"o" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 18311 sonuç bulundu.
9100 - 9150 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
9100 Tâhâ 40. Ayet (20:40:9) يَكْفُلُهُۜ يكفله yekfuluh(u) ona bakacak ك ف ل
Diyanet İşleri (Yeni) “Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve “size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?” diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin diye seni annene döndürdük.[357] (Sana baktı, büyüdün) ve (kazara) bir cana kıydın da biz seni kederden kurtardık, seni sıkı bir denemeden geçirdik (ve kaçıp Medyen’e gittin). Medyen halkı içinde yıllarca kaldın, sonra (peygamber olman için) takdir edilmiş bir zamanda (Tûr’a) geldin ey Mûsâ!”
9101 Tâhâ 40. Ayet (20:40:10) فَرَجَعْنَاكَ فرجعناك fe-raca’nâke böylece seni geri verdik ر ج ع
Diyanet İşleri (Yeni) “Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve “size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?” diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin diye seni annene döndürdük.[357] (Sana baktı, büyüdün) ve (kazara) bir cana kıydın da biz seni kederden kurtardık, seni sıkı bir denemeden geçirdik (ve kaçıp Medyen’e gittin). Medyen halkı içinde yıllarca kaldın, sonra (peygamber olman için) takdir edilmiş bir zamanda (Tûr’a) geldin ey Mûsâ!”
9102 Tâhâ 40. Ayet (20:40:14) تَقَرَّ تقر tekarra aydın olsun ق ر ر
Diyanet İşleri (Yeni) “Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve “size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?” diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin diye seni annene döndürdük.[357] (Sana baktı, büyüdün) ve (kazara) bir cana kıydın da biz seni kederden kurtardık, seni sıkı bir denemeden geçirdik (ve kaçıp Medyen’e gittin). Medyen halkı içinde yıllarca kaldın, sonra (peygamber olman için) takdir edilmiş bir zamanda (Tûr’a) geldin ey Mûsâ!”
9103 Tâhâ 40. Ayet (20:40:15) عَيْنُهَا عينها ‘aynuhâ gözü ع ي ن
Diyanet İşleri (Yeni) “Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve “size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?” diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin diye seni annene döndürdük.[357] (Sana baktı, büyüdün) ve (kazara) bir cana kıydın da biz seni kederden kurtardık, seni sıkı bir denemeden geçirdik (ve kaçıp Medyen’e gittin). Medyen halkı içinde yıllarca kaldın, sonra (peygamber olman için) takdir edilmiş bir zamanda (Tûr’a) geldin ey Mûsâ!”
9104 Tâhâ 40. Ayet (20:40:18) وَقَتَلْتَ وقتلت ve katelte ve sen öldürmüştün ق ت ل
Diyanet İşleri (Yeni) “Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve “size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?” diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin diye seni annene döndürdük.[357] (Sana baktı, büyüdün) ve (kazara) bir cana kıydın da biz seni kederden kurtardık, seni sıkı bir denemeden geçirdik (ve kaçıp Medyen’e gittin). Medyen halkı içinde yıllarca kaldın, sonra (peygamber olman için) takdir edilmiş bir zamanda (Tûr’a) geldin ey Mûsâ!”
9105 Tâhâ 40. Ayet (20:40:25) فَلَبِثْتَ فلبثت fe-lebiśte sonra kaldın ل ب ث
Diyanet İşleri (Yeni) “Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve “size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?” diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin diye seni annene döndürdük.[357] (Sana baktı, büyüdün) ve (kazara) bir cana kıydın da biz seni kederden kurtardık, seni sıkı bir denemeden geçirdik (ve kaçıp Medyen’e gittin). Medyen halkı içinde yıllarca kaldın, sonra (peygamber olman için) takdir edilmiş bir zamanda (Tûr’a) geldin ey Mûsâ!”
9106 Tâhâ 40. Ayet (20:40:30) ثُمَّ ثم śümme sonra  ثُمَّ
Diyanet İşleri (Yeni) “Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve “size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?” diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin diye seni annene döndürdük.[357] (Sana baktı, büyüdün) ve (kazara) bir cana kıydın da biz seni kederden kurtardık, seni sıkı bir denemeden geçirdik (ve kaçıp Medyen’e gittin). Medyen halkı içinde yıllarca kaldın, sonra (peygamber olman için) takdir edilmiş bir zamanda (Tûr’a) geldin ey Mûsâ!”
9107 Tâhâ 42. Ayet (20:42:1) اِذْهَبْ اذهب iżheb götürün ذ ه ب
Diyanet İşleri (Yeni) “Sen ve kardeşin mucizelerim ile (desteklenmiş olarak) gidin ve beni anmakta gevşeklik göstermeyin.”
9108 Tâhâ 43. Ayet (20:43:4) اِنَّهُ انه innehu çünkü o إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) “Firavun’a gidin. Çünkü o azmıştır.”
9109 Tâhâ 44. Ayet (20:44:1) فَقُولَا فقولا fekûlâ ve söyleyin ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) “Ona yumuşak söz söyleyin. Belki öğüt alır, yahut korkar.”
9110 Tâhâ 44. Ayet (20:44:2) لَهُ له lehu ona لَهُ
Diyanet İşleri (Yeni) “Ona yumuşak söz söyleyin. Belki öğüt alır, yahut korkar.”
9111 Tâhâ 44. Ayet (20:44:3) قَوْلًا قولا kavlen bir söz ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) “Ona yumuşak söz söyleyin. Belki öğüt alır, yahut korkar.”
9112 Tâhâ 44. Ayet (20:44:6) يَتَذَكَّرُ يتذكر yeteżekkeru öğüt alır ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) “Ona yumuşak söz söyleyin. Belki öğüt alır, yahut korkar.”
9113 Tâhâ 44. Ayet (20:44:8) يَخْشٰى يخشى yaḣşâ korkar خ ش ي
Diyanet İşleri (Yeni) “Ona yumuşak söz söyleyin. Belki öğüt alır, yahut korkar.”
9114 Tâhâ 45. Ayet (20:45:4) نَخَافُ نخاف neḣâfu korkuyoruz خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ ve Hârûn, şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Şüphesiz biz, onun bize karşı aşırı davranmasından yahut azmasından korkuyoruz.”
9115 Tâhâ 46. Ayet (20:46:3) تَخَافَٓا تخافا teḣâfâ korkmayın خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, şöyle dedi: “Korkmayın, çünkü ben sizinle beraberim. İşitirim ve görürüm.”
9116 Tâhâ 46. Ayet (20:46:7) وَاَرٰى وارى ve erâ ve görürüm ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, şöyle dedi: “Korkmayın, çünkü ben sizinle beraberim. İşitirim ve görürüm.”
9117 Tâhâ 47. Ayet (20:47:1) فَأْتِيَاهُ فأتياه fe/tiyâhu haydi varın ona أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) “Ona gidin ve şöyle deyin: ‘Şüphesiz biz Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını (serbest bırak ve) bizimle gönder. Onlara işkence etme. Sana Rabbinin katından bir mucize getirdik. Selâm, doğru yola uyanlara olsun.’ ”
9118 Tâhâ 47. Ayet (20:47:6) فَاَرْسِلْ فارسل fe-ersil gönder ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) “Ona gidin ve şöyle deyin: ‘Şüphesiz biz Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını (serbest bırak ve) bizimle gönder. Onlara işkence etme. Sana Rabbinin katından bir mucize getirdik. Selâm, doğru yola uyanlara olsun.’ ”
9119 Tâhâ 47. Ayet (20:47:8) بَن۪ٓي بني benî oğullarını ب ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) “Ona gidin ve şöyle deyin: ‘Şüphesiz biz Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını (serbest bırak ve) bizimle gönder. Onlara işkence etme. Sana Rabbinin katından bir mucize getirdik. Selâm, doğru yola uyanlara olsun.’ ”
9120 Tâhâ 47. Ayet (20:47:11) تُعَذِّبْهُمْۜ تعذبهم tu’ażżibhum onlara azab etme ع ذ ب
Diyanet İşleri (Yeni) “Ona gidin ve şöyle deyin: ‘Şüphesiz biz Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını (serbest bırak ve) bizimle gönder. Onlara işkence etme. Sana Rabbinin katından bir mucize getirdik. Selâm, doğru yola uyanlara olsun.’ ”
9121 Tâhâ 48. Ayet (20:48:2) قَدْ قد kad doğrusu قَدْ
Diyanet İşleri (Yeni) “Şüphesiz bize, azabın yalanlayan ve yüz çevirenlere olacağı vahyolundu.”
9122 Tâhâ 48. Ayet (20:48:3) اُوحِيَ اوحي ûhiye vahyolundu و ح ي
Diyanet İşleri (Yeni) “Şüphesiz bize, azabın yalanlayan ve yüz çevirenlere olacağı vahyolundu.”
9123 Tâhâ 48. Ayet (20:48:7) عَلٰى على ‘alâ üzerine (olacağı) عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) “Şüphesiz bize, azabın yalanlayan ve yüz çevirenlere olacağı vahyolundu.”
9124 Tâhâ 50. Ayet (20:50:3) الَّذ۪ٓي الذي lleżî o ki ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, “Rabbimiz, her şeye hilkatini (yaratılış özelliklerini) veren, sonra onlara yol gösterendir” dedi.
9125 Tâhâ 50. Ayet (20:50:8) ثُمَّ ثم śümme sonra  ثُمَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, “Rabbimiz, her şeye hilkatini (yaratılış özelliklerini) veren, sonra onlara yol gösterendir” dedi.
9126 Tâhâ 50. Ayet (20:50:9) هَدٰى هدى hedâ onu doğru yola iletendir ه د ي
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, “Rabbimiz, her şeye hilkatini (yaratılış özelliklerini) veren, sonra onlara yol gösterendir” dedi.
9127 Tâhâ 51. Ayet (20:51:2) فَمَا فما fe-mâ ne olacak? مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Firavun, “Ya geçmiş nesillerin hâli ne olacak?” dedi.
9128 Tâhâ 52. Ayet (20:52:2) عِلْمُهَا علمها ‘ilmuhâ onların bilgisi ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, şöyle dedi: “Onlar hakkındaki bilgi Rabbimin katında bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da yazılı)dır. Rabbim, yanılmaz ve unutmaz.”
9129 Tâhâ 53. Ayet (20:53:1) اَلَّذ۪ي الذي elleżî o ki ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) “Rabbim, yeryüzünü size beşik yapan, orada size yollar açan ve size gökten yağmur indirendir.” Böylece onunla sizin için yerden türlü türlü bitkileri çift çift çıkardık.
9130 Tâhâ 53. Ayet (20:53:8) ف۪يهَا فيها fîhâ onda فِي
Diyanet İşleri (Yeni) “Rabbim, yeryüzünü size beşik yapan, orada size yollar açan ve size gökten yağmur indirendir.” Böylece onunla sizin için yerden türlü türlü bitkileri çift çift çıkardık.
9131 Tâhâ 53. Ayet (20:53:9) سُبُلًا سبلا subulen yollar س ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) “Rabbim, yeryüzünü size beşik yapan, orada size yollar açan ve size gökten yağmur indirendir.” Böylece onunla sizin için yerden türlü türlü bitkileri çift çift çıkardık.
9132 Tâhâ 53. Ayet (20:53:12) السَّمَٓاءِ السماء ssemâ-i gök- س م و
Diyanet İşleri (Yeni) “Rabbim, yeryüzünü size beşik yapan, orada size yollar açan ve size gökten yağmur indirendir.” Böylece onunla sizin için yerden türlü türlü bitkileri çift çift çıkardık.
9133 Tâhâ 53. Ayet (20:53:15) بِه۪ٓ به bihi onunla بِه۪
Diyanet İşleri (Yeni) “Rabbim, yeryüzünü size beşik yapan, orada size yollar açan ve size gökten yağmur indirendir.” Böylece onunla sizin için yerden türlü türlü bitkileri çift çift çıkardık.
9134 Tâhâ 54. Ayet (20:54:2) وَارْعَوْا وارعوا ver-’av ve otlatın ر ع ي
Diyanet İşleri (Yeni) Yiyin, hayvanlarınızı yayın. Şüphesiz bunda akıl sahipleri için (Allah’ın varlığını ve birliğini gösteren) deliller vardır.
9135 Tâhâ 55. Ayet (20:55:1) مِنْهَا منها minhâ ondan (topraktan) مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey insanlar!) Sizi topraktan yarattık, (ölümünüzle) sizi oraya döndüreceğiz ve sizi bir kere daha oradan çıkaracağız.
9136 Tâhâ 55. Ayet (20:55:3) وَف۪يهَا وفيها ve fîhâ yine oraya فِي
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey insanlar!) Sizi topraktan yarattık, (ölümünüzle) sizi oraya döndüreceğiz ve sizi bir kere daha oradan çıkaracağız.
9137 Tâhâ 55. Ayet (20:55:4) نُع۪يدُكُمْ نعيدكم nu’îdukum döndürürüz ع و د
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey insanlar!) Sizi topraktan yarattık, (ölümünüzle) sizi oraya döndüreceğiz ve sizi bir kere daha oradan çıkaracağız.
9138 Tâhâ 55. Ayet (20:55:5) وَمِنْهَا ومنها ve minhâ ve ondan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey insanlar!) Sizi topraktan yarattık, (ölümünüzle) sizi oraya döndüreceğiz ve sizi bir kere daha oradan çıkaracağız.
9139 Tâhâ 55. Ayet (20:55:8) اُخْرٰى اخرى uḣrâ sonra أ خ ر
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey insanlar!) Sizi topraktan yarattık, (ölümünüzle) sizi oraya döndüreceğiz ve sizi bir kere daha oradan çıkaracağız.
9140 Tâhâ 56. Ayet (20:56:1) وَلَقَدْ ولقد ve lekad ve andolsun قَدْ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, biz ona (Firavun’a) bütün mucizelerimizi gösterdik de o bunları yalanladı ve reddetti.
9141 Tâhâ 56. Ayet (20:56:2) اَرَيْنَاهُ اريناه eraynâhu biz ona gösterdik ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, biz ona (Firavun’a) bütün mucizelerimizi gösterdik de o bunları yalanladı ve reddetti.
9142 Tâhâ 58. Ayet (20:58:3) مِثْلِه۪ مثله miślihi onun benzeri م ث ل
Diyanet İşleri (Yeni) “Biz de mutlaka sana karşı onun gibi bir sihir yapacağız. Bunun için seninle bizim aramızda; uygun bir yerde, senin de, bizim de caymayacağımız bir buluşma vakti belirle.”
9143 Tâhâ 58. Ayet (20:58:13) مَكَانًا مكانا mekânen bir yer olsun ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) “Biz de mutlaka sana karşı onun gibi bir sihir yapacağız. Bunun için seninle bizim aramızda; uygun bir yerde, senin de, bizim de caymayacağımız bir buluşma vakti belirle.”
9144 Tâhâ 59. Ayet (20:59:6) يُحْشَرَ يحشر yuhşera toplanacağı ح ش ر
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, “Buluşma vaktimiz, bayram günü, insanların toplandığı kuşluk vaktidir” dedi.
9145 Tâhâ 60. Ayet (20:60:1) فَتَوَلّٰى فتولى fetevellâ dönüp gitti و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Bunun üzerine Firavun ayrılıp, hilesini kuracak sihirbazlarını topladı, sonra geldi.
9146 Tâhâ 60. Ayet (20:60:3) فَجَمَعَ فجمع fe-ceme’a ve topladı ج م ع
Diyanet İşleri (Yeni) Bunun üzerine Firavun ayrılıp, hilesini kuracak sihirbazlarını topladı, sonra geldi.
9147 Tâhâ 60. Ayet (20:60:5) ثُمَّ ثم śümme sonra  ثُمَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Bunun üzerine Firavun ayrılıp, hilesini kuracak sihirbazlarını topladı, sonra geldi.
9148 Tâhâ 61. Ayet (20:61:2) لَهُمْ لهم lehum onlara لَهُم
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, onlara şöyle dedi: “Yazıklar olsun size! Allah’a karşı yalan uydurmayın, yoksa sizi azap ile yok eder. Allah’a karşı yalan uyduran mutlaka hüsrana uğramıştır.”
9149 Tâhâ 61. Ayet (20:61:10) فَيُسْحِتَكُمْ فيسحتكم fe-yushitekum sonra kökünüzü keser س ح ت
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, onlara şöyle dedi: “Yazıklar olsun size! Allah’a karşı yalan uydurmayın, yoksa sizi azap ile yok eder. Allah’a karşı yalan uyduran mutlaka hüsrana uğramıştır.”