"o" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 18311 sonuç bulundu.
17800 - 17850 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
17800 Abese 19. Ayet (80:19:4) فَقَدَّرَهُۙ فقدره fe-kadderah(u) sonra ona biçim verdi ق د ر
Diyanet İşleri (Yeni) Az bir sudan (meniden). Onu yarattı ve ona ölçülü bir şekil verdi.
17801 Abese 20. Ayet (80:20:1) ثُمَّ ثم śumme sonra  ثُمَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra ona yolu kolaylaştırdı.
17802 Abese 20. Ayet (80:20:2) السَّب۪يلَ السبيل ssebîle yolu س ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra ona yolu kolaylaştırdı.
17803 Abese 20. Ayet (80:20:3) يَسَّرَهُۙ يسره yesserah(u) ona kolaylaştırdı ي س ر
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra ona yolu kolaylaştırdı.
17804 Abese 21. Ayet (80:21:1) ثُمَّ ثم śumme sonra  ثُمَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra onu öldürdü ve kabre koydu.
17805 Abese 21. Ayet (80:21:2) اَمَاتَهُ اماته emâtehu onu öldürdü م و ت
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra onu öldürdü ve kabre koydu.
17806 Abese 21. Ayet (80:21:3) فَاَقْبَرَهُۙ فاقبره fe-akberah(u) kabre koydurdu ق ب ر
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra onu öldürdü ve kabre koydu.
17807 Abese 22. Ayet (80:22:1) ثُمَّ ثم śumme sonra  ثُمَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra, dilediği vakit onu diriltir.
17808 Abese 22. Ayet (80:22:4) اَنْشَرَهُ انشره enşerah(u) onu diriltip kaldırdı ن ش ر
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra, dilediği vakit onu diriltir.
17809 Abese 23. Ayet (80:23:5) اَمَرَهُۙ امره emerah(u) O'nun kendisine emrettiği أ م ر
Diyanet İşleri (Yeni) Hayır, hayır o, Allah’ın kendisine emrettiğini yerine getirmedi. (İman etmedi.)
17810 Abese 24. Ayet (80:24:1) فَلْيَنْظُرِ فلينظر fel-yenzuri o halde baksın ن ظ ر
Diyanet İşleri (Yeni) Her şeyden önce insan, yediği yemeğine bir baksın!
17811 Abese 25. Ayet (80:25:2) صَبَبْنَا صببنا sabebnâ döktük ص ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Gerçekten biz, yağmuru bol bol yağdırdık.
17812 Abese 25. Ayet (80:25:4) صَبًّاۙ صبا sabbâ(n) iyice döküşle ص ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Gerçekten biz, yağmuru bol bol yağdırdık.
17813 Abese 26. Ayet (80:26:1) ثُمَّ ثم śumme sonra  ثُمَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra toprağı, iyiden iyiye yardık!
17814 Abese 26. Ayet (80:26:3) الْاَرْضَ الارض l-arda toprağı أ ر ض
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra toprağı, iyiden iyiye yardık!
17815 Abese 27. Ayet (80:27:2) ف۪يهَا فيها fîhâ orada فِي
Diyanet İşleri (Yeni) 27,28,29,30,31,32. Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık.
17816 Abese 28. Ayet (80:28:2) وَقَضْبًاۙ وقضبا ve kadbâ(n) ve yonca ق ض ب
Diyanet İşleri (Yeni) 27,28,29,30,31,32. Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık.
17817 Abese 32. Ayet (80:32:1) مَتَاعًا متاعا metâ’an geçim olarak م ت ع
Diyanet İşleri (Yeni) 27,28,29,30,31,32. Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık.
17818 Abese 33. Ayet (80:33:3) الصَّٓاخَّةُۘ الصاخة ssâḣḣa(tu) kulakları sağır eden o ses ص خ خ
Diyanet İşleri (Yeni) 33,34,35,36,37. Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır.
17819 Abese 34. Ayet (80:34:1) يَوْمَ يوم yevme işte o gün ي و م
Diyanet İşleri (Yeni) 33,34,35,36,37. Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır.
17820 Abese 36. Ayet (80:36:2) وَبَن۪يهِۜ وبنيه ve benîh(i) ve oğulları(ndan) ب ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) 33,34,35,36,37. Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır.
17821 Abese 37. Ayet (80:37:3) مِنْهُمْ منهم minhum onlardan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 33,34,35,36,37. Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır.
17822 Abese 37. Ayet (80:37:4) يَوْمَئِذٍ يومئذ yevmeiżin o gün  يَوْمَئِذٍ
Diyanet İşleri (Yeni) 33,34,35,36,37. Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır.
17823 Abese 38. Ayet (80:38:2) يَوْمَئِذٍ يومئذ yevmeiżin o gün  يَوْمَئِذٍ
Diyanet İşleri (Yeni) O gün birtakım yüzler vardır ki pırıl pırıl parlarlar,
17824 Abese 40. Ayet (80:40:2) يَوْمَئِذٍ يومئذ yevmeiżin o gün  يَوْمَئِذٍ
Diyanet İşleri (Yeni) O gün nice yüzler de vardır ki, toz toprak içindedirler.
17825 Abese 40. Ayet (80:40:4) غَبَرَةٌۙ غبرة ġabera(tun) tozlanmış غ ب ر
Diyanet İşleri (Yeni) O gün nice yüzler de vardır ki, toz toprak içindedirler.
17826 Abese 41. Ayet (80:41:1) تَرْهَقُهَا ترهقها terhekuhâ onları bürümüş ر ه ق
Diyanet İşleri (Yeni) Onları bir siyahlık bürür.
17827 Abese 42. Ayet (80:42:2) هُمُ هم humu onlar هُم
Diyanet İşleri (Yeni) İşte onlar, kâfirlerdir, günaha dalanlardır.
17828 Tekvîr 2. Ayet (81:2:3) انْكَدَرَتْۙۖ انكدرت -nkederat kararıp döküldüğü ك د ر
Diyanet İşleri (Yeni) Yıldızlar, bulanıp söndüğü zaman,
17829 Tekvîr 4. Ayet (81:4:2) الْعِشَارُ العشار l-’işâru on aylık gebe develer ع ش ر
Diyanet İşleri (Yeni) Gebe develer salıverildiği zaman.[572]
17830 Tekvîr 4. Ayet (81:4:3) عُطِّلَتْۙۖ عطلت ‘uttilet başı boş bırakıldığı ع ط ل
Diyanet İşleri (Yeni) Gebe develer salıverildiği zaman.[572]
17831 Tekvîr 5. Ayet (81:5:3) حُشِرَتْۙۖ حشرت huşirat bir araya toplandığı ح ش ر
Diyanet İşleri (Yeni) Yaban hayatı yaşayan (irili ufaklı) tüm canlılar toplandığı zaman,
17832 Tekvîr 8. Ayet (81:8:2) الْمَوْءُ۫دَةُ الموءدة l-mev-ûdetu o diri diri toprağa gömülen kıza و أ د
Diyanet İşleri (Yeni) 8,9. Diri diri gömülen kız çocuğunun, hangi günahtan ötürü öldürüldüğü sorulduğu zaman,
17833 Tekvîr 8. Ayet (81:8:3) سُئِلَتْۙ سئلت su-ilet sorulduğu س أ ل
Diyanet İşleri (Yeni) 8,9. Diri diri gömülen kız çocuğunun, hangi günahtan ötürü öldürüldüğü sorulduğu zaman,
17834 Tekvîr 9. Ayet (81:9:3) قُتِلَتْۚ قتلت kutilet öldürüldü ق ت ل
Diyanet İşleri (Yeni) 8,9. Diri diri gömülen kız çocuğunun, hangi günahtan ötürü öldürüldüğü sorulduğu zaman,
17835 Tekvîr 11. Ayet (81:11:2) السَّمَٓاءُ السماء ssemâu gök س م و
Diyanet İşleri (Yeni) Gökyüzü (yerinden) sıyrılıp koparıldığı zaman,
17836 Tekvîr 16. Ayet (81:16:2) الْكُنَّسِۙ الكنس l-kunnes(i) dönüp saklananlara ك ن س
Diyanet İşleri (Yeni) 15,16. Andolsun, bir görünüp bir sinenlere, akıp gidip kaybolanlara,
17837 Tekvîr 17. Ayet (81:17:3) عَسْعَسَۙ عسعس ‘as’as(e) sırtını döndüğü ع س ع س
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, yöneldiği zaman geceye,
17838 Tekvîr 18. Ayet (81:18:3) تَنَفَّسَۙ تنفس teneffes(e) soluk almağa başladığı ن ف س
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, aydınlandığı zaman sabaha ki,
17839 Tekvîr 19. Ayet (81:19:1) اِنَّهُ انه innehu şüphesiz o إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) 19,20,21.O (Kur’an), şüphesiz değerli, güçlü ve Arş’ın sahibi katında itibarlı, orada (meleklerce) itaat edilen, güvenilir bir elçinin (Cebrail’in) getirdiği sözdür.
17840 Tekvîr 19. Ayet (81:19:2) لَقَوْلُ لقول lekavlu sözüdür ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) 19,20,21.O (Kur’an), şüphesiz değerli, güçlü ve Arş’ın sahibi katında itibarlı, orada (meleklerce) itaat edilen, güvenilir bir elçinin (Cebrail’in) getirdiği sözdür.
17841 Tekvîr 21. Ayet (81:21:2) ثَمَّ ثم śemme orada ثَمَّ
Diyanet İşleri (Yeni) 19,20,21.O (Kur’an), şüphesiz değerli, güçlü ve Arş’ın sahibi katında itibarlı, orada (meleklerce) itaat edilen, güvenilir bir elçinin (Cebrail’in) getirdiği sözdür.
17842 Tekvîr 23. Ayet (81:23:1) وَلَقَدْ ولقد ve lekad ve andolsun قَدْ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun o, Cebrâil’i apaçık ufukta gördü.
17843 Tekvîr 23. Ayet (81:23:2) رَاٰهُ راه raâhu onu görmüştür ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun o, Cebrâil’i apaçık ufukta gördü.
17844 Tekvîr 24. Ayet (81:24:2) هُوَ هو huve O هُوَ
Diyanet İşleri (Yeni) O, gayb hakkında cimri değildir.[574]
17845 Tekvîr 25. Ayet (81:25:2) هُوَ هو huve O هُوَ
Diyanet İşleri (Yeni) Kur’an, kovulmuş şeytanın sözü değildir.
17846 Tekvîr 25. Ayet (81:25:3) بِقَوْلِ بقول bi-kavli sözü ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Kur’an, kovulmuş şeytanın sözü değildir.
17847 Tekvîr 25. Ayet (81:25:5) رَج۪يمٍۚ رجيم racîm(in) kovulmuş ر ج م
Diyanet İşleri (Yeni) Kur’an, kovulmuş şeytanın sözü değildir.
17848 Tekvîr 26. Ayet (81:26:1) فَاَيْنَ فاين fe-eyne o halde nereye? أَيْنَ
Diyanet İşleri (Yeni) (Hâl böyle iken) nereye gidiyorsunuz?
17849 Tekvîr 26. Ayet (81:26:2) تَذْهَبُونَۜ تذهبون teżhebûn(e) gidiyorsunuz ذ ه ب
Diyanet İşleri (Yeni) (Hâl böyle iken) nereye gidiyorsunuz?