"o" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 18311 sonuç bulundu.
16600 - 16650 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
16600 Haşr 14. Ayet (59:14:15) تَحْسَبُهُمْ تحسبهم tahsebuhum sen onları sanırsın ح س ب
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar müstahkem kaleler içinde veya duvarlar arkasında olmadan sizinle toplu hâlde savaşmazlar. Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir. Sen onları toplu sanırsın. Hâlbuki kalpleri darmadağınıktır. Bu, onların akılları ermez bir topluluk olmalarındandır.
16601 Haşr 14. Ayet (59:14:16) جَم۪يعًا جميعا cemî’an toplu ج م ع
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar müstahkem kaleler içinde veya duvarlar arkasında olmadan sizinle toplu hâlde savaşmazlar. Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir. Sen onları toplu sanırsın. Hâlbuki kalpleri darmadağınıktır. Bu, onların akılları ermez bir topluluk olmalarındandır.
16602 Haşr 14. Ayet (59:14:19) ذٰلِكَ ذلك żâlike öyledir ذَٰلِكَ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar müstahkem kaleler içinde veya duvarlar arkasında olmadan sizinle toplu hâlde savaşmazlar. Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir. Sen onları toplu sanırsın. Hâlbuki kalpleri darmadağınıktır. Bu, onların akılları ermez bir topluluk olmalarındandır.
16603 Haşr 14. Ayet (59:14:20) بِاَنَّهُمْ بانهم bi-ennehum çünkü onlar  أَنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar müstahkem kaleler içinde veya duvarlar arkasında olmadan sizinle toplu hâlde savaşmazlar. Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir. Sen onları toplu sanırsın. Hâlbuki kalpleri darmadağınıktır. Bu, onların akılları ermez bir topluluk olmalarındandır.
16604 Haşr 14. Ayet (59:14:21) قَوْمٌ قوم kavmun bir topluluktur ق و م
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar müstahkem kaleler içinde veya duvarlar arkasında olmadan sizinle toplu hâlde savaşmazlar. Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir. Sen onları toplu sanırsın. Hâlbuki kalpleri darmadağınıktır. Bu, onların akılları ermez bir topluluk olmalarındandır.
16605 Haşr 15. Ayet (59:15:4) قَبْلِهِمْ قبلهم kablihim kendilerinden önceki ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onların durumu, kendilerinden az öncekilerin (Mekkeli müşriklerin) durumu gibidir. Onlar (Bedir’de) yaptıklarının cezasını tatmışlardır. Onlara (Ahirette de) elem dolu bir azap vardır.
16606 Haşr 15. Ayet (59:15:9) وَلَهُمْ ولهم ve lehum ve onlar için vardır لَهُم
Diyanet İşleri (Yeni) Onların durumu, kendilerinden az öncekilerin (Mekkeli müşriklerin) durumu gibidir. Onlar (Bedir’de) yaptıklarının cezasını tatmışlardır. Onlara (Ahirette de) elem dolu bir azap vardır.
16607 Haşr 16. Ayet (59:16:14) اَخَافُ اخاف eḣâfu korkarım خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) Münafıkların durumu ise tıpkı şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana, “İnkâr et” der; insan inkâr edince de, “Şüphesiz ben senden uzağım. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım” der.
16608 Haşr 17. Ayet (59:17:1) فَكَانَ فكان fe-kâne nihayet oldu ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Nihayet ikisinin de (azdıranın da azanın da) akıbeti, ebediyen ateşte kalmaları olmuştur. İşte zalimlerin cezası budur.
16609 Haşr 17. Ayet (59:17:2) عَاقِبَتَهُمَٓا عاقبتهما ‘âkibetehumâ sonları ع ق ب
Diyanet İşleri (Yeni) Nihayet ikisinin de (azdıranın da azanın da) akıbeti, ebediyen ateşte kalmaları olmuştur. İşte zalimlerin cezası budur.
16610 Haşr 17. Ayet (59:17:6) خَالِدَيْنِ خالدين ḣâlideyni ebedi olarak خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Nihayet ikisinin de (azdıranın da azanın da) akıbeti, ebediyen ateşte kalmaları olmuştur. İşte zalimlerin cezası budur.
16611 Haşr 17. Ayet (59:17:7) ف۪يهَاۜ فيها fîhâ orada فِي
Diyanet İşleri (Yeni) Nihayet ikisinin de (azdıranın da azanın da) akıbeti, ebediyen ateşte kalmaları olmuştur. İşte zalimlerin cezası budur.
16612 Haşr 18. Ayet (59:18:5) اتَّقُوا اتقوا ttekû korkun و ق ي
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve herkes, yarın için önceden ne göndermiş olduğuna baksın. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
16613 Haşr 18. Ayet (59:18:10) قَدَّمَتْ قدمت kaddemet gönderdiğine ق د م
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve herkes, yarın için önceden ne göndermiş olduğuna baksın. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
16614 Haşr 18. Ayet (59:18:12) وَاتَّقُوا واتقوا vettekû ve korkun و ق ي
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve herkes, yarın için önceden ne göndermiş olduğuna baksın. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
16615 Haşr 19. Ayet (59:19:2) تَكُونُوا تكونوا tekûnû olmayın ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ı unutan ve bu yüzden Allah’ın da kendilerine kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte onlar fasık kimselerin ta kendileridir.
16616 Haşr 19. Ayet (59:19:6) فَاَنْسٰيهُمْ فانسيهم fe-ensâhum ve onlara unutturduğu ن س ي
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ı unutan ve bu yüzden Allah’ın da kendilerine kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte onlar fasık kimselerin ta kendileridir.
16617 Haşr 19. Ayet (59:19:9) هُمُ هم humu onlar هُم
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ı unutan ve bu yüzden Allah’ın da kendilerine kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte onlar fasık kimselerin ta kendileridir.
16618 Haşr 19. Ayet (59:19:10) الْفَاسِقُونَ الفاسقون l-fâsikûn(e) yoldan çıkanlardır ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ı unutan ve bu yüzden Allah’ın da kendilerine kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte onlar fasık kimselerin ta kendileridir.
16619 Haşr 20. Ayet (59:20:9) هُمُ هم humu onlar هُم
Diyanet İşleri (Yeni) Cehennemliklerle cennetlikler bir olmaz. Cennetlikler kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
16620 Haşr 21. Ayet (59:21:7) لَرَاَيْتَهُ لرايته le-raeytehu onu görürdün ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer biz, bu Kur’an’ı bir dağa indirseydik, elbette sen onu Allah korkusundan başını eğerek parça parça olmuş görürdün. İşte misaller! Biz onları insanlara düşünsünler diye veriyoruz.
16621 Haşr 21. Ayet (59:21:11) خَشْيَةِ خشية ḣaşyeti korkusu- خ ش ي
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer biz, bu Kur’an’ı bir dağa indirseydik, elbette sen onu Allah korkusundan başını eğerek parça parça olmuş görürdün. İşte misaller! Biz onları insanlara düşünsünler diye veriyoruz.
16622 Haşr 21. Ayet (59:21:15) نَضْرِبُهَا نضربها nadribuhâ anlatıyoruz ض ر ب
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer biz, bu Kur’an’ı bir dağa indirseydik, elbette sen onu Allah korkusundan başını eğerek parça parça olmuş görürdün. İşte misaller! Biz onları insanlara düşünsünler diye veriyoruz.
16623 Haşr 22. Ayet (59:22:1) هُوَ هو huve O هُوَ
Diyanet İşleri (Yeni) O, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayan Allah’tır. Gaybı[535] da, görünen âlemi de bilendir. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir.[536]
16624 Haşr 22. Ayet (59:22:4) لَٓا لا yoktur  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) O, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayan Allah’tır. Gaybı[535] da, görünen âlemi de bilendir. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir.[536]
16625 Haşr 22. Ayet (59:22:7) هُوَۚ هو hu(ve) O'ndan هُوَ
Diyanet İşleri (Yeni) O, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayan Allah’tır. Gaybı[535] da, görünen âlemi de bilendir. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir.[536]
16626 Haşr 22. Ayet (59:22:9) الْغَيْبِ الغيب l-ġaybi görülmeyeni غ ي ب
Diyanet İşleri (Yeni) O, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayan Allah’tır. Gaybı[535] da, görünen âlemi de bilendir. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir.[536]
16627 Haşr 22. Ayet (59:22:10) وَالشَّهَادَةِۚ والشهادة ve-şşehâde(ti) ve görüleni ش ه د
Diyanet İşleri (Yeni) O, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayan Allah’tır. Gaybı[535] da, görünen âlemi de bilendir. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir.[536]
16628 Haşr 22. Ayet (59:22:11) هُوَ هو huve O هُوَ
Diyanet İşleri (Yeni) O, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayan Allah’tır. Gaybı[535] da, görünen âlemi de bilendir. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir.[536]
16629 Haşr 22. Ayet (59:22:12) الرَّحْمٰنُ الرحمن rrahmânu Rahmân'dır (çok esirgeyen) ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) O, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayan Allah’tır. Gaybı[535] da, görünen âlemi de bilendir. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir.[536]
16630 Haşr 22. Ayet (59:22:13) الرَّح۪يمُ الرحيم rrahîm(u) Rahîm'dir (çok acıyan) ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) O, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayan Allah’tır. Gaybı[535] da, görünen âlemi de bilendir. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir.[536]
16631 Haşr 23. Ayet (59:23:1) هُوَ هو huve O هُوَ
Diyanet İşleri (Yeni) O, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah’tır. O, mülkün gerçek sahibi, kutsal (her türlü eksiklikten uzak), barış ve esenliğin kaynağı, güvenlik veren, gözetip koruyan, mutlak güç sahibi, düzeltip ıslah eden ve dilediğini yaptıran ve büyüklükte eşsiz olan Allah’tır. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır.
16632 Haşr 23. Ayet (59:23:4) لَٓا لا yoktur  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) O, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah’tır. O, mülkün gerçek sahibi, kutsal (her türlü eksiklikten uzak), barış ve esenliğin kaynağı, güvenlik veren, gözetip koruyan, mutlak güç sahibi, düzeltip ıslah eden ve dilediğini yaptıran ve büyüklükte eşsiz olan Allah’tır. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır.
16633 Haşr 23. Ayet (59:23:7) هُوَۚ هو huve O'ndan هُوَ
Diyanet İşleri (Yeni) O, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah’tır. O, mülkün gerçek sahibi, kutsal (her türlü eksiklikten uzak), barış ve esenliğin kaynağı, güvenlik veren, gözetip koruyan, mutlak güç sahibi, düzeltip ıslah eden ve dilediğini yaptıran ve büyüklükte eşsiz olan Allah’tır. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır.
16634 Haşr 23. Ayet (59:23:12) الْمُهَيْمِنُ المهيمن l-muheyminu Müheymin'dir (kollayıp koruyan) ه م ن
Diyanet İşleri (Yeni) O, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah’tır. O, mülkün gerçek sahibi, kutsal (her türlü eksiklikten uzak), barış ve esenliğin kaynağı, güvenlik veren, gözetip koruyan, mutlak güç sahibi, düzeltip ıslah eden ve dilediğini yaptıran ve büyüklükte eşsiz olan Allah’tır. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır.
16635 Haşr 23. Ayet (59:23:14) الْجَبَّارُ الجبار l-cebbâru Cebbâr'dır (istediğini zorla yaptıran) ج ب ر
Diyanet İşleri (Yeni) O, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah’tır. O, mülkün gerçek sahibi, kutsal (her türlü eksiklikten uzak), barış ve esenliğin kaynağı, güvenlik veren, gözetip koruyan, mutlak güç sahibi, düzeltip ıslah eden ve dilediğini yaptıran ve büyüklükte eşsiz olan Allah’tır. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır.
16636 Haşr 23. Ayet (59:23:15) الْمُتَكَبِّرُۜ المتكبر l-mutekebbir(u) Mütekebbirdir (çok uludur) ك ب ر
Diyanet İşleri (Yeni) O, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah’tır. O, mülkün gerçek sahibi, kutsal (her türlü eksiklikten uzak), barış ve esenliğin kaynağı, güvenlik veren, gözetip koruyan, mutlak güç sahibi, düzeltip ıslah eden ve dilediğini yaptıran ve büyüklükte eşsiz olan Allah’tır. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır.
16637 Haşr 23. Ayet (59:23:19) يُشْرِكُونَ يشركون yuşrikûn(e) ortak koşmalarından ش ر ك
Diyanet İşleri (Yeni) O, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah’tır. O, mülkün gerçek sahibi, kutsal (her türlü eksiklikten uzak), barış ve esenliğin kaynağı, güvenlik veren, gözetip koruyan, mutlak güç sahibi, düzeltip ıslah eden ve dilediğini yaptıran ve büyüklükte eşsiz olan Allah’tır. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır.
16638 Haşr 24. Ayet (59:24:1) هُوَ هو huva O هُوَ
Diyanet İşleri (Yeni) O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah’tır. Güzel isimler O’nundur. Göklerdeki ve yerdeki her şey O’nu tesbih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
16639 Haşr 24. Ayet (59:24:6) لَهُ له lehu O'nundur لَهُ
Diyanet İşleri (Yeni) O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah’tır. Güzel isimler O’nundur. Göklerdeki ve yerdeki her şey O’nu tesbih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
16640 Haşr 24. Ayet (59:24:10) لَهُ له lehu O'nu لَهُ
Diyanet İşleri (Yeni) O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah’tır. Güzel isimler O’nundur. Göklerdeki ve yerdeki her şey O’nu tesbih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
16641 Haşr 24. Ayet (59:24:13) السَّمٰوَاتِ السموات ssemâvâti göklerde س م و
Diyanet İşleri (Yeni) O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah’tır. Güzel isimler O’nundur. Göklerdeki ve yerdeki her şey O’nu tesbih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
16642 Haşr 24. Ayet (59:24:15) وَهُوَ وهو ve huve ve O هُوَ
Diyanet İşleri (Yeni) O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah’tır. Güzel isimler O’nundur. Göklerdeki ve yerdeki her şey O’nu tesbih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
16643 Mümtehine 1. Ayet (60:1:9) اَوْلِيَٓاءَ اولياء evliyâe dostlar و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz.[537] Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır.
16644 Mümtehine 1. Ayet (60:1:10) تُلْقُونَ تلقون tulkûne siz iletiyorsunuz ل ق ي
Diyanet İşleri (Yeni) Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz.[537] Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır.
16645 Mümtehine 1. Ayet (60:1:11) اِلَيْهِمْ اليهم ileyhim onlara إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz.[537] Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır.
16646 Mümtehine 1. Ayet (60:1:14) كَفَرُوا كفروا keferû onlar inkar ettiler ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz.[537] Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır.
16647 Mümtehine 1. Ayet (60:1:22) اَنْ ان en dolayı  أَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz.[537] Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır.
16648 Mümtehine 1. Ayet (60:1:31) سَب۪يل۪ي سبيلي sebîlî benim yolumda س ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz.[537] Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır.
16649 Mümtehine 1. Ayet (60:1:34) تُسِرُّونَ تسرون tusirrûne (nasıl) gizliyorsunuz س ر ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz.[537] Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır.