| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 5200 | Enfal 43. Ayet (8:43:0) | اِنَّهُ | انه | innehu | doğrusu O | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani Allah sana onları uykunda az gösteriyordu. Eğer sana onları çok gösterseydi elbette gevşerdiniz ve o iş hakkında birbirinizle çekişirdiniz. Fakat Allah (sizi bunlardan) kurtardı. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir. | |||||
| 5201 | Enfal 43. Ayet (8:43:0) | بِذَاتِ | بذات | biżâti | özünü | ذُو |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani Allah sana onları uykunda az gösteriyordu. Eğer sana onları çok gösterseydi elbette gevşerdiniz ve o iş hakkında birbirinizle çekişirdiniz. Fakat Allah (sizi bunlardan) kurtardı. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir. | |||||
| 5202 | Enfal 43. Ayet (8:43:0) | الصُّدُورِ | الصدور | ssudûr(i) | göğüslerin | ص د ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani Allah sana onları uykunda az gösteriyordu. Eğer sana onları çok gösterseydi elbette gevşerdiniz ve o iş hakkında birbirinizle çekişirdiniz. Fakat Allah (sizi bunlardan) kurtardı. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir. | |||||
| 5203 | Enfal 44. Ayet (8:44:0) | يُر۪يكُمُوهُمْ | يريكموهم | yurîkumûhum | onları gösteriyor | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani karşılaştığınız zaman onları gözlerinize az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu ki Allah, olacak bir işi gerçekleştirsin. Bütün işler Allah’a döndürülür. | |||||
| 5204 | Enfal 44. Ayet (8:44:0) | اَعْيُنِكُمْ | اعينكم | a’yunikum | sizin gözlerinize | ع ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani karşılaştığınız zaman onları gözlerinize az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu ki Allah, olacak bir işi gerçekleştirsin. Bütün işler Allah’a döndürülür. | |||||
| 5205 | Enfal 44. Ayet (8:44:0) | وَيُقَلِّلُكُمْ | ويقللكم | ve yukallilukum | ve sizi de azaltıyordu | ق ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani karşılaştığınız zaman onları gözlerinize az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu ki Allah, olacak bir işi gerçekleştirsin. Bütün işler Allah’a döndürülür. | |||||
| 5206 | Enfal 44. Ayet (8:44:0) | اَعْيُنِهِمْ | اعينهم | a’yunihim | onların gözlerinde | ع ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani karşılaştığınız zaman onları gözlerinize az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu ki Allah, olacak bir işi gerçekleştirsin. Bütün işler Allah’a döndürülür. | |||||
| 5207 | Enfal 44. Ayet (8:44:0) | تُرْجَعُ | ترجع | turce’u | döndürülecektir | ر ج ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani karşılaştığınız zaman onları gözlerinize az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu ki Allah, olacak bir işi gerçekleştirsin. Bütün işler Allah’a döndürülür. | |||||
| 5208 | Enfal 45. Ayet (8:45:0) | فِئَةً | فئة | fi-eten | bir toplulukla | ف أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! (Savaş için) bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah’ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz. | |||||
| 5209 | Enfal 45. Ayet (8:45:0) | كَث۪يرًا | كثيرا | keśîran | çok | ك ث ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! (Savaş için) bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah’ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz. | |||||
| 5210 | Enfal 46. Ayet (8:46:0) | فَتَفْشَلُوا | فتفشلوا | fe-tefşelû | yoksa korkuya kapılırsınız da | ف ش ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ve Resûl’üne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir. | |||||
| 5211 | Enfal 47. Ayet (8:47:0) | تَكُونُوا | تكونوا | tekûnû | olmayın | ك و ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şımarıp böbürlenmek, insanlara gösteriş yapmak ve (halkı) Allah yolundan alıkoymak için yurtlarından çıkanlar (Mekke müşrikleri) gibi olmayın. Allah, onların yaptıklarını kuşatıcıdır. | |||||
| 5212 | Enfal 47. Ayet (8:47:0) | وَرِئَٓاءَ | ورئاء | ve riâ-e | ve gösteriş yaparak | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şımarıp böbürlenmek, insanlara gösteriş yapmak ve (halkı) Allah yolundan alıkoymak için yurtlarından çıkanlar (Mekke müşrikleri) gibi olmayın. Allah, onların yaptıklarını kuşatıcıdır. | |||||
| 5213 | Enfal 47. Ayet (8:47:0) | سَب۪يلِ | سبيل | sebîli | yolu- | س ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şımarıp böbürlenmek, insanlara gösteriş yapmak ve (halkı) Allah yolundan alıkoymak için yurtlarından çıkanlar (Mekke müşrikleri) gibi olmayın. Allah, onların yaptıklarını kuşatıcıdır. | |||||
| 5214 | Enfal 47. Ayet (8:47:0) | يَعْمَلُونَ | يعملون | ya’melûne | onların bütün yaptıklarını | ع م ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şımarıp böbürlenmek, insanlara gösteriş yapmak ve (halkı) Allah yolundan alıkoymak için yurtlarından çıkanlar (Mekke müşrikleri) gibi olmayın. Allah, onların yaptıklarını kuşatıcıdır. | |||||
| 5215 | Enfal 48. Ayet (8:48:0) | وَاِذْ | واذ | ve iż | O zaman | إِذ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, “Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım.” demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (şeytan), gerisingeriye dönüp, “Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler)[252] görüyorum. Ben Allah’tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır” demişti. | |||||
| 5216 | Enfal 48. Ayet (8:48:0) | لَهُمُ | لهم | lehumu | onlara | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, “Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım.” demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (şeytan), gerisingeriye dönüp, “Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler)[252] görüyorum. Ben Allah’tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır” demişti. | |||||
| 5217 | Enfal 48. Ayet (8:48:0) | لَا | لا | lâ | yoktur | لَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, “Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım.” demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (şeytan), gerisingeriye dönüp, “Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler)[252] görüyorum. Ben Allah’tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır” demişti. | |||||
| 5218 | Enfal 48. Ayet (8:48:0) | تَرَٓاءَتِ | تراءت | terâeti | birbirini görünce | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, “Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım.” demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (şeytan), gerisingeriye dönüp, “Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler)[252] görüyorum. Ben Allah’tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır” demişti. | |||||
| 5219 | Enfal 48. Ayet (8:48:0) | الْفِئَتَانِ | الفئتان | l-fi-etâni | iki topluluk | ف أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, “Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım.” demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (şeytan), gerisingeriye dönüp, “Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler)[252] görüyorum. Ben Allah’tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır” demişti. | |||||
| 5220 | Enfal 48. Ayet (8:48:0) | نَكَصَ | نكص | nekesa | (geriye) dönüp | ن ك ص |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, “Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım.” demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (şeytan), gerisingeriye dönüp, “Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler)[252] görüyorum. Ben Allah’tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır” demişti. | |||||
| 5221 | Enfal 48. Ayet (8:48:0) | عَقِبَيْهِ | عقبيه | ‘akibeyhi | iki ökçesi | ع ق ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, “Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım.” demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (şeytan), gerisingeriye dönüp, “Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler)[252] görüyorum. Ben Allah’tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır” demişti. | |||||
| 5222 | Enfal 48. Ayet (8:48:0) | اَرٰى | ارى | erâ | görüyorum | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, “Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım.” demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (şeytan), gerisingeriye dönüp, “Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler)[252] görüyorum. Ben Allah’tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır” demişti. | |||||
| 5223 | Enfal 48. Ayet (8:48:0) | تَرَوْنَ | ترون | teravne | sizin görmediğinizi | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, “Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım.” demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (şeytan), gerisingeriye dönüp, “Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler)[252] görüyorum. Ben Allah’tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır” demişti. | |||||
| 5224 | Enfal 48. Ayet (8:48:0) | اَخَافُ | اخاف | eḣâfu | korkarım | خ و ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, “Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım.” demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (şeytan), gerisingeriye dönüp, “Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler)[252] görüyorum. Ben Allah’tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır” demişti. | |||||
| 5225 | Enfal 49. Ayet (8:49:0) | اِذْ | اذ | iż | o vakit | إِذ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunan kimseler, “Bunları dinleri aldatmış” diyorlardı. Hâlbuki kim Allah’a tevekkül ederse, hiç şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 5226 | Enfal 49. Ayet (8:49:0) | يَقُولُ | يقول | yekûlu | diyorlardı | ق و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunan kimseler, “Bunları dinleri aldatmış” diyorlardı. Hâlbuki kim Allah’a tevekkül ederse, hiç şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 5227 | Enfal 49. Ayet (8:49:0) | وَمَنْ | ومن | ve men | oysa kim | مَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunan kimseler, “Bunları dinleri aldatmış” diyorlardı. Hâlbuki kim Allah’a tevekkül ederse, hiç şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 5228 | Enfal 50. Ayet (8:50:0) | تَرٰٓى | ترى | terâ | görseydin | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Melekler, kâfirlerin yüzlerine ve artlarına vura vura ve “haydi tadın yangın azabını” diyerek canlarını alırken bir görseydin. | |||||
| 5229 | Enfal 50. Ayet (8:50:0) | كَفَرُواۙ | كفروا | keferû | o inkar eden(leri) | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Melekler, kâfirlerin yüzlerine ve artlarına vura vura ve “haydi tadın yangın azabını” diyerek canlarını alırken bir görseydin. | |||||
| 5230 | Enfal 50. Ayet (8:50:0) | يَضْرِبُونَ | يضربون | yadribûne | vuruyorlar | ض ر ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Melekler, kâfirlerin yüzlerine ve artlarına vura vura ve “haydi tadın yangın azabını” diyerek canlarını alırken bir görseydin. | |||||
| 5231 | Enfal 51. Ayet (8:51:0) | قَدَّمَتْ | قدمت | kaddemet | yapıp öne sürdüğü işler | ق د م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey kâfirler!) Bu, sizin ellerinizin önceden yaptığının karşılığıdır. Yoksa, Allah kullarına zulmedici değildir. | |||||
| 5232 | Enfal 51. Ayet (8:51:0) | وَاَنَّ | وان | ve enne | yoksa şüphesiz | أَنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey kâfirler!) Bu, sizin ellerinizin önceden yaptığının karşılığıdır. Yoksa, Allah kullarına zulmedici değildir. | |||||
| 5233 | Enfal 52. Ayet (8:52:0) | قَبْلِهِمْۜ | قبلهم | kablihim | onlardan öncekilerin | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunların durumu tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Allah’ın âyetlerini inkâr etmişler, Allah da kendilerini günahları sebebiyle hemen yakalamıştı. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, azabı çetin olandır. | |||||
| 5234 | Enfal 52. Ayet (8:52:0) | كَفَرُوا | كفروا | keferû | (onlar da) inkar etmişlerdi | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunların durumu tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Allah’ın âyetlerini inkâr etmişler, Allah da kendilerini günahları sebebiyle hemen yakalamıştı. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, azabı çetin olandır. | |||||
| 5235 | Enfal 52. Ayet (8:52:0) | فَاَخَذَهُمُ | فاخذهم | fe-eḣażehumu | onları yakalamıştı | أ خ ذ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunların durumu tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Allah’ın âyetlerini inkâr etmişler, Allah da kendilerini günahları sebebiyle hemen yakalamıştı. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, azabı çetin olandır. | |||||
| 5236 | Enfal 53. Ayet (8:53:0) | ذٰلِكَ | ذلك | żâlike | bu böyledir | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunun sebebi şudur: Bir toplum kendilerinde bulunan (iyi davranışlar)ı değiştirmedikçe, Allah onlara verdiği bir nimeti değiştirmez ve şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. | |||||
| 5237 | Enfal 53. Ayet (8:53:0) | اَنْعَمَهَا | انعمها | en’amehâ | onları nimetlendirdiği | ن ع م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunun sebebi şudur: Bir toplum kendilerinde bulunan (iyi davranışlar)ı değiştirmedikçe, Allah onlara verdiği bir nimeti değiştirmez ve şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. | |||||
| 5238 | Enfal 54. Ayet (8:54:0) | قَبْلِهِمْۜ | قبلهم | kablihim | onlardan öncekilerin | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunların durumu, tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Onlar Rablerinin âyetlerini yalanlamışlar, biz de onları günahları sebebiyle helâk etmiştik ve Firavun ailesini de suda boğmuştuk. Hepsi de zalim kimselerdi. | |||||
| 5239 | Enfal 54. Ayet (8:54:0) | فَاَهْلَكْنَاهُمْ | فاهلكناهم | fe-ehleknâhum | biz de onları mahvetmiştik | ه ل ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunların durumu, tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Onlar Rablerinin âyetlerini yalanlamışlar, biz de onları günahları sebebiyle helâk etmiştik ve Firavun ailesini de suda boğmuştuk. Hepsi de zalim kimselerdi. | |||||
| 5240 | Enfal 54. Ayet (8:54:0) | وَاَغْرَقْنَٓا | واغرقنا | ve aġraknâ | ve boğmuştuk | غ ر ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunların durumu, tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Onlar Rablerinin âyetlerini yalanlamışlar, biz de onları günahları sebebiyle helâk etmiştik ve Firavun ailesini de suda boğmuştuk. Hepsi de zalim kimselerdi. | |||||
| 5241 | Enfal 55. Ayet (8:55:0) | شَرَّ | شر | şerra | en kötüsü | ش ر ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz Allah katında, yeryüzünde yürüyen canlıların en kötüsü, inkâr edenlerdir. Artık onlar iman etmezler. | |||||
| 5242 | Enfal 55. Ayet (8:55:0) | عِنْدَ | عند | ‘inda | göre | ع ن د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz Allah katında, yeryüzünde yürüyen canlıların en kötüsü, inkâr edenlerdir. Artık onlar iman etmezler. | |||||
| 5243 | Enfal 55. Ayet (8:55:0) | فَهُمْ | فهم | fehum | artık onlar | فَهُمْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz Allah katında, yeryüzünde yürüyen canlıların en kötüsü, inkâr edenlerdir. Artık onlar iman etmezler. | |||||
| 5244 | Enfal 56. Ayet (8:56:0) | ثُمَّ | ثم | śümme | sonra | ثُمَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın, sonra da her defasında antlaşmalarını hiç çekinmeden bozan kimselerdir. | |||||
| 5245 | Enfal 56. Ayet (8:56:0) | يَنْقُضُونَ | ينقضون | yenkudûne | bozarlar | ن ق ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın, sonra da her defasında antlaşmalarını hiç çekinmeden bozan kimselerdir. | |||||
| 5246 | Enfal 56. Ayet (8:56:0) | وَهُمْ | وهم | ve hum | ve onlar | هُمْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın, sonra da her defasında antlaşmalarını hiç çekinmeden bozan kimselerdir. | |||||
| 5247 | Enfal 57. Ayet (8:57:0) | فَاِمَّا | فاما | fe-immâ | bundan dolayı | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer onları savaşta yakalarsan, bunlar(a vereceğin ceza) ile arkalarındakileri de dağıt ki ibret alsınlar. | |||||
| 5248 | Enfal 57. Ayet (8:57:0) | تَثْقَفَنَّهُمْ | تثقفنهم | teśkafennehum | onları yakalarsan | ث ق ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer onları savaşta yakalarsan, bunlar(a vereceğin ceza) ile arkalarındakileri de dağıt ki ibret alsınlar. | |||||
| 5249 | Enfal 57. Ayet (8:57:0) | بِهِمْ | بهم | bihim | onları | بِهِمْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer onları savaşta yakalarsan, bunlar(a vereceğin ceza) ile arkalarındakileri de dağıt ki ibret alsınlar. | |||||