"o" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 18311 sonuç bulundu.
14800 - 14850 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
14800 Zuhruf 48. Ayet (43:48:13) يَرْجِعُونَ يرجعون yerci’ûn(e) dönerler ر ج ع
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara gösterdiğimiz her bir mucize önceki benzerinden daha büyüktü. Doğru yola dönsünler diye, onları azaba uğrattık.
14801 Zuhruf 49. Ayet (43:49:9) عَهِدَ عهد ‘ahide söz ع ه د
Diyanet İşleri (Yeni) (Onlar azabı görünce) “Ey büyücü! Sana verdiği söze dayanarak, bizim için Rabbine dua et. Çünkü biz artık doğru yola gireceğiz” dediler.
14802 Zuhruf 49. Ayet (43:49:12) لَمُهْتَدُونَ لمهتدون le-muhtedûn(e) yola geleceğiz ه د ي
Diyanet İşleri (Yeni) (Onlar azabı görünce) “Ey büyücü! Sana verdiği söze dayanarak, bizim için Rabbine dua et. Çünkü biz artık doğru yola gireceğiz” dediler.
14803 Zuhruf 50. Ayet (43:50:3) عَنْهُمُ عنهم ‘anhumu onlardan عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Fakat biz onlardan azabı kaldırınca bir de bakmışsın sözlerinden dönüyorlar.
14804 Zuhruf 50. Ayet (43:50:6) هُمْ هم hum onlar هُم
Diyanet İşleri (Yeni) Fakat biz onlardan azabı kaldırınca bir de bakmışsın sözlerinden dönüyorlar.
14805 Zuhruf 50. Ayet (43:50:7) يَنْكُثُونَ ينكثون yenkuśûn(e) sözlerinden dönüyorlar ن ك ث
Diyanet İşleri (Yeni) Fakat biz onlardan azabı kaldırınca bir de bakmışsın sözlerinden dönüyorlar.
14806 Zuhruf 51. Ayet (43:51:18) تُبْصِرُونَۜ تبصرون tubsirûn(e) görmüyor musunuz? ب ص ر
Diyanet İşleri (Yeni) Firavun, kavmine seslenerek dedi ki: “Ey kavmim! Mısır hükümdarlığı benim değil mi? Şu nehirler de benim altımdan akıyor (değil mi?) Hâlâ görmüyor musunuz?”
14807 Zuhruf 52. Ayet (43:52:7) هُوَ هو huve o هُوَ
Diyanet İşleri (Yeni) “Yoksa ben, şu zavallı, nerede ise maksadını anlatamayacak durumda olan bu adamdan daha hayırlı değil miyim?”
14808 Zuhruf 52. Ayet (43:52:9) وَلَا ولا velâ ve olmayandır  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) “Yoksa ben, şu zavallı, nerede ise maksadını anlatamayacak durumda olan bu adamdan daha hayırlı değil miyim?”
14809 Zuhruf 52. Ayet (43:52:11) يُب۪ينُ يبين yubîn(u) söz anlatacak durumda ب ي ن
Diyanet İşleri (Yeni) “Yoksa ben, şu zavallı, nerede ise maksadını anlatamayacak durumda olan bu adamdan daha hayırlı değil miyim?”
14810 Zuhruf 54. Ayet (43:54:3) فَاَطَاعُوهُۜ فاطاعوه fe-etâ’ûh(u) onlar da ona boyun eğdiler ط و ع
Diyanet İşleri (Yeni) Firavun, kavmini küçük düşürdü (ezdi). Onlar da kendisine itaat ettiler. Çünkü onlar yoldan çıkmış bir toplumdu.
14811 Zuhruf 54. Ayet (43:54:4) اِنَّهُمْ انهم innehum çünkü onlar إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Firavun, kavmini küçük düşürdü (ezdi). Onlar da kendisine itaat ettiler. Çünkü onlar yoldan çıkmış bir toplumdu.
14812 Zuhruf 54. Ayet (43:54:7) فَاسِق۪ينَ فاسقين fâsikîn(e) yoldan çıkmış ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Firavun, kavmini küçük düşürdü (ezdi). Onlar da kendisine itaat ettiler. Çünkü onlar yoldan çıkmış bir toplumdu.
14813 Zuhruf 55. Ayet (43:55:2) اٰسَفُونَا اسفونا âsefûnâ onlar bizi kızdırınca أ س ف
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar bizi bu şekilde öfkelendirince biz de onlardan öç aldık, hepsini suda boğduk.
14814 Zuhruf 55. Ayet (43:55:3) انْتَقَمْنَا انتقمنا -ntekamnâ biz de öc aldık ن ق م
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar bizi bu şekilde öfkelendirince biz de onlardan öç aldık, hepsini suda boğduk.
14815 Zuhruf 55. Ayet (43:55:4) مِنْهُمْ منهم minhum onlardan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar bizi bu şekilde öfkelendirince biz de onlardan öç aldık, hepsini suda boğduk.
14816 Zuhruf 55. Ayet (43:55:5) فَاَغْرَقْنَاهُمْ فاغرقناهم fe-aġraknâhum ve onları boğduk غ ر ق
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar bizi bu şekilde öfkelendirince biz de onlardan öç aldık, hepsini suda boğduk.
14817 Zuhruf 56. Ayet (43:56:1) فَجَعَلْنَاهُمْ فجعلناهم fe-ce’alnâhum onları yaptık ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onları, sonradan gelecek inkârcılara, geçmiş bir ibret ve bir örnek kıldık.
14818 Zuhruf 56. Ayet (43:56:3) وَمَثَلًا ومثلا ve meśelen ve örneği م ث ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onları, sonradan gelecek inkârcılara, geçmiş bir ibret ve bir örnek kıldık.
14819 Zuhruf 56. Ayet (43:56:4) لِلْاٰخِر۪ينَ۟ للاخرين lil-âḣirîn(e) sonradan gelenlerin أ خ ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onları, sonradan gelecek inkârcılara, geçmiş bir ibret ve bir örnek kıldık.
14820 Zuhruf 57. Ayet (43:57:3) ابْنُ ابن -bnu oğlu ب ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Meryem oğlu İsa bir örnek olarak anlatılınca bir de ne göresin, senin kavmin (seni susturacak bir delil buldukları zannıyla) hemen şamata etmeye başlar.
14821 Zuhruf 57. Ayet (43:57:5) مَثَلًا مثلا meśelen bir misal olarak م ث ل
Diyanet İşleri (Yeni) Meryem oğlu İsa bir örnek olarak anlatılınca bir de ne göresin, senin kavmin (seni susturacak bir delil buldukları zannıyla) hemen şamata etmeye başlar.
14822 Zuhruf 57. Ayet (43:57:8) مِنْهُ منه minhu ondan ötürü مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Meryem oğlu İsa bir örnek olarak anlatılınca bir de ne göresin, senin kavmin (seni susturacak bir delil buldukları zannıyla) hemen şamata etmeye başlar.
14823 Zuhruf 58. Ayet (43:58:4) اَمْ ام em yoksa أَم
Diyanet İşleri (Yeni) “Bizim tanrılarımız mı hayırlı, yoksa İsa mı?” dediler. Bunu sadece seninle tartışmak için ortaya attılar. Şüphesiz onlar kavgacı bir toplumdur.
14824 Zuhruf 58. Ayet (43:58:5) هُوَۜ هو hu(ve) o mu? هُوَ
Diyanet İşleri (Yeni) “Bizim tanrılarımız mı hayırlı, yoksa İsa mı?” dediler. Bunu sadece seninle tartışmak için ortaya attılar. Şüphesiz onlar kavgacı bir toplumdur.
14825 Zuhruf 58. Ayet (43:58:11) بَلْ بل bel doğrusu بَلْ
Diyanet İşleri (Yeni) “Bizim tanrılarımız mı hayırlı, yoksa İsa mı?” dediler. Bunu sadece seninle tartışmak için ortaya attılar. Şüphesiz onlar kavgacı bir toplumdur.
14826 Zuhruf 58. Ayet (43:58:12) هُمْ هم hum onlar هُم
Diyanet İşleri (Yeni) “Bizim tanrılarımız mı hayırlı, yoksa İsa mı?” dediler. Bunu sadece seninle tartışmak için ortaya attılar. Şüphesiz onlar kavgacı bir toplumdur.
14827 Zuhruf 58. Ayet (43:58:13) قَوْمٌ قوم kavmun bir toplumdur ق و م
Diyanet İşleri (Yeni) “Bizim tanrılarımız mı hayırlı, yoksa İsa mı?” dediler. Bunu sadece seninle tartışmak için ortaya attılar. Şüphesiz onlar kavgacı bir toplumdur.
14828 Zuhruf 59. Ayet (43:59:2) هُوَ هو huve O هُوَ
Diyanet İşleri (Yeni) İsa, sadece, kendisine nimet verdiğimiz ve İsrailoğulları’na örnek kıldığımız bir kuldur.
14829 Zuhruf 59. Ayet (43:59:8) مَثَلًا مثلا meśelen örnek م ث ل
Diyanet İşleri (Yeni) İsa, sadece, kendisine nimet verdiğimiz ve İsrailoğulları’na örnek kıldığımız bir kuldur.
14830 Zuhruf 59. Ayet (43:59:9) لِبَن۪ٓي لبني li-benî oğullarına ب ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) İsa, sadece, kendisine nimet verdiğimiz ve İsrailoğulları’na örnek kıldığımız bir kuldur.
14831 Zuhruf 61. Ayet (43:61:1) وَاِنَّهُ وانه ve innehu ve şüphesiz O إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz o Kıyametin (kopacağının) bir bilgisidir. Artık onun hakkında asla şüphe etmeyin, bana uyun, bu doğru bir yoldur.
14832 Zuhruf 61. Ayet (43:61:6) بِهَا بها bihâ ondan بِهَٓا
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz o Kıyametin (kopacağının) bir bilgisidir. Artık onun hakkında asla şüphe etmeyin, bana uyun, bu doğru bir yoldur.
14833 Zuhruf 61. Ayet (43:61:9) صِرَاطٌ صراط sirâtun yol ص ر ط
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz o Kıyametin (kopacağının) bir bilgisidir. Artık onun hakkında asla şüphe etmeyin, bana uyun, bu doğru bir yoldur.
14834 Zuhruf 61. Ayet (43:61:10) مُسْتَق۪يمٌ مستقيم mustekîm(un) doğru ق و م
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz o Kıyametin (kopacağının) bir bilgisidir. Artık onun hakkında asla şüphe etmeyin, bana uyun, bu doğru bir yoldur.
14835 Zuhruf 62. Ayet (43:62:2) يَصُدَّنَّكُمُ يصدنكم yesuddennekumu sizi (bundan) alıkoymasın ص د د
Diyanet İşleri (Yeni) Sakın şeytan sizi yoldan çevirmesin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır.
14836 Zuhruf 62. Ayet (43:62:4) اِنَّهُ انه innehu çünkü o إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Sakın şeytan sizi yoldan çevirmesin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır.
14837 Zuhruf 63. Ayet (43:63:14) ف۪يهِۚ فيه fîh(i) onda فِي
Diyanet İşleri (Yeni) İsa, apaçık mucizeleri getirdiği zaman şöyle demişti: “Ben size hikmeti getirdim ve hakkında ayrılığa düştüğünüz şeylerden bir kısmını size açıklamak için geldim. Öyle ise, Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.”
14838 Zuhruf 63. Ayet (43:63:15) فَاتَّقُوا فاتقوا fe-ttekû o halde korkun و ق ي
Diyanet İşleri (Yeni) İsa, apaçık mucizeleri getirdiği zaman şöyle demişti: “Ben size hikmeti getirdim ve hakkında ayrılığa düştüğünüz şeylerden bir kısmını size açıklamak için geldim. Öyle ise, Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.”
14839 Zuhruf 64. Ayet (43:64:3) هُوَ هو huve O'dur هُوَ
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse O’na kulluk edin, işte bu doğru bir yoldur.
14840 Zuhruf 64. Ayet (43:64:6) فَاعْبُدُوهُۜ فاعبدوه fa’budûh(u) O'na tapın ع ب د
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse O’na kulluk edin, işte bu doğru bir yoldur.
14841 Zuhruf 64. Ayet (43:64:8) صِرَاطٌ صراط sirâtun yol ص ر ط
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse O’na kulluk edin, işte bu doğru bir yoldur.
14842 Zuhruf 64. Ayet (43:64:9) مُسْتَق۪يمٌ مستقيم mustakîm(un) doğru ق و م
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse O’na kulluk edin, işte bu doğru bir yoldur.
14843 Zuhruf 66. Ayet (43:66:2) يَنْظُرُونَ ينظرون yenzurûne bekliyorlar ن ظ ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar (bu tavırlarıyla) ancak, kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesini beklemektedirler, hâlbuki bunun farkında değillerdir.
14844 Zuhruf 66. Ayet (43:66:8) وَهُمْ وهم ve hum ve onlar هُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar (bu tavırlarıyla) ancak, kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesini beklemektedirler, hâlbuki bunun farkında değillerdir.
14845 Zuhruf 67. Ayet (43:67:1) اَلْاَخِلَّٓاءُ الاخلاء el-eḣillâu dostlar خ ل ل
Diyanet İşleri (Yeni) O gün Allah’a karşı gelmekten sakınanlar dışında, dostlar birbirine düşman olurlar.
14846 Zuhruf 67. Ayet (43:67:2) يَوْمَئِذٍ يومئذ yevmeiżin o gün  يَوْمَئِذٍ
Diyanet İşleri (Yeni) O gün Allah’a karşı gelmekten sakınanlar dışında, dostlar birbirine düşman olurlar.
14847 Zuhruf 68. Ayet (43:68:3) لَا لا yoktur  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) 68,69. (Allah, şöyle der:) “Ey âyetlerimize iman eden ve müslüman olan kullarım! Bugün size korku yoktur, siz üzülmeyeceksiniz de.”
14848 Zuhruf 68. Ayet (43:68:4) خَوْفٌ خوف ḣavfun korku خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) 68,69. (Allah, şöyle der:) “Ey âyetlerimize iman eden ve müslüman olan kullarım! Bugün size korku yoktur, siz üzülmeyeceksiniz de.”
14849 Zuhruf 69. Ayet (43:69:4) وَكَانُوا وكانوا ve kânû ve olanlar ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) 68,69. (Allah, şöyle der:) “Ey âyetlerimize iman eden ve müslüman olan kullarım! Bugün size korku yoktur, siz üzülmeyeceksiniz de.”