"o" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 18311 sonuç bulundu.
16850 - 16900 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
16850 Teğabun 9. Ayet (64:9:2) يَجْمَعُكُمْ يجمعكم yecme’ukum sizi topladığı ج م ع
Diyanet İşleri (Yeni) Toplanma vakti için Allah'ın sizi toplayacağı günü düşün. O gün aldanışın ortaya çıkacağı gündür. Kim Allah'a inanır ve salih amel işlerse, Allah onun kötülüklerini örter ve onu içinden ırmaklar akan, ebedî kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır.
16851 Teğabun 9. Ayet (64:9:4) الْجَمْعِ الجمع l-cem’(i) toplanma ج م ع
Diyanet İşleri (Yeni) Toplanma vakti için Allah'ın sizi toplayacağı günü düşün. O gün aldanışın ortaya çıkacağı gündür. Kim Allah'a inanır ve salih amel işlerse, Allah onun kötülüklerini örter ve onu içinden ırmaklar akan, ebedî kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır.
16852 Teğabun 9. Ayet (64:9:5) ذٰلِكَ ذلك żâlike işte o ذَٰلِكَ
Diyanet İşleri (Yeni) Toplanma vakti için Allah'ın sizi toplayacağı günü düşün. O gün aldanışın ortaya çıkacağı gündür. Kim Allah'a inanır ve salih amel işlerse, Allah onun kötülüklerini örter ve onu içinden ırmaklar akan, ebedî kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır.
16853 Teğabun 9. Ayet (64:9:13) يُكَفِّرْ يكفر yukeffir örter ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Toplanma vakti için Allah'ın sizi toplayacağı günü düşün. O gün aldanışın ortaya çıkacağı gündür. Kim Allah'a inanır ve salih amel işlerse, Allah onun kötülüklerini örter ve onu içinden ırmaklar akan, ebedî kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır.
16854 Teğabun 9. Ayet (64:9:14) عَنْهُ عنه ‘anhu onun عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Toplanma vakti için Allah'ın sizi toplayacağı günü düşün. O gün aldanışın ortaya çıkacağı gündür. Kim Allah'a inanır ve salih amel işlerse, Allah onun kötülüklerini örter ve onu içinden ırmaklar akan, ebedî kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır.
16855 Teğabun 9. Ayet (64:9:15) سَيِّـَٔاتِه۪ سيـاته seyyiâtihi kötülüklerini س و أ
Diyanet İşleri (Yeni) Toplanma vakti için Allah'ın sizi toplayacağı günü düşün. O gün aldanışın ortaya çıkacağı gündür. Kim Allah'a inanır ve salih amel işlerse, Allah onun kötülüklerini örter ve onu içinden ırmaklar akan, ebedî kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır.
16856 Teğabun 9. Ayet (64:9:16) وَيُدْخِلْهُ ويدخله ve yudḣilhu ve onu sokar د خ ل
Diyanet İşleri (Yeni) Toplanma vakti için Allah'ın sizi toplayacağı günü düşün. O gün aldanışın ortaya çıkacağı gündür. Kim Allah'a inanır ve salih amel işlerse, Allah onun kötülüklerini örter ve onu içinden ırmaklar akan, ebedî kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır.
16857 Teğabun 9. Ayet (64:9:23) ف۪يهَٓا فيها fîhâ orada فِي
Diyanet İşleri (Yeni) Toplanma vakti için Allah'ın sizi toplayacağı günü düşün. O gün aldanışın ortaya çıkacağı gündür. Kim Allah'a inanır ve salih amel işlerse, Allah onun kötülüklerini örter ve onu içinden ırmaklar akan, ebedî kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır.
16858 Teğabun 10. Ayet (64:10:5) اُو۬لٰٓئِكَ اولئك ulâike işte onlar أُولَٰئِكَ
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar, içinde ebedî kalmak üzere cehennemliklerdir. Ne kötü varılacak yerdir orası!
16859 Teğabun 10. Ayet (64:10:9) ف۪يهَاۜ فيها fîhâ orada فِي
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar, içinde ebedî kalmak üzere cehennemliklerdir. Ne kötü varılacak yerdir orası!
16860 Teğabun 10. Ayet (64:10:10) وَبِئْسَ وبئس ve bi/se ne kötü ب أ س
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar, içinde ebedî kalmak üzere cehennemliklerdir. Ne kötü varılacak yerdir orası!
16861 Teğabun 10. Ayet (64:10:11) الْمَص۪يرُ۟ المصير l-masîr(u) gidilecek yerdir orası ص ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar, içinde ebedî kalmak üzere cehennemliklerdir. Ne kötü varılacak yerdir orası!
16862 Teğabun 11. Ayet (64:11:11) يَهْدِ يهد yehdi doğruya iletir ه د ي
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın izni olmaksızın hiçbir musibet başa gelmez. Kim Allah’a inanırsa, Allah onun kalbini doğruya iletir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.
16863 Teğabun 11. Ayet (64:11:12) قَلْبَهُۜ قلبه kalbeh(u) onun kalbini ق ل ب
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın izni olmaksızın hiçbir musibet başa gelmez. Kim Allah’a inanırsa, Allah onun kalbini doğruya iletir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.
16864 Teğabun 12. Ayet (64:12:1) وَاَط۪يعُوا واطيعوا ve etî’û o halde ita'at edin ط و ع
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a itaat edin, peygambere de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki elçimize düşen sadece apaçık bir tebliğdir.
16865 Teğabun 12. Ayet (64:12:6) تَوَلَّيْتُمْ توليتم tevelleytum dönerseniz و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a itaat edin, peygambere de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki elçimize düşen sadece apaçık bir tebliğdir.
16866 Teğabun 13. Ayet (64:13:2) لَٓا لا yoktur  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayandır. Mü’minler yalnız Allah’a tevekkül etsinler.
16867 Teğabun 13. Ayet (64:13:5) هُوَۜ هو hu(ve) O'ndan هُوَ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayandır. Mü’minler yalnız Allah’a tevekkül etsinler.
16868 Teğabun 14. Ayet (64:14:8) وَاَوْلَادِكُمْ واولادكم ve evlâdikum ve çocuklarınızdan و ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olabilecekler vardır. Onlardan sakının. Ama affeder, hoş görüp vazgeçer ve bağışlarsanız şüphe yok ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
16869 Teğabun 14. Ayet (64:14:11) فَاحْذَرُوهُمْۚ فاحذروهم fahżerûhum onlardan sakının ح ذ ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olabilecekler vardır. Onlardan sakının. Ama affeder, hoş görüp vazgeçer ve bağışlarsanız şüphe yok ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
16870 Teğabun 14. Ayet (64:14:14) وَتَصْفَحُوا وتصفحوا ve tasfehû ve hoşgörürseniz ص ف ح
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olabilecekler vardır. Onlardan sakının. Ama affeder, hoş görüp vazgeçer ve bağışlarsanız şüphe yok ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
16871 Teğabun 15. Ayet (64:15:6) عِنْدَهُٓ عنده ‘indehu O'nun yanındadır ع ن د
Diyanet İşleri (Yeni) Mallarınız ve çocuklarınız ancak birer imtihandır; Allah katında ise büyük bir mükâfat vardır.
16872 Teğabun 15. Ayet (64:15:7) اَجْرٌ اجر ecrun ödül أ ج ر
Diyanet İşleri (Yeni) Mallarınız ve çocuklarınız ancak birer imtihandır; Allah katında ise büyük bir mükâfat vardır.
16873 Teğabun 16. Ayet (64:16:1) فَاتَّقُوا فاتقوا fettekû öyle ise korkun و ق ي
Diyanet İşleri (Yeni) O hâlde, gücünüz yettiği kadar Allah’a karşı gelmekten sakının. Dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğiniz için harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
16874 Teğabun 16. Ayet (64:16:8) خَيْرًا خيرا ḣayran en hayırlı olanı خ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) O hâlde, gücünüz yettiği kadar Allah’a karşı gelmekten sakının. Dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğiniz için harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
16875 Teğabun 16. Ayet (64:16:11) يُوقَ يوق yûka korunursa و ق ي
Diyanet İşleri (Yeni) O hâlde, gücünüz yettiği kadar Allah’a karşı gelmekten sakının. Dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğiniz için harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
16876 Teğabun 16. Ayet (64:16:15) هُمُ هم humu onlar هُم
Diyanet İşleri (Yeni) O hâlde, gücünüz yettiği kadar Allah’a karşı gelmekten sakının. Dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğiniz için harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
16877 Teğabun 17. Ayet (64:17:2) تُقْرِضُوا تقرضوا tukridû borç verirseniz ق ر ض
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer siz Allah’a güzel bir borç verirseniz, Allah onu size, kat kat öder ve sizi bağışlar. Allah, şükrün karşılığını verendir, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir).
16878 Teğabun 17. Ayet (64:17:4) قَرْضًا قرضا kardan bir borçla ق ر ض
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer siz Allah’a güzel bir borç verirseniz, Allah onu size, kat kat öder ve sizi bağışlar. Allah, şükrün karşılığını verendir, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir).
16879 Teğabun 17. Ayet (64:17:6) يُضَاعِفْهُ يضاعفه yudâ’ifhu onu kat kat yapar ض ع ف
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer siz Allah’a güzel bir borç verirseniz, Allah onu size, kat kat öder ve sizi bağışlar. Allah, şükrün karşılığını verendir, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir).
16880 Teğabun 18. Ayet (64:18:2) الْغَيْبِ الغيب l-ġaybi görünmeyeni غ ي ب
Diyanet İşleri (Yeni) O, gaybı da görünen âlemi de bilendir, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
16881 Teğabun 18. Ayet (64:18:3) وَالشَّهَادَةِ والشهادة ve şşehâdeti ve görüneni ش ه د
Diyanet İşleri (Yeni) O, gaybı da görünen âlemi de bilendir, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
16882 Talak 1. Ayet (65:1:5) طَلَّقْتُمُ طلقتم tallektumu boşa(mak iste)diğiniz ط ل ق
Diyanet İşleri (Yeni) Ey peygamber! Kadınları boşamak istediğinizde, onları iddetlerini dikkate alarak (temizlik hâlinde) boşayın ve iddeti sayın.[551] Rabbiniz olan Allah’a karşı gelmekten sakının. Apaçık bir hayâsızlık yapmaları dışında onları (bekleme süresince) evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur. Bilemezsin, olur ki Allah, sonra yeni bir durum ortaya çıkarır.
16883 Talak 1. Ayet (65:1:7) فَطَلِّقُوهُنَّ فطلقوهن fe-tallikûhunne onları boşayın ط ل ق
Diyanet İşleri (Yeni) Ey peygamber! Kadınları boşamak istediğinizde, onları iddetlerini dikkate alarak (temizlik hâlinde) boşayın ve iddeti sayın.[551] Rabbiniz olan Allah’a karşı gelmekten sakının. Apaçık bir hayâsızlık yapmaları dışında onları (bekleme süresince) evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur. Bilemezsin, olur ki Allah, sonra yeni bir durum ortaya çıkarır.
16884 Talak 1. Ayet (65:1:11) وَاتَّقُوا واتقوا vettekû ve korkun و ق ي
Diyanet İşleri (Yeni) Ey peygamber! Kadınları boşamak istediğinizde, onları iddetlerini dikkate alarak (temizlik hâlinde) boşayın ve iddeti sayın.[551] Rabbiniz olan Allah’a karşı gelmekten sakının. Apaçık bir hayâsızlık yapmaları dışında onları (bekleme süresince) evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur. Bilemezsin, olur ki Allah, sonra yeni bir durum ortaya çıkarır.
16885 Talak 1. Ayet (65:1:15) تُخْرِجُوهُنَّ تخرجوهن tuḣricûhunne onları çıkarmayın خ ر ج
Diyanet İşleri (Yeni) Ey peygamber! Kadınları boşamak istediğinizde, onları iddetlerini dikkate alarak (temizlik hâlinde) boşayın ve iddeti sayın.[551] Rabbiniz olan Allah’a karşı gelmekten sakının. Apaçık bir hayâsızlık yapmaları dışında onları (bekleme süresince) evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur. Bilemezsin, olur ki Allah, sonra yeni bir durum ortaya çıkarır.
16886 Talak 1. Ayet (65:1:39) يُحْدِثُ يحدث yuhdiśu ortaya çıkarır ح د ث
Diyanet İşleri (Yeni) Ey peygamber! Kadınları boşamak istediğinizde, onları iddetlerini dikkate alarak (temizlik hâlinde) boşayın ve iddeti sayın.[551] Rabbiniz olan Allah’a karşı gelmekten sakının. Apaçık bir hayâsızlık yapmaları dışında onları (bekleme süresince) evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur. Bilemezsin, olur ki Allah, sonra yeni bir durum ortaya çıkarır.
16887 Talak 1. Ayet (65:1:40) بَعْدَ بعد ba’de sonra ب ع د
Diyanet İşleri (Yeni) Ey peygamber! Kadınları boşamak istediğinizde, onları iddetlerini dikkate alarak (temizlik hâlinde) boşayın ve iddeti sayın.[551] Rabbiniz olan Allah’a karşı gelmekten sakının. Apaçık bir hayâsızlık yapmaları dışında onları (bekleme süresince) evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur. Bilemezsin, olur ki Allah, sonra yeni bir durum ortaya çıkarır.
16888 Talak 2. Ayet (65:2:3) اَجَلَهُنَّ اجلهن ecelehunne sürelerinin sonuna أ ج ل
Diyanet İşleri (Yeni) Boşanan kadınlar iddetlerinin sonuna varınca, onları güzelce tutun, yahut onlardan güzelce ayrılın. İçinizden iki âdil kimseyi şahit tutun. Şahitliği Allah için dosdoğru yapın. İşte bununla Allah’a ve ahiret gününe inanan kimselere öğüt verilmektedir. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu açar.
16889 Talak 2. Ayet (65:2:4) فَاَمْسِكُوهُنَّ فامسكوهن fe-emsikûhunne onları (yanınızda) tutun م س ك
Diyanet İşleri (Yeni) Boşanan kadınlar iddetlerinin sonuna varınca, onları güzelce tutun, yahut onlardan güzelce ayrılın. İçinizden iki âdil kimseyi şahit tutun. Şahitliği Allah için dosdoğru yapın. İşte bununla Allah’a ve ahiret gününe inanan kimselere öğüt verilmektedir. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu açar.
16890 Talak 2. Ayet (65:2:7) فَارِقُوهُنَّ فارقوهن fârikûhunne onlardan ayrılın ف ر ق
Diyanet İşleri (Yeni) Boşanan kadınlar iddetlerinin sonuna varınca, onları güzelce tutun, yahut onlardan güzelce ayrılın. İçinizden iki âdil kimseyi şahit tutun. Şahitliği Allah için dosdoğru yapın. İşte bununla Allah’a ve ahiret gününe inanan kimselere öğüt verilmektedir. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu açar.
16891 Talak 2. Ayet (65:2:17) يُوعَظُ يوعظ yû’azu öğütlenen و ع ظ
Diyanet İşleri (Yeni) Boşanan kadınlar iddetlerinin sonuna varınca, onları güzelce tutun, yahut onlardan güzelce ayrılın. İçinizden iki âdil kimseyi şahit tutun. Şahitliği Allah için dosdoğru yapın. İşte bununla Allah’a ve ahiret gününe inanan kimselere öğüt verilmektedir. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu açar.
16892 Talak 2. Ayet (65:2:18) بِه۪ به bihi onunla بِه۪
Diyanet İşleri (Yeni) Boşanan kadınlar iddetlerinin sonuna varınca, onları güzelce tutun, yahut onlardan güzelce ayrılın. İçinizden iki âdil kimseyi şahit tutun. Şahitliği Allah için dosdoğru yapın. İşte bununla Allah’a ve ahiret gününe inanan kimselere öğüt verilmektedir. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu açar.
16893 Talak 2. Ayet (65:2:29) لَهُ له lehu ona لَهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Boşanan kadınlar iddetlerinin sonuna varınca, onları güzelce tutun, yahut onlardan güzelce ayrılın. İçinizden iki âdil kimseyi şahit tutun. Şahitliği Allah için dosdoğru yapın. İşte bununla Allah’a ve ahiret gününe inanan kimselere öğüt verilmektedir. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu açar.
16894 Talak 3. Ayet (65:3:1) وَيَرْزُقْهُ ويرزقه ve yerzukhu ve onu rızıklandırır ر ز ق
Diyanet İşleri (Yeni) Onu beklemediği yerden rızıklandırır. Kim Allah’a tevekkül ederse, O kendisine yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah, her şeye bir ölçü koymuştur.
16895 Talak 3. Ayet (65:3:10) فَهُوَ فهو fe-huve O فَهُوَ
Diyanet İşleri (Yeni) Onu beklemediği yerden rızıklandırır. Kim Allah’a tevekkül ederse, O kendisine yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah, her şeye bir ölçü koymuştur.
16896 Talak 3. Ayet (65:3:11) حَسْبُهُۜ حسبه hasbuh(u) ona yeter ح س ب
Diyanet İşleri (Yeni) Onu beklemediği yerden rızıklandırır. Kim Allah’a tevekkül ederse, O kendisine yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah, her şeye bir ölçü koymuştur.
16897 Talak 3. Ayet (65:3:17) جَعَلَ جعل ce’ala koymuştur ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onu beklemediği yerden rızıklandırır. Kim Allah’a tevekkül ederse, O kendisine yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah, her şeye bir ölçü koymuştur.
16898 Talak 3. Ayet (65:3:21) قَدْرًا قدرا kadrâ(n) bir ölçü ق د ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onu beklemediği yerden rızıklandırır. Kim Allah’a tevekkül ederse, O kendisine yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah, her şeye bir ölçü koymuştur.
16899 Talak 4. Ayet (65:4:1) وَالّٰٓـ۪ٔي والـي vel-lâî ve onlar اللَّائِي
Diyanet İşleri (Yeni) Kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlarla, henüz âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır. Hamile olanların bekleme süresi ise, doğum yapmalarıyla sona erer. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir.