"o" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 18311 sonuç bulundu.
9400 - 9450 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
9400 Enbiyâ 11. Ayet (21:11:9) قَوْمًا قوما kavmen bir topluluk ق و م
Diyanet İşleri (Yeni) Biz zulmetmekte olan nice memleketleri kırıp geçirdik ve onlardan sonra başka başka toplumlar meydana getirdik.
9401 Enbiyâ 12. Ayet (21:12:5) هُمْ هم hum onlar هُم
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar azabımızı hissedince, hemen oradan süratle kaçıyorlardı.
9402 Enbiyâ 12. Ayet (21:12:6) مِنْهَا منها minhâ oradan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar azabımızı hissedince, hemen oradan süratle kaçıyorlardı.
9403 Enbiyâ 12. Ayet (21:12:7) يَرْكُضُونَۜ يركضون yerkudûn(e) kaçıyorlardı ر ك ض
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar azabımızı hissedince, hemen oradan süratle kaçıyorlardı.
9404 Enbiyâ 13. Ayet (21:13:2) تَرْكُضُوا تركضوا terkudû (boşuna) kaçmayın ر ك ض
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara, “Kaçmayın, o içinde şımartıldığınız bolluğa ve yurtlarınıza dönün. Çünkü sorulacaksınız” denildi.
9405 Enbiyâ 13. Ayet (21:13:3) وَارْجِعُٓوا وارجعوا verci’û ve dönün ر ج ع
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara, “Kaçmayın, o içinde şımartıldığınız bolluğa ve yurtlarınıza dönün. Çünkü sorulacaksınız” denildi.
9406 Enbiyâ 13. Ayet (21:13:10) تُسْـَٔلُونَ تسـلون tus-elûn(e) sorguya çekileceksiniz س أ ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara, “Kaçmayın, o içinde şımartıldığınız bolluğa ve yurtlarınıza dönün. Çünkü sorulacaksınız” denildi.
9407 Enbiyâ 14. Ayet (21:14:5) كُنَّا كنا kunnâ olduk ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) “Eyvah bizlere! Bizler gerçekten zalim kimseler idik” dediler.
9408 Enbiyâ 15. Ayet (21:15:6) جَعَلْنَاهُمْ جعلناهم ce’alnâhum biz onları yapıncaya ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Biz onları biçilmiş ekin, sönmüş ateş gibi yapıncaya kadar bu feryatları devam etti.
9409 Enbiyâ 15. Ayet (21:15:8) خَامِد۪ينَ خامدين ḣâmidîn(e) sönmüş ateş (gibi) خ م د
Diyanet İşleri (Yeni) Biz onları biçilmiş ekin, sönmüş ateş gibi yapıncaya kadar bu feryatları devam etti.
9410 Enbiyâ 16. Ayet (21:16:3) السَّمَٓاءَ السماء -ssemâe göğü س م و
Diyanet İşleri (Yeni) Biz yeri, göğü ve arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık.
9411 Enbiyâ 17. Ayet (21:17:10) كُنَّا كنا kunnâ olsaydık ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer bir eğlence edinmek isteseydik, onu kendi katımızdan edinirdik. Yapacak olsaydık böyle yapardık.
9412 Enbiyâ 18. Ayet (21:18:6) فَيَدْمَغُهُ فيدمغه feyedmeġuhu onun beynini parçalar د م غ
Diyanet İşleri (Yeni) Hayır, biz hakkı batılın üzerine atarız da beynini parçalar. Bir de bakarsın yok olup gitmiş. Allah’a karşı yakıştırdığınız nitelemelerden ötürü yazıklar olsun size!
9413 Enbiyâ 18. Ayet (21:18:8) هُوَ هو huve o هُوَ
Diyanet İşleri (Yeni) Hayır, biz hakkı batılın üzerine atarız da beynini parçalar. Bir de bakarsın yok olup gitmiş. Allah’a karşı yakıştırdığınız nitelemelerden ötürü yazıklar olsun size!
9414 Enbiyâ 18. Ayet (21:18:9) زَاهِقٌۜ زاهق zâhik(un) yok olur ز ه ق
Diyanet İşleri (Yeni) Hayır, biz hakkı batılın üzerine atarız da beynini parçalar. Bir de bakarsın yok olup gitmiş. Allah’a karşı yakıştırdığınız nitelemelerden ötürü yazıklar olsun size!
9415 Enbiyâ 18. Ayet (21:18:11) الْوَيْلُ الويل l-veylu yazıklar olsun وَيْلٌ
Diyanet İşleri (Yeni) Hayır, biz hakkı batılın üzerine atarız da beynini parçalar. Bir de bakarsın yok olup gitmiş. Allah’a karşı yakıştırdığınız nitelemelerden ötürü yazıklar olsun size!
9416 Enbiyâ 18. Ayet (21:18:12) مِمَّا مما mimmâ ötürü مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Hayır, biz hakkı batılın üzerine atarız da beynini parçalar. Bir de bakarsın yok olup gitmiş. Allah’a karşı yakıştırdığınız nitelemelerden ötürü yazıklar olsun size!
9417 Enbiyâ 19. Ayet (21:19:1) وَلَهُ وله ve lehu ve O'nundur لَهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerde ve yerde kim varsa hep O’nundur. O’nun katındakiler, ne O’na ibadetten çekinir (ve büyüklenir) ne de yorgunluk (ve bıkkınlık) duyarlar.
9418 Enbiyâ 19. Ayet (21:19:3) فِي في olan فِي
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerde ve yerde kim varsa hep O’nundur. O’nun katındakiler, ne O’na ibadetten çekinir (ve büyüklenir) ne de yorgunluk (ve bıkkınlık) duyarlar.
9419 Enbiyâ 19. Ayet (21:19:4) السَّمٰوَاتِ السموات ssemâvâti göklerde س م و
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerde ve yerde kim varsa hep O’nundur. O’nun katındakiler, ne O’na ibadetten çekinir (ve büyüklenir) ne de yorgunluk (ve bıkkınlık) duyarlar.
9420 Enbiyâ 19. Ayet (21:19:7) عِنْدَهُ عنده ‘indehu O'nun yanındaki ع ن د
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerde ve yerde kim varsa hep O’nundur. O’nun katındakiler, ne O’na ibadetten çekinir (ve büyüklenir) ne de yorgunluk (ve bıkkınlık) duyarlar.
9421 Enbiyâ 19. Ayet (21:19:11) عِبَادَتِه۪ عبادته ‘ibâdetihi O'na kulluk etmekten ع ب د
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerde ve yerde kim varsa hep O’nundur. O’nun katındakiler, ne O’na ibadetten çekinir (ve büyüklenir) ne de yorgunluk (ve bıkkınlık) duyarlar.
9422 Enbiyâ 19. Ayet (21:19:13) يَسْتَحْسِرُونَۚ يستحسرون yestahsirûn(e) yorulmazlar ح س ر
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerde ve yerde kim varsa hep O’nundur. O’nun katındakiler, ne O’na ibadetten çekinir (ve büyüklenir) ne de yorgunluk (ve bıkkınlık) duyarlar.
9423 Enbiyâ 21. Ayet (21:21:1) اَمِ ام emi yoksa أَم
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa yerden, ölüleri diriltebilecek birtakım ilâhlar mı edindiler?
9424 Enbiyâ 21. Ayet (21:21:6) هُمْ هم hum onları هُم
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa yerden, ölüleri diriltebilecek birtakım ilâhlar mı edindiler?
9425 Enbiyâ 22. Ayet (21:22:2) كَانَ كان kâne olsaydı ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer yerde ve gökte Allah’tan başka ilâhlar olsaydı, kesinlikle ikisinin de düzeni bozulurdu. Demek ki, Arş’ın Rabbi Allah, onların nitelemelerinden uzaktır, yücedir.
9426 Enbiyâ 22. Ayet (21:22:7) لَفَسَدَتَاۚ لفسدتا lefesedetâ ikisi de bozulup gitmişti ف س د
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer yerde ve gökte Allah’tan başka ilâhlar olsaydı, kesinlikle ikisinin de düzeni bozulurdu. Demek ki, Arş’ın Rabbi Allah, onların nitelemelerinden uzaktır, yücedir.
9427 Enbiyâ 23. Ayet (21:23:2) يُسْـَٔلُ يسـل yus-elu O sorulmaz س أ ل
Diyanet İşleri (Yeni) O, yaptığından dolayı sorgulanamaz fakat onlar sorgulanırlar.
9428 Enbiyâ 23. Ayet (21:23:5) وَهُمْ وهم ve hum ama onlar هُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) O, yaptığından dolayı sorgulanamaz fakat onlar sorgulanırlar.
9429 Enbiyâ 23. Ayet (21:23:6) يُسْـَٔلُونَ يسـلون yus-elûn(e) sorulurlar س أ ل
Diyanet İşleri (Yeni) O, yaptığından dolayı sorgulanamaz fakat onlar sorgulanırlar.
9430 Enbiyâ 24. Ayet (21:24:1) اَمِ ام emi yoksa أَم
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa ondan başka ilâhlar mı edindiler? De ki: “Haydi getirin delilinizi! İşte benimle beraber olanların kitabı ve işte benden öncekilerin kitabı (Hiçbirinde birden fazla ilâh olduğuna dair hiçbir delil yok). Şüphesiz çokları hakkı bilmezler de bu sebeple yüz çevirirler.”[362]
9431 Enbiyâ 24. Ayet (21:24:4) دُونِه۪ٓ دونه dûnihi O'ndan başka د و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa ondan başka ilâhlar mı edindiler? De ki: “Haydi getirin delilinizi! İşte benimle beraber olanların kitabı ve işte benden öncekilerin kitabı (Hiçbirinde birden fazla ilâh olduğuna dair hiçbir delil yok). Şüphesiz çokları hakkı bilmezler de bu sebeple yüz çevirirler.”[362]
9432 Enbiyâ 24. Ayet (21:24:10) ذِكْرُ ذكر żikru öğütü ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa ondan başka ilâhlar mı edindiler? De ki: “Haydi getirin delilinizi! İşte benimle beraber olanların kitabı ve işte benden öncekilerin kitabı (Hiçbirinde birden fazla ilâh olduğuna dair hiçbir delil yok). Şüphesiz çokları hakkı bilmezler de bu sebeple yüz çevirirler.”[362]
9433 Enbiyâ 24. Ayet (21:24:11) مَنْ من men olanların  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa ondan başka ilâhlar mı edindiler? De ki: “Haydi getirin delilinizi! İşte benimle beraber olanların kitabı ve işte benden öncekilerin kitabı (Hiçbirinde birden fazla ilâh olduğuna dair hiçbir delil yok). Şüphesiz çokları hakkı bilmezler de bu sebeple yüz çevirirler.”[362]
9434 Enbiyâ 24. Ayet (21:24:13) وَذِكْرُ وذكر ve żikru ve öğütü ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa ondan başka ilâhlar mı edindiler? De ki: “Haydi getirin delilinizi! İşte benimle beraber olanların kitabı ve işte benden öncekilerin kitabı (Hiçbirinde birden fazla ilâh olduğuna dair hiçbir delil yok). Şüphesiz çokları hakkı bilmezler de bu sebeple yüz çevirirler.”[362]
9435 Enbiyâ 24. Ayet (21:24:15) قَبْل۪يۜ قبلي kablî benden öncekilerin ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa ondan başka ilâhlar mı edindiler? De ki: “Haydi getirin delilinizi! İşte benimle beraber olanların kitabı ve işte benden öncekilerin kitabı (Hiçbirinde birden fazla ilâh olduğuna dair hiçbir delil yok). Şüphesiz çokları hakkı bilmezler de bu sebeple yüz çevirirler.”[362]
9436 Enbiyâ 24. Ayet (21:24:17) اَكْثَرُهُمْ اكثرهم ekśeruhum çokları ك ث ر
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa ondan başka ilâhlar mı edindiler? De ki: “Haydi getirin delilinizi! İşte benimle beraber olanların kitabı ve işte benden öncekilerin kitabı (Hiçbirinde birden fazla ilâh olduğuna dair hiçbir delil yok). Şüphesiz çokları hakkı bilmezler de bu sebeple yüz çevirirler.”[362]
9437 Enbiyâ 24. Ayet (21:24:21) فَهُمْ فهم fehum bundan dolayı onlar فَهُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa ondan başka ilâhlar mı edindiler? De ki: “Haydi getirin delilinizi! İşte benimle beraber olanların kitabı ve işte benden öncekilerin kitabı (Hiçbirinde birden fazla ilâh olduğuna dair hiçbir delil yok). Şüphesiz çokları hakkı bilmezler de bu sebeple yüz çevirirler.”[362]
9438 Enbiyâ 25. Ayet (21:25:2) اَرْسَلْنَا ارسلنا erselnâ göndermedik ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberlere, “Şüphesiz, benden başka hiçbir ilâh yoktur. Öyleyse bana ibadet edin” diye vahyetmişizdir.
9439 Enbiyâ 25. Ayet (21:25:4) قَبْلِكَ قبلك kablike senden önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberlere, “Şüphesiz, benden başka hiçbir ilâh yoktur. Öyleyse bana ibadet edin” diye vahyetmişizdir.
9440 Enbiyâ 25. Ayet (21:25:9) اِلَيْهِ اليه ileyhi ona إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberlere, “Şüphesiz, benden başka hiçbir ilâh yoktur. Öyleyse bana ibadet edin” diye vahyetmişizdir.
9441 Enbiyâ 25. Ayet (21:25:11) لَٓا لا yoktur  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberlere, “Şüphesiz, benden başka hiçbir ilâh yoktur. Öyleyse bana ibadet edin” diye vahyetmişizdir.
9442 Enbiyâ 26. Ayet (21:26:4) وَلَدًا ولدا veledâ(en) çocuk و ل د
Diyanet İşleri (Yeni) (Böyle iken) “Rahmân, çocuk edindi” dediler. O, böyle şeylerden uzaktır, yücedir. Hayır, (evlat diye niteledikleri) o melekler ikrama erdirilmiş kullardır.
9443 Enbiyâ 26. Ayet (21:26:5) سُبْحَانَهُۜ سبحانه subhâneh(u) O münezzehtir س ب ح
Diyanet İşleri (Yeni) (Böyle iken) “Rahmân, çocuk edindi” dediler. O, böyle şeylerden uzaktır, yücedir. Hayır, (evlat diye niteledikleri) o melekler ikrama erdirilmiş kullardır.
9444 Enbiyâ 27. Ayet (21:27:2) يَسْبِقُونَهُ يسبقونه yesbikûnehu O'ndan önce söylemezler س ب ق
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar Allah’tan önce söz söylemezler ve hep O’nun emriyle iş görürler.
9445 Enbiyâ 27. Ayet (21:27:3) بِالْقَوْلِ بالقول bil-kavli bir söz ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar Allah’tan önce söz söylemezler ve hep O’nun emriyle iş görürler.
9446 Enbiyâ 27. Ayet (21:27:4) وَهُمْ وهم ve hum ve onlar هُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar Allah’tan önce söz söylemezler ve hep O’nun emriyle iş görürler.
9447 Enbiyâ 27. Ayet (21:27:5) بِاَمْرِه۪ بامره bi-emrihi O'nun buyruğunu أ م ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar Allah’tan önce söz söylemezler ve hep O’nun emriyle iş görürler.
9448 Enbiyâ 28. Ayet (21:28:2) مَا ما olanı مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, onların önlerindekini de arkalarındakini de (yaptıklarını da yapacaklarını da) bilir. Onlar, O’nun razı olduğu kimselerden başkasına şefaat etmezler ve hepsi O’nun korkusuyla titrerler.
9449 Enbiyâ 28. Ayet (21:28:3) بَيْنَ بين beyne arasında (önlerinde) ب ي ن
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, onların önlerindekini de arkalarındakini de (yaptıklarını da yapacaklarını da) bilir. Onlar, O’nun razı olduğu kimselerden başkasına şefaat etmezler ve hepsi O’nun korkusuyla titrerler.