"o" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 18311 sonuç bulundu.
14700 - 14750 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
14700 Zuhruf 13. Ayet (43:13:17) وَمَا وما ve mâ yoksa مَا
Diyanet İşleri (Yeni) 12,13,14. O, bütün çiftleri yaratan, üzerlerine kurulasınız, sonra da, kurulduğunuzda, Rabbinizin nimetini hatırlayasınız ve “Bunu hizmetimize veren Allah’ın şanı yücedir. Bunlara bizim gücümüz yetmezdi. Şüphesiz biz Rabbimize döneceğiz” diyesiniz diye sizin için bindiğiniz gemileri ve hayvanları yaratandır.
14701 Zuhruf 14. Ayet (43:14:4) لَمُنْقَلِبُونَ لمنقلبون le-munkalibûn(e) döneceğiz ق ل ب
Diyanet İşleri (Yeni) 12,13,14. O, bütün çiftleri yaratan, üzerlerine kurulasınız, sonra da, kurulduğunuzda, Rabbinizin nimetini hatırlayasınız ve “Bunu hizmetimize veren Allah’ın şanı yücedir. Bunlara bizim gücümüz yetmezdi. Şüphesiz biz Rabbimize döneceğiz” diyesiniz diye sizin için bindiğiniz gemileri ve hayvanları yaratandır.
14702 Zuhruf 15. Ayet (43:15:2) لَهُ له lehu O'na لَهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Böyle iken (“melekler Allah’ın kızlarıdır” demek suretiyle) kullarından bir kısmını O’nun parçası saydılar. Şüphesiz insan apaçık bir nankördür.
14703 Zuhruf 15. Ayet (43:15:8) لَكَفُورٌ لكفور le-kefûrun bir nankördür ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Böyle iken (“melekler Allah’ın kızlarıdır” demek suretiyle) kullarından bir kısmını O’nun parçası saydılar. Şüphesiz insan apaçık bir nankördür.
14704 Zuhruf 16. Ayet (43:16:1) اَمِ ام emi yoksa أَم
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa, Allah, yarattıklarından kendisine kızlar edindi de, oğulları size mi seçip ayırdı?
14705 Zuhruf 16. Ayet (43:16:7) بِالْبَن۪ينَ۟ بالبنين bil-benîn(e) oğulları ب ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa, Allah, yarattıklarından kendisine kızlar edindi de, oğulları size mi seçip ayırdı?
14706 Zuhruf 17. Ayet (43:17:3) اَحَدُهُمْ احدهم ehaduhum onlardan birine أ ح د
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan biri, Rahmân’a örnek kıldığı (isnad ettiği kız çocuğu) ile müjdelendiği zaman, öfkesinden yüzü simsiyah kesilir.
14707 Zuhruf 17. Ayet (43:17:7) مَثَلًا مثلا meśelen benzer olarak م ث ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan biri, Rahmân’a örnek kıldığı (isnad ettiği kız çocuğu) ile müjdelendiği zaman, öfkesinden yüzü simsiyah kesilir.
14708 Zuhruf 17. Ayet (43:17:11) وَهُوَ وهو ve huve ve o هُوَ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan biri, Rahmân’a örnek kıldığı (isnad ettiği kız çocuğu) ile müjdelendiği zaman, öfkesinden yüzü simsiyah kesilir.
14709 Zuhruf 17. Ayet (43:17:12) كَظ۪يمٌ كظيم kazîm(un) öfkesinden yutkunup durur ك ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan biri, Rahmân’a örnek kıldığı (isnad ettiği kız çocuğu) ile müjdelendiği zaman, öfkesinden yüzü simsiyah kesilir.
14710 Zuhruf 18. Ayet (43:18:8) غَيْرُ غير ġayru olmayan غ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) Süs içerisinde (narin bir biçimde) yetiştirilen ve tartışmada (delilini erkekler gibi) açıklayamayanı mı Allah’a isnad ediyorlar?
14711 Zuhruf 19. Ayet (43:19:3) الَّذ۪ينَ الذين lleżîne olan ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, Rahmân’ın kulları olan melekleri de dişi saydılar. Onların yaratılışına şahit mi oldular? Onların (yalan) şahitlikleri yazılacak ve sorgulanacaklardır.
14712 Zuhruf 19. Ayet (43:19:4) هُمْ هم hum onlar هُم
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, Rahmân’ın kulları olan melekleri de dişi saydılar. Onların yaratılışına şahit mi oldular? Onların (yalan) şahitlikleri yazılacak ve sorgulanacaklardır.
14713 Zuhruf 19. Ayet (43:19:8) اَشَهِدُوا اشهدوا eşehidû şahid mi oldular? ش ه د
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, Rahmân’ın kulları olan melekleri de dişi saydılar. Onların yaratılışına şahit mi oldular? Onların (yalan) şahitlikleri yazılacak ve sorgulanacaklardır.
14714 Zuhruf 19. Ayet (43:19:9) خَلْقَهُمْۜ خلقهم ḣalkahum onların yaratılışlarına خ ل ق
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, Rahmân’ın kulları olan melekleri de dişi saydılar. Onların yaratılışına şahit mi oldular? Onların (yalan) şahitlikleri yazılacak ve sorgulanacaklardır.
14715 Zuhruf 19. Ayet (43:19:12) وَيُسْـَٔلُونَ ويسـلون ve yus-elûn(e) ve (bundan) sorulacaklardır س أ ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, Rahmân’ın kulları olan melekleri de dişi saydılar. Onların yaratılışına şahit mi oldular? Onların (yalan) şahitlikleri yazılacak ve sorgulanacaklardır.
14716 Zuhruf 20. Ayet (43:20:6) عَبَدْنَاهُمْۜ عبدناهم ‘abednâhum biz onlara tapmazdık ع ب د
Diyanet İşleri (Yeni) “Eğer Rahmân dileseydi, biz onlara kulluk etmezdik” dediler. Bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece yalan söylüyorlar.
14717 Zuhruf 20. Ayet (43:20:7) مَا ما yoktur مَا
Diyanet İşleri (Yeni) “Eğer Rahmân dileseydi, biz onlara kulluk etmezdik” dediler. Bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece yalan söylüyorlar.
14718 Zuhruf 20. Ayet (43:20:8) لَهُمْ لهم lehum onların لَهُم
Diyanet İşleri (Yeni) “Eğer Rahmân dileseydi, biz onlara kulluk etmezdik” dediler. Bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece yalan söylüyorlar.
14719 Zuhruf 20. Ayet (43:20:13) هُمْ هم hum onlar هُم
Diyanet İşleri (Yeni) “Eğer Rahmân dileseydi, biz onlara kulluk etmezdik” dediler. Bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece yalan söylüyorlar.
14720 Zuhruf 20. Ayet (43:20:15) يَخْرُصُونَۜ يخرصون yaḣrusûn(e) saçmalıyorlar خ ر ص
Diyanet İşleri (Yeni) “Eğer Rahmân dileseydi, biz onlara kulluk etmezdik” dediler. Bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece yalan söylüyorlar.
14721 Zuhruf 21. Ayet (43:21:1) اَمْ ام em yoksa? أَم
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa bundan önce onlara bir kitap verdik de ona mı sarılıyorlar?
14722 Zuhruf 21. Ayet (43:21:2) اٰتَيْنَاهُمْ اتيناهم âteynâhum onlara (mı) vermişiz? أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa bundan önce onlara bir kitap verdik de ona mı sarılıyorlar?
14723 Zuhruf 21. Ayet (43:21:5) قَبْلِه۪ قبله kablihi bundan önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa bundan önce onlara bir kitap verdik de ona mı sarılıyorlar?
14724 Zuhruf 21. Ayet (43:21:6) فَهُمْ فهم fehum onlar فَهُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa bundan önce onlara bir kitap verdik de ona mı sarılıyorlar?
14725 Zuhruf 21. Ayet (43:21:7) بِه۪ به bihi ona بِه۪
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa bundan önce onlara bir kitap verdik de ona mı sarılıyorlar?
14726 Zuhruf 21. Ayet (43:21:8) مُسْتَمْسِكُونَ مستمسكون mustemsikûn(e) sarılıyorlar م س ك
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa bundan önce onlara bir kitap verdik de ona mı sarılıyorlar?
14727 Zuhruf 22. Ayet (43:22:10) اٰثَارِهِمْ اثارهم âśârihim onların izleri أ ث ر
Diyanet İşleri (Yeni) Hayır! Onlar sadece, “Şüphesiz biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk, ve biz onların izlerinden gitmekteyiz” dediler.
14728 Zuhruf 22. Ayet (43:22:11) مُهْتَدُونَ مهتدون muhtedûn(e) gidiyoruz ه د ي
Diyanet İşleri (Yeni) Hayır! Onlar sadece, “Şüphesiz biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk, ve biz onların izlerinden gitmekteyiz” dediler.
14729 Zuhruf 23. Ayet (43:23:1) وَكَذٰلِكَ وكذلك ve keżâlike ve işte böyle ذَٰلِكَ
Diyanet İşleri (Yeni) İşte böyle, biz senden önce hiçbir memlekete bir uyarıcı göndermedik ki, oranın şımarık zenginleri, “Şüphe yok ki biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk. Biz de elbette onların izlerinden gitmekteyiz” demiş olmasınlar.
14730 Zuhruf 23. Ayet (43:23:3) اَرْسَلْنَا ارسلنا erselnâ göndermedik ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) İşte böyle, biz senden önce hiçbir memlekete bir uyarıcı göndermedik ki, oranın şımarık zenginleri, “Şüphe yok ki biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk. Biz de elbette onların izlerinden gitmekteyiz” demiş olmasınlar.
14731 Zuhruf 23. Ayet (43:23:5) قَبْلِكَ قبلك kablike senden önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) İşte böyle, biz senden önce hiçbir memlekete bir uyarıcı göndermedik ki, oranın şımarık zenginleri, “Şüphe yok ki biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk. Biz de elbette onların izlerinden gitmekteyiz” demiş olmasınlar.
14732 Zuhruf 23. Ayet (43:23:12) مُتْرَفُوهَٓاۙ مترفوها mutrafûhâ oranın zenginleri ت ر ف
Diyanet İşleri (Yeni) İşte böyle, biz senden önce hiçbir memlekete bir uyarıcı göndermedik ki, oranın şımarık zenginleri, “Şüphe yok ki biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk. Biz de elbette onların izlerinden gitmekteyiz” demiş olmasınlar.
14733 Zuhruf 23. Ayet (43:23:20) اٰثَارِهِمْ اثارهم âśârihim onların izlerine أ ث ر
Diyanet İşleri (Yeni) İşte böyle, biz senden önce hiçbir memlekete bir uyarıcı göndermedik ki, oranın şımarık zenginleri, “Şüphe yok ki biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk. Biz de elbette onların izlerinden gitmekteyiz” demiş olmasınlar.
14734 Zuhruf 24. Ayet (43:24:4) بِاَهْدٰى باهدى bi-ehdâ daha doğrusunu ه د ي
Diyanet İşleri (Yeni) (Gönderilen uyarıcı,) “Ben size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?” dedi. Onlar, “Biz kesinlikle sizinle gönderilen şeyi inkâr ediyoruz” dediler.
14735 Zuhruf 24. Ayet (43:24:10) اِنَّا انا innâ doğrusu biz إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) (Gönderilen uyarıcı,) “Ben size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?” dedi. Onlar, “Biz kesinlikle sizinle gönderilen şeyi inkâr ediyoruz” dediler.
14736 Zuhruf 24. Ayet (43:24:12) اُرْسِلْتُمْ ارسلتم ursiltum sizinle gönderilen ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) (Gönderilen uyarıcı,) “Ben size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?” dedi. Onlar, “Biz kesinlikle sizinle gönderilen şeyi inkâr ediyoruz” dediler.
14737 Zuhruf 24. Ayet (43:24:13) بِه۪ به bihi onu بِه۪
Diyanet İşleri (Yeni) (Gönderilen uyarıcı,) “Ben size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?” dedi. Onlar, “Biz kesinlikle sizinle gönderilen şeyi inkâr ediyoruz” dediler.
14738 Zuhruf 24. Ayet (43:24:14) كَافِرُونَ كافرون kâfirûn(e) inkar ediyoruz ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) (Gönderilen uyarıcı,) “Ben size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?” dedi. Onlar, “Biz kesinlikle sizinle gönderilen şeyi inkâr ediyoruz” dediler.
14739 Zuhruf 25. Ayet (43:25:1) فَانْتَقَمْنَا فانتقمنا fe-ntekamnâ biz de öc aldık ن ق م
Diyanet İşleri (Yeni) Biz de onlardan intikam aldık. Yalanlayanların sonu, bak nasıl oldu!
14740 Zuhruf 25. Ayet (43:25:2) مِنْهُمْ منهم minhum onlardan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Biz de onlardan intikam aldık. Yalanlayanların sonu, bak nasıl oldu!
14741 Zuhruf 25. Ayet (43:25:5) كَانَ كان kâne oldu ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Biz de onlardan intikam aldık. Yalanlayanların sonu, bak nasıl oldu!
14742 Zuhruf 25. Ayet (43:25:6) عَاقِبَةُ عاقبة ‘âkibetu sonu ع ق ب
Diyanet İşleri (Yeni) Biz de onlardan intikam aldık. Yalanlayanların sonu, bak nasıl oldu!
14743 Zuhruf 27. Ayet (43:27:4) فَاِنَّهُ فانه fe-innehu çünkü O إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) “Ben ancak O, beni yaratana taparım. Şüphesiz O beni doğru yola iletecektir.”
14744 Zuhruf 27. Ayet (43:27:5) سَيَهْد۪ينِ سيهدين seyehdîn(i) bana doğru yolu gösterecektir ه د ي
Diyanet İşleri (Yeni) “Ben ancak O, beni yaratana taparım. Şüphesiz O beni doğru yola iletecektir.”
14745 Zuhruf 28. Ayet (43:28:1) وَجَعَلَهَا وجعلها ve ce’alehâ ve onu yaptı ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) İbrahim bunu, belki dönerler diye, ardından gelecekler arasında kalıcı bir söz yaptı.
14746 Zuhruf 28. Ayet (43:28:2) كَلِمَةً كلمة kelimeten bir söz ك ل م
Diyanet İşleri (Yeni) İbrahim bunu, belki dönerler diye, ardından gelecekler arasında kalıcı bir söz yaptı.
14747 Zuhruf 28. Ayet (43:28:5) عَقِبِه۪ عقبه ‘akibihi kendinden sonrakiler ع ق ب
Diyanet İşleri (Yeni) İbrahim bunu, belki dönerler diye, ardından gelecekler arasında kalıcı bir söz yaptı.
14748 Zuhruf 28. Ayet (43:28:7) يَرْجِعُونَ يرجعون yerci’ûn(e) dönerler (diye) ر ج ع
Diyanet İşleri (Yeni) İbrahim bunu, belki dönerler diye, ardından gelecekler arasında kalıcı bir söz yaptı.
14749 Zuhruf 29. Ayet (43:29:1) بَلْ بل bel doğrusu بَلْ
Diyanet İşleri (Yeni) Doğrusu onları (Mekke müşriklerini) ve atalarını kendilerine hak olan Kur’an ve onu açıklayan bir peygamber gelinceye kadar (dünya nimetlerinden) yararlandırırım.