"o" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 18311 sonuç bulundu.
6750 - 6800 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
6750 Yusuf 12. Ayet (12:12:7) لَهُ له lehu onu لَهُ
Diyanet İşleri (Yeni) “Yarın onu bizimle beraber gönder de gezip oynasın. Şüphesiz biz onu koruruz.”
6751 Yusuf 12. Ayet (12:12:8) لَحَافِظُونَ لحافظون le-hâfizûn(e) koruruz ح ف ظ
Diyanet İşleri (Yeni) “Yarın onu bizimle beraber gönder de gezip oynasın. Şüphesiz biz onu koruruz.”
6752 Yusuf 13. Ayet (12:13:5) تَذْهَبُوا تذهبوا teżhebû götürmeniz ذ ه ب
Diyanet İşleri (Yeni) Babaları, “Doğrusu onu götürmeniz beni üzer, siz ondan habersiz iken onu kurt yer, diye korkuyorum.”
6753 Yusuf 13. Ayet (12:13:6) بِه۪ به bihi onu بِه۪
Diyanet İşleri (Yeni) Babaları, “Doğrusu onu götürmeniz beni üzer, siz ondan habersiz iken onu kurt yer, diye korkuyorum.”
6754 Yusuf 13. Ayet (12:13:7) وَاَخَافُ واخاف ve eḣâfu ve korkarım خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) Babaları, “Doğrusu onu götürmeniz beni üzer, siz ondan habersiz iken onu kurt yer, diye korkuyorum.”
6755 Yusuf 13. Ayet (12:13:9) يَأْكُلَهُ يأكله ye/kulehu onu yer أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) Babaları, “Doğrusu onu götürmeniz beni üzer, siz ondan habersiz iken onu kurt yer, diye korkuyorum.”
6756 Yusuf 13. Ayet (12:13:12) عَنْهُ عنه ‘anhu ondan عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Babaları, “Doğrusu onu götürmeniz beni üzer, siz ondan habersiz iken onu kurt yer, diye korkuyorum.”
6757 Yusuf 13. Ayet (12:13:13) غَافِلُونَ غافلون ġâfilûn(e) haberiniz yokken غ ف ل
Diyanet İşleri (Yeni) Babaları, “Doğrusu onu götürmeniz beni üzer, siz ondan habersiz iken onu kurt yer, diye korkuyorum.”
6758 Yusuf 14. Ayet (12:14:2) لَئِنْ لئن le-in andolsun إِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar da, “Andolsun biz kuvvetli bir topluluk iken onu kurt yerse (o takdirde) biz gerçekten hüsrana uğramış oluruz” dediler.
6759 Yusuf 14. Ayet (12:14:3) اَكَلَهُ اكله ekelehu onu yerse أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar da, “Andolsun biz kuvvetli bir topluluk iken onu kurt yerse (o takdirde) biz gerçekten hüsrana uğramış oluruz” dediler.
6760 Yusuf 14. Ayet (12:14:5) وَنَحْنُ ونحن ve nahnu biz (olduğumuz halde) نَحْنُ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar da, “Andolsun biz kuvvetli bir topluluk iken onu kurt yerse (o takdirde) biz gerçekten hüsrana uğramış oluruz” dediler.
6761 Yusuf 14. Ayet (12:14:6) عُصْبَةٌ عصبة ‘usbetun bir topluluk ع ص ب
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar da, “Andolsun biz kuvvetli bir topluluk iken onu kurt yerse (o takdirde) biz gerçekten hüsrana uğramış oluruz” dediler.
6762 Yusuf 14. Ayet (12:14:8) اِذًا اذا iżen o zaman إِذًا
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar da, “Andolsun biz kuvvetli bir topluluk iken onu kurt yerse (o takdirde) biz gerçekten hüsrana uğramış oluruz” dediler.
6763 Yusuf 15. Ayet (12:15:2) ذَهَبُوا ذهبوا żehebû götürdüler ذ ه ب
Diyanet İşleri (Yeni) Yûsuf’u götürüp kuyunun dibine bırakmaya karar verdikleri zaman biz de ona, “Andolsun, (senin Yûsuf olduğunun) farkında değillerken onların bu işlerini sen kendilerine haber vereceksin” diye vahyettik.
6764 Yusuf 15. Ayet (12:15:3) بِه۪ به bihi onu بِه۪
Diyanet İşleri (Yeni) Yûsuf’u götürüp kuyunun dibine bırakmaya karar verdikleri zaman biz de ona, “Andolsun, (senin Yûsuf olduğunun) farkında değillerken onların bu işlerini sen kendilerine haber vereceksin” diye vahyettik.
6765 Yusuf 15. Ayet (12:15:11) اِلَيْهِ اليه ileyhi O'na إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Yûsuf’u götürüp kuyunun dibine bırakmaya karar verdikleri zaman biz de ona, “Andolsun, (senin Yûsuf olduğunun) farkında değillerken onların bu işlerini sen kendilerine haber vereceksin” diye vahyettik.
6766 Yusuf 15. Ayet (12:15:12) لَتُنَبِّئَنَّهُمْ لتنبئنهم letunebi-ennehum andolsun haber vereceksin ن ب أ
Diyanet İşleri (Yeni) Yûsuf’u götürüp kuyunun dibine bırakmaya karar verdikleri zaman biz de ona, “Andolsun, (senin Yûsuf olduğunun) farkında değillerken onların bu işlerini sen kendilerine haber vereceksin” diye vahyettik.
6767 Yusuf 15. Ayet (12:15:13) بِاَمْرِهِمْ بامرهم bi-emrihim onların işlerini أ م ر
Diyanet İşleri (Yeni) Yûsuf’u götürüp kuyunun dibine bırakmaya karar verdikleri zaman biz de ona, “Andolsun, (senin Yûsuf olduğunun) farkında değillerken onların bu işlerini sen kendilerine haber vereceksin” diye vahyettik.
6768 Yusuf 15. Ayet (12:15:15) وَهُمْ وهم ve hum ve onlar هُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Yûsuf’u götürüp kuyunun dibine bırakmaya karar verdikleri zaman biz de ona, “Andolsun, (senin Yûsuf olduğunun) farkında değillerken onların bu işlerini sen kendilerine haber vereceksin” diye vahyettik.
6769 Yusuf 17. Ayet (12:17:6) نَسْتَبِقُ نستبق nestebiku yarışıyorduk س ب ق
Diyanet İşleri (Yeni) “Ey babamız! Biz yarışa girmiştik. Yûsuf’u da eşyamızın yanında bırakmıştık. (Bir de ne görelim) onu kurt yemiş. Her ne kadar doğru söylesek de sen bize inanmazsın” dediler.
6770 Yusuf 17. Ayet (12:17:11) فَاَكَلَهُ فاكله fe-ekelehu onu yemiş أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) “Ey babamız! Biz yarışa girmiştik. Yûsuf’u da eşyamızın yanında bırakmıştık. (Bir de ne görelim) onu kurt yemiş. Her ne kadar doğru söylesek de sen bize inanmazsın” dediler.
6771 Yusuf 17. Ayet (12:17:18) كُنَّا كنا kunnâ (söylesek de) ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) “Ey babamız! Biz yarışa girmiştik. Yûsuf’u da eşyamızın yanında bırakmıştık. (Bir de ne görelim) onu kurt yemiş. Her ne kadar doğru söylesek de sen bize inanmazsın” dediler.
6772 Yusuf 17. Ayet (12:17:19) صَادِق۪ينَ صادقين sâdikîn(e) dosdoğru ص د ق
Diyanet İşleri (Yeni) “Ey babamız! Biz yarışa girmiştik. Yûsuf’u da eşyamızın yanında bırakmıştık. (Bir de ne görelim) onu kurt yemiş. Her ne kadar doğru söylesek de sen bize inanmazsın” dediler.
6773 Yusuf 18. Ayet (12:18:3) قَم۪يصِه۪ قميصه kamîsihi gömleğinin ق م ص
Diyanet İşleri (Yeni) Bir de üzerine, sahte bir kan bulaştırılmış gömleğini getirdiler. Yakub dedi ki: “Hayır! Nefisleriniz sizi aldatıp böyle bir işe sürükledi. Artık bana düşen, güzel bir sabırdır. Anlattıklarınıza karşı yardımı istenilecek de ancak Allah’tır.”
6774 Yusuf 19. Ayet (12:19:3) فَاَرْسَلُوا فارسلوا fe-erselû gönderdiler ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) Bir kervan gelmiş, sucularını suya göndermişlerdi. Sucu kovasını kuyuya salınca, “Müjde! Müjde! İşte bir oğlan!” dedi. Onu alıp bir ticaret malı olarak sakladılar. Oysa Allah, onların yaptıklarını biliyordu.
6775 Yusuf 19. Ayet (12:19:6) دَلْوَهُۜ دلوه delveh(u) kovasını د ل و
Diyanet İşleri (Yeni) Bir kervan gelmiş, sucularını suya göndermişlerdi. Sucu kovasını kuyuya salınca, “Müjde! Müjde! İşte bir oğlan!” dedi. Onu alıp bir ticaret malı olarak sakladılar. Oysa Allah, onların yaptıklarını biliyordu.
6776 Yusuf 19. Ayet (12:19:11) غُلَامٌۜ غلام ġulâm(un) bir oğlan! غ ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Bir kervan gelmiş, sucularını suya göndermişlerdi. Sucu kovasını kuyuya salınca, “Müjde! Müjde! İşte bir oğlan!” dedi. Onu alıp bir ticaret malı olarak sakladılar. Oysa Allah, onların yaptıklarını biliyordu.
6777 Yusuf 19. Ayet (12:19:12) وَاَسَرُّوهُ واسروه ve eserrûhu ve onu sakladılar س ر ر
Diyanet İşleri (Yeni) Bir kervan gelmiş, sucularını suya göndermişlerdi. Sucu kovasını kuyuya salınca, “Müjde! Müjde! İşte bir oğlan!” dedi. Onu alıp bir ticaret malı olarak sakladılar. Oysa Allah, onların yaptıklarını biliyordu.
6778 Yusuf 19. Ayet (12:19:15) عَل۪يمٌ عليم ‘alîmun biliyordu ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Bir kervan gelmiş, sucularını suya göndermişlerdi. Sucu kovasını kuyuya salınca, “Müjde! Müjde! İşte bir oğlan!” dedi. Onu alıp bir ticaret malı olarak sakladılar. Oysa Allah, onların yaptıklarını biliyordu.
6779 Yusuf 19. Ayet (12:19:17) يَعْمَلُونَ يعملون ya’melûn(e) onların yaptıkları ع م ل
Diyanet İşleri (Yeni) Bir kervan gelmiş, sucularını suya göndermişlerdi. Sucu kovasını kuyuya salınca, “Müjde! Müjde! İşte bir oğlan!” dedi. Onu alıp bir ticaret malı olarak sakladılar. Oysa Allah, onların yaptıklarını biliyordu.
6780 Yusuf 20. Ayet (12:20:1) وَشَرَوْهُ وشروه ve şeravhu ve onu sattılar ش ر ي
Diyanet İşleri (Yeni) Onu ucuz bir fiyata, birkaç dirheme sattılar. Zaten ona değer vermiyorlardı.[284]
6781 Yusuf 20. Ayet (12:20:7) ف۪يهِ فيه fîhi ona karşı فِي
Diyanet İşleri (Yeni) Onu ucuz bir fiyata, birkaç dirheme sattılar. Zaten ona değer vermiyorlardı.[284]
6782 Yusuf 21. Ayet (12:21:3) اشْتَرٰيهُ اشتريه şterâhu onu satın alan ش ر ي
Diyanet İşleri (Yeni) Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: “Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz.” İşte böylece biz Yûsuf’u o yere (Mısır’a) yerleştirdik ve ona (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık. Allah, işinde galiptir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
6783 Yusuf 21. Ayet (12:21:7) اَكْرِم۪ي اكرمي ekrimî ona kıymet ver ك ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: “Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz.” İşte böylece biz Yûsuf’u o yere (Mısır’a) yerleştirdik ve ona (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık. Allah, işinde galiptir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
6784 Yusuf 21. Ayet (12:21:11) يَنْفَعَنَٓا ينفعنا yenfe’anâ bize yararı dokunur ن ف ع
Diyanet İşleri (Yeni) Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: “Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz.” İşte böylece biz Yûsuf’u o yere (Mısır’a) yerleştirdik ve ona (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık. Allah, işinde galiptir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
6785 Yusuf 21. Ayet (12:21:13) نَتَّخِذَهُ نتخذه netteḣiżehu onu ediniriz أ خ ذ
Diyanet İşleri (Yeni) Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: “Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz.” İşte böylece biz Yûsuf’u o yere (Mısır’a) yerleştirdik ve ona (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık. Allah, işinde galiptir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
6786 Yusuf 21. Ayet (12:21:15) وَكَذٰلِكَ وكذلك ve keżâlike ve böylece ذَٰلِكَ
Diyanet İşleri (Yeni) Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: “Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz.” İşte böylece biz Yûsuf’u o yere (Mısır’a) yerleştirdik ve ona (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık. Allah, işinde galiptir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
6787 Yusuf 21. Ayet (12:21:19) الْاَرْضِۘ الارض l-ardi o yerde أ ر ض
Diyanet İşleri (Yeni) Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: “Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz.” İşte böylece biz Yûsuf’u o yere (Mısır’a) yerleştirdik ve ona (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık. Allah, işinde galiptir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
6788 Yusuf 21. Ayet (12:21:20) وَلِنُعَلِّمَهُ ولنعلمه ve linu’allimehu ve ona öğrettik ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: “Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz.” İşte böylece biz Yûsuf’u o yere (Mısır’a) yerleştirdik ve ona (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık. Allah, işinde galiptir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
6789 Yusuf 21. Ayet (12:21:22) تَأْو۪يلِ تأويل te/vîli yorumunu أ و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: “Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz.” İşte böylece biz Yûsuf’u o yere (Mısır’a) yerleştirdik ve ona (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık. Allah, işinde galiptir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
6790 Yusuf 21. Ayet (12:21:25) غَالِبٌ غالب ġâlibun galip olandır غ ل ب
Diyanet İşleri (Yeni) Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: “Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz.” İşte böylece biz Yûsuf’u o yere (Mısır’a) yerleştirdik ve ona (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık. Allah, işinde galiptir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
6791 Yusuf 21. Ayet (12:21:29) اَكْثَرَ اكثر ekśera çoğu ك ث ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: “Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz.” İşte böylece biz Yûsuf’u o yere (Mısır’a) yerleştirdik ve ona (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık. Allah, işinde galiptir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
6792 Yusuf 22. Ayet (12:22:4) اٰتَيْنَاهُ اتيناه âteynâhu ona verdik أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) Olgunluk çağına erişince, ona hikmet ve ilim verdik. İşte biz, iyi davrananları böyle mükâfatlandırırız.
6793 Yusuf 22. Ayet (12:22:7) وَكَذٰلِكَ وكذلك ve keżâlike işte böyle ذَٰلِكَ
Diyanet İşleri (Yeni) Olgunluk çağına erişince, ona hikmet ve ilim verdik. İşte biz, iyi davrananları böyle mükâfatlandırırız.
6794 Yusuf 23. Ayet (12:23:3) هُوَ هو huve o (Yusuf) هُوَ
Diyanet İşleri (Yeni) Evinde bulunduğu kadın (gönlünü ona kaptırıp) ondan arzuladığı şeyi elde etmek istedi ve kapıları kilitleyerek, “Haydi gelsene!” dedi. O ise, “Allah’a sığınırım, çünkü o (kocan) benim efendimdir, bana iyi baktı. Şüphesiz zalimler kurtuluşa eremezler” dedi.
6795 Yusuf 23. Ayet (12:23:5) بَيْتِهَا بيتها beytihâ onun evinde iken ب ي ت
Diyanet İşleri (Yeni) Evinde bulunduğu kadın (gönlünü ona kaptırıp) ondan arzuladığı şeyi elde etmek istedi ve kapıları kilitleyerek, “Haydi gelsene!” dedi. O ise, “Allah’a sığınırım, çünkü o (kocan) benim efendimdir, bana iyi baktı. Şüphesiz zalimler kurtuluşa eremezler” dedi.
6796 Yusuf 23. Ayet (12:23:7) نَفْسِه۪ نفسه nefsihi onun nefsinden ن ف س
Diyanet İşleri (Yeni) Evinde bulunduğu kadın (gönlünü ona kaptırıp) ondan arzuladığı şeyi elde etmek istedi ve kapıları kilitleyerek, “Haydi gelsene!” dedi. O ise, “Allah’a sığınırım, çünkü o (kocan) benim efendimdir, bana iyi baktı. Şüphesiz zalimler kurtuluşa eremezler” dedi.
6797 Yusuf 23. Ayet (12:23:22) يُفْلِحُ يفلح yuflihu iflah olmaz ف ل ح
Diyanet İşleri (Yeni) Evinde bulunduğu kadın (gönlünü ona kaptırıp) ondan arzuladığı şeyi elde etmek istedi ve kapıları kilitleyerek, “Haydi gelsene!” dedi. O ise, “Allah’a sığınırım, çünkü o (kocan) benim efendimdir, bana iyi baktı. Şüphesiz zalimler kurtuluşa eremezler” dedi.
6798 Yusuf 24. Ayet (12:24:1) وَلَقَدْ ولقد ve lekad andolsun قَدْ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, kadın ona (göz koyup) istek duymuştu. Eğer Rabbinin delilini görmemiş olsaydı, Yûsuf da ona istek duyacaktı. Biz, ondan kötülüğü ve fuhşu uzaklaştırmak için işte böyle yaptık. Çünkü o, ihlâsa erdirilmiş kullarımızdandı.
6799 Yusuf 24. Ayet (12:24:3) بِه۪ۗ به bih(i) onu بِه۪
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, kadın ona (göz koyup) istek duymuştu. Eğer Rabbinin delilini görmemiş olsaydı, Yûsuf da ona istek duyacaktı. Biz, ondan kötülüğü ve fuhşu uzaklaştırmak için işte böyle yaptık. Çünkü o, ihlâsa erdirilmiş kullarımızdandı.