"o" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 18311 sonuç bulundu.
6900 - 6950 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
6900 Yusuf 46. Ayet (12:46:21) لَعَلَّهُمْ لعلهم le’allehum onlar da  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) (Zindana varınca), “Yûsuf! Ey doğru sözlü! Rüyada yedi semiz ineği yedi zayıf ineğin yemesi, bir de yedi yeşil başakla diğer yedi kuru başak hakkında bize yorum yap. Ümid ederim ki (vereceğin bilgi ile) insanlara dönerim de onlar da (senin değerini) bilirler” dedi.
6901 Yusuf 47. Ayet (12:47:8) فَذَرُوهُ فذروه fe-żerûhu bırakın onu و ذ ر
Diyanet İşleri (Yeni) Yûsuf dedi ki: “Yedi yıl âdetiniz üzere ekin ekeceksiniz. Yiyeceğiniz az bir miktar hariç, biçtiklerinizi başağında bırakın.”
6902 Yusuf 48. Ayet (12:48:1) ثُمَّ ثم śumme sonra  ثُمَّ
Diyanet İşleri (Yeni) “Sonra bunun ardından yedi kurak yıl gelecek, saklayacağınız az bir miktar hariç bu yıllar için biriktirdiklerinizi yiyip bitirecek.”
6903 Yusuf 48. Ayet (12:48:5) ذٰلِكَ ذلك żâlike onun ذَٰلِكَ
Diyanet İşleri (Yeni) “Sonra bunun ardından yedi kurak yıl gelecek, saklayacağınız az bir miktar hariç bu yıllar için biriktirdiklerinizi yiyip bitirecek.”
6904 Yusuf 48. Ayet (12:48:7) شِدَادٌ شداد şidâdun zorlu (yıl) ش د د
Diyanet İşleri (Yeni) “Sonra bunun ardından yedi kurak yıl gelecek, saklayacağınız az bir miktar hariç bu yıllar için biriktirdiklerinizi yiyip bitirecek.”
6905 Yusuf 48. Ayet (12:48:10) قَدَّمْتُمْ قدمتم kaddemtum önceden (biriktirdiklerinizi) ق د م
Diyanet İşleri (Yeni) “Sonra bunun ardından yedi kurak yıl gelecek, saklayacağınız az bir miktar hariç bu yıllar için biriktirdiklerinizi yiyip bitirecek.”
6906 Yusuf 48. Ayet (12:48:11) لَهُنَّ لهن lehunne onlardan لَهُنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) “Sonra bunun ardından yedi kurak yıl gelecek, saklayacağınız az bir miktar hariç bu yıllar için biriktirdiklerinizi yiyip bitirecek.”
6907 Yusuf 49. Ayet (12:49:1) ثُمَّ ثم śumme sonra  ثُمَّ
Diyanet İşleri (Yeni) “Sonra bunun ardından insanların yağmura kavuşacağı bir yıl gelecek. O zaman (bol rızka kavuşup) şıra ve yağ sıkacaklar.”
6908 Yusuf 49. Ayet (12:49:7) ف۪يهِ فيه fîhi o (yılda) فِي
Diyanet İşleri (Yeni) “Sonra bunun ardından insanların yağmura kavuşacağı bir yıl gelecek. O zaman (bol rızka kavuşup) şıra ve yağ sıkacaklar.”
6909 Yusuf 49. Ayet (12:49:8) يُغَاثُ يغاث yuġâśu bol yağmur verilir غ ي ث
Diyanet İşleri (Yeni) “Sonra bunun ardından insanların yağmura kavuşacağı bir yıl gelecek. O zaman (bol rızka kavuşup) şıra ve yağ sıkacaklar.”
6910 Yusuf 49. Ayet (12:49:10) وَف۪يهِ وفيه ve fîhi ve o (yıl) فِي
Diyanet İşleri (Yeni) “Sonra bunun ardından insanların yağmura kavuşacağı bir yıl gelecek. O zaman (bol rızka kavuşup) şıra ve yağ sıkacaklar.”
6911 Yusuf 50. Ayet (12:50:4) بِه۪ۚ به bih(i) onu بِه۪
Diyanet İşleri (Yeni) Kral, “Onu bana getirin” dedi. Elçi, Yûsuf’a gelince (Yûsuf) dedi ki: “Efendine dön de, ellerini kesen o kadınların derdi ne idi, diye sor. Şüphesiz Rabbim onların hilesini hakkıyla bilendir.”
6912 Yusuf 50. Ayet (12:50:9) ارْجِعْ ارجع -rci’ dön ر ج ع
Diyanet İşleri (Yeni) Kral, “Onu bana getirin” dedi. Elçi, Yûsuf’a gelince (Yûsuf) dedi ki: “Efendine dön de, ellerini kesen o kadınların derdi ne idi, diye sor. Şüphesiz Rabbim onların hilesini hakkıyla bilendir.”
6913 Yusuf 50. Ayet (12:50:12) فَسْـَٔلْهُ فسـله fes-elhu ve ona sor س أ ل
Diyanet İşleri (Yeni) Kral, “Onu bana getirin” dedi. Elçi, Yûsuf’a gelince (Yûsuf) dedi ki: “Efendine dön de, ellerini kesen o kadınların derdi ne idi, diye sor. Şüphesiz Rabbim onların hilesini hakkıyla bilendir.”
6914 Yusuf 50. Ayet (12:50:21) بِكَيْدِهِنَّ بكيدهن bi-keydihinne onların tuzaklarını ك ي د
Diyanet İşleri (Yeni) Kral, “Onu bana getirin” dedi. Elçi, Yûsuf’a gelince (Yûsuf) dedi ki: “Efendine dön de, ellerini kesen o kadınların derdi ne idi, diye sor. Şüphesiz Rabbim onların hilesini hakkıyla bilendir.”
6915 Yusuf 50. Ayet (12:50:22) عَل۪يمٌ عليم ‘alîm(un) biliyor ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Kral, “Onu bana getirin” dedi. Elçi, Yûsuf’a gelince (Yûsuf) dedi ki: “Efendine dön de, ellerini kesen o kadınların derdi ne idi, diye sor. Şüphesiz Rabbim onların hilesini hakkıyla bilendir.”
6916 Yusuf 51. Ayet (12:51:13) عَلِمْنَا علمنا ‘alimnâ biz bilmiyoruz ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Kral, kadınlara, “Yûsuf’tan murad almak istediğiniz zaman derdiniz ne idi?” dedi. Kadınlar, “Hâşâ! Allah için, biz onun bir kötülüğünü bilmiyoruz” dediler. Aziz’in karısı ise, “Şimdi gerçek ortaya çıktı. Ondan ben murad almak istedim. Şüphesiz Yûsuf doğru söyleyenlerdendir” dedi.
6917 Yusuf 51. Ayet (12:51:14) عَلَيْهِ عليه ‘aleyhi onun عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Kral, kadınlara, “Yûsuf’tan murad almak istediğiniz zaman derdiniz ne idi?” dedi. Kadınlar, “Hâşâ! Allah için, biz onun bir kötülüğünü bilmiyoruz” dediler. Aziz’in karısı ise, “Şimdi gerçek ortaya çıktı. Ondan ben murad almak istedim. Şüphesiz Yûsuf doğru söyleyenlerdendir” dedi.
6918 Yusuf 51. Ayet (12:51:16) سُٓوءٍۜ سوء sû/(in) kötülüğünü س و أ
Diyanet İşleri (Yeni) Kral, kadınlara, “Yûsuf’tan murad almak istediğiniz zaman derdiniz ne idi?” dedi. Kadınlar, “Hâşâ! Allah için, biz onun bir kötülüğünü bilmiyoruz” dediler. Aziz’in karısı ise, “Şimdi gerçek ortaya çıktı. Ondan ben murad almak istedim. Şüphesiz Yûsuf doğru söyleyenlerdendir” dedi.
6919 Yusuf 51. Ayet (12:51:26) نَفْسِه۪ نفسه nefsihi onun nefsinden ن ف س
Diyanet İşleri (Yeni) Kral, kadınlara, “Yûsuf’tan murad almak istediğiniz zaman derdiniz ne idi?” dedi. Kadınlar, “Hâşâ! Allah için, biz onun bir kötülüğünü bilmiyoruz” dediler. Aziz’in karısı ise, “Şimdi gerçek ortaya çıktı. Ondan ben murad almak istedim. Şüphesiz Yûsuf doğru söyleyenlerdendir” dedi.
6920 Yusuf 51. Ayet (12:51:27) وَاِنَّهُ وانه ve innehu şüphesiz o إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Kral, kadınlara, “Yûsuf’tan murad almak istediğiniz zaman derdiniz ne idi?” dedi. Kadınlar, “Hâşâ! Allah için, biz onun bir kötülüğünü bilmiyoruz” dediler. Aziz’in karısı ise, “Şimdi gerçek ortaya çıktı. Ondan ben murad almak istedim. Şüphesiz Yûsuf doğru söyleyenlerdendir” dedi.
6921 Yusuf 51. Ayet (12:51:29) الصَّادِق۪ينَ الصادقين ssâdikîn(e) doğrulardandır ص د ق
Diyanet İşleri (Yeni) Kral, kadınlara, “Yûsuf’tan murad almak istediğiniz zaman derdiniz ne idi?” dedi. Kadınlar, “Hâşâ! Allah için, biz onun bir kötülüğünü bilmiyoruz” dediler. Aziz’in karısı ise, “Şimdi gerçek ortaya çıktı. Ondan ben murad almak istedim. Şüphesiz Yûsuf doğru söyleyenlerdendir” dedi.
6922 Yusuf 52. Ayet (12:52:1) ذٰلِكَ ذلك żâlike bu (sözlerim) ذَٰلِكَ
Diyanet İşleri (Yeni) (Yûsuf), “Benim böyle yapmam, Aziz’in; yokluğunda, benim kendisine hainlik etmediğimi ve Allah’ın, hainlerin tuzaklarını başarıya ulaştırmayacağını bilmesi içindi” dedi.
6923 Yusuf 53. Ayet (12:53:7) بِالسُّٓوءِ بالسوء bi-ssû-i kötülüğü س و أ
Diyanet İşleri (Yeni) “Ben nefsimi temize çıkarmam, çünkü Rabbimin merhamet ettiği hariç, nefis aşırı derecede kötülüğü emreder. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır, çok merhamet edendir” dedi.
6924 Yusuf 54. Ayet (12:54:4) بِه۪ٓ به bihi onu بِه۪
Diyanet İşleri (Yeni) Kral, “Onu bana getirin, onu özel olarak yanıma alayım”, dedi. Onunla konuşunca dedi ki: “Şüphesiz bugün sen yanımızda yüksek makam sahibi ve güvenilir bir kişisin.”
6925 Yusuf 54. Ayet (12:54:5) اَسْتَخْلِصْهُ استخلصه estaḣlishu onu özel (dost) yapayım خ ل ص
Diyanet İşleri (Yeni) Kral, “Onu bana getirin, onu özel olarak yanıma alayım”, dedi. Onunla konuşunca dedi ki: “Şüphesiz bugün sen yanımızda yüksek makam sahibi ve güvenilir bir kişisin.”
6926 Yusuf 54. Ayet (12:54:8) كَلَّمَهُ كلمه kellemehu onunla konuşunca ك ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Kral, “Onu bana getirin, onu özel olarak yanıma alayım”, dedi. Onunla konuşunca dedi ki: “Şüphesiz bugün sen yanımızda yüksek makam sahibi ve güvenilir bir kişisin.”
6927 Yusuf 55. Ayet (12:55:7) حَف۪يظٌ حفيظ hafîzun iyi korur ح ف ظ
Diyanet İşleri (Yeni) Yûsuf, “Beni ülkenin hazinelerine bakmakla görevlendir. Çünkü ben iyi koruyucu ve bilgili bir kişiyim” dedi.
6928 Yusuf 56. Ayet (12:56:1) وَكَذٰلِكَ وكذلك ve keżâlike böylece ذَٰلِكَ
Diyanet İşleri (Yeni) Böylece Yûsuf’a, dilediği yerde oturmak üzere ülkede imkân ve iktidar verdik. Biz rahmetimizi istediğimize veririz ve iyi davrananların mükâfatını zayi etmeyiz.
6929 Yusuf 56. Ayet (12:56:5) الْاَرْضِۚ الارض l-ardi o ülke'de أ ر ض
Diyanet İşleri (Yeni) Böylece Yûsuf’a, dilediği yerde oturmak üzere ülkede imkân ve iktidar verdik. Biz rahmetimizi istediğimize veririz ve iyi davrananların mükâfatını zayi etmeyiz.
6930 Yusuf 56. Ayet (12:56:6) يَتَبَوَّاُ يتبوا yetebevveu konaklardı ب و أ
Diyanet İşleri (Yeni) Böylece Yûsuf’a, dilediği yerde oturmak üzere ülkede imkân ve iktidar verdik. Biz rahmetimizi istediğimize veririz ve iyi davrananların mükâfatını zayi etmeyiz.
6931 Yusuf 56. Ayet (12:56:7) مِنْهَا منها minhâ orada مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Böylece Yûsuf’a, dilediği yerde oturmak üzere ülkede imkân ve iktidar verdik. Biz rahmetimizi istediğimize veririz ve iyi davrananların mükâfatını zayi etmeyiz.
6932 Yusuf 57. Ayet (12:57:1) وَلَاَجْرُ ولاجر ve le-ecru elbette ödülü أ ج ر
Diyanet İşleri (Yeni) Elbette ki, ahiret mükâfatı, inananlar ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha iyidir.
6933 Yusuf 57. Ayet (12:57:7) يَتَّقُونَ۟ يتقون yettekûn(e) korunanlar و ق ي
Diyanet İşleri (Yeni) Elbette ki, ahiret mükâfatı, inananlar ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha iyidir.
6934 Yusuf 58. Ayet (12:58:5) عَلَيْهِ عليه ‘aleyhi onun yanına عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) (Derken) Yûsuf’un kardeşleri çıkageldiler ve yanına girdiler. Yûsuf onları tanıdı, onlar ise Yûsuf’u tanımıyorlardı.
6935 Yusuf 58. Ayet (12:58:6) فَعَرَفَهُمْ فعرفهم fe-’arafehum o onları tanıdı ع ر ف
Diyanet İşleri (Yeni) (Derken) Yûsuf’un kardeşleri çıkageldiler ve yanına girdiler. Yûsuf onları tanıdı, onlar ise Yûsuf’u tanımıyorlardı.
6936 Yusuf 58. Ayet (12:58:7) وَهُمْ وهم ve hum fakat onlar هُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) (Derken) Yûsuf’un kardeşleri çıkageldiler ve yanına girdiler. Yûsuf onları tanıdı, onlar ise Yûsuf’u tanımıyorlardı.
6937 Yusuf 58. Ayet (12:58:8) لَهُ له lehu onu لَهُ
Diyanet İşleri (Yeni) (Derken) Yûsuf’un kardeşleri çıkageldiler ve yanına girdiler. Yûsuf onları tanıdı, onlar ise Yûsuf’u tanımıyorlardı.
6938 Yusuf 58. Ayet (12:58:9) مُنْكِرُونَ منكرون munkirûn(e) tanımıyorlardı ن ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) (Derken) Yûsuf’un kardeşleri çıkageldiler ve yanına girdiler. Yûsuf onları tanıdı, onlar ise Yûsuf’u tanımıyorlardı.
6939 Yusuf 59. Ayet (12:59:3) بِجَهَازِهِمْ بجهازهم bi-cehâzihim onların yüklerini ج ه ز
Diyanet İşleri (Yeni) Yûsuf, onların yüklerini hazırlatınca dedi ki: “Sizin baba bir kardeşinizi de bana getirin. Görmüyor musunuz, ölçeği tam dolduruyorum ve ben misafir ağırlayanların en iyisiyim.”
6940 Yusuf 59. Ayet (12:59:8) مِنْ من min -dan (olan) مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Yûsuf, onların yüklerini hazırlatınca dedi ki: “Sizin baba bir kardeşinizi de bana getirin. Görmüyor musunuz, ölçeği tam dolduruyorum ve ben misafir ağırlayanların en iyisiyim.”
6941 Yusuf 59. Ayet (12:59:11) تَرَوْنَ ترون teravne görmüyor musunuz? ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Yûsuf, onların yüklerini hazırlatınca dedi ki: “Sizin baba bir kardeşinizi de bana getirin. Görmüyor musunuz, ölçeği tam dolduruyorum ve ben misafir ağırlayanların en iyisiyim.”
6942 Yusuf 59. Ayet (12:59:13) اُو۫فِي اوفي ûfî tam yapıyorum و ف ي
Diyanet İşleri (Yeni) Yûsuf, onların yüklerini hazırlatınca dedi ki: “Sizin baba bir kardeşinizi de bana getirin. Görmüyor musunuz, ölçeği tam dolduruyorum ve ben misafir ağırlayanların en iyisiyim.”
6943 Yusuf 59. Ayet (12:59:14) الْكَيْلَ الكيل l-keyle ölçüyü ك ي ل
Diyanet İşleri (Yeni) Yûsuf, onların yüklerini hazırlatınca dedi ki: “Sizin baba bir kardeşinizi de bana getirin. Görmüyor musunuz, ölçeği tam dolduruyorum ve ben misafir ağırlayanların en iyisiyim.”
6944 Yusuf 59. Ayet (12:59:17) الْمُنْزِل۪ينَ المنزلين l-munzilîn(e) konukseverlerin ن ز ل
Diyanet İşleri (Yeni) Yûsuf, onların yüklerini hazırlatınca dedi ki: “Sizin baba bir kardeşinizi de bana getirin. Görmüyor musunuz, ölçeği tam dolduruyorum ve ben misafir ağırlayanların en iyisiyim.”
6945 Yusuf 60. Ayet (12:60:4) بِه۪ به bihi onu بِه۪
Diyanet İşleri (Yeni) “Eğer onu bana getirmezseniz, artık benim yanımda size verilecek tek ölçek (zahire) bile yoktur ve bir daha da bana yaklaşmayın.”
6946 Yusuf 60. Ayet (12:60:5) فَلَا فلا felâ artık yoktur  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) “Eğer onu bana getirmezseniz, artık benim yanımda size verilecek tek ölçek (zahire) bile yoktur ve bir daha da bana yaklaşmayın.”
6947 Yusuf 60. Ayet (12:60:6) كَيْلَ كيل keyle ölçecek bir şey ك ي ل
Diyanet İşleri (Yeni) “Eğer onu bana getirmezseniz, artık benim yanımda size verilecek tek ölçek (zahire) bile yoktur ve bir daha da bana yaklaşmayın.”
6948 Yusuf 61. Ayet (12:61:3) عَنْهُ عنه ‘anhu onu عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Dediler ki: “Onu babasından isteyeceğiz ve muhakkak bunu yaparız.”
6949 Yusuf 62. Ayet (12:62:3) اجْعَلُوا اجعلوا c’alû koyun! ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Yûsuf, adamlarına dedi ki: “Onların ödedikleri zahire bedellerini yüklerinin içine koyun. Umulur ki ailelerine varınca onu anlarlar da belki yine dönüp gelirler.”