"o" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 18311 sonuç bulundu.
13600 - 13650 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
13600 Sâd 60. Ayet (38:60:4) لَا لا yoktur  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) O grup da, “Hayır, size rahat ve huzur olmasın. Bu cehennemi bizim önümüze siz sürdünüz. Orası ne kötü durak yeridir!” der.
13601 Sâd 60. Ayet (38:60:8) قَدَّمْتُمُوهُ قدمتموه kaddemtumûhu bunu önümüze getirdiniz ق د م
Diyanet İşleri (Yeni) O grup da, “Hayır, size rahat ve huzur olmasın. Bu cehennemi bizim önümüze siz sürdünüz. Orası ne kötü durak yeridir!” der.
13602 Sâd 60. Ayet (38:60:10) فَبِئْسَ فبئس fe-bi/se ne kötü ب أ س
Diyanet İşleri (Yeni) O grup da, “Hayır, size rahat ve huzur olmasın. Bu cehennemi bizim önümüze siz sürdünüz. Orası ne kötü durak yeridir!” der.
13603 Sâd 61. Ayet (38:61:4) قَدَّمَ قدم kaddeme önümüze getirdiyse ق د م
Diyanet İşleri (Yeni) Şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Bunu bizim önümüze kim sürdüyse, cehennemde onun azabını bir kat daha artır.”
13604 Sâd 61. Ayet (38:61:7) فَزِدْهُ فزده fe-zidhu onun artır ز ي د
Diyanet İşleri (Yeni) Şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Bunu bizim önümüze kim sürdüyse, cehennemde onun azabını bir kat daha artır.”
13605 Sâd 62. Ayet (38:62:2) مَا ما ne oldu ki? مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Yine şöyle derler: “Dünyada kendilerini kötü saydığımız adamları acaba neden göremiyoruz?”
13606 Sâd 62. Ayet (38:62:5) نَرٰى نرى nerâ görmüyoruz ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Yine şöyle derler: “Dünyada kendilerini kötü saydığımız adamları acaba neden göremiyoruz?”
13607 Sâd 62. Ayet (38:62:10) الْاَشْرَارِۜ الاشرار l-eşrâr(i) kötüler- ش ر ر
Diyanet İşleri (Yeni) Yine şöyle derler: “Dünyada kendilerini kötü saydığımız adamları acaba neden göremiyoruz?”
13608 Sâd 63. Ayet (38:63:1) اَتَّخَذْنَاهُمْ اتخذناهم etteḣażnâhum hani onları edinirdik أ خ ذ
Diyanet İşleri (Yeni) “(Cehennemlik değillerdi de) biz onları alaya mı almış olduk, yoksa (buradalar da) gözlerimizden mi kaçtılar?”
13609 Sâd 63. Ayet (38:63:2) سِخْرِيًّا سخريا siḣriyyen alay konusu س خ ر
Diyanet İşleri (Yeni) “(Cehennemlik değillerdi de) biz onları alaya mı almış olduk, yoksa (buradalar da) gözlerimizden mi kaçtılar?”
13610 Sâd 63. Ayet (38:63:3) اَمْ ام em yoksa أَم
Diyanet İşleri (Yeni) “(Cehennemlik değillerdi de) biz onları alaya mı almış olduk, yoksa (buradalar da) gözlerimizden mi kaçtılar?”
13611 Sâd 63. Ayet (38:63:5) عَنْهُمُ عنهم ‘anhumu onlardan عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) “(Cehennemlik değillerdi de) biz onları alaya mı almış olduk, yoksa (buradalar da) gözlerimizden mi kaçtılar?”
13612 Sâd 63. Ayet (38:63:6) الْاَبْصَارُ الابصار l-ebsâr(u) gözler(imiz) ب ص ر
Diyanet İşleri (Yeni) “(Cehennemlik değillerdi de) biz onları alaya mı almış olduk, yoksa (buradalar da) gözlerimizden mi kaçtılar?”
13613 Sâd 65. Ayet (38:65:5) وَمَا وما ve mâ ve yoktur مَا
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) De ki: “Ben ancak bir uyarıcıyım. Her şey üzerinde mutlak otorite sahibi olan bir Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur.”
13614 Sâd 66. Ayet (38:66:2) السَّمٰوَاتِ السموات ssemâvâti göklerin س م و
Diyanet İşleri (Yeni) “O, göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. Mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.”
13615 Sâd 66. Ayet (38:66:4) وَمَا وما ve mâ ve olanların مَا
Diyanet İşleri (Yeni) “O, göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. Mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.”
13616 Sâd 66. Ayet (38:66:7) الْغَفَّارُ الغفار l-ġaffâr(u) çok bağışlayandır غ ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) “O, göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. Mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.”
13617 Sâd 67. Ayet (38:67:2) هُوَ هو huve O هُوَ
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Bu Kur’an, büyük bir haberdir.”
13618 Sâd 68. Ayet (38:68:2) عَنْهُ عنه ‘anhu ondan عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) “Siz ise ondan yüz çeviriyorsunuz.”
13619 Sâd 68. Ayet (38:68:3) مُعْرِضُونَ معرضون mu’ridûn(e) yüz çeviriyorsunuz ع ر ض
Diyanet İşleri (Yeni) “Siz ise ondan yüz çeviriyorsunuz.”
13620 Sâd 69. Ayet (38:69:1) مَا ما yoktu مَا
Diyanet İşleri (Yeni) “Aralarında tartıştıkları sırada, yüce topluluğa (ileri gelen melekler topluluğuna) dair benim hiçbir bilgim yoktu.”
13621 Sâd 69. Ayet (38:69:6) بِالْمَلَاِ بالملا bil-melei topluluk م ل أ
Diyanet İşleri (Yeni) “Aralarında tartıştıkları sırada, yüce topluluğa (ileri gelen melekler topluluğuna) dair benim hiçbir bilgim yoktu.”
13622 Sâd 70. Ayet (38:70:2) يُوحٰٓى يوحى yûhâ vahyedilmiyor و ح ي
Diyanet İşleri (Yeni) “Bana ancak, benim sadece bir uyarıcı olduğum vahyediliyor.”
13623 Sâd 70. Ayet (38:70:6) اَنَا۬ انا ene ben (olduğum için) اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) “Bana ancak, benim sadece bir uyarıcı olduğum vahyediliyor.”
13624 Sâd 72. Ayet (38:72:2) سَوَّيْتُهُ سويته sevveytuhu onu biçimlendirdiğim س و ي
Diyanet İşleri (Yeni) “Onu şekillendirip içine ruhumdan üflediğim zaman onun için saygı ile eğilin.”
13625 Sâd 72. Ayet (38:72:4) ف۪يهِ فيه fîhi ona فِي
Diyanet İşleri (Yeni) “Onu şekillendirip içine ruhumdan üflediğim zaman onun için saygı ile eğilin.”
13626 Sâd 72. Ayet (38:72:8) لَهُ له lehu ona لَهُ
Diyanet İşleri (Yeni) “Onu şekillendirip içine ruhumdan üflediğim zaman onun için saygı ile eğilin.”
13627 Sâd 73. Ayet (38:73:4) اَجْمَعُونَۙ اجمعون ecme’ûn(e) tüm olarak ج م ع
Diyanet İşleri (Yeni) Derken bütün melekler topluca saygı ile eğildiler.
13628 Sâd 74. Ayet (38:74:3) اِسْتَكْبَرَ استكبر -stekbera o büyüklük tasladı ك ب ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ancak İblis eğilmedi. O büyüklük tasladı ve kâfirlerden oldu.
13629 Sâd 74. Ayet (38:74:4) وَكَانَ وكان ve kâne ve oldu ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Ancak İblis eğilmedi. O büyüklük tasladı ve kâfirlerden oldu.
13630 Sâd 75. Ayet (38:75:5) مَنَعَكَ منعك mene’ake seni alıkoyan م ن ع
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, “Ey İblis! Ellerimle yarattığıma saygı ile eğilmekten seni ne alıkoydu? Büyüklük mü tasladın, yoksa üstünlerden mi oldun?” dedi.
13631 Sâd 75. Ayet (38:75:12) اَمْ ام em yoksa أَم
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, “Ey İblis! Ellerimle yarattığıma saygı ile eğilmekten seni ne alıkoydu? Büyüklük mü tasladın, yoksa üstünlerden mi oldun?” dedi.
13632 Sâd 75. Ayet (38:75:13) كُنْتَ كنت kunte (mi) oldun? ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, “Ey İblis! Ellerimle yarattığıma saygı ile eğilmekten seni ne alıkoydu? Büyüklük mü tasladın, yoksa üstünlerden mi oldun?” dedi.
13633 Sâd 76. Ayet (38:76:4) مِنْهُۜ منه minh(u) ondan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) İblis, “Ben ondan daha hayırlıyım. Beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın” dedi.
13634 Sâd 76. Ayet (38:76:8) وَخَلَقْتَهُ وخلقته ve ḣalektehu onu ise yarattın خ ل ق
Diyanet İşleri (Yeni) İblis, “Ben ondan daha hayırlıyım. Beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın” dedi.
13635 Sâd 77. Ayet (38:77:3) مِنْهَا منها minhâ oradan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, şöyle dedi: “Öyle ise çık oradan (cennetten), çünkü sen kovuldun.”
13636 Sâd 77. Ayet (38:77:5) رَج۪يمٌۚ رجيم racîm(un) kovuldun ر ج م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, şöyle dedi: “Öyle ise çık oradan (cennetten), çünkü sen kovuldun.”
13637 Sâd 79. Ayet (38:79:3) فَاَنْظِرْن۪ٓي فانظرني fe-enzirnî öyleyse bana süre ver ن ظ ر
Diyanet İşleri (Yeni) İblis, “Ey Rabbim! Öyle ise bana insanların diriltilecekleri güne kadar mühlet ver” dedi.
13638 Sâd 82. Ayet (38:82:2) فَبِعِزَّتِكَ فبعزتك fe-bi’izzetike senin izzetine and olsun ki ع ز ز
Diyanet İşleri (Yeni) 82,83. İblis, “Senin şerefine andolsun ki, içlerinden ihlâslı kulların hariç, elbette onların hepsini azdıracağım” dedi.
13639 Sâd 82. Ayet (38:82:3) لَاُغْوِيَنَّهُمْ لاغوينهم le-uġviyennehum onları azdıracağım غ و ي
Diyanet İşleri (Yeni) 82,83. İblis, “Senin şerefine andolsun ki, içlerinden ihlâslı kulların hariç, elbette onların hepsini azdıracağım” dedi.
13640 Sâd 83. Ayet (38:83:3) مِنْهُمُ منهم minhumu onlardan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 82,83. İblis, “Senin şerefine andolsun ki, içlerinden ihlâslı kulların hariç, elbette onların hepsini azdıracağım” dedi.
13641 Sâd 84. Ayet (38:84:4) اَقُولُۚ اقول ekûl(u) ben diyorum ki ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, şöyle dedi: “İşte bu gerçektir. Ben de gerçeği söylüyorum:”
13642 Sâd 85. Ayet (38:85:1) لَاَمْلَـَٔنَّ لاملـن le-emleenne elbette dolduracağım م ل أ
Diyanet İşleri (Yeni) “Andolsun, cehennemi seninle ve onlardan sana uyanların hepsiyle dolduracağım.”
13643 Sâd 85. Ayet (38:85:6) مِنْهُمْ منهم minhum onlar içinde مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) “Andolsun, cehennemi seninle ve onlardan sana uyanların hepsiyle dolduracağım.”
13644 Sâd 86. Ayet (38:86:3) اَسْـَٔلُكُمْ اسـلكم es-elukum ben sizden istemiyorum س أ ل
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) De ki: “Bundan (tebliğ görevinden) dolayı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Ben kendiliğinden yükümlülük altına girenlerden değilim.”
13645 Sâd 87. Ayet (38:87:2) هُوَ هو huve O (Kur'an) هُوَ
Diyanet İşleri (Yeni) “Bu Kur’an, âlemler için ancak bir öğüttür.”
13646 Sâd 87. Ayet (38:87:4) ذِكْرٌ ذكر żikrun öğüt(ten) ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) “Bu Kur’an, âlemler için ancak bir öğüttür.”
13647 Sâd 88. Ayet (38:88:2) نَبَاَهُ نباه nebe-ehu onun haberini ن ب أ
Diyanet İşleri (Yeni) “Onun haberlerinin doğruluğunu bir süre sonra mutlaka öğreneceksiniz.”
13648 Sâd 88. Ayet (38:88:3) بَعْدَ بعد ba’de sonra ب ع د
Diyanet İşleri (Yeni) “Onun haberlerinin doğruluğunu bir süre sonra mutlaka öğreneceksiniz.”
13649 Zümer 2. Ayet (39:2:9) لَهُ له lehu yalnız O'na لَهُ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Şüphesiz biz o Kitab’ı sana hak olarak indirdik. Öyle ise sen de dini Allah’a has kılarak O’na kulluk et.