"o" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 18311 sonuç bulundu.
2100 - 2150 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
2100 Âl-i İmran 199. Ayet (3:199:29) سَر۪يعُ سريع serî’u çabuk görendir س ر ع
Diyanet İşleri (Yeni) Kitap ehlinden öyleleri var ki, Allah’a, size indirilene ve kendilerine indirilene, Allah’a derinden saygı duyarak inanırlar. Allah’ın âyetlerini az bir değere satmazlar. Onlar var ya, işte onların, Rableri katında mükâfatları vardır. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.
2101 Âl-i İmran 200. Ayet (3:200:8) وَاتَّقُوا واتقوا vettekû ve korkun و ق ي
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Sabredin. Sabır yarışında düşmanlarınızı geçin. (Cihat için) hazırlıklı ve uyanık olun ve Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.
2102 Nisâ 1. Ayet (4:1:4) اتَّقُوا اتقوا ttekû korkun و ق ي
Diyanet İşleri (Yeni) Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da[104] eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah, üzerinizde bir gözetleyicidir.
2103 Nisâ 1. Ayet (4:1:6) الَّذ۪ي الذي lleżî o ki ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da[104] eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah, üzerinizde bir gözetleyicidir.
2104 Nisâ 1. Ayet (4:1:12) مِنْهَا منها minhâ ondan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da[104] eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah, üzerinizde bir gözetleyicidir.
2105 Nisâ 1. Ayet (4:1:17) كَث۪يرًا كثيرا keśîran birçok ك ث ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da[104] eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah, üzerinizde bir gözetleyicidir.
2106 Nisâ 1. Ayet (4:1:22) تَسَٓاءَلُونَ تساءلون tesâelûne sorduğunuz س أ ل
Diyanet İşleri (Yeni) Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da[104] eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah, üzerinizde bir gözetleyicidir.
2107 Nisâ 1. Ayet (4:1:29) رَق۪يبًا رقيبا rakîbe(n) gözetleyicidir ر ق ب
Diyanet İşleri (Yeni) Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da[104] eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah, üzerinizde bir gözetleyicidir.
2108 Nisâ 2. Ayet (4:2:6) الْخَب۪يثَ الخبيث l-ḣabîśe pis olanı خ ب ث
Diyanet İşleri (Yeni) Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla (helâli haramla) değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır.
2109 Nisâ 2. Ayet (4:2:7) بِالطَّيِّبِۖ بالطيب bi-ttayyib(i) temiz olanla ط ي ب
Diyanet İşleri (Yeni) Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla (helâli haramla) değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır.
2110 Nisâ 2. Ayet (4:2:10) اَمْوَالَهُمْ اموالهم emvâlehum onların mallarını م و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla (helâli haramla) değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır.
2111 Nisâ 2. Ayet (4:2:14) كَانَ كان kâne olursa ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla (helâli haramla) değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır.
2112 Nisâ 3. Ayet (4:3:2) خِفْتُمْ خفتم ḣiftum korkarsanız خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helâl olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikâhlayın.[105] Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız, o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur.
2113 Nisâ 3. Ayet (4:3:8) مَا ما olan مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helâl olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikâhlayın.[105] Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız, o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur.
2114 Nisâ 3. Ayet (4:3:9) طَابَ طاب tâbe uygun görürseniz ط ي ب
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helâl olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikâhlayın.[105] Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız, o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur.
2115 Nisâ 3. Ayet (4:3:15) وَرُبَاعَۚ ورباع ve rubâ’(a) ve dörder ر ب ع
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helâl olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikâhlayın.[105] Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız, o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur.
2116 Nisâ 3. Ayet (4:3:17) خِفْتُمْ خفتم ḣiftum korkarsanız خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helâl olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikâhlayın.[105] Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız, o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur.
2117 Nisâ 3. Ayet (4:3:18) اَلَّا الا ellâ olmayacağından  أَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helâl olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikâhlayın.[105] Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız, o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur.
2118 Nisâ 3. Ayet (4:3:23) مَلَكَتْ ملكت meleket sahip olduğu م ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helâl olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikâhlayın.[105] Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız, o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur.
2119 Nisâ 3. Ayet (4:3:26) اَدْنٰٓى ادنى ednâ en uygun olan د ن و
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helâl olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikâhlayın.[105] Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız, o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur.
2120 Nisâ 4. Ayet (4:4:4) نِحْلَةًۜ نحلة nihle(ten) bir hak olarak ن ح ل
Diyanet İşleri (Yeni) Kadınlara mehirlerini (bir görev olarak) gönül hoşluğuyla verin. Eğer kendi istekleriyle o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa, onu da afiyetle yiyin.
2121 Nisâ 4. Ayet (4:4:10) مِنْهُ منه minhu ondan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Kadınlara mehirlerini (bir görev olarak) gönül hoşluğuyla verin. Eğer kendi istekleriyle o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa, onu da afiyetle yiyin.
2122 Nisâ 4. Ayet (4:4:12) فَكُلُوهُ فكلوه fekulûhu onu yeyin أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) Kadınlara mehirlerini (bir görev olarak) gönül hoşluğuyla verin. Eğer kendi istekleriyle o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa, onu da afiyetle yiyin.
2123 Nisâ 5. Ayet (4:5:10) وَارْزُقُوهُمْ وارزقوهم ve-rzukûhum ve onları besleyin ر ز ق
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın, sizin için geçim kaynağı yaptığı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin. O mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.[106]
2124 Nisâ 5. Ayet (4:5:11) ف۪يهَا فيها fîhâ onunla فِي
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın, sizin için geçim kaynağı yaptığı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin. O mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.[106]
2125 Nisâ 5. Ayet (4:5:13) وَقُولُوا وقولوا ve kûlû ve söyleyin ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın, sizin için geçim kaynağı yaptığı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin. O mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.[106]
2126 Nisâ 5. Ayet (4:5:14) لَهُمْ لهم lehum onlara لَهُم
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın, sizin için geçim kaynağı yaptığı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin. O mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.[106]
2127 Nisâ 5. Ayet (4:5:15) قَوْلًا قولا kavlen söz ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın, sizin için geçim kaynağı yaptığı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin. O mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.[106]
2128 Nisâ 6. Ayet (4:6:2) الْيَتَامٰى اليتامى l-yetâmâ öksüzleri ي ت م
Diyanet İşleri (Yeni) Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını geri alacaklar) diye israf ederek ve aceleye getirerek mallarını yemeyin. (Velilerden) kim zengin ise (yetim malından yemeğe) tenezzül etmesin. Kim de fakir ise, aklın ve dinin gereklerine uygun bir biçimde (hizmetinin karşılığı kadar) yesin. Mallarını kendilerine geri verdiğiniz zaman da yanlarında şahit bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter.
2129 Nisâ 6. Ayet (4:6:8) اٰنَسْتُمْ انستم ânestum görürseniz أ ن س
Diyanet İşleri (Yeni) Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını geri alacaklar) diye israf ederek ve aceleye getirerek mallarını yemeyin. (Velilerden) kim zengin ise (yetim malından yemeğe) tenezzül etmesin. Kim de fakir ise, aklın ve dinin gereklerine uygun bir biçimde (hizmetinin karşılığı kadar) yesin. Mallarını kendilerine geri verdiğiniz zaman da yanlarında şahit bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter.
2130 Nisâ 6. Ayet (4:6:9) مِنْهُمْ منهم minhum onlarda مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını geri alacaklar) diye israf ederek ve aceleye getirerek mallarını yemeyin. (Velilerden) kim zengin ise (yetim malından yemeğe) tenezzül etmesin. Kim de fakir ise, aklın ve dinin gereklerine uygun bir biçimde (hizmetinin karşılığı kadar) yesin. Mallarını kendilerine geri verdiğiniz zaman da yanlarında şahit bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter.
2131 Nisâ 6. Ayet (4:6:10) رُشْدًا رشدا ruşden bir olgunluk ر ش د
Diyanet İşleri (Yeni) Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını geri alacaklar) diye israf ederek ve aceleye getirerek mallarını yemeyin. (Velilerden) kim zengin ise (yetim malından yemeğe) tenezzül etmesin. Kim de fakir ise, aklın ve dinin gereklerine uygun bir biçimde (hizmetinin karşılığı kadar) yesin. Mallarını kendilerine geri verdiğiniz zaman da yanlarında şahit bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter.
2132 Nisâ 6. Ayet (4:6:21) كَانَ كان kâne olan ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını geri alacaklar) diye israf ederek ve aceleye getirerek mallarını yemeyin. (Velilerden) kim zengin ise (yetim malından yemeğe) tenezzül etmesin. Kim de fakir ise, aklın ve dinin gereklerine uygun bir biçimde (hizmetinin karşılığı kadar) yesin. Mallarını kendilerine geri verdiğiniz zaman da yanlarında şahit bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter.
2133 Nisâ 6. Ayet (4:6:25) كَانَ كان kâne olan ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını geri alacaklar) diye israf ederek ve aceleye getirerek mallarını yemeyin. (Velilerden) kim zengin ise (yetim malından yemeğe) tenezzül etmesin. Kim de fakir ise, aklın ve dinin gereklerine uygun bir biçimde (hizmetinin karşılığı kadar) yesin. Mallarını kendilerine geri verdiğiniz zaman da yanlarında şahit bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter.
2134 Nisâ 6. Ayet (4:6:26) فَق۪يرًا فقيرا fakîran yoksul ف ق ر
Diyanet İşleri (Yeni) Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını geri alacaklar) diye israf ederek ve aceleye getirerek mallarını yemeyin. (Velilerden) kim zengin ise (yetim malından yemeğe) tenezzül etmesin. Kim de fakir ise, aklın ve dinin gereklerine uygun bir biçimde (hizmetinin karşılığı kadar) yesin. Mallarını kendilerine geri verdiğiniz zaman da yanlarında şahit bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter.
2135 Nisâ 6. Ayet (4:6:31) اِلَيْهِمْ اليهم ileyhim onlara إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını geri alacaklar) diye israf ederek ve aceleye getirerek mallarını yemeyin. (Velilerden) kim zengin ise (yetim malından yemeğe) tenezzül etmesin. Kim de fakir ise, aklın ve dinin gereklerine uygun bir biçimde (hizmetinin karşılığı kadar) yesin. Mallarını kendilerine geri verdiğiniz zaman da yanlarında şahit bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter.
2136 Nisâ 6. Ayet (4:6:37) حَس۪يبًا حسيبا hasîbâ(n) hesapçı olarak ح س ب
Diyanet İşleri (Yeni) Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını geri alacaklar) diye israf ederek ve aceleye getirerek mallarını yemeyin. (Velilerden) kim zengin ise (yetim malından yemeğe) tenezzül etmesin. Kim de fakir ise, aklın ve dinin gereklerine uygun bir biçimde (hizmetinin karşılığı kadar) yesin. Mallarını kendilerine geri verdiğiniz zaman da yanlarında şahit bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter.
2137 Nisâ 7. Ayet (4:7:13) مِمَّا مما mimmâ olandan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Ana, baba ve akrabaların (miras olarak) bıraktıklarından erkeklere bir pay vardır. Ana, baba ve akrabaların bıraktıklarından kadınlara da bir pay vardır. Allah, bırakılanın azından da çoğundan da bunları farz kılınmış birer hisse olarak belirlemiştir.
2138 Nisâ 7. Ayet (4:7:15) مِنْهُ منه minhu ondan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Ana, baba ve akrabaların (miras olarak) bıraktıklarından erkeklere bir pay vardır. Ana, baba ve akrabaların bıraktıklarından kadınlara da bir pay vardır. Allah, bırakılanın azından da çoğundan da bunları farz kılınmış birer hisse olarak belirlemiştir.
2139 Nisâ 7. Ayet (4:7:17) كَثُرَۜ كثر keśur(a) çoğundan ك ث ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ana, baba ve akrabaların (miras olarak) bıraktıklarından erkeklere bir pay vardır. Ana, baba ve akrabaların bıraktıklarından kadınlara da bir pay vardır. Allah, bırakılanın azından da çoğundan da bunları farz kılınmış birer hisse olarak belirlemiştir.
2140 Nisâ 8. Ayet (4:8:6) وَالْيَتَامٰى واليتامى vel-yetâmâ ve öksüzler ي ت م
Diyanet İşleri (Yeni) Miras taksiminde (kendilerine pay düşmeyen) akrabalar, yetimler ve fakirler hazır bulunurlarsa, onlara da maldan bir şeyler verin ve onlara (gönüllerini alacak) güzel sözler söyleyin.
2141 Nisâ 8. Ayet (4:8:7) وَالْمَسَاك۪ينُ والمساكين vel-mesâkînu ve yoksullar س ك ن
Diyanet İşleri (Yeni) Miras taksiminde (kendilerine pay düşmeyen) akrabalar, yetimler ve fakirler hazır bulunurlarsa, onlara da maldan bir şeyler verin ve onlara (gönüllerini alacak) güzel sözler söyleyin.
2142 Nisâ 8. Ayet (4:8:8) فَارْزُقُوهُمْ فارزقوهم ferzukûhum onları rızıklandırın ر ز ق
Diyanet İşleri (Yeni) Miras taksiminde (kendilerine pay düşmeyen) akrabalar, yetimler ve fakirler hazır bulunurlarsa, onlara da maldan bir şeyler verin ve onlara (gönüllerini alacak) güzel sözler söyleyin.
2143 Nisâ 8. Ayet (4:8:9) مِنْهُ منه minhu ondan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Miras taksiminde (kendilerine pay düşmeyen) akrabalar, yetimler ve fakirler hazır bulunurlarsa, onlara da maldan bir şeyler verin ve onlara (gönüllerini alacak) güzel sözler söyleyin.
2144 Nisâ 8. Ayet (4:8:10) وَقُولُوا وقولوا ve kûlû ve söyleyin ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Miras taksiminde (kendilerine pay düşmeyen) akrabalar, yetimler ve fakirler hazır bulunurlarsa, onlara da maldan bir şeyler verin ve onlara (gönüllerini alacak) güzel sözler söyleyin.
2145 Nisâ 8. Ayet (4:8:11) لَهُمْ لهم lehum onlara لَهُم
Diyanet İşleri (Yeni) Miras taksiminde (kendilerine pay düşmeyen) akrabalar, yetimler ve fakirler hazır bulunurlarsa, onlara da maldan bir şeyler verin ve onlara (gönüllerini alacak) güzel sözler söyleyin.
2146 Nisâ 8. Ayet (4:8:12) قَوْلًا قولا kavlen söz ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Miras taksiminde (kendilerine pay düşmeyen) akrabalar, yetimler ve fakirler hazır bulunurlarsa, onlara da maldan bir şeyler verin ve onlara (gönüllerini alacak) güzel sözler söyleyin.
2147 Nisâ 9. Ayet (4:9:7) ذُرِّيَّةً ذرية żurriyyeten çocuklar ذ ر ر
Diyanet İşleri (Yeni) Kendileri, geriye zayıf çocuklar bıraktıkları takdirde, onlar hakkında endişeye kapılanlar, (yetimler hakkında da) ürperip korksunlar. Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar ve doğru söz söylesinler.
2148 Nisâ 9. Ayet (4:9:10) عَلَيْهِمْۖ عليهم ‘aleyhim onların durumundan عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Kendileri, geriye zayıf çocuklar bıraktıkları takdirde, onlar hakkında endişeye kapılanlar, (yetimler hakkında da) ürperip korksunlar. Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar ve doğru söz söylesinler.
2149 Nisâ 9. Ayet (4:9:11) فَلْيَتَّقُوا فليتقوا felyettekû korksunlar و ق ي
Diyanet İşleri (Yeni) Kendileri, geriye zayıf çocuklar bıraktıkları takdirde, onlar hakkında endişeye kapılanlar, (yetimler hakkında da) ürperip korksunlar. Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar ve doğru söz söylesinler.