri (Yeni) Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, “Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım.” demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (şeytan), gerisingeriye dönüp, “Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler)[252] görüyorum. Ben Allah’tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır” demişti.
5221 Enfal 48. Ayet (8:48:0) عَقِبَيْهِ عقبيه ‘akibeyhi iki ökçesi ع ق ب
Diyanet İşleri (Yeni) Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, “Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım.” demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (şeytan), gerisingeriye dönüp, “Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler)[252] görüyorum. Ben Allah’tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır” demişti.
5222 Enfal 48. Ayet (8:48:0) اَرٰى ارى erâ görüyorum ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, “Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım.” demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (şeytan), gerisingeriye dönüp, “Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler)[252] görüyorum. Ben Allah’tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır” demişti.
5223 Enfal 48. Ayet (8:48:0) تَرَوْنَ ترون teravne sizin görmediğinizi ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, “Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım.” demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (şeytan), gerisingeriye dönüp, “Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler)[252] görüyorum. Ben Allah’tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır” demişti.
5224 Enfal 48. Ayet (8:48:0) اَخَافُ اخاف eḣâfu korkarım خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, “Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım.” demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (şeytan), gerisingeriye dönüp, “Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler)[252] görüyorum. Ben Allah’tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır” demişti.
5225 Enfal 49. Ayet (8:49:0) اِذْ اذ o vakit إِذ
Diyanet İşleri (Yeni) Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunan kimseler, “Bunları dinleri aldatmış” diyorlardı. Hâlbuki kim Allah’a tevekkül ederse, hiç şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
5226 Enfal 49. Ayet (8:49:0) يَقُولُ يقول yekûlu diyorlardı ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunan kimseler, “Bunları dinleri aldatmış” diyorlardı. Hâlbuki kim Allah’a tevekkül ederse, hiç şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
5227 Enfal 49. Ayet (8:49:0) وَمَنْ ومن ve men oysa kim مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunan kimseler, “Bunları dinleri aldatmış” diyorlardı. Hâlbuki kim Allah’a tevekkül ederse, hiç şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
5228 Enfal 50. Ayet (8:50:0) تَرٰٓى ترى terâ görseydin ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Melekler, kâfirlerin yüzlerine ve artlarına vura vura ve “haydi tadın yangın azabını” diyerek canlarını alırken bir görseydin.
5229 Enfal 50. Ayet (8:50:0) كَفَرُواۙ كفروا keferû o inkar eden(leri) ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Melekler, kâfirlerin yüzlerine ve artlarına vura vura ve “haydi tadın yangın azabını” diyerek canlarını alırken bir görseydin.
5230 Enfal 50. Ayet (8:50:0) يَضْرِبُونَ يضربون yadribûne vuruyorlar ض ر ب
Diyanet İşleri (Yeni) Melekler, kâfirlerin yüzlerine ve artlarına vura vura ve “haydi tadın yangın azabını” diyerek canlarını alırken bir görseydin.
5231 Enfal 51. Ayet (8:51:0) قَدَّمَتْ قدمت kaddemet yapıp öne sürdüğü işler ق د م
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey kâfirler!) Bu, sizin ellerinizin önceden yaptığının karşılığıdır. Yoksa, Allah kullarına zulmedici değildir.
5232 Enfal 51. Ayet (8:51:0) وَاَنَّ وان ve enne yoksa şüphesiz  أَنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey kâfirler!) Bu, sizin ellerinizin önceden yaptığının karşılığıdır. Yoksa, Allah kullarına zulmedici değildir.
5233 Enfal 52. Ayet (8:52:0) قَبْلِهِمْۜ قبلهم kablihim onlardan öncekilerin ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Bunların durumu tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Allah’ın âyetlerini inkâr etmişler, Allah da kendilerini günahları sebebiyle hemen yakalamıştı. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, azabı çetin olandır.
5234 Enfal 52. Ayet (8:52:0) كَفَرُوا كفروا keferû (onlar da) inkar etmişlerdi ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Bunların durumu tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Allah’ın âyetlerini inkâr etmişler, Allah da kendilerini günahları sebebiyle hemen yakalamıştı. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, azabı çetin olandır.
5235 Enfal 52. Ayet (8:52:0) فَاَخَذَهُمُ فاخذهم fe-eḣażehumu onları yakalamıştı أ خ ذ
Diyanet İşleri (Yeni) Bunların durumu tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Allah’ın âyetlerini inkâr etmişler, Allah da kendilerini günahları sebebiyle hemen yakalamıştı. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, azabı çetin olandır.
5236 Enfal 53. Ayet (8:53:0) ذٰلِكَ ذلك żâlike bu böyledir ذَٰلِكَ
Diyanet İşleri (Yeni) Bunun sebebi şudur: Bir toplum kendilerinde bulunan (iyi davranışlar)ı değiştirmedikçe, Allah onlara verdiği bir nimeti değiştirmez ve şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
5237 Enfal 53. Ayet (8:53:0) اَنْعَمَهَا انعمها en’amehâ onları nimetlendirdiği ن ع م
Diyanet İşleri (Yeni) Bunun sebebi şudur: Bir toplum kendilerinde bulunan (iyi davranışlar)ı değiştirmedikçe, Allah onlara verdiği bir nimeti değiştirmez ve şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
5238 Enfal 54. Ayet (8:54:0) قَبْلِهِمْۜ قبلهم kablihim onlardan öncekilerin ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Bunların durumu, tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Onlar Rablerinin âyetlerini yalanlamışlar, biz de onları günahları sebebiyle helâk etmiştik ve Firavun ailesini de suda boğmuştuk. Hepsi de zalim kimselerdi.
5239 Enfal 54. Ayet (8:54:0) فَاَهْلَكْنَاهُمْ فاهلكناهم fe-ehleknâhum biz de onları mahvetmiştik ه ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) Bunların durumu, tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Onlar Rablerinin âyetlerini yalanlamışlar, biz de onları günahları sebebiyle helâk etmiştik ve Firavun ailesini de suda boğmuştuk. Hepsi de zalim kimselerdi.
5240 Enfal 54. Ayet (8:54:0) وَاَغْرَقْنَٓا واغرقنا ve aġraknâ ve boğmuştuk غ ر ق
Diyanet İşleri (Yeni) Bunların durumu, tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Onlar Rablerinin âyetlerini yalanlamışlar, biz de onları günahları sebebiyle helâk etmiştik ve Firavun ailesini de suda boğmuştuk. Hepsi de zalim kimselerdi.
5241 Enfal 55. Ayet (8:55:0) شَرَّ شر şerra en kötüsü ش ر ر
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz Allah katında, yeryüzünde yürüyen canlıların en kötüsü, inkâr edenlerdir. Artık onlar iman etmezler.
5242 Enfal 55. Ayet (8:55:0) عِنْدَ عند ‘inda göre ع ن د
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz Allah katında, yeryüzünde yürüyen canlıların en kötüsü, inkâr edenlerdir. Artık onlar iman etmezler.
5243 Enfal 55. Ayet (8:55:0) فَهُمْ فهم fehum artık onlar فَهُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz Allah katında, yeryüzünde yürüyen canlıların en kötüsü, inkâr edenlerdir. Artık onlar iman etmezler.
5244 Enfal 56. Ayet (8:56:0) ثُمَّ ثم śümme sonra  ثُمَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın, sonra da her defasında antlaşmalarını hiç çekinmeden bozan kimselerdir.
5245 Enfal 56. Ayet (8:56:0) يَنْقُضُونَ ينقضون yenkudûne bozarlar ن ق ض
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın, sonra da her defasında antlaşmalarını hiç çekinmeden bozan kimselerdir.
5246 Enfal 56. Ayet (8:56:0) وَهُمْ وهم ve hum ve onlar هُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın, sonra da her defasında antlaşmalarını hiç çekinmeden bozan kimselerdir.
5247 Enfal 57. Ayet (8:57:0) فَاِمَّا فاما fe-immâ bundan dolayı إِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer onları savaşta yakalarsan, bunlar(a vereceğin ceza) ile arkalarındakileri de dağıt ki ibret alsınlar.
5248 Enfal 57. Ayet (8:57:0) تَثْقَفَنَّهُمْ تثقفنهم teśkafennehum onları yakalarsan ث ق ف
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer onları savaşta yakalarsan, bunlar(a vereceğin ceza) ile arkalarındakileri de dağıt ki ibret alsınlar.
5249 Enfal 57. Ayet (8:57:0) بِهِمْ بهم bihim onları بِهِمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer onları savaşta yakalarsan, bunlar(a vereceğin ceza) ile arkalarındakileri de dağıt ki ibret alsınlar.