| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 6750 | Yusuf 12. Ayet (12:12:7) | لَهُ | له | lehu | onu | لَهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Yarın onu bizimle beraber gönder de gezip oynasın. Şüphesiz biz onu koruruz.” | |||||
| 6751 | Yusuf 12. Ayet (12:12:8) | لَحَافِظُونَ | لحافظون | le-hâfizûn(e) | koruruz | ح ف ظ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Yarın onu bizimle beraber gönder de gezip oynasın. Şüphesiz biz onu koruruz.” | |||||
| 6752 | Yusuf 13. Ayet (12:13:5) | تَذْهَبُوا | تذهبوا | teżhebû | götürmeniz | ذ ه ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Babaları, “Doğrusu onu götürmeniz beni üzer, siz ondan habersiz iken onu kurt yer, diye korkuyorum.” | |||||
| 6753 | Yusuf 13. Ayet (12:13:6) | بِه۪ | به | bihi | onu | بِه۪ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Babaları, “Doğrusu onu götürmeniz beni üzer, siz ondan habersiz iken onu kurt yer, diye korkuyorum.” | |||||
| 6754 | Yusuf 13. Ayet (12:13:7) | وَاَخَافُ | واخاف | ve eḣâfu | ve korkarım | خ و ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Babaları, “Doğrusu onu götürmeniz beni üzer, siz ondan habersiz iken onu kurt yer, diye korkuyorum.” | |||||
| 6755 | Yusuf 13. Ayet (12:13:9) | يَأْكُلَهُ | يأكله | ye/kulehu | onu yer | أ ك ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Babaları, “Doğrusu onu götürmeniz beni üzer, siz ondan habersiz iken onu kurt yer, diye korkuyorum.” | |||||
| 6756 | Yusuf 13. Ayet (12:13:12) | عَنْهُ | عنه | ‘anhu | ondan | عَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Babaları, “Doğrusu onu götürmeniz beni üzer, siz ondan habersiz iken onu kurt yer, diye korkuyorum.” | |||||
| 6757 | Yusuf 13. Ayet (12:13:13) | غَافِلُونَ | غافلون | ġâfilûn(e) | haberiniz yokken | غ ف ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Babaları, “Doğrusu onu götürmeniz beni üzer, siz ondan habersiz iken onu kurt yer, diye korkuyorum.” | |||||
| 6758 | Yusuf 14. Ayet (12:14:2) | لَئِنْ | لئن | le-in | andolsun | إِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar da, “Andolsun biz kuvvetli bir topluluk iken onu kurt yerse (o takdirde) biz gerçekten hüsrana uğramış oluruz” dediler. | |||||
| 6759 | Yusuf 14. Ayet (12:14:3) | اَكَلَهُ | اكله | ekelehu | onu yerse | أ ك ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar da, “Andolsun biz kuvvetli bir topluluk iken onu kurt yerse (o takdirde) biz gerçekten hüsrana uğramış oluruz” dediler. | |||||
| 6760 | Yusuf 14. Ayet (12:14:5) | وَنَحْنُ | ونحن | ve nahnu | biz (olduğumuz halde) | نَحْنُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar da, “Andolsun biz kuvvetli bir topluluk iken onu kurt yerse (o takdirde) biz gerçekten hüsrana uğramış oluruz” dediler. | |||||
| 6761 | Yusuf 14. Ayet (12:14:6) | عُصْبَةٌ | عصبة | ‘usbetun | bir topluluk | ع ص ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar da, “Andolsun biz kuvvetli bir topluluk iken onu kurt yerse (o takdirde) biz gerçekten hüsrana uğramış oluruz” dediler. | |||||
| 6762 | Yusuf 14. Ayet (12:14:8) | اِذًا | اذا | iżen | o zaman | إِذًا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar da, “Andolsun biz kuvvetli bir topluluk iken onu kurt yerse (o takdirde) biz gerçekten hüsrana uğramış oluruz” dediler. | |||||
| 6763 | Yusuf 15. Ayet (12:15:2) | ذَهَبُوا | ذهبوا | żehebû | götürdüler | ذ ه ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yûsuf’u götürüp kuyunun dibine bırakmaya karar verdikleri zaman biz de ona, “Andolsun, (senin Yûsuf olduğunun) farkında değillerken onların bu işlerini sen kendilerine haber vereceksin” diye vahyettik. | |||||
| 6764 | Yusuf 15. Ayet (12:15:3) | بِه۪ | به | bihi | onu | بِه۪ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yûsuf’u götürüp kuyunun dibine bırakmaya karar verdikleri zaman biz de ona, “Andolsun, (senin Yûsuf olduğunun) farkında değillerken onların bu işlerini sen kendilerine haber vereceksin” diye vahyettik. | |||||
| 6765 | Yusuf 15. Ayet (12:15:11) | اِلَيْهِ | اليه | ileyhi | O'na | إِلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yûsuf’u götürüp kuyunun dibine bırakmaya karar verdikleri zaman biz de ona, “Andolsun, (senin Yûsuf olduğunun) farkında değillerken onların bu işlerini sen kendilerine haber vereceksin” diye vahyettik. | |||||
| 6766 | Yusuf 15. Ayet (12:15:12) | لَتُنَبِّئَنَّهُمْ | لتنبئنهم | letunebi-ennehum | andolsun haber vereceksin | ن ب أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yûsuf’u götürüp kuyunun dibine bırakmaya karar verdikleri zaman biz de ona, “Andolsun, (senin Yûsuf olduğunun) farkında değillerken onların bu işlerini sen kendilerine haber vereceksin” diye vahyettik. | |||||
| 6767 | Yusuf 15. Ayet (12:15:13) | بِاَمْرِهِمْ | بامرهم | bi-emrihim | onların işlerini | أ م ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yûsuf’u götürüp kuyunun dibine bırakmaya karar verdikleri zaman biz de ona, “Andolsun, (senin Yûsuf olduğunun) farkında değillerken onların bu işlerini sen kendilerine haber vereceksin” diye vahyettik. | |||||
| 6768 | Yusuf 15. Ayet (12:15:15) | وَهُمْ | وهم | ve hum | ve onlar | هُمْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yûsuf’u götürüp kuyunun dibine bırakmaya karar verdikleri zaman biz de ona, “Andolsun, (senin Yûsuf olduğunun) farkında değillerken onların bu işlerini sen kendilerine haber vereceksin” diye vahyettik. | |||||
| 6769 | Yusuf 17. Ayet (12:17:6) | نَسْتَبِقُ | نستبق | nestebiku | yarışıyorduk | س ب ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Ey babamız! Biz yarışa girmiştik. Yûsuf’u da eşyamızın yanında bırakmıştık. (Bir de ne görelim) onu kurt yemiş. Her ne kadar doğru söylesek de sen bize inanmazsın” dediler. | |||||
| 6770 | Yusuf 17. Ayet (12:17:11) | فَاَكَلَهُ | فاكله | fe-ekelehu | onu yemiş | أ ك ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Ey babamız! Biz yarışa girmiştik. Yûsuf’u da eşyamızın yanında bırakmıştık. (Bir de ne görelim) onu kurt yemiş. Her ne kadar doğru söylesek de sen bize inanmazsın” dediler. | |||||
| 6771 | Yusuf 17. Ayet (12:17:18) | كُنَّا | كنا | kunnâ | (söylesek de) | ك و ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Ey babamız! Biz yarışa girmiştik. Yûsuf’u da eşyamızın yanında bırakmıştık. (Bir de ne görelim) onu kurt yemiş. Her ne kadar doğru söylesek de sen bize inanmazsın” dediler. | |||||
| 6772 | Yusuf 17. Ayet (12:17:19) | صَادِق۪ينَ | صادقين | sâdikîn(e) | dosdoğru | ص د ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Ey babamız! Biz yarışa girmiştik. Yûsuf’u da eşyamızın yanında bırakmıştık. (Bir de ne görelim) onu kurt yemiş. Her ne kadar doğru söylesek de sen bize inanmazsın” dediler. | |||||
| 6773 | Yusuf 18. Ayet (12:18:3) | قَم۪يصِه۪ | قميصه | kamîsihi | gömleğinin | ق م ص |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bir de üzerine, sahte bir kan bulaştırılmış gömleğini getirdiler. Yakub dedi ki: “Hayır! Nefisleriniz sizi aldatıp böyle bir işe sürükledi. Artık bana düşen, güzel bir sabırdır. Anlattıklarınıza karşı yardımı istenilecek de ancak Allah’tır.” | |||||
| 6774 | Yusuf 19. Ayet (12:19:3) | فَاَرْسَلُوا | فارسلوا | fe-erselû | gönderdiler | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bir kervan gelmiş, sucularını suya göndermişlerdi. Sucu kovasını kuyuya salınca, “Müjde! Müjde! İşte bir oğlan!” dedi. Onu alıp bir ticaret malı olarak sakladılar. Oysa Allah, onların yaptıklarını biliyordu. | |||||
| 6775 | Yusuf 19. Ayet (12:19:6) | دَلْوَهُۜ | دلوه | delveh(u) | kovasını | د ل و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bir kervan gelmiş, sucularını suya göndermişlerdi. Sucu kovasını kuyuya salınca, “Müjde! Müjde! İşte bir oğlan!” dedi. Onu alıp bir ticaret malı olarak sakladılar. Oysa Allah, onların yaptıklarını biliyordu. | |||||
| 6776 | Yusuf 19. Ayet (12:19:11) | غُلَامٌۜ | غلام | ġulâm(un) | bir oğlan! | غ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bir kervan gelmiş, sucularını suya göndermişlerdi. Sucu kovasını kuyuya salınca, “Müjde! Müjde! İşte bir oğlan!” dedi. Onu alıp bir ticaret malı olarak sakladılar. Oysa Allah, onların yaptıklarını biliyordu. | |||||
| 6777 | Yusuf 19. Ayet (12:19:12) | وَاَسَرُّوهُ | واسروه | ve eserrûhu | ve onu sakladılar | س ر ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bir kervan gelmiş, sucularını suya göndermişlerdi. Sucu kovasını kuyuya salınca, “Müjde! Müjde! İşte bir oğlan!” dedi. Onu alıp bir ticaret malı olarak sakladılar. Oysa Allah, onların yaptıklarını biliyordu. | |||||
| 6778 | Yusuf 19. Ayet (12:19:15) | عَل۪يمٌ | عليم | ‘alîmun | biliyordu | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bir kervan gelmiş, sucularını suya göndermişlerdi. Sucu kovasını kuyuya salınca, “Müjde! Müjde! İşte bir oğlan!” dedi. Onu alıp bir ticaret malı olarak sakladılar. Oysa Allah, onların yaptıklarını biliyordu. | |||||
| 6779 | Yusuf 19. Ayet (12:19:17) | يَعْمَلُونَ | يعملون | ya’melûn(e) | onların yaptıkları | ع م ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bir kervan gelmiş, sucularını suya göndermişlerdi. Sucu kovasını kuyuya salınca, “Müjde! Müjde! İşte bir oğlan!” dedi. Onu alıp bir ticaret malı olarak sakladılar. Oysa Allah, onların yaptıklarını biliyordu. | |||||
| 6780 | Yusuf 20. Ayet (12:20:1) | وَشَرَوْهُ | وشروه | ve şeravhu | ve onu sattılar | ش ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onu ucuz bir fiyata, birkaç dirheme sattılar. Zaten ona değer vermiyorlardı.[284] | |||||
| 6781 | Yusuf 20. Ayet (12:20:7) | ف۪يهِ | فيه | fîhi | ona karşı | فِي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onu ucuz bir fiyata, birkaç dirheme sattılar. Zaten ona değer vermiyorlardı.[284] | |||||
| 6782 | Yusuf 21. Ayet (12:21:3) | اشْتَرٰيهُ | اشتريه | şterâhu | onu satın alan | ش ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: “Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz.” İşte böylece biz Yûsuf’u o yere (Mısır’a) yerleştirdik ve ona (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık. Allah, işinde galiptir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler. | |||||
| 6783 | Yusuf 21. Ayet (12:21:7) | اَكْرِم۪ي | اكرمي | ekrimî | ona kıymet ver | ك ر م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: “Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz.” İşte böylece biz Yûsuf’u o yere (Mısır’a) yerleştirdik ve ona (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık. Allah, işinde galiptir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler. | |||||
| 6784 | Yusuf 21. Ayet (12:21:11) | يَنْفَعَنَٓا | ينفعنا | yenfe’anâ | bize yararı dokunur | ن ف ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: “Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz.” İşte böylece biz Yûsuf’u o yere (Mısır’a) yerleştirdik ve ona (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık. Allah, işinde galiptir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler. | |||||
| 6785 | Yusuf 21. Ayet (12:21:13) | نَتَّخِذَهُ | نتخذه | netteḣiżehu | onu ediniriz | أ خ ذ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: “Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz.” İşte böylece biz Yûsuf’u o yere (Mısır’a) yerleştirdik ve ona (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık. Allah, işinde galiptir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler. | |||||
| 6786 | Yusuf 21. Ayet (12:21:15) | وَكَذٰلِكَ | وكذلك | ve keżâlike | ve böylece | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: “Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz.” İşte böylece biz Yûsuf’u o yere (Mısır’a) yerleştirdik ve ona (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık. Allah, işinde galiptir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler. | |||||
| 6787 | Yusuf 21. Ayet (12:21:19) | الْاَرْضِۘ | الارض | l-ardi | o yerde | أ ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: “Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz.” İşte böylece biz Yûsuf’u o yere (Mısır’a) yerleştirdik ve ona (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık. Allah, işinde galiptir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler. | |||||
| 6788 | Yusuf 21. Ayet (12:21:20) | وَلِنُعَلِّمَهُ | ولنعلمه | ve linu’allimehu | ve ona öğrettik | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: “Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz.” İşte böylece biz Yûsuf’u o yere (Mısır’a) yerleştirdik ve ona (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık. Allah, işinde galiptir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler. | |||||
| 6789 | Yusuf 21. Ayet (12:21:22) | تَأْو۪يلِ | تأويل | te/vîli | yorumunu | أ و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: “Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz.” İşte böylece biz Yûsuf’u o yere (Mısır’a) yerleştirdik ve ona (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık. Allah, işinde galiptir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler. | |||||
| 6790 | Yusuf 21. Ayet (12:21:25) | غَالِبٌ | غالب | ġâlibun | galip olandır | غ ل ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: “Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz.” İşte böylece biz Yûsuf’u o yere (Mısır’a) yerleştirdik ve ona (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık. Allah, işinde galiptir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler. | |||||
| 6791 | Yusuf 21. Ayet (12:21:29) | اَكْثَرَ | اكثر | ekśera | çoğu | ك ث ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: “Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz.” İşte böylece biz Yûsuf’u o yere (Mısır’a) yerleştirdik ve ona (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık. Allah, işinde galiptir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler. | |||||
| 6792 | Yusuf 22. Ayet (12:22:4) | اٰتَيْنَاهُ | اتيناه | âteynâhu | ona verdik | أ ت ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Olgunluk çağına erişince, ona hikmet ve ilim verdik. İşte biz, iyi davrananları böyle mükâfatlandırırız. | |||||
| 6793 | Yusuf 22. Ayet (12:22:7) | وَكَذٰلِكَ | وكذلك | ve keżâlike | işte böyle | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Olgunluk çağına erişince, ona hikmet ve ilim verdik. İşte biz, iyi davrananları böyle mükâfatlandırırız. | |||||
| 6794 | Yusuf 23. Ayet (12:23:3) | هُوَ | هو | huve | o (Yusuf) | هُوَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Evinde bulunduğu kadın (gönlünü ona kaptırıp) ondan arzuladığı şeyi elde etmek istedi ve kapıları kilitleyerek, “Haydi gelsene!” dedi. O ise, “Allah’a sığınırım, çünkü o (kocan) benim efendimdir, bana iyi baktı. Şüphesiz zalimler kurtuluşa eremezler” dedi. | |||||
| 6795 | Yusuf 23. Ayet (12:23:5) | بَيْتِهَا | بيتها | beytihâ | onun evinde iken | ب ي ت |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Evinde bulunduğu kadın (gönlünü ona kaptırıp) ondan arzuladığı şeyi elde etmek istedi ve kapıları kilitleyerek, “Haydi gelsene!” dedi. O ise, “Allah’a sığınırım, çünkü o (kocan) benim efendimdir, bana iyi baktı. Şüphesiz zalimler kurtuluşa eremezler” dedi. | |||||
| 6796 | Yusuf 23. Ayet (12:23:7) | نَفْسِه۪ | نفسه | nefsihi | onun nefsinden | ن ف س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Evinde bulunduğu kadın (gönlünü ona kaptırıp) ondan arzuladığı şeyi elde etmek istedi ve kapıları kilitleyerek, “Haydi gelsene!” dedi. O ise, “Allah’a sığınırım, çünkü o (kocan) benim efendimdir, bana iyi baktı. Şüphesiz zalimler kurtuluşa eremezler” dedi. | |||||
| 6797 | Yusuf 23. Ayet (12:23:22) | يُفْلِحُ | يفلح | yuflihu | iflah olmaz | ف ل ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Evinde bulunduğu kadın (gönlünü ona kaptırıp) ondan arzuladığı şeyi elde etmek istedi ve kapıları kilitleyerek, “Haydi gelsene!” dedi. O ise, “Allah’a sığınırım, çünkü o (kocan) benim efendimdir, bana iyi baktı. Şüphesiz zalimler kurtuluşa eremezler” dedi. | |||||
| 6798 | Yusuf 24. Ayet (12:24:1) | وَلَقَدْ | ولقد | ve lekad | andolsun | قَدْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, kadın ona (göz koyup) istek duymuştu. Eğer Rabbinin delilini görmemiş olsaydı, Yûsuf da ona istek duyacaktı. Biz, ondan kötülüğü ve fuhşu uzaklaştırmak için işte böyle yaptık. Çünkü o, ihlâsa erdirilmiş kullarımızdandı. | |||||
| 6799 | Yusuf 24. Ayet (12:24:3) | بِه۪ۗ | به | bih(i) | onu | بِه۪ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, kadın ona (göz koyup) istek duymuştu. Eğer Rabbinin delilini görmemiş olsaydı, Yûsuf da ona istek duyacaktı. Biz, ondan kötülüğü ve fuhşu uzaklaştırmak için işte böyle yaptık. Çünkü o, ihlâsa erdirilmiş kullarımızdandı. | |||||