"o" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 18311 sonuç bulundu.
11250 - 11300 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
11250 Neml 69. Ayet (27:69:7) كَانَ كان kâne olduğunu ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Yeryüzünde dolaşın da suçluların sonunun nasıl olduğuna bir bakın.”
11251 Neml 69. Ayet (27:69:8) عَاقِبَةُ عاقبة ‘âkibetu sonunun ع ق ب
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Yeryüzünde dolaşın da suçluların sonunun nasıl olduğuna bir bakın.”
11252 Neml 70. Ayet (27:70:3) عَلَيْهِمْ عليهم ‘aleyhim onlar(ın sözlerin)e عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan yana üzülme. Kurdukları tuzaklardan ötürü de sıkıntıya düşme.
11253 Neml 70. Ayet (27:70:5) تَكُنْ تكن tekun olma ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan yana üzülme. Kurdukları tuzaklardan ötürü de sıkıntıya düşme.
11254 Neml 71. Ayet (27:71:1) وَيَقُولُونَ ويقولون ve yekûlûne ve diyorlar ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, “Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.
11255 Neml 71. Ayet (27:71:7) صَادِق۪ينَ صادقين sâdikîn(e) doğrular(dan) ص د ق
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, “Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.
11256 Neml 72. Ayet (27:72:4) يَكُونَ يكون yekûne olmuştur ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Belki de acele gelmesini istediğiniz şeyin bir kısmı size çok yaklaşmıştır.”
11257 Neml 73. Ayet (27:73:8) اَكْثَرَهُمْ اكثرهم ekśerahum çokları ك ث ر
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz senin Rabbin insanlara karşı lütuf sahibidir. Ancak onların çoğu şükretmezler.
11258 Neml 74. Ayet (27:74:6) صُدُورُهُمْ صدورهم sudûruhum onların göğüslerinin ص د ر
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz senin Rabbin, onların kalplerinin gizlediği şeyleri de, açığa çıkardıklarını da mutlaka bilir.
11259 Neml 75. Ayet (27:75:1) وَمَا وما ve mâ ve yoktur مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Gökte ve yerde gâib (gizli) hiçbir şey yoktur ki apaçık bir Kitap’ta (Levh-i Mahfuz’da) olmasın.
11260 Neml 75. Ayet (27:75:5) السَّمَٓاءِ السماء ssemâ-i gökte س م و
Diyanet İşleri (Yeni) Gökte ve yerde gâib (gizli) hiçbir şey yoktur ki apaçık bir Kitap’ta (Levh-i Mahfuz’da) olmasın.
11261 Neml 75. Ayet (27:75:7) اِلَّا الا illâ olmayan إِلَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Gökte ve yerde gâib (gizli) hiçbir şey yoktur ki apaçık bir Kitap’ta (Levh-i Mahfuz’da) olmasın.
11262 Neml 76. Ayet (27:76:6) بَن۪ٓي بني benî oğullarına ب ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz bu Kur’an, İsrailoğullarına üzerinde ayrılığa düştükleri şeylerin çoğunu açıklıyor.
11263 Neml 76. Ayet (27:76:8) اَكْثَرَ اكثر ekśera birçoğunu ك ث ر
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz bu Kur’an, İsrailoğullarına üzerinde ayrılığa düştükleri şeylerin çoğunu açıklıyor.
11264 Neml 76. Ayet (27:76:11) ف۪يهِ فيه fîhi onda فِي
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz bu Kur’an, İsrailoğullarına üzerinde ayrılığa düştükleri şeylerin çoğunu açıklıyor.
11265 Neml 77. Ayet (27:77:1) وَاِنَّهُ وانه ve innehu ve elbette O إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz o, elbette mü’minler için bir hidayet ve bir rahmettir.
11266 Neml 77. Ayet (27:77:2) لَهُدًى لهدى le-huden bir yol göstericidir ه د ي
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz o, elbette mü’minler için bir hidayet ve bir rahmettir.
11267 Neml 78. Ayet (27:78:4) بَيْنَهُمْ بينهم beynehum onlar arasında ب ي ن
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz senin Rabbin, onların arasında hükmünü verecektir. O, mutlak güç sahibidir, hakkıyla bilendir.
11268 Neml 78. Ayet (27:78:6) وَهُوَ وهو ve huve ve O هُوَ
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz senin Rabbin, onların arasında hükmünü verecektir. O, mutlak güç sahibidir, hakkıyla bilendir.
11269 Neml 79. Ayet (27:79:1) فَتَوَكَّلْ فتوكل fe-tevekkel o halde tevekkül et و ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) Öyle ise Allah’a tevekkül et. Çünkü sen apaçık bir hak üzere bulunuyorsun.
11270 Neml 80. Ayet (27:80:4) الْمَوْتٰى الموتى l-mevtâ ölülere م و ت
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz sen ölülere duyuramazsın. Arkalarına dönüp kaçarlarken sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.
11271 Neml 80. Ayet (27:80:11) مُدْبِر۪ينَ مدبرين mudbirîn(e) arkalarını dönerek د ب ر
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz sen ölülere duyuramazsın. Arkalarına dönüp kaçarlarken sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.
11272 Neml 81. Ayet (27:81:3) بِهَادِي بهادي bihâdî doğru yola getirecek ه د ي
Diyanet İşleri (Yeni) Körleri sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola getiremezsin. Ancak âyetlerimize inanıp da müslüman olmuş olanlara duyurabilirsin.
11273 Neml 81. Ayet (27:81:4) الْعُمْيِ العمي l-’umyi kör(ler)i ع م ي
Diyanet İşleri (Yeni) Körleri sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola getiremezsin. Ancak âyetlerimize inanıp da müslüman olmuş olanlara duyurabilirsin.
11274 Neml 81. Ayet (27:81:13) فَهُمْ فهم fehum işte onlar فَهُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Körleri sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola getiremezsin. Ancak âyetlerimize inanıp da müslüman olmuş olanlara duyurabilirsin.
11275 Neml 82. Ayet (27:82:3) الْقَوْلُ القول l-kavlu söz ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) (Kıyametin kopacağına dair) o söz başlarına gelince, onlar için yerden kendilerine bir dâbbe (canlı bir yaratık) çıkarırız. O, onlara insanların âyetlerimize kesin olarak inanmadıklarını söyler.
11276 Neml 82. Ayet (27:82:6) لَهُمْ لهم lehum onlara لَهُم
Diyanet İşleri (Yeni) (Kıyametin kopacağına dair) o söz başlarına gelince, onlar için yerden kendilerine bir dâbbe (canlı bir yaratık) çıkarırız. O, onlara insanların âyetlerimize kesin olarak inanmadıklarını söyler.
11277 Neml 82. Ayet (27:82:10) تُكَلِّمُهُمْۙ تكلمهم tukellimuhum o onlara söyler ك ل م
Diyanet İşleri (Yeni) (Kıyametin kopacağına dair) o söz başlarına gelince, onlar için yerden kendilerine bir dâbbe (canlı bir yaratık) çıkarırız. O, onlara insanların âyetlerimize kesin olarak inanmadıklarını söyler.
11278 Neml 82. Ayet (27:82:13) كَانُوا كانوا kânû olduklarını ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) (Kıyametin kopacağına dair) o söz başlarına gelince, onlar için yerden kendilerine bir dâbbe (canlı bir yaratık) çıkarırız. O, onlara insanların âyetlerimize kesin olarak inanmadıklarını söyler.
11279 Neml 82. Ayet (27:82:16) يُوقِنُونَ۟ يوقنون yûkinûn(e) inanmıyor(lar) ي ق ن
Diyanet İşleri (Yeni) (Kıyametin kopacağına dair) o söz başlarına gelince, onlar için yerden kendilerine bir dâbbe (canlı bir yaratık) çıkarırız. O, onlara insanların âyetlerimize kesin olarak inanmadıklarını söyler.
11280 Neml 83. Ayet (27:83:1) وَيَوْمَ ويوم ve yevme o gün ي و م
Diyanet İşleri (Yeni) Her ümmetten âyetlerimizi yalanlayanlarından bir grubu toplayacağımız ve bunların (topluca hesap yerine) sevk edilecekleri günü hatırla.[411]
11281 Neml 83. Ayet (27:83:2) نَحْشُرُ نحشر nahşuru toplarız ح ش ر
Diyanet İşleri (Yeni) Her ümmetten âyetlerimizi yalanlayanlarından bir grubu toplayacağımız ve bunların (topluca hesap yerine) sevk edilecekleri günü hatırla.[411]
11282 Neml 83. Ayet (27:83:10) فَهُمْ فهم fehum onlar فَهُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Her ümmetten âyetlerimizi yalanlayanlarından bir grubu toplayacağımız ve bunların (topluca hesap yerine) sevk edilecekleri günü hatırla.[411]
11283 Neml 84. Ayet (27:84:4) قَالَ قال kâle (Allah onlara) der ki ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Hesap yerine geldiklerinde Allah şöyle der: “Siz benim âyetlerimi, onları ilmen kavramamışken yalanladınız öyle mi? Yoksa ne yapıyordunuz ki?!”
11284 Neml 84. Ayet (27:84:9) بِهَا بها bihâ onları بِهَٓا
Diyanet İşleri (Yeni) Hesap yerine geldiklerinde Allah şöyle der: “Siz benim âyetlerimi, onları ilmen kavramamışken yalanladınız öyle mi? Yoksa ne yapıyordunuz ki?!”
11285 Neml 84. Ayet (27:84:11) اَمَّاذَا اماذا emmâżâ yoksa nedir? أَم
Diyanet İşleri (Yeni) Hesap yerine geldiklerinde Allah şöyle der: “Siz benim âyetlerimi, onları ilmen kavramamışken yalanladınız öyle mi? Yoksa ne yapıyordunuz ki?!”
11286 Neml 84. Ayet (27:84:12) كُنْتُمْ كنتم kuntum olduğunuz ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Hesap yerine geldiklerinde Allah şöyle der: “Siz benim âyetlerimi, onları ilmen kavramamışken yalanladınız öyle mi? Yoksa ne yapıyordunuz ki?!”
11287 Neml 84. Ayet (27:84:13) تَعْمَلُونَ تعملون ta’melûn(e) yapıyor(lar) ع م ل
Diyanet İşleri (Yeni) Hesap yerine geldiklerinde Allah şöyle der: “Siz benim âyetlerimi, onları ilmen kavramamışken yalanladınız öyle mi? Yoksa ne yapıyordunuz ki?!”
11288 Neml 85. Ayet (27:85:6) فَهُمْ فهم fehum onlar artık فَهُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Zulümlerinden dolayı sözü edilen azap tepelerine iner de artık konuşamazlar.
11289 Neml 85. Ayet (27:85:8) يَنْطِقُونَ ينطقون yentikûn(e) konuşmazlar ن ط ق
Diyanet İşleri (Yeni) Zulümlerinden dolayı sözü edilen azap tepelerine iner de artık konuşamazlar.
11290 Neml 86. Ayet (27:86:2) يَرَوْا يروا yerav görmediler mi? ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar görmüyorlar mı ki, biz geceyi içinde rahat etsinler diye, gündüzü de (her şeyi) gösterici (aydınlık) olarak yarattık. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için elbette (Allah varlığını gösteren) deliller vardır.
11291 Neml 87. Ayet (27:87:5) فَفَزِعَ ففزع fefezi’a korku içinde kalırlar (bayılır) ف ز ع
Diyanet İşleri (Yeni) Sûr’a üfürüleceği ve Allah’ın dilediği kimselerden başka göklerdeki herkesin, yerdeki herkesin korkuya kapılacağı günü hatırla. Hepsi de boyunlarını bükerek O’na gelirler.
11292 Neml 87. Ayet (27:87:8) السَّمٰوَاتِ السموات ssemâvâti göklerde bulunan س م و
Diyanet İşleri (Yeni) Sûr’a üfürüleceği ve Allah’ın dilediği kimselerden başka göklerdeki herkesin, yerdeki herkesin korkuya kapılacağı günü hatırla. Hepsi de boyunlarını bükerek O’na gelirler.
11293 Neml 87. Ayet (27:87:17) اَتَوْهُ اتوه etevhu O'na gelirler أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) Sûr’a üfürüleceği ve Allah’ın dilediği kimselerden başka göklerdeki herkesin, yerdeki herkesin korkuya kapılacağı günü hatırla. Hepsi de boyunlarını bükerek O’na gelirler.
11294 Neml 87. Ayet (27:87:18) دَاخِر۪ينَ داخرين dâḣirîn(e) boyun bükerek د خ ر
Diyanet İşleri (Yeni) Sûr’a üfürüleceği ve Allah’ın dilediği kimselerden başka göklerdeki herkesin, yerdeki herkesin korkuya kapılacağı günü hatırla. Hepsi de boyunlarını bükerek O’na gelirler.
11295 Neml 88. Ayet (27:88:1) وَتَرَى وترى ve terâ görürsün ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Dağları görürsün, onları hareketsiz sanırsın. Hâlbuki onlar bulutların geçişi gibi hareket ederler. Bunu, her şeyi sağlam ve yerli yerince yapan Allah yapmıştır. Şüphesiz O, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
11296 Neml 88. Ayet (27:88:5) وَهِيَ وهي ve hiye o هِيَ
Diyanet İşleri (Yeni) Dağları görürsün, onları hareketsiz sanırsın. Hâlbuki onlar bulutların geçişi gibi hareket ederler. Bunu, her şeyi sağlam ve yerli yerince yapan Allah yapmıştır. Şüphesiz O, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
11297 Neml 88. Ayet (27:88:15) اِنَّهُ انه innehu doğrusu O إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Dağları görürsün, onları hareketsiz sanırsın. Hâlbuki onlar bulutların geçişi gibi hareket ederler. Bunu, her şeyi sağlam ve yerli yerince yapan Allah yapmıştır. Şüphesiz O, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
11298 Neml 89. Ayet (27:89:4) فَلَهُ فله fe-lehu ona vardır لَهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Her kim iyi amel getirirse, ona ondan daha hayırlısı vardır. Onlar o gün korkudan emindirler.
11299 Neml 89. Ayet (27:89:6) مِنْهَاۚ منها minhâ ondan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Her kim iyi amel getirirse, ona ondan daha hayırlısı vardır. Onlar o gün korkudan emindirler.