"o" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 18311 sonuç bulundu.
10400 - 10450 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
10400 Nûr 40. Ayet (24:40:30) فَمَا فما fe-mâ artık olmaz مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Yahut (inkârcıların küfür içindeki hâlleri) derin bir denizdeki karanlıklar gibidir. (Bir deniz ki) onu dalga üstüne dalga kaplıyor, üstünde de bulutlar var. Karanlıklar üstüne karanlıklar. İnsan, elini çıkarsa neredeyse onu bile göremez. Kime Allah nur vermezse, onun için nur diye bir şey yoktur.[389]
10401 Nûr 40. Ayet (24:40:31) لَهُ له lehu onun لَهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Yahut (inkârcıların küfür içindeki hâlleri) derin bir denizdeki karanlıklar gibidir. (Bir deniz ki) onu dalga üstüne dalga kaplıyor, üstünde de bulutlar var. Karanlıklar üstüne karanlıklar. İnsan, elini çıkarsa neredeyse onu bile göremez. Kime Allah nur vermezse, onun için nur diye bir şey yoktur.[389]
10402 Nûr 41. Ayet (24:41:2) تَرَ تر tera görmedin mi? ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerde ve yeryüzünde bulunan kimselerle, sıra sıra (kanat çırparak uçan) kuşların Allah’ı tespih ettiğini görmez misin? Her biri duasını ve tesbihini kesin olarak bilmektedir. Allah, onların yapmakta olduğu şeyleri hakkıyla bilendir.
10403 Nûr 41. Ayet (24:41:6) لَهُ له lehu onu لَهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerde ve yeryüzünde bulunan kimselerle, sıra sıra (kanat çırparak uçan) kuşların Allah’ı tespih ettiğini görmez misin? Her biri duasını ve tesbihini kesin olarak bilmektedir. Allah, onların yapmakta olduğu şeyleri hakkıyla bilendir.
10404 Nûr 41. Ayet (24:41:8) فِي في olan فِي
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerde ve yeryüzünde bulunan kimselerle, sıra sıra (kanat çırparak uçan) kuşların Allah’ı tespih ettiğini görmez misin? Her biri duasını ve tesbihini kesin olarak bilmektedir. Allah, onların yapmakta olduğu şeyleri hakkıyla bilendir.
10405 Nûr 41. Ayet (24:41:9) السَّمٰوَاتِ السموات ssemâvâti göklerde س م و
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerde ve yeryüzünde bulunan kimselerle, sıra sıra (kanat çırparak uçan) kuşların Allah’ı tespih ettiğini görmez misin? Her biri duasını ve tesbihini kesin olarak bilmektedir. Allah, onların yapmakta olduğu şeyleri hakkıyla bilendir.
10406 Nûr 41. Ayet (24:41:10) وَالْاَرْضِ والارض vel-ardi ve yerde olan أ ر ض
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerde ve yeryüzünde bulunan kimselerle, sıra sıra (kanat çırparak uçan) kuşların Allah’ı tespih ettiğini görmez misin? Her biri duasını ve tesbihini kesin olarak bilmektedir. Allah, onların yapmakta olduğu şeyleri hakkıyla bilendir.
10407 Nûr 41. Ayet (24:41:14) قَدْ قد kad andolsun قَدْ
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerde ve yeryüzünde bulunan kimselerle, sıra sıra (kanat çırparak uçan) kuşların Allah’ı tespih ettiğini görmez misin? Her biri duasını ve tesbihini kesin olarak bilmektedir. Allah, onların yapmakta olduğu şeyleri hakkıyla bilendir.
10408 Nûr 41. Ayet (24:41:21) يَفْعَلُونَ يفعلون yef’alûn(e) onların yaptıkları ف ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerde ve yeryüzünde bulunan kimselerle, sıra sıra (kanat çırparak uçan) kuşların Allah’ı tespih ettiğini görmez misin? Her biri duasını ve tesbihini kesin olarak bilmektedir. Allah, onların yapmakta olduğu şeyleri hakkıyla bilendir.
10409 Nûr 42. Ayet (24:42:3) السَّمٰوَاتِ السموات ssemâvâti göklerin س م و
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’ındır. Dönüş de ancak Allah’adır.
10410 Nûr 42. Ayet (24:42:7) الْمَص۪يرُ المصير l-masîr(u) dönüş ص ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’ındır. Dönüş de ancak Allah’adır.
10411 Nûr 43. Ayet (24:43:2) تَرَ تر tera görmedin mi? ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Görmez misin ki Allah, bulutları sevk eder. Sonra, onları kaynaştırıp üst üste yığar. Nihayet yağmurun, onların arasından yağdığını görürsün. O, gökten, oradaki dağ (gibi bulut)lardan dolu indirir de onu dilediğine isabet ettirir, dilediğinden de geri çevirir. Bu bulutların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alacak.
10412 Nûr 43. Ayet (24:43:7) ثُمَّ ثم śümme sonra  ثُمَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Görmez misin ki Allah, bulutları sevk eder. Sonra, onları kaynaştırıp üst üste yığar. Nihayet yağmurun, onların arasından yağdığını görürsün. O, gökten, oradaki dağ (gibi bulut)lardan dolu indirir de onu dilediğine isabet ettirir, dilediğinden de geri çevirir. Bu bulutların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alacak.
10413 Nûr 43. Ayet (24:43:9) بَيْنَهُ بينه beynehu onların arasını ب ي ن
Diyanet İşleri (Yeni) Görmez misin ki Allah, bulutları sevk eder. Sonra, onları kaynaştırıp üst üste yığar. Nihayet yağmurun, onların arasından yağdığını görürsün. O, gökten, oradaki dağ (gibi bulut)lardan dolu indirir de onu dilediğine isabet ettirir, dilediğinden de geri çevirir. Bu bulutların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alacak.
10414 Nûr 43. Ayet (24:43:10) ثُمَّ ثم śümme sonra  ثُمَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Görmez misin ki Allah, bulutları sevk eder. Sonra, onları kaynaştırıp üst üste yığar. Nihayet yağmurun, onların arasından yağdığını görürsün. O, gökten, oradaki dağ (gibi bulut)lardan dolu indirir de onu dilediğine isabet ettirir, dilediğinden de geri çevirir. Bu bulutların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alacak.
10415 Nûr 43. Ayet (24:43:11) يَجْعَلُهُ يجعله yec’aluhu onları yığar (sıkıştırır) ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Görmez misin ki Allah, bulutları sevk eder. Sonra, onları kaynaştırıp üst üste yığar. Nihayet yağmurun, onların arasından yağdığını görürsün. O, gökten, oradaki dağ (gibi bulut)lardan dolu indirir de onu dilediğine isabet ettirir, dilediğinden de geri çevirir. Bu bulutların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alacak.
10416 Nûr 43. Ayet (24:43:13) فَتَرَى فترى feterâ sonra görürsün ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Görmez misin ki Allah, bulutları sevk eder. Sonra, onları kaynaştırıp üst üste yığar. Nihayet yağmurun, onların arasından yağdığını görürsün. O, gökten, oradaki dağ (gibi bulut)lardan dolu indirir de onu dilediğine isabet ettirir, dilediğinden de geri çevirir. Bu bulutların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alacak.
10417 Nûr 43. Ayet (24:43:20) السَّمَٓاءِ السماء ssemâi gök- س م و
Diyanet İşleri (Yeni) Görmez misin ki Allah, bulutları sevk eder. Sonra, onları kaynaştırıp üst üste yığar. Nihayet yağmurun, onların arasından yağdığını görürsün. O, gökten, oradaki dağ (gibi bulut)lardan dolu indirir de onu dilediğine isabet ettirir, dilediğinden de geri çevirir. Bu bulutların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alacak.
10418 Nûr 43. Ayet (24:43:23) ف۪يهَا فيها fîhâ orada فِي
Diyanet İşleri (Yeni) Görmez misin ki Allah, bulutları sevk eder. Sonra, onları kaynaştırıp üst üste yığar. Nihayet yağmurun, onların arasından yağdığını görürsün. O, gökten, oradaki dağ (gibi bulut)lardan dolu indirir de onu dilediğine isabet ettirir, dilediğinden de geri çevirir. Bu bulutların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alacak.
10419 Nûr 43. Ayet (24:43:25) بَرَدٍ برد beradin bir dolu ب ر د
Diyanet İşleri (Yeni) Görmez misin ki Allah, bulutları sevk eder. Sonra, onları kaynaştırıp üst üste yığar. Nihayet yağmurun, onların arasından yağdığını görürsün. O, gökten, oradaki dağ (gibi bulut)lardan dolu indirir de onu dilediğine isabet ettirir, dilediğinden de geri çevirir. Bu bulutların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alacak.
10420 Nûr 43. Ayet (24:43:27) بِه۪ به bihi onunla بِه۪
Diyanet İşleri (Yeni) Görmez misin ki Allah, bulutları sevk eder. Sonra, onları kaynaştırıp üst üste yığar. Nihayet yağmurun, onların arasından yağdığını görürsün. O, gökten, oradaki dağ (gibi bulut)lardan dolu indirir de onu dilediğine isabet ettirir, dilediğinden de geri çevirir. Bu bulutların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alacak.
10421 Nûr 43. Ayet (24:43:30) وَيَصْرِفُهُ ويصرفه ve yasrifuhu ve onu öteye çevirir ص ر ف
Diyanet İşleri (Yeni) Görmez misin ki Allah, bulutları sevk eder. Sonra, onları kaynaştırıp üst üste yığar. Nihayet yağmurun, onların arasından yağdığını görürsün. O, gökten, oradaki dağ (gibi bulut)lardan dolu indirir de onu dilediğine isabet ettirir, dilediğinden de geri çevirir. Bu bulutların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alacak.
10422 Nûr 43. Ayet (24:43:38) بِالْاَبْصَارِۜ بالابصار bil-ebsâr(i) gözleri ب ص ر
Diyanet İşleri (Yeni) Görmez misin ki Allah, bulutları sevk eder. Sonra, onları kaynaştırıp üst üste yığar. Nihayet yağmurun, onların arasından yağdığını görürsün. O, gökten, oradaki dağ (gibi bulut)lardan dolu indirir de onu dilediğine isabet ettirir, dilediğinden de geri çevirir. Bu bulutların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alacak.
10423 Nûr 44. Ayet (24:44:9) لِاُو۬لِي لاولي li-ulî olanlar için أ و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, geceyi ve gündüzü döndürüp duruyor. Şüphesiz bunda basiret sahibi olanlar için bir ibret vardır.
10424 Nûr 44. Ayet (24:44:10) الْاَبْصَارِ الابصار l-ebsâr(i) gözleri ب ص ر
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, geceyi ve gündüzü döndürüp duruyor. Şüphesiz bunda basiret sahibi olanlar için bir ibret vardır.
10425 Nûr 45. Ayet (24:45:7) فَمِنْهُمْ فمنهم feminhum onlardan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, bütün canlıları sudan yarattı. İşte bunlardan bir kısmı karnı üzerinde sürünür, kimi iki ayak üzerinde yürür, kimisi dört ayak üzerinde yürür. Allah, dilediğini yaratır. Çünkü Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
10426 Nûr 45. Ayet (24:45:12) وَمِنْهُمْ ومنهم ve minhum ve onlardan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, bütün canlıları sudan yarattı. İşte bunlardan bir kısmı karnı üzerinde sürünür, kimi iki ayak üzerinde yürür, kimisi dört ayak üzerinde yürür. Allah, dilediğini yaratır. Çünkü Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
10427 Nûr 45. Ayet (24:45:17) وَمِنْهُمْ ومنهم ve minhum ve onlardan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, bütün canlıları sudan yarattı. İşte bunlardan bir kısmı karnı üzerinde sürünür, kimi iki ayak üzerinde yürür, kimisi dört ayak üzerinde yürür. Allah, dilediğini yaratır. Çünkü Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
10428 Nûr 45. Ayet (24:45:21) اَرْبَعٍۜ اربع erba’(in) dört (ayak) ر ب ع
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, bütün canlıları sudan yarattı. İşte bunlardan bir kısmı karnı üzerinde sürünür, kimi iki ayak üzerinde yürür, kimisi dört ayak üzerinde yürür. Allah, dilediğini yaratır. Çünkü Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
10429 Nûr 46. Ayet (24:46:1) لَقَدْ لقد lekad andolsun قَدْ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, biz açıklayıcı âyetler indirdik. Allah, dilediği kimseyi doğru yola iletir.
10430 Nûr 46. Ayet (24:46:10) صِرَاطٍ صراط sirâtin yola ص ر ط
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, biz açıklayıcı âyetler indirdik. Allah, dilediği kimseyi doğru yola iletir.
10431 Nûr 46. Ayet (24:46:11) مُسْتَق۪يمٍ مستقيم mustakîm(in) doğru ق و م
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, biz açıklayıcı âyetler indirdik. Allah, dilediği kimseyi doğru yola iletir.
10432 Nûr 47. Ayet (24:47:1) وَيَقُولُونَ ويقولون ve yekûlûne ve diyorlar ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) (Münâfıklar), “Allah’a ve peygambere inandık ve itaat ettik” derler. Sonra da onların bir kısmı bunun ardından yüz çevirirler. Hâlbuki onlar inanmış değillerdir.
10433 Nûr 47. Ayet (24:47:6) ثُمَّ ثم śümme sonra  ثُمَّ
Diyanet İşleri (Yeni) (Münâfıklar), “Allah’a ve peygambere inandık ve itaat ettik” derler. Sonra da onların bir kısmı bunun ardından yüz çevirirler. Hâlbuki onlar inanmış değillerdir.
10434 Nûr 47. Ayet (24:47:7) يَتَوَلّٰى يتولى yetevellâ dönüyor و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) (Münâfıklar), “Allah’a ve peygambere inandık ve itaat ettik” derler. Sonra da onların bir kısmı bunun ardından yüz çevirirler. Hâlbuki onlar inanmış değillerdir.
10435 Nûr 47. Ayet (24:47:9) مِنْهُمْ منهم minhum onlardan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) (Münâfıklar), “Allah’a ve peygambere inandık ve itaat ettik” derler. Sonra da onların bir kısmı bunun ardından yüz çevirirler. Hâlbuki onlar inanmış değillerdir.
10436 Nûr 48. Ayet (24:48:10) مِنْهُمْ منهم minhum onlardan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Aralarında hüküm vermesi için Allah’a (Kur’an’a) ve peygambere çağırıldıkları zaman, bir de bakarsın ki içlerinden bir grup yüz çevirmektedir.
10437 Nûr 49. Ayet (24:49:2) يَكُنْ يكن yekun olursa ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Ama gerçek (verilen hüküm) kendi lehlerinde ise, boyun eğerek ona gelirler.
10438 Nûr 49. Ayet (24:49:6) اِلَيْهِ اليه ileyhi ona إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Ama gerçek (verilen hüküm) kendi lehlerinde ise, boyun eğerek ona gelirler.
10439 Nûr 50. Ayet (24:50:4) اَمِ ام emi yoksa أَم
Diyanet İşleri (Yeni) Kalplerinde bir hastalık mı var, yoksa şüphe ve tereddüde mi düştüler? Yoksa Allah ve Resûlünün kendilerine karşı zulüm ve haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır, işte onlar asıl zalimlerdir.
10440 Nûr 50. Ayet (24:50:6) اَمْ ام em yoksa أَم
Diyanet İşleri (Yeni) Kalplerinde bir hastalık mı var, yoksa şüphe ve tereddüde mi düştüler? Yoksa Allah ve Resûlünün kendilerine karşı zulüm ve haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır, işte onlar asıl zalimlerdir.
10441 Nûr 50. Ayet (24:50:7) يَخَافُونَ يخافون yeḣâfûne korkuyorlar mı? خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) Kalplerinde bir hastalık mı var, yoksa şüphe ve tereddüde mi düştüler? Yoksa Allah ve Resûlünün kendilerine karşı zulüm ve haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır, işte onlar asıl zalimlerdir.
10442 Nûr 50. Ayet (24:50:15) هُمُ هم humu onlar هُم
Diyanet İşleri (Yeni) Kalplerinde bir hastalık mı var, yoksa şüphe ve tereddüde mi düştüler? Yoksa Allah ve Resûlünün kendilerine karşı zulüm ve haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır, işte onlar asıl zalimlerdir.
10443 Nûr 51. Ayet (24:51:3) قَوْلَ قول kavle sözü ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Aralarında hüküm vermek için Allah’a (Kur’an’a) ve Resûlüne davet edildiklerinde, mü’minlerin söyleyeceği söz ancak, “işittik ve iman ettik” demeleridir. İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
10444 Nûr 51. Ayet (24:51:17) هُمُ هم humu onlardır هُم
Diyanet İşleri (Yeni) Aralarında hüküm vermek için Allah’a (Kur’an’a) ve Resûlüne davet edildiklerinde, mü’minlerin söyleyeceği söz ancak, “işittik ve iman ettik” demeleridir. İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
10445 Nûr 52. Ayet (24:52:5) وَيَخْشَ ويخش ve yaḣşa ve korkarsa خ ش ي
Diyanet İşleri (Yeni) Kim Allah’a ve Resûlüne itaat eder, Allah’tan korkar ve O’na karşı gelmekten sakınırsa, işte onlar başarıyı elde edenlerin ta kendileridir.
10446 Nûr 52. Ayet (24:52:9) هُمُ هم humu onlardır هُم
Diyanet İşleri (Yeni) Kim Allah’a ve Resûlüne itaat eder, Allah’tan korkar ve O’na karşı gelmekten sakınırsa, işte onlar başarıyı elde edenlerin ta kendileridir.
10447 Nûr 53. Ayet (24:53:6) اَمَرْتَهُمْ امرتهم emertehum onlara emredersen أ م ر
Diyanet İşleri (Yeni) Münâfıklar, sen kendilerine emrettiğin takdirde mutlaka savaşa çıkacaklarına dair en ağır bir şekilde Allah’a yemin ettiler. De ki: “Yemin etmeyin. Sizden istenen güzelce itaat etmektir. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.”
10448 Nûr 54. Ayet (24:54:7) تَوَلَّوْا تولوا tevellev dönerseniz و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) “Allah’a itaat edin, peygambere itaat edin” de. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki ona yüklenen sorumluluğu ancak ona ait; size yüklenen görevin sorumluluğu da yalnızca size aittir. Eğer ona itaat ederseniz doğru yola erersiniz. Peygambere düşen ancak apaçık bir tebliğdir.
10449 Nûr 54. Ayet (24:54:9) عَلَيْهِ عليه ‘aleyhi onun sorumluluğu عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) “Allah’a itaat edin, peygambere itaat edin” de. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki ona yüklenen sorumluluğu ancak ona ait; size yüklenen görevin sorumluluğu da yalnızca size aittir. Eğer ona itaat ederseniz doğru yola erersiniz. Peygambere düşen ancak apaçık bir tebliğdir.