"o" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 18311 sonuç bulundu.
13300 - 13350 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
13300 Sâffât 64. Ayet (37:64:1) اِنَّهَا انها innehâ elbette o إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) O, cehennemin dibinde biten bir ağaçtır.
13301 Sâffât 65. Ayet (37:65:1) طَلْعُهَا طلعها tal’uhâ tomurcukları ط ل ع
Diyanet İşleri (Yeni) Onun meyveleri sanki şeytanların kafalarıdır.[457]
13302 Sâffât 66. Ayet (37:66:1) فَاِنَّهُمْ فانهم fe-innehum onlar إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Cehennemlikler ondan yiyecekler ve onunla karınlarını dolduracaklardır.
13303 Sâffât 66. Ayet (37:66:3) مِنْهَا منها minhâ ondan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Cehennemlikler ondan yiyecekler ve onunla karınlarını dolduracaklardır.
13304 Sâffât 66. Ayet (37:66:4) فَمَالِؤُ۫نَ فمالؤن fe-mâliûne ve dolduracaklardır م ل أ
Diyanet İşleri (Yeni) Cehennemlikler ondan yiyecekler ve onunla karınlarını dolduracaklardır.
13305 Sâffât 66. Ayet (37:66:5) مِنْهَا منها minhâ onunla مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Cehennemlikler ondan yiyecekler ve onunla karınlarını dolduracaklardır.
13306 Sâffât 67. Ayet (37:67:1) ثُمَّ ثم śumme sonra  ثُمَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra onlar için bunun üstüne kaynar sudan karışık bir içecek vardır.
13307 Sâffât 67. Ayet (37:67:3) لَهُمْ لهم lehum onların vardır لَهُم
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra onlar için bunun üstüne kaynar sudan karışık bir içecek vardır.
13308 Sâffât 68. Ayet (37:68:1) ثُمَّ ثم śumme sonra  ثُمَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra onların dönüşleri mutlaka cehennemedir.
13309 Sâffât 68. Ayet (37:68:3) مَرْجِعَهُمْ مرجعهم merci’ahum dönecekleri yer ر ج ع
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra onların dönüşleri mutlaka cehennemedir.
13310 Sâffât 69. Ayet (37:69:1) اِنَّهُمْ انهم innehum çünkü onlar إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Çünkü onlar babalarını sapık kimseler olarak buldular.
13311 Sâffât 70. Ayet (37:70:3) اٰثَارِهِمْ اثارهم âśârihim onların izleri أ ث ر
Diyanet İşleri (Yeni) Kendileri de onların izinden koşa koşa gitmektedirler.
13312 Sâffât 70. Ayet (37:70:4) يُهْرَعُونَ يهرعون yuhra’ûn(e) koşturuyorlar ه ر ع
Diyanet İşleri (Yeni) Kendileri de onların izinden koşa koşa gitmektedirler.
13313 Sâffât 71. Ayet (37:71:1) وَلَقَدْ ولقد ve lekad ve andolsun قَدْ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, onlardan önce, evvelkilerin çoğu da sapmıştı.
13314 Sâffât 71. Ayet (37:71:3) قَبْلَهُمْ قبلهم kablehum onlardan önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, onlardan önce, evvelkilerin çoğu da sapmıştı.
13315 Sâffât 71. Ayet (37:71:4) اَكْثَرُ اكثر ekśeru çoğu ك ث ر
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, onlardan önce, evvelkilerin çoğu da sapmıştı.
13316 Sâffât 72. Ayet (37:72:1) وَلَقَدْ ولقد ve lekad ve andolsun قَدْ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, biz onlara da uyarıcılar göndermiştik.
13317 Sâffât 72. Ayet (37:72:2) اَرْسَلْنَا ارسلنا erselnâ biz göndermiştik ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, biz onlara da uyarıcılar göndermiştik.
13318 Sâffât 72. Ayet (37:72:3) ف۪يهِمْ فيهم fîhim onların içine فِي
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, biz onlara da uyarıcılar göndermiştik.
13319 Sâffât 73. Ayet (37:73:3) كَانَ كان kâne oldu ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Bak, uyarılanların sonu nasıl oldu!
13320 Sâffât 73. Ayet (37:73:4) عَاقِبَةُ عاقبة ‘âkibetu sonu ع ق ب
Diyanet İşleri (Yeni) Bak, uyarılanların sonu nasıl oldu!
13321 Sâffât 75. Ayet (37:75:1) وَلَقَدْ ولقد ve lekad ve andolsun قَدْ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, Nûh bize dua edip seslenmişti. Biz ne güzel cevap vereniz!
13322 Sâffât 76. Ayet (37:76:1) وَنَجَّيْنَاهُ ونجيناه ve necceynâhu onu kurtarmıştık ن ج و
Diyanet İşleri (Yeni) Onu ve ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
13323 Sâffât 77. Ayet (37:77:2) ذُرِّيَّتَهُ ذريته żurriyyetehu onun zürriyetini ذ ر ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onun neslini yeryüzünde kalanlar kıldık.
13324 Sâffât 77. Ayet (37:77:3) هُمُ هم humu onları هُم
Diyanet İşleri (Yeni) Onun neslini yeryüzünde kalanlar kıldık.
13325 Sâffât 78. Ayet (37:78:2) عَلَيْهِ عليه ‘aleyhi ona عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Sonradan gelenler arasında ona güzel bir ad bıraktık.
13326 Sâffât 78. Ayet (37:78:4) الْاٰخِر۪ينَۘ الاخرين l-âḣirîn(e) sonra gelenler أ خ ر
Diyanet İşleri (Yeni) Sonradan gelenler arasında ona güzel bir ad bıraktık.
13327 Sâffât 79. Ayet (37:79:1) سَلَامٌ سلام selâmun selam olsun س ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Âlemler içinde Nûh’a selâm olsun!
13328 Sâffât 80. Ayet (37:80:2) كَذٰلِكَ كذلك keżâlike işte böyle ذَٰلِكَ
Diyanet İşleri (Yeni) İşte biz iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız.
13329 Sâffât 81. Ayet (37:81:1) اِنَّهُ انه innehu çünkü o إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Çünkü o, bizim mü’min kullarımızdandı.
13330 Sâffât 82. Ayet (37:82:1) ثُمَّ ثم śumme sonra  ثُمَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra biz, diğerlerini suda boğduk.
13331 Sâffât 82. Ayet (37:82:2) اَغْرَقْنَا اغرقنا aġraknâ suda boğduk غ ر ق
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra biz, diğerlerini suda boğduk.
13332 Sâffât 82. Ayet (37:82:3) الْاٰخَر۪ينَ الاخرين l-âḣarîn(e) ötekilerini أ خ ر
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra biz, diğerlerini suda boğduk.
13333 Sâffât 83. Ayet (37:83:3) ش۪يعَتِه۪ شيعته şî’atihi onun kolundan idi ش ي ع
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz İbrahim de O’nun taraftarlarından idi.
13334 Sâffât 85. Ayet (37:85:6) تَعْبُدُونَۚ تعبدون ta’budûn(e) tapıyorsunuz ع ب د
Diyanet İşleri (Yeni) Hani babasına ve kavmine şöyle demişti: “Siz neye tapıyorsunuz?”
13335 Sâffât 86. Ayet (37:86:5) تُر۪يدُونَۜ تريدون turîdûn(e) istiyorsunuz ر و د
Diyanet İşleri (Yeni) “Allah’ı bırakıp da birtakım uydurma ilâhlar mı istiyorsunuz?”
13336 Sâffât 88. Ayet (37:88:2) نَظْرَةً نظرة nezraten göz atarak ن ظ ر
Diyanet İşleri (Yeni) 88,89. İbrahim, yıldızlara baktı ve “Ben hastayım” dedi.
13337 Sâffât 90. Ayet (37:90:2) عَنْهُ عنه ‘anhu ondan عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Bunun üzerine arkalarını dönüp ondan uzaklaştılar.[458]
13338 Sâffât 90. Ayet (37:90:3) مُدْبِر۪ينَ مدبرين mudbirîn(e) arkalarını dönüp د ب ر
Diyanet İşleri (Yeni) Bunun üzerine arkalarını dönüp ondan uzaklaştılar.[458]
13339 Sâffât 91. Ayet (37:91:1) فَرَاغَ فراغ ferâġa o da gizlice sokuldu ر و غ
Diyanet İşleri (Yeni) İbrahim, onların putlarının tarafına gizlice gitti ve şöyle dedi: “Yemez misiniz?”
13340 Sâffât 91. Ayet (37:91:3) اٰلِهَتِهِمْ الهتهم âlihetihim onların tanrılarına أ ل ه
Diyanet İşleri (Yeni) İbrahim, onların putlarının tarafına gizlice gitti ve şöyle dedi: “Yemez misiniz?”
13341 Sâffât 92. Ayet (37:92:4) تَنْطِقُونَ تنطقون tentikûn(e) konuşmuyorsunuz ن ط ق
Diyanet İşleri (Yeni) “Ne diye konuşmuyorsunuz?”
13342 Sâffât 93. Ayet (37:93:1) فَرَاغَ فراغ ferâġa ve gizlice sokulup ر و غ
Diyanet İşleri (Yeni) Derken üzerlerine yürüyüp onlara güçlü bir darbe indirdi.
13343 Sâffât 94. Ayet (37:94:2) اِلَيْهِ اليه ileyhi ona إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Kavmi (telaş içinde) koşarak ona doğru geldi.
13344 Sâffât 94. Ayet (37:94:3) يَزِفُّونَ يزفون yeziffûn(e) koşarak ز ف ف
Diyanet İşleri (Yeni) Kavmi (telaş içinde) koşarak ona doğru geldi.
13345 Sâffât 95. Ayet (37:95:2) اَتَعْبُدُونَ اتعبدون eta’budûne -mi tapıyorsunuz? ع ب د
Diyanet İşleri (Yeni) İbrahim, şöyle dedi: “Yonttuğunuz putlara mı tapıyorsunuz?”
13346 Sâffât 95. Ayet (37:95:4) تَنْحِتُونَۙ تنحتون tenhitûn(e) yonttuğunuz ن ح ت
Diyanet İşleri (Yeni) İbrahim, şöyle dedi: “Yonttuğunuz putlara mı tapıyorsunuz?”
13347 Sâffât 96. Ayet (37:96:1) وَاللّٰهُ والله va(A)llâhu oysa Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) “Oysa Allah sizi de, yaptığınız şeyleri de yaratmıştır.”
13348 Sâffât 97. Ayet (37:97:3) لَهُ له lehu onun için لَهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Kavmi, “Onun için bir bina yapın, (içinde ateş yakın) ve onu ateşe atın” dedi.
13349 Sâffât 97. Ayet (37:97:5) فَاَلْقُوهُ فالقوه fe-elkûhu ve onu atın ل ق ي
Diyanet İşleri (Yeni) Kavmi, “Onun için bir bina yapın, (içinde ateş yakın) ve onu ateşe atın” dedi.