| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 16600 | Haşr 14. Ayet (59:14:15) | تَحْسَبُهُمْ | تحسبهم | tahsebuhum | sen onları sanırsın | ح س ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar müstahkem kaleler içinde veya duvarlar arkasında olmadan sizinle toplu hâlde savaşmazlar. Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir. Sen onları toplu sanırsın. Hâlbuki kalpleri darmadağınıktır. Bu, onların akılları ermez bir topluluk olmalarındandır. | |||||
| 16601 | Haşr 14. Ayet (59:14:16) | جَم۪يعًا | جميعا | cemî’an | toplu | ج م ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar müstahkem kaleler içinde veya duvarlar arkasında olmadan sizinle toplu hâlde savaşmazlar. Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir. Sen onları toplu sanırsın. Hâlbuki kalpleri darmadağınıktır. Bu, onların akılları ermez bir topluluk olmalarındandır. | |||||
| 16602 | Haşr 14. Ayet (59:14:19) | ذٰلِكَ | ذلك | żâlike | öyledir | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar müstahkem kaleler içinde veya duvarlar arkasında olmadan sizinle toplu hâlde savaşmazlar. Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir. Sen onları toplu sanırsın. Hâlbuki kalpleri darmadağınıktır. Bu, onların akılları ermez bir topluluk olmalarındandır. | |||||
| 16603 | Haşr 14. Ayet (59:14:20) | بِاَنَّهُمْ | بانهم | bi-ennehum | çünkü onlar | أَنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar müstahkem kaleler içinde veya duvarlar arkasında olmadan sizinle toplu hâlde savaşmazlar. Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir. Sen onları toplu sanırsın. Hâlbuki kalpleri darmadağınıktır. Bu, onların akılları ermez bir topluluk olmalarındandır. | |||||
| 16604 | Haşr 14. Ayet (59:14:21) | قَوْمٌ | قوم | kavmun | bir topluluktur | ق و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar müstahkem kaleler içinde veya duvarlar arkasında olmadan sizinle toplu hâlde savaşmazlar. Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir. Sen onları toplu sanırsın. Hâlbuki kalpleri darmadağınıktır. Bu, onların akılları ermez bir topluluk olmalarındandır. | |||||
| 16605 | Haşr 15. Ayet (59:15:4) | قَبْلِهِمْ | قبلهم | kablihim | kendilerinden önceki | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onların durumu, kendilerinden az öncekilerin (Mekkeli müşriklerin) durumu gibidir. Onlar (Bedir’de) yaptıklarının cezasını tatmışlardır. Onlara (Ahirette de) elem dolu bir azap vardır. | |||||
| 16606 | Haşr 15. Ayet (59:15:9) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | ve onlar için vardır | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onların durumu, kendilerinden az öncekilerin (Mekkeli müşriklerin) durumu gibidir. Onlar (Bedir’de) yaptıklarının cezasını tatmışlardır. Onlara (Ahirette de) elem dolu bir azap vardır. | |||||
| 16607 | Haşr 16. Ayet (59:16:14) | اَخَافُ | اخاف | eḣâfu | korkarım | خ و ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Münafıkların durumu ise tıpkı şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana, “İnkâr et” der; insan inkâr edince de, “Şüphesiz ben senden uzağım. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım” der. | |||||
| 16608 | Haşr 17. Ayet (59:17:1) | فَكَانَ | فكان | fe-kâne | nihayet oldu | ك و ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Nihayet ikisinin de (azdıranın da azanın da) akıbeti, ebediyen ateşte kalmaları olmuştur. İşte zalimlerin cezası budur. | |||||
| 16609 | Haşr 17. Ayet (59:17:2) | عَاقِبَتَهُمَٓا | عاقبتهما | ‘âkibetehumâ | sonları | ع ق ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Nihayet ikisinin de (azdıranın da azanın da) akıbeti, ebediyen ateşte kalmaları olmuştur. İşte zalimlerin cezası budur. | |||||
| 16610 | Haşr 17. Ayet (59:17:6) | خَالِدَيْنِ | خالدين | ḣâlideyni | ebedi olarak | خ ل د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Nihayet ikisinin de (azdıranın da azanın da) akıbeti, ebediyen ateşte kalmaları olmuştur. İşte zalimlerin cezası budur. | |||||
| 16611 | Haşr 17. Ayet (59:17:7) | ف۪يهَاۜ | فيها | fîhâ | orada | فِي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Nihayet ikisinin de (azdıranın da azanın da) akıbeti, ebediyen ateşte kalmaları olmuştur. İşte zalimlerin cezası budur. | |||||
| 16612 | Haşr 18. Ayet (59:18:5) | اتَّقُوا | اتقوا | ttekû | korkun | و ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve herkes, yarın için önceden ne göndermiş olduğuna baksın. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. | |||||
| 16613 | Haşr 18. Ayet (59:18:10) | قَدَّمَتْ | قدمت | kaddemet | gönderdiğine | ق د م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve herkes, yarın için önceden ne göndermiş olduğuna baksın. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. | |||||
| 16614 | Haşr 18. Ayet (59:18:12) | وَاتَّقُوا | واتقوا | vettekû | ve korkun | و ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve herkes, yarın için önceden ne göndermiş olduğuna baksın. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. | |||||
| 16615 | Haşr 19. Ayet (59:19:2) | تَكُونُوا | تكونوا | tekûnû | olmayın | ك و ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ı unutan ve bu yüzden Allah’ın da kendilerine kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte onlar fasık kimselerin ta kendileridir. | |||||
| 16616 | Haşr 19. Ayet (59:19:6) | فَاَنْسٰيهُمْ | فانسيهم | fe-ensâhum | ve onlara unutturduğu | ن س ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ı unutan ve bu yüzden Allah’ın da kendilerine kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte onlar fasık kimselerin ta kendileridir. | |||||
| 16617 | Haşr 19. Ayet (59:19:9) | هُمُ | هم | humu | onlar | هُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ı unutan ve bu yüzden Allah’ın da kendilerine kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte onlar fasık kimselerin ta kendileridir. | |||||
| 16618 | Haşr 19. Ayet (59:19:10) | الْفَاسِقُونَ | الفاسقون | l-fâsikûn(e) | yoldan çıkanlardır | ف س ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ı unutan ve bu yüzden Allah’ın da kendilerine kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte onlar fasık kimselerin ta kendileridir. | |||||
| 16619 | Haşr 20. Ayet (59:20:9) | هُمُ | هم | humu | onlar | هُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Cehennemliklerle cennetlikler bir olmaz. Cennetlikler kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. | |||||
| 16620 | Haşr 21. Ayet (59:21:7) | لَرَاَيْتَهُ | لرايته | le-raeytehu | onu görürdün | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer biz, bu Kur’an’ı bir dağa indirseydik, elbette sen onu Allah korkusundan başını eğerek parça parça olmuş görürdün. İşte misaller! Biz onları insanlara düşünsünler diye veriyoruz. | |||||
| 16621 | Haşr 21. Ayet (59:21:11) | خَشْيَةِ | خشية | ḣaşyeti | korkusu- | خ ش ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer biz, bu Kur’an’ı bir dağa indirseydik, elbette sen onu Allah korkusundan başını eğerek parça parça olmuş görürdün. İşte misaller! Biz onları insanlara düşünsünler diye veriyoruz. | |||||
| 16622 | Haşr 21. Ayet (59:21:15) | نَضْرِبُهَا | نضربها | nadribuhâ | anlatıyoruz | ض ر ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer biz, bu Kur’an’ı bir dağa indirseydik, elbette sen onu Allah korkusundan başını eğerek parça parça olmuş görürdün. İşte misaller! Biz onları insanlara düşünsünler diye veriyoruz. | |||||
| 16623 | Haşr 22. Ayet (59:22:1) | هُوَ | هو | huve | O | هُوَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayan Allah’tır. Gaybı[535] da, görünen âlemi de bilendir. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir.[536] | |||||
| 16624 | Haşr 22. Ayet (59:22:4) | لَٓا | لا | lâ | yoktur | لَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayan Allah’tır. Gaybı[535] da, görünen âlemi de bilendir. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir.[536] | |||||
| 16625 | Haşr 22. Ayet (59:22:7) | هُوَۚ | هو | hu(ve) | O'ndan | هُوَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayan Allah’tır. Gaybı[535] da, görünen âlemi de bilendir. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir.[536] | |||||
| 16626 | Haşr 22. Ayet (59:22:9) | الْغَيْبِ | الغيب | l-ġaybi | görülmeyeni | غ ي ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayan Allah’tır. Gaybı[535] da, görünen âlemi de bilendir. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir.[536] | |||||
| 16627 | Haşr 22. Ayet (59:22:10) | وَالشَّهَادَةِۚ | والشهادة | ve-şşehâde(ti) | ve görüleni | ش ه د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayan Allah’tır. Gaybı[535] da, görünen âlemi de bilendir. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir.[536] | |||||
| 16628 | Haşr 22. Ayet (59:22:11) | هُوَ | هو | huve | O | هُوَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayan Allah’tır. Gaybı[535] da, görünen âlemi de bilendir. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir.[536] | |||||
| 16629 | Haşr 22. Ayet (59:22:12) | الرَّحْمٰنُ | الرحمن | rrahmânu | Rahmân'dır (çok esirgeyen) | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayan Allah’tır. Gaybı[535] da, görünen âlemi de bilendir. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir.[536] | |||||
| 16630 | Haşr 22. Ayet (59:22:13) | الرَّح۪يمُ | الرحيم | rrahîm(u) | Rahîm'dir (çok acıyan) | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayan Allah’tır. Gaybı[535] da, görünen âlemi de bilendir. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir.[536] | |||||
| 16631 | Haşr 23. Ayet (59:23:1) | هُوَ | هو | huve | O | هُوَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah’tır. O, mülkün gerçek sahibi, kutsal (her türlü eksiklikten uzak), barış ve esenliğin kaynağı, güvenlik veren, gözetip koruyan, mutlak güç sahibi, düzeltip ıslah eden ve dilediğini yaptıran ve büyüklükte eşsiz olan Allah’tır. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır. | |||||
| 16632 | Haşr 23. Ayet (59:23:4) | لَٓا | لا | lâ | yoktur | لَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah’tır. O, mülkün gerçek sahibi, kutsal (her türlü eksiklikten uzak), barış ve esenliğin kaynağı, güvenlik veren, gözetip koruyan, mutlak güç sahibi, düzeltip ıslah eden ve dilediğini yaptıran ve büyüklükte eşsiz olan Allah’tır. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır. | |||||
| 16633 | Haşr 23. Ayet (59:23:7) | هُوَۚ | هو | huve | O'ndan | هُوَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah’tır. O, mülkün gerçek sahibi, kutsal (her türlü eksiklikten uzak), barış ve esenliğin kaynağı, güvenlik veren, gözetip koruyan, mutlak güç sahibi, düzeltip ıslah eden ve dilediğini yaptıran ve büyüklükte eşsiz olan Allah’tır. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır. | |||||
| 16634 | Haşr 23. Ayet (59:23:12) | الْمُهَيْمِنُ | المهيمن | l-muheyminu | Müheymin'dir (kollayıp koruyan) | ه م ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah’tır. O, mülkün gerçek sahibi, kutsal (her türlü eksiklikten uzak), barış ve esenliğin kaynağı, güvenlik veren, gözetip koruyan, mutlak güç sahibi, düzeltip ıslah eden ve dilediğini yaptıran ve büyüklükte eşsiz olan Allah’tır. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır. | |||||
| 16635 | Haşr 23. Ayet (59:23:14) | الْجَبَّارُ | الجبار | l-cebbâru | Cebbâr'dır (istediğini zorla yaptıran) | ج ب ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah’tır. O, mülkün gerçek sahibi, kutsal (her türlü eksiklikten uzak), barış ve esenliğin kaynağı, güvenlik veren, gözetip koruyan, mutlak güç sahibi, düzeltip ıslah eden ve dilediğini yaptıran ve büyüklükte eşsiz olan Allah’tır. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır. | |||||
| 16636 | Haşr 23. Ayet (59:23:15) | الْمُتَكَبِّرُۜ | المتكبر | l-mutekebbir(u) | Mütekebbirdir (çok uludur) | ك ب ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah’tır. O, mülkün gerçek sahibi, kutsal (her türlü eksiklikten uzak), barış ve esenliğin kaynağı, güvenlik veren, gözetip koruyan, mutlak güç sahibi, düzeltip ıslah eden ve dilediğini yaptıran ve büyüklükte eşsiz olan Allah’tır. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır. | |||||
| 16637 | Haşr 23. Ayet (59:23:19) | يُشْرِكُونَ | يشركون | yuşrikûn(e) | ortak koşmalarından | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah’tır. O, mülkün gerçek sahibi, kutsal (her türlü eksiklikten uzak), barış ve esenliğin kaynağı, güvenlik veren, gözetip koruyan, mutlak güç sahibi, düzeltip ıslah eden ve dilediğini yaptıran ve büyüklükte eşsiz olan Allah’tır. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır. | |||||
| 16638 | Haşr 24. Ayet (59:24:1) | هُوَ | هو | huva | O | هُوَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah’tır. Güzel isimler O’nundur. Göklerdeki ve yerdeki her şey O’nu tesbih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 16639 | Haşr 24. Ayet (59:24:6) | لَهُ | له | lehu | O'nundur | لَهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah’tır. Güzel isimler O’nundur. Göklerdeki ve yerdeki her şey O’nu tesbih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 16640 | Haşr 24. Ayet (59:24:10) | لَهُ | له | lehu | O'nu | لَهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah’tır. Güzel isimler O’nundur. Göklerdeki ve yerdeki her şey O’nu tesbih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 16641 | Haşr 24. Ayet (59:24:13) | السَّمٰوَاتِ | السموات | ssemâvâti | göklerde | س م و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah’tır. Güzel isimler O’nundur. Göklerdeki ve yerdeki her şey O’nu tesbih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 16642 | Haşr 24. Ayet (59:24:15) | وَهُوَ | وهو | ve huve | ve O | هُوَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah’tır. Güzel isimler O’nundur. Göklerdeki ve yerdeki her şey O’nu tesbih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 16643 | Mümtehine 1. Ayet (60:1:9) | اَوْلِيَٓاءَ | اولياء | evliyâe | dostlar | و ل ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz.[537] Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır. | |||||
| 16644 | Mümtehine 1. Ayet (60:1:10) | تُلْقُونَ | تلقون | tulkûne | siz iletiyorsunuz | ل ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz.[537] Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır. | |||||
| 16645 | Mümtehine 1. Ayet (60:1:11) | اِلَيْهِمْ | اليهم | ileyhim | onlara | إِلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz.[537] Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır. | |||||
| 16646 | Mümtehine 1. Ayet (60:1:14) | كَفَرُوا | كفروا | keferû | onlar inkar ettiler | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz.[537] Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır. | |||||
| 16647 | Mümtehine 1. Ayet (60:1:22) | اَنْ | ان | en | dolayı | أَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz.[537] Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır. | |||||
| 16648 | Mümtehine 1. Ayet (60:1:31) | سَب۪يل۪ي | سبيلي | sebîlî | benim yolumda | س ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz.[537] Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır. | |||||
| 16649 | Mümtehine 1. Ayet (60:1:34) | تُسِرُّونَ | تسرون | tusirrûne | (nasıl) gizliyorsunuz | س ر ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz.[537] Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır. | |||||