| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 9900 | Hacc 62. Ayet (22:62:16) | الْعَلِيُّ | العلي | l-’aliyyu | çok yücedir | ع ل و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu böyle. Çünkü Allah, hakkın ta kendisidir. O’nu bırakıp da taptıkları ise batılın ta kendisidir. Şüphesiz ki Allah yücedir, büyüktür. | |||||
| 9901 | Hacc 62. Ayet (22:62:17) | الْكَب۪يرُ | الكبير | l-kebîr(u) | çok büyüktür | ك ب ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu böyle. Çünkü Allah, hakkın ta kendisidir. O’nu bırakıp da taptıkları ise batılın ta kendisidir. Şüphesiz ki Allah yücedir, büyüktür. | |||||
| 9902 | Hacc 63. Ayet (22:63:2) | تَرَ | تر | tera | görmedin mi | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın gökten yağmur indirdiği, böylece yeryüzünün yemyeşil olduğunu görmedin mi? Şüphesiz Allah, çok lütufkârdır, hakkıyla haberdardır. | |||||
| 9903 | Hacc 63. Ayet (22:63:7) | السَّمَٓاءِ | السماء | ssemâ-i | gök- | س م و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın gökten yağmur indirdiği, böylece yeryüzünün yemyeşil olduğunu görmedin mi? Şüphesiz Allah, çok lütufkârdır, hakkıyla haberdardır. | |||||
| 9904 | Hacc 63. Ayet (22:63:9) | فَتُصْبِحُ | فتصبح | fetusbihu | böylece olur | ص ب ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın gökten yağmur indirdiği, böylece yeryüzünün yemyeşil olduğunu görmedin mi? Şüphesiz Allah, çok lütufkârdır, hakkıyla haberdardır. | |||||
| 9905 | Hacc 63. Ayet (22:63:12) | اِنَّ | ان | inne | doğrusu | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın gökten yağmur indirdiği, böylece yeryüzünün yemyeşil olduğunu görmedin mi? Şüphesiz Allah, çok lütufkârdır, hakkıyla haberdardır. | |||||
| 9906 | Hacc 64. Ayet (22:64:1) | لَهُ | له | lehu | hep O'nundur | لَهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. Şüphesiz ki Allah elbette zengindir, elbette övgüye lâyıktır. | |||||
| 9907 | Hacc 64. Ayet (22:64:4) | السَّمٰوَاتِ | السموات | ssemâvâti | göklerde | س م و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. Şüphesiz ki Allah elbette zengindir, elbette övgüye lâyıktır. | |||||
| 9908 | Hacc 64. Ayet (22:64:10) | لَهُوَ | لهو | le-huve | işte O'dur | لَهُوَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. Şüphesiz ki Allah elbette zengindir, elbette övgüye lâyıktır. | |||||
| 9909 | Hacc 64. Ayet (22:64:11) | الْغَنِيُّ | الغني | l-ġaniyyu | zengin olan | غ ن ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. Şüphesiz ki Allah elbette zengindir, elbette övgüye lâyıktır. | |||||
| 9910 | Hacc 64. Ayet (22:64:12) | الْحَم۪يدُ۟ | الحميد | l-hamîd(u) | övülmeğe layık olan | ح م د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. Şüphesiz ki Allah elbette zengindir, elbette övgüye lâyıktır. | |||||
| 9911 | Hacc 65. Ayet (22:65:2) | تَرَ | تر | tera | görmedin mi? | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Görmüyor musun ki, Allah bütün yerdekileri ve emri uyarınca denizde akıp gitmekte olan gemileri sizin hizmetinize vermiştir. İzni olmaksızın yerin üzerine düşmesin diye göğü O tutuyor. Şüphesiz ki Allah, insanlara karşı çok esirgeyici, çok merhametlidir. | |||||
| 9912 | Hacc 65. Ayet (22:65:7) | مَا | ما | mâ | olanları | مَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Görmüyor musun ki, Allah bütün yerdekileri ve emri uyarınca denizde akıp gitmekte olan gemileri sizin hizmetinize vermiştir. İzni olmaksızın yerin üzerine düşmesin diye göğü O tutuyor. Şüphesiz ki Allah, insanlara karşı çok esirgeyici, çok merhametlidir. | |||||
| 9913 | Hacc 65. Ayet (22:65:15) | وَيُمْسِكُ | ويمسك | ve yumsiku | ve tutuyor | م س ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Görmüyor musun ki, Allah bütün yerdekileri ve emri uyarınca denizde akıp gitmekte olan gemileri sizin hizmetinize vermiştir. İzni olmaksızın yerin üzerine düşmesin diye göğü O tutuyor. Şüphesiz ki Allah, insanlara karşı çok esirgeyici, çok merhametlidir. | |||||
| 9914 | Hacc 65. Ayet (22:65:16) | السَّمَٓاءَ | السماء | ssemâe | göğü | س م و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Görmüyor musun ki, Allah bütün yerdekileri ve emri uyarınca denizde akıp gitmekte olan gemileri sizin hizmetinize vermiştir. İzni olmaksızın yerin üzerine düşmesin diye göğü O tutuyor. Şüphesiz ki Allah, insanlara karşı çok esirgeyici, çok merhametlidir. | |||||
| 9915 | Hacc 65. Ayet (22:65:22) | بِاِذْنِه۪ۜ | باذنه | bi-iżnih(i) | O'nun izni | أ ذ ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Görmüyor musun ki, Allah bütün yerdekileri ve emri uyarınca denizde akıp gitmekte olan gemileri sizin hizmetinize vermiştir. İzni olmaksızın yerin üzerine düşmesin diye göğü O tutuyor. Şüphesiz ki Allah, insanlara karşı çok esirgeyici, çok merhametlidir. | |||||
| 9916 | Hacc 65. Ayet (22:65:26) | لَرَؤُ۫فٌ | لرؤف | leraûfun | çok şefkatlidir | ر أ ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Görmüyor musun ki, Allah bütün yerdekileri ve emri uyarınca denizde akıp gitmekte olan gemileri sizin hizmetinize vermiştir. İzni olmaksızın yerin üzerine düşmesin diye göğü O tutuyor. Şüphesiz ki Allah, insanlara karşı çok esirgeyici, çok merhametlidir. | |||||
| 9917 | Hacc 65. Ayet (22:65:27) | رَح۪يمٌ | رحيم | rahîm(un) | çok merhametlidir | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Görmüyor musun ki, Allah bütün yerdekileri ve emri uyarınca denizde akıp gitmekte olan gemileri sizin hizmetinize vermiştir. İzni olmaksızın yerin üzerine düşmesin diye göğü O tutuyor. Şüphesiz ki Allah, insanlara karşı çok esirgeyici, çok merhametlidir. | |||||
| 9918 | Hacc 66. Ayet (22:66:1) | وَهُوَ | وهو | ve huve | ve O'dur | هُوَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, size hayat veren, sonra sizi öldürecek, daha sonra da diriltecek olandır. Şüphesiz, insan çok nankördür. | |||||
| 9919 | Hacc 66. Ayet (22:66:4) | ثُمَّ | ثم | śümme | sonra | ثُمَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, size hayat veren, sonra sizi öldürecek, daha sonra da diriltecek olandır. Şüphesiz, insan çok nankördür. | |||||
| 9920 | Hacc 66. Ayet (22:66:5) | يُم۪يتُكُمْ | يميتكم | yumîtukum | sizi öldüren | م و ت |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, size hayat veren, sonra sizi öldürecek, daha sonra da diriltecek olandır. Şüphesiz, insan çok nankördür. | |||||
| 9921 | Hacc 66. Ayet (22:66:6) | ثُمَّ | ثم | śümme | sonra (yine) | ثُمَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, size hayat veren, sonra sizi öldürecek, daha sonra da diriltecek olandır. Şüphesiz, insan çok nankördür. | |||||
| 9922 | Hacc 66. Ayet (22:66:10) | لَكَفُورٌ | لكفور | le-kefûr(un) | çok nankördür | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, size hayat veren, sonra sizi öldürecek, daha sonra da diriltecek olandır. Şüphesiz, insan çok nankördür. | |||||
| 9923 | Hacc 67. Ayet (22:67:5) | هُمْ | هم | hum | onların | هُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz her ümmet için uygulayacağı bir ibadet yolu verdik. O hâlde, din işinde seninle asla çekişmesinler. Sen Rabbine davet et. Çünkü sen hiç şüphesiz hakka götüren dosdoğru bir yol üzerindesin. | |||||
| 9924 | Hacc 67. Ayet (22:67:16) | هُدًى | هدى | huden | bir yol | ه د ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz her ümmet için uygulayacağı bir ibadet yolu verdik. O hâlde, din işinde seninle asla çekişmesinler. Sen Rabbine davet et. Çünkü sen hiç şüphesiz hakka götüren dosdoğru bir yol üzerindesin. | |||||
| 9925 | Hacc 67. Ayet (22:67:17) | مُسْتَق۪يمٍ | مستقيم | mustekîm(in) | dosdoğru | ق و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz her ümmet için uygulayacağı bir ibadet yolu verdik. O hâlde, din işinde seninle asla çekişmesinler. Sen Rabbine davet et. Çünkü sen hiç şüphesiz hakka götüren dosdoğru bir yol üzerindesin. | |||||
| 9926 | Hacc 69. Ayet (22:69:7) | كُنْتُمْ | كنتم | kuntum | olduğunuz | ك و ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hakkında ayrılığa düşüp durduğunuz şeyler konusunda, kıyamet günü Allah aranızda hüküm verecektir. | |||||
| 9927 | Hacc 69. Ayet (22:69:8) | ف۪يهِ | فيه | fîhi | onda | فِي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hakkında ayrılığa düşüp durduğunuz şeyler konusunda, kıyamet günü Allah aranızda hüküm verecektir. | |||||
| 9928 | Hacc 69. Ayet (22:69:9) | تَخْتَلِفُونَ | تختلفون | taḣtelifûn(e) | ayrılığa düşüyor | خ ل ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hakkında ayrılığa düşüp durduğunuz şeyler konusunda, kıyamet günü Allah aranızda hüküm verecektir. | |||||
| 9929 | Hacc 70. Ayet (22:70:8) | السَّمَٓاءِ | السماء | ssemâ-i | gökte | س م و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bilmez misin ki, kuşkusuz Allah gökte ve yerde ne varsa hepsini bilir. Kuşkusuz bunların hepsi bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da)dır. Şüphesiz bu, Allah’a göre çok kolaydır. | |||||
| 9930 | Hacc 70. Ayet (22:70:18) | يَس۪يرٌ | يسير | yesîr(un) | kolaydır | ي س ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bilmez misin ki, kuşkusuz Allah gökte ve yerde ne varsa hepsini bilir. Kuşkusuz bunların hepsi bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da)dır. Şüphesiz bu, Allah’a göre çok kolaydır. | |||||
| 9931 | Hacc 71. Ayet (22:71:1) | وَيَعْبُدُونَ | ويعبدون | ve ya’budûne | ve tapıyorlar | ع ب د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, Allah’ı bırakıp, hakkında Allah’ın hiçbir delil indirmediği, kendilerinin de hakkında hiçbir bilgilerinin bulunmadığı şeylere kulluk ederler. Zalimlerin hiçbir yardımcısı yoktur. | |||||
| 9932 | Hacc 71. Ayet (22:71:8) | بِه۪ | به | bihi | onlara | بِه۪ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, Allah’ı bırakıp, hakkında Allah’ın hiçbir delil indirmediği, kendilerinin de hakkında hiçbir bilgilerinin bulunmadığı şeylere kulluk ederler. Zalimlerin hiçbir yardımcısı yoktur. | |||||
| 9933 | Hacc 71. Ayet (22:71:11) | لَيْسَ | ليس | leyse | yoktur | ل ي س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, Allah’ı bırakıp, hakkında Allah’ın hiçbir delil indirmediği, kendilerinin de hakkında hiçbir bilgilerinin bulunmadığı şeylere kulluk ederler. Zalimlerin hiçbir yardımcısı yoktur. | |||||
| 9934 | Hacc 71. Ayet (22:71:13) | بِه۪ | به | bihi | onun hakkında | بِه۪ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, Allah’ı bırakıp, hakkında Allah’ın hiçbir delil indirmediği, kendilerinin de hakkında hiçbir bilgilerinin bulunmadığı şeylere kulluk ederler. Zalimlerin hiçbir yardımcısı yoktur. | |||||
| 9935 | Hacc 71. Ayet (22:71:15) | وَمَا | وما | ve mâ | ve yoktur | مَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, Allah’ı bırakıp, hakkında Allah’ın hiçbir delil indirmediği, kendilerinin de hakkında hiçbir bilgilerinin bulunmadığı şeylere kulluk ederler. Zalimlerin hiçbir yardımcısı yoktur. | |||||
| 9936 | Hacc 71. Ayet (22:71:16) | لِلظَّالِم۪ينَ | للظالمين | lizzâlimîne | o zalimlerin | ظ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, Allah’ı bırakıp, hakkında Allah’ın hiçbir delil indirmediği, kendilerinin de hakkında hiçbir bilgilerinin bulunmadığı şeylere kulluk ederler. Zalimlerin hiçbir yardımcısı yoktur. | |||||
| 9937 | Hacc 72. Ayet (22:72:2) | تُتْلٰى | تتلى | tutlâ | okunduğu | ت ل و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendilerine âyetlerimiz açık açık okunduğu zaman, o kâfirlerin yüz ifadelerinden inkârlarını anlarsın. Neredeyse, kendilerine âyetlerimizi okuyanlara hışımla saldıracaklar. De ki: “Şimdi size bu durumdan[379] daha beterini haber vereyim mi: Ateş.. Allah, onu kâfirlere vaad etti. Ne kötü varış yeridir orası!” | |||||
| 9938 | Hacc 72. Ayet (22:72:11) | الْمُنْكَرَۜ | المنكر | l-munker(a) | hoşnutsuzluk | ن ك ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendilerine âyetlerimiz açık açık okunduğu zaman, o kâfirlerin yüz ifadelerinden inkârlarını anlarsın. Neredeyse, kendilerine âyetlerimizi okuyanlara hışımla saldıracaklar. De ki: “Şimdi size bu durumdan[379] daha beterini haber vereyim mi: Ateş.. Allah, onu kâfirlere vaad etti. Ne kötü varış yeridir orası!” | |||||
| 9939 | Hacc 72. Ayet (22:72:15) | يَتْلُونَ | يتلون | yetlûne | okuyanların | ت ل و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendilerine âyetlerimiz açık açık okunduğu zaman, o kâfirlerin yüz ifadelerinden inkârlarını anlarsın. Neredeyse, kendilerine âyetlerimizi okuyanlara hışımla saldıracaklar. De ki: “Şimdi size bu durumdan[379] daha beterini haber vereyim mi: Ateş.. Allah, onu kâfirlere vaad etti. Ne kötü varış yeridir orası!” | |||||
| 9940 | Hacc 72. Ayet (22:72:20) | بِشَرٍّ | بشر | bişerrin | daha kötü bir şey | ش ر ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendilerine âyetlerimiz açık açık okunduğu zaman, o kâfirlerin yüz ifadelerinden inkârlarını anlarsın. Neredeyse, kendilerine âyetlerimizi okuyanlara hışımla saldıracaklar. De ki: “Şimdi size bu durumdan[379] daha beterini haber vereyim mi: Ateş.. Allah, onu kâfirlere vaad etti. Ne kötü varış yeridir orası!” | |||||
| 9941 | Hacc 72. Ayet (22:72:24) | وَعَدَهَا | وعدها | ve ’adeha | ve onu va'detmiştir | و ع د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendilerine âyetlerimiz açık açık okunduğu zaman, o kâfirlerin yüz ifadelerinden inkârlarını anlarsın. Neredeyse, kendilerine âyetlerimizi okuyanlara hışımla saldıracaklar. De ki: “Şimdi size bu durumdan[379] daha beterini haber vereyim mi: Ateş.. Allah, onu kâfirlere vaad etti. Ne kötü varış yeridir orası!” | |||||
| 9942 | Hacc 72. Ayet (22:72:28) | وَبِئْسَ | وبئس | ve bi/se | ve ne kötü | ب أ س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendilerine âyetlerimiz açık açık okunduğu zaman, o kâfirlerin yüz ifadelerinden inkârlarını anlarsın. Neredeyse, kendilerine âyetlerimizi okuyanlara hışımla saldıracaklar. De ki: “Şimdi size bu durumdan[379] daha beterini haber vereyim mi: Ateş.. Allah, onu kâfirlere vaad etti. Ne kötü varış yeridir orası!” | |||||
| 9943 | Hacc 72. Ayet (22:72:29) | الْمَص۪يرُ۟ | المصير | l-masîr(u) | sondur | ص ي ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendilerine âyetlerimiz açık açık okunduğu zaman, o kâfirlerin yüz ifadelerinden inkârlarını anlarsın. Neredeyse, kendilerine âyetlerimizi okuyanlara hışımla saldıracaklar. De ki: “Şimdi size bu durumdan[379] daha beterini haber vereyim mi: Ateş.. Allah, onu kâfirlere vaad etti. Ne kötü varış yeridir orası!” | |||||
| 9944 | Hacc 73. Ayet (22:73:7) | لَهُۜ | له | leh(u) | onu | لَهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey insanlar! Size bir örnek verildi. Şimdi ona iyi kulak verin. Sizin Allah’tan başka taptıklarınız bir sinek dahi yaratamazlar, hepsi bunun için toplansalar bile. Eğer sinek onlardan bir şey kapsa, bunu ondan kurtaramazlar. İsteyen de âciz, istenen de. | |||||
| 9945 | Hacc 73. Ayet (22:73:18) | اجْتَمَعُوا | اجتمعوا | -cteme’û | bir araya toplansalar | ج م ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey insanlar! Size bir örnek verildi. Şimdi ona iyi kulak verin. Sizin Allah’tan başka taptıklarınız bir sinek dahi yaratamazlar, hepsi bunun için toplansalar bile. Eğer sinek onlardan bir şey kapsa, bunu ondan kurtaramazlar. İsteyen de âciz, istenen de. | |||||
| 9946 | Hacc 73. Ayet (22:73:19) | لَهُۜ | له | leh(u) | onların hepsi | لَهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey insanlar! Size bir örnek verildi. Şimdi ona iyi kulak verin. Sizin Allah’tan başka taptıklarınız bir sinek dahi yaratamazlar, hepsi bunun için toplansalar bile. Eğer sinek onlardan bir şey kapsa, bunu ondan kurtaramazlar. İsteyen de âciz, istenen de. | |||||
| 9947 | Hacc 73. Ayet (22:73:21) | يَسْلُبْهُمُ | يسلبهم | yeslubuhumu | onlardan kapsa | س ل ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey insanlar! Size bir örnek verildi. Şimdi ona iyi kulak verin. Sizin Allah’tan başka taptıklarınız bir sinek dahi yaratamazlar, hepsi bunun için toplansalar bile. Eğer sinek onlardan bir şey kapsa, bunu ondan kurtaramazlar. İsteyen de âciz, istenen de. | |||||
| 9948 | Hacc 73. Ayet (22:73:26) | مِنْهُۜ | منه | minh(u) | ondan | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey insanlar! Size bir örnek verildi. Şimdi ona iyi kulak verin. Sizin Allah’tan başka taptıklarınız bir sinek dahi yaratamazlar, hepsi bunun için toplansalar bile. Eğer sinek onlardan bir şey kapsa, bunu ondan kurtaramazlar. İsteyen de âciz, istenen de. | |||||
| 9949 | Hacc 75. Ayet (22:75:11) | بَص۪يرٌۚ | بصير | basîr(un) | görendir | ب ص ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, meleklerden de resûller seçer, insanlardan da. Şüphesiz Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir. | |||||