| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 17800 | Abese 19. Ayet (80:19:4) | فَقَدَّرَهُۙ | فقدره | fe-kadderah(u) | sonra ona biçim verdi | ق د ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Az bir sudan (meniden). Onu yarattı ve ona ölçülü bir şekil verdi. | |||||
| 17801 | Abese 20. Ayet (80:20:1) | ثُمَّ | ثم | śumme | sonra | ثُمَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra ona yolu kolaylaştırdı. | |||||
| 17802 | Abese 20. Ayet (80:20:2) | السَّب۪يلَ | السبيل | ssebîle | yolu | س ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra ona yolu kolaylaştırdı. | |||||
| 17803 | Abese 20. Ayet (80:20:3) | يَسَّرَهُۙ | يسره | yesserah(u) | ona kolaylaştırdı | ي س ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra ona yolu kolaylaştırdı. | |||||
| 17804 | Abese 21. Ayet (80:21:1) | ثُمَّ | ثم | śumme | sonra | ثُمَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra onu öldürdü ve kabre koydu. | |||||
| 17805 | Abese 21. Ayet (80:21:2) | اَمَاتَهُ | اماته | emâtehu | onu öldürdü | م و ت |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra onu öldürdü ve kabre koydu. | |||||
| 17806 | Abese 21. Ayet (80:21:3) | فَاَقْبَرَهُۙ | فاقبره | fe-akberah(u) | kabre koydurdu | ق ب ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra onu öldürdü ve kabre koydu. | |||||
| 17807 | Abese 22. Ayet (80:22:1) | ثُمَّ | ثم | śumme | sonra | ثُمَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra, dilediği vakit onu diriltir. | |||||
| 17808 | Abese 22. Ayet (80:22:4) | اَنْشَرَهُ | انشره | enşerah(u) | onu diriltip kaldırdı | ن ش ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra, dilediği vakit onu diriltir. | |||||
| 17809 | Abese 23. Ayet (80:23:5) | اَمَرَهُۙ | امره | emerah(u) | O'nun kendisine emrettiği | أ م ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hayır, hayır o, Allah’ın kendisine emrettiğini yerine getirmedi. (İman etmedi.) | |||||
| 17810 | Abese 24. Ayet (80:24:1) | فَلْيَنْظُرِ | فلينظر | fel-yenzuri | o halde baksın | ن ظ ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Her şeyden önce insan, yediği yemeğine bir baksın! | |||||
| 17811 | Abese 25. Ayet (80:25:2) | صَبَبْنَا | صببنا | sabebnâ | döktük | ص ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gerçekten biz, yağmuru bol bol yağdırdık. | |||||
| 17812 | Abese 25. Ayet (80:25:4) | صَبًّاۙ | صبا | sabbâ(n) | iyice döküşle | ص ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gerçekten biz, yağmuru bol bol yağdırdık. | |||||
| 17813 | Abese 26. Ayet (80:26:1) | ثُمَّ | ثم | śumme | sonra | ثُمَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra toprağı, iyiden iyiye yardık! | |||||
| 17814 | Abese 26. Ayet (80:26:3) | الْاَرْضَ | الارض | l-arda | toprağı | أ ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra toprağı, iyiden iyiye yardık! | |||||
| 17815 | Abese 27. Ayet (80:27:2) | ف۪يهَا | فيها | fîhâ | orada | فِي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 27,28,29,30,31,32. Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık. | |||||
| 17816 | Abese 28. Ayet (80:28:2) | وَقَضْبًاۙ | وقضبا | ve kadbâ(n) | ve yonca | ق ض ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 27,28,29,30,31,32. Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık. | |||||
| 17817 | Abese 32. Ayet (80:32:1) | مَتَاعًا | متاعا | metâ’an | geçim olarak | م ت ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 27,28,29,30,31,32. Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık. | |||||
| 17818 | Abese 33. Ayet (80:33:3) | الصَّٓاخَّةُۘ | الصاخة | ssâḣḣa(tu) | kulakları sağır eden o ses | ص خ خ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 33,34,35,36,37. Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır. | |||||
| 17819 | Abese 34. Ayet (80:34:1) | يَوْمَ | يوم | yevme | işte o gün | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 33,34,35,36,37. Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır. | |||||
| 17820 | Abese 36. Ayet (80:36:2) | وَبَن۪يهِۜ | وبنيه | ve benîh(i) | ve oğulları(ndan) | ب ن ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 33,34,35,36,37. Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır. | |||||
| 17821 | Abese 37. Ayet (80:37:3) | مِنْهُمْ | منهم | minhum | onlardan | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 33,34,35,36,37. Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır. | |||||
| 17822 | Abese 37. Ayet (80:37:4) | يَوْمَئِذٍ | يومئذ | yevmeiżin | o gün | يَوْمَئِذٍ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 33,34,35,36,37. Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır. | |||||
| 17823 | Abese 38. Ayet (80:38:2) | يَوْمَئِذٍ | يومئذ | yevmeiżin | o gün | يَوْمَئِذٍ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün birtakım yüzler vardır ki pırıl pırıl parlarlar, | |||||
| 17824 | Abese 40. Ayet (80:40:2) | يَوْمَئِذٍ | يومئذ | yevmeiżin | o gün | يَوْمَئِذٍ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün nice yüzler de vardır ki, toz toprak içindedirler. | |||||
| 17825 | Abese 40. Ayet (80:40:4) | غَبَرَةٌۙ | غبرة | ġabera(tun) | tozlanmış | غ ب ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün nice yüzler de vardır ki, toz toprak içindedirler. | |||||
| 17826 | Abese 41. Ayet (80:41:1) | تَرْهَقُهَا | ترهقها | terhekuhâ | onları bürümüş | ر ه ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onları bir siyahlık bürür. | |||||
| 17827 | Abese 42. Ayet (80:42:2) | هُمُ | هم | humu | onlar | هُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte onlar, kâfirlerdir, günaha dalanlardır. | |||||
| 17828 | Tekvîr 2. Ayet (81:2:3) | انْكَدَرَتْۙۖ | انكدرت | -nkederat | kararıp döküldüğü | ك د ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yıldızlar, bulanıp söndüğü zaman, | |||||
| 17829 | Tekvîr 4. Ayet (81:4:2) | الْعِشَارُ | العشار | l-’işâru | on aylık gebe develer | ع ش ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gebe develer salıverildiği zaman.[572] | |||||
| 17830 | Tekvîr 4. Ayet (81:4:3) | عُطِّلَتْۙۖ | عطلت | ‘uttilet | başı boş bırakıldığı | ع ط ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gebe develer salıverildiği zaman.[572] | |||||
| 17831 | Tekvîr 5. Ayet (81:5:3) | حُشِرَتْۙۖ | حشرت | huşirat | bir araya toplandığı | ح ش ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yaban hayatı yaşayan (irili ufaklı) tüm canlılar toplandığı zaman, | |||||
| 17832 | Tekvîr 8. Ayet (81:8:2) | الْمَوْءُ۫دَةُ | الموءدة | l-mev-ûdetu | o diri diri toprağa gömülen kıza | و أ د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 8,9. Diri diri gömülen kız çocuğunun, hangi günahtan ötürü öldürüldüğü sorulduğu zaman, | |||||
| 17833 | Tekvîr 8. Ayet (81:8:3) | سُئِلَتْۙ | سئلت | su-ilet | sorulduğu | س أ ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 8,9. Diri diri gömülen kız çocuğunun, hangi günahtan ötürü öldürüldüğü sorulduğu zaman, | |||||
| 17834 | Tekvîr 9. Ayet (81:9:3) | قُتِلَتْۚ | قتلت | kutilet | öldürüldü | ق ت ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 8,9. Diri diri gömülen kız çocuğunun, hangi günahtan ötürü öldürüldüğü sorulduğu zaman, | |||||
| 17835 | Tekvîr 11. Ayet (81:11:2) | السَّمَٓاءُ | السماء | ssemâu | gök | س م و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gökyüzü (yerinden) sıyrılıp koparıldığı zaman, | |||||
| 17836 | Tekvîr 16. Ayet (81:16:2) | الْكُنَّسِۙ | الكنس | l-kunnes(i) | dönüp saklananlara | ك ن س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 15,16. Andolsun, bir görünüp bir sinenlere, akıp gidip kaybolanlara, | |||||
| 17837 | Tekvîr 17. Ayet (81:17:3) | عَسْعَسَۙ | عسعس | ‘as’as(e) | sırtını döndüğü | ع س ع س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, yöneldiği zaman geceye, | |||||
| 17838 | Tekvîr 18. Ayet (81:18:3) | تَنَفَّسَۙ | تنفس | teneffes(e) | soluk almağa başladığı | ن ف س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, aydınlandığı zaman sabaha ki, | |||||
| 17839 | Tekvîr 19. Ayet (81:19:1) | اِنَّهُ | انه | innehu | şüphesiz o | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 19,20,21.O (Kur’an), şüphesiz değerli, güçlü ve Arş’ın sahibi katında itibarlı, orada (meleklerce) itaat edilen, güvenilir bir elçinin (Cebrail’in) getirdiği sözdür. | |||||
| 17840 | Tekvîr 19. Ayet (81:19:2) | لَقَوْلُ | لقول | lekavlu | sözüdür | ق و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 19,20,21.O (Kur’an), şüphesiz değerli, güçlü ve Arş’ın sahibi katında itibarlı, orada (meleklerce) itaat edilen, güvenilir bir elçinin (Cebrail’in) getirdiği sözdür. | |||||
| 17841 | Tekvîr 21. Ayet (81:21:2) | ثَمَّ | ثم | śemme | orada | ثَمَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 19,20,21.O (Kur’an), şüphesiz değerli, güçlü ve Arş’ın sahibi katında itibarlı, orada (meleklerce) itaat edilen, güvenilir bir elçinin (Cebrail’in) getirdiği sözdür. | |||||
| 17842 | Tekvîr 23. Ayet (81:23:1) | وَلَقَدْ | ولقد | ve lekad | ve andolsun | قَدْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun o, Cebrâil’i apaçık ufukta gördü. | |||||
| 17843 | Tekvîr 23. Ayet (81:23:2) | رَاٰهُ | راه | raâhu | onu görmüştür | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun o, Cebrâil’i apaçık ufukta gördü. | |||||
| 17844 | Tekvîr 24. Ayet (81:24:2) | هُوَ | هو | huve | O | هُوَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, gayb hakkında cimri değildir.[574] | |||||
| 17845 | Tekvîr 25. Ayet (81:25:2) | هُوَ | هو | huve | O | هُوَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kur’an, kovulmuş şeytanın sözü değildir. | |||||
| 17846 | Tekvîr 25. Ayet (81:25:3) | بِقَوْلِ | بقول | bi-kavli | sözü | ق و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kur’an, kovulmuş şeytanın sözü değildir. | |||||
| 17847 | Tekvîr 25. Ayet (81:25:5) | رَج۪يمٍۚ | رجيم | racîm(in) | kovulmuş | ر ج م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kur’an, kovulmuş şeytanın sözü değildir. | |||||
| 17848 | Tekvîr 26. Ayet (81:26:1) | فَاَيْنَ | فاين | fe-eyne | o halde nereye? | أَيْنَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Hâl böyle iken) nereye gidiyorsunuz? | |||||
| 17849 | Tekvîr 26. Ayet (81:26:2) | تَذْهَبُونَۜ | تذهبون | teżhebûn(e) | gidiyorsunuz | ذ ه ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Hâl böyle iken) nereye gidiyorsunuz? | |||||