"o" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 18311 sonuç bulundu.
2700 - 2750 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
2700 Nisâ 132. Ayet (4:132:5) وَمَا وما ve mâ ve olanlar مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır. Vekil olarak Allah yeter.
2701 Nisâ 132. Ayet (4:132:10) وَك۪يلًا وكيلا vekîlâ(n) vekil olarak و ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır. Vekil olarak Allah yeter.
2702 Nisâ 133. Ayet (4:133:3) يُذْهِبْكُمْ يذهبكم yużhibkum sizi götürür ذ ه ب
Diyanet İşleri (Yeni) Ey insanlar! Allah dilerse sizi yok eder ve başkalarını getirir. Allah, buna hakkıyla gücü yetendir.
2703 Nisâ 134. Ayet (4:134:14) بَص۪يرًا۟ بصيرا basîrâ(n) görendir ب ص ر
Diyanet İşleri (Yeni) Kim dünya sevabı (nimeti) istiyorsa (bilsin ki), dünya sevabı da, ahiret sevabı da Allah katındadır. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.
2704 Nisâ 135. Ayet (4:135:5) كُونُوا كونوا kûnû olun ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. (Şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın). Çünkü Allah ikisine de daha yakındır. (Onları sizden çok kayırır.) Öyle ise adaleti yerine getirmede nefsinize uymayın. Eğer (şahitlik ederken gerçeği) çarpıtırsanız veya (şahitlikten) çekinirseniz (bilin ki) şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
2705 Nisâ 135. Ayet (4:135:10) وَلَوْ ولو ve lev bile olsa لَو
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. (Şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın). Çünkü Allah ikisine de daha yakındır. (Onları sizden çok kayırır.) Öyle ise adaleti yerine getirmede nefsinize uymayın. Eğer (şahitlik ederken gerçeği) çarpıtırsanız veya (şahitlikten) çekinirseniz (bilin ki) şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
2706 Nisâ 135. Ayet (4:135:17) يَكُنْ يكن yekun olsalar ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. (Şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın). Çünkü Allah ikisine de daha yakındır. (Onları sizden çok kayırır.) Öyle ise adaleti yerine getirmede nefsinize uymayın. Eğer (şahitlik ederken gerçeği) çarpıtırsanız veya (şahitlikten) çekinirseniz (bilin ki) şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
2707 Nisâ 135. Ayet (4:135:24) فَلَا فلا felâ öyle ise sapmayın لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. (Şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın). Çünkü Allah ikisine de daha yakındır. (Onları sizden çok kayırır.) Öyle ise adaleti yerine getirmede nefsinize uymayın. Eğer (şahitlik ederken gerçeği) çarpıtırsanız veya (şahitlikten) çekinirseniz (bilin ki) şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
2708 Nisâ 135. Ayet (4:135:32) تُعْرِضُوا تعرضوا tu’ridû doğruyu söylemezseniz ع ر ض
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. (Şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın). Çünkü Allah ikisine de daha yakındır. (Onları sizden çok kayırır.) Öyle ise adaleti yerine getirmede nefsinize uymayın. Eğer (şahitlik ederken gerçeği) çarpıtırsanız veya (şahitlikten) çekinirseniz (bilin ki) şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
2709 Nisâ 135. Ayet (4:135:35) كَانَ كان kâne olandır ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. (Şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın). Çünkü Allah ikisine de daha yakındır. (Onları sizden çok kayırır.) Öyle ise adaleti yerine getirmede nefsinize uymayın. Eğer (şahitlik ederken gerçeği) çarpıtırsanız veya (şahitlikten) çekinirseniz (bilin ki) şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
2710 Nisâ 136. Ayet (4:136:9) الَّذ۪ي الذي lleżî o ki ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur.
2711 Nisâ 136. Ayet (4:136:14) الَّذ۪ٓي الذي lleżî o ki ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur.
2712 Nisâ 136. Ayet (4:136:17) قَبْلُۜ قبل kabl(u) daha öncekilere ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur.
2713 Nisâ 137. Ayet (4:137:2) الَّذ۪ينَ الذين lleżîne o kimseler ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) İman edip sonra inkâr eden, sonra inanıp tekrar inkâr eden, sonra da inkârlarında ileri gidenler var ya; Allah, onları bağışlayacak da değildir, doğru yola iletecek de değildir.
2714 Nisâ 137. Ayet (4:137:4) ثُمَّ ثم śümme sonra  ثُمَّ
Diyanet İşleri (Yeni) İman edip sonra inkâr eden, sonra inanıp tekrar inkâr eden, sonra da inkârlarında ileri gidenler var ya; Allah, onları bağışlayacak da değildir, doğru yola iletecek de değildir.
2715 Nisâ 137. Ayet (4:137:6) ثُمَّ ثم śümme sonra  ثُمَّ
Diyanet İşleri (Yeni) İman edip sonra inkâr eden, sonra inanıp tekrar inkâr eden, sonra da inkârlarında ileri gidenler var ya; Allah, onları bağışlayacak da değildir, doğru yola iletecek de değildir.
2716 Nisâ 137. Ayet (4:137:10) ثُمَّ ثم śümme sonra  ثُمَّ
Diyanet İşleri (Yeni) İman edip sonra inkâr eden, sonra inanıp tekrar inkâr eden, sonra da inkârlarında ileri gidenler var ya; Allah, onları bağışlayacak da değildir, doğru yola iletecek de değildir.
2717 Nisâ 137. Ayet (4:137:17) لَهُمْ لهم lehum onları لَهُم
Diyanet İşleri (Yeni) İman edip sonra inkâr eden, sonra inanıp tekrar inkâr eden, sonra da inkârlarında ileri gidenler var ya; Allah, onları bağışlayacak da değildir, doğru yola iletecek de değildir.
2718 Nisâ 137. Ayet (4:137:20) سَب۪يلًاۜ سبيلا sebîlâ(n) (doğru) yola س ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) İman edip sonra inkâr eden, sonra inanıp tekrar inkâr eden, sonra da inkârlarında ileri gidenler var ya; Allah, onları bağışlayacak da değildir, doğru yola iletecek de değildir.
2719 Nisâ 138. Ayet (4:138:4) لَهُمْ لهم lehum kendilerinin olacağını لَهُم
Diyanet İşleri (Yeni) Münafıklara, kendileri için elem dolu bir azap olduğunu müjdele.
2720 Nisâ 139. Ayet (4:139:1) اَلَّذ۪ينَ الذين elleżîne onlar ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, mü’minleri bırakıp kâfirleri dost edinen kimselerdir. Onların yanında izzet ve şeref mi arıyorlar? Hâlbuki bütün izzet ve şeref Allah’a aittir.
2721 Nisâ 139. Ayet (4:139:2) يَتَّخِذُونَ يتخذون yetteḣiżûne tutuyorlar أ خ ذ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, mü’minleri bırakıp kâfirleri dost edinen kimselerdir. Onların yanında izzet ve şeref mi arıyorlar? Hâlbuki bütün izzet ve şeref Allah’a aittir.
2722 Nisâ 139. Ayet (4:139:4) اَوْلِيَٓاءَ اولياء evliyâe dost و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, mü’minleri bırakıp kâfirleri dost edinen kimselerdir. Onların yanında izzet ve şeref mi arıyorlar? Hâlbuki bütün izzet ve şeref Allah’a aittir.
2723 Nisâ 139. Ayet (4:139:8) اَيَبْتَغُونَ ايبتغون eyebteġûne mi arıyorlar? ب غ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, mü’minleri bırakıp kâfirleri dost edinen kimselerdir. Onların yanında izzet ve şeref mi arıyorlar? Hâlbuki bütün izzet ve şeref Allah’a aittir.
2724 Nisâ 139. Ayet (4:139:9) عِنْدَهُمُ عندهم ‘indehumu onların yanında ع ن د
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, mü’minleri bırakıp kâfirleri dost edinen kimselerdir. Onların yanında izzet ve şeref mi arıyorlar? Hâlbuki bütün izzet ve şeref Allah’a aittir.
2725 Nisâ 140. Ayet (4:140:12) بِهَا بها bihâ onların بِهَٓا
Diyanet İşleri (Yeni) Oysa Allah size Kitap’ta (Kur’an’da) “Allah’ın âyetlerinin inkâr edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka bir söze geçmedikleri müddetçe, onlarla oturmayın, aksi hâlde siz de onlar gibi olursunuz” diye hüküm indirmiştir. Şüphesiz Allah, münafıkların ve kâfirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.
2726 Nisâ 140. Ayet (4:140:14) بِهَا بها bihâ onlarla بِهَٓا
Diyanet İşleri (Yeni) Oysa Allah size Kitap’ta (Kur’an’da) “Allah’ın âyetlerinin inkâr edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka bir söze geçmedikleri müddetçe, onlarla oturmayın, aksi hâlde siz de onlar gibi olursunuz” diye hüküm indirmiştir. Şüphesiz Allah, münafıkların ve kâfirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.
2727 Nisâ 140. Ayet (4:140:16) تَقْعُدُوا تقعدوا tak’udû oturmayın ق ع د
Diyanet İşleri (Yeni) Oysa Allah size Kitap’ta (Kur’an’da) “Allah’ın âyetlerinin inkâr edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka bir söze geçmedikleri müddetçe, onlarla oturmayın, aksi hâlde siz de onlar gibi olursunuz” diye hüküm indirmiştir. Şüphesiz Allah, münafıkların ve kâfirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.
2728 Nisâ 140. Ayet (4:140:17) مَعَهُمْ معهم me’ahum onlarla beraber مَعَ
Diyanet İşleri (Yeni) Oysa Allah size Kitap’ta (Kur’an’da) “Allah’ın âyetlerinin inkâr edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka bir söze geçmedikleri müddetçe, onlarla oturmayın, aksi hâlde siz de onlar gibi olursunuz” diye hüküm indirmiştir. Şüphesiz Allah, münafıkların ve kâfirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.
2729 Nisâ 140. Ayet (4:140:19) يَخُوضُوا يخوضوا yeḣûdû onlar dalıncaya خ و ض
Diyanet İşleri (Yeni) Oysa Allah size Kitap’ta (Kur’an’da) “Allah’ın âyetlerinin inkâr edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka bir söze geçmedikleri müddetçe, onlarla oturmayın, aksi hâlde siz de onlar gibi olursunuz” diye hüküm indirmiştir. Şüphesiz Allah, münafıkların ve kâfirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.
2730 Nisâ 140. Ayet (4:140:21) حَد۪يثٍ حديث hadîśin bir söze ح د ث
Diyanet İşleri (Yeni) Oysa Allah size Kitap’ta (Kur’an’da) “Allah’ın âyetlerinin inkâr edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka bir söze geçmedikleri müddetçe, onlarla oturmayın, aksi hâlde siz de onlar gibi olursunuz” diye hüküm indirmiştir. Şüphesiz Allah, münafıkların ve kâfirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.
2731 Nisâ 140. Ayet (4:140:24) اِذًا اذا iżen o zaman إِذًا
Diyanet İşleri (Yeni) Oysa Allah size Kitap’ta (Kur’an’da) “Allah’ın âyetlerinin inkâr edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka bir söze geçmedikleri müddetçe, onlarla oturmayın, aksi hâlde siz de onlar gibi olursunuz” diye hüküm indirmiştir. Şüphesiz Allah, münafıkların ve kâfirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.
2732 Nisâ 140. Ayet (4:140:25) مِثْلُهُمْۜ مثلهم miśluhum onlar gibi olursunuz م ث ل
Diyanet İşleri (Yeni) Oysa Allah size Kitap’ta (Kur’an’da) “Allah’ın âyetlerinin inkâr edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka bir söze geçmedikleri müddetçe, onlarla oturmayın, aksi hâlde siz de onlar gibi olursunuz” diye hüküm indirmiştir. Şüphesiz Allah, münafıkların ve kâfirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.
2733 Nisâ 140. Ayet (4:140:33) جَم۪يعًاۙ جميعا cemî’â(n) toplayacaktır ج م ع
Diyanet İşleri (Yeni) Oysa Allah size Kitap’ta (Kur’an’da) “Allah’ın âyetlerinin inkâr edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka bir söze geçmedikleri müddetçe, onlarla oturmayın, aksi hâlde siz de onlar gibi olursunuz” diye hüküm indirmiştir. Şüphesiz Allah, münafıkların ve kâfirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.
2734 Nisâ 141. Ayet (4:141:1) اَلَّذ۪ينَ الذين elleżîne onlar ki ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar sizi gözetleyip duran kimselerdir. Eğer Allah tarafından size bir fetih (zafer) nasip olursa, “Biz sizinle beraber değil miydik?” derler. Şayet kâfirlerin (zaferden) bir payı olursa, “Size üstünlük sağlayıp sizi mü’minlerden korumadık mı?” derler. Allah, kıyamet günü aranızda hükmünü verecektir. Allah, mü’minlerin aleyhine kâfirlere hiçbir yol vermeyecektir.
2735 Nisâ 141. Ayet (4:141:2) يَتَرَبَّصُونَ يتربصون yeterabbasûne gözetleyip dururlar ر ب ص
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar sizi gözetleyip duran kimselerdir. Eğer Allah tarafından size bir fetih (zafer) nasip olursa, “Biz sizinle beraber değil miydik?” derler. Şayet kâfirlerin (zaferden) bir payı olursa, “Size üstünlük sağlayıp sizi mü’minlerden korumadık mı?” derler. Allah, kıyamet günü aranızda hükmünü verecektir. Allah, mü’minlerin aleyhine kâfirlere hiçbir yol vermeyecektir.
2736 Nisâ 141. Ayet (4:141:5) كَانَ كان kâne (nasib)olursa ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar sizi gözetleyip duran kimselerdir. Eğer Allah tarafından size bir fetih (zafer) nasip olursa, “Biz sizinle beraber değil miydik?” derler. Şayet kâfirlerin (zaferden) bir payı olursa, “Size üstünlük sağlayıp sizi mü’minlerden korumadık mı?” derler. Allah, kıyamet günü aranızda hükmünü verecektir. Allah, mü’minlerin aleyhine kâfirlere hiçbir yol vermeyecektir.
2737 Nisâ 141. Ayet (4:141:15) كَانَ كان kâne olursa ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar sizi gözetleyip duran kimselerdir. Eğer Allah tarafından size bir fetih (zafer) nasip olursa, “Biz sizinle beraber değil miydik?” derler. Şayet kâfirlerin (zaferden) bir payı olursa, “Size üstünlük sağlayıp sizi mü’minlerden korumadık mı?” derler. Allah, kıyamet günü aranızda hükmünü verecektir. Allah, mü’minlerin aleyhine kâfirlere hiçbir yol vermeyecektir.
2738 Nisâ 141. Ayet (4:141:22) وَنَمْنَعْكُمْ ونمنعكم ve nemna’kum ve sizi korumadık mı? م ن ع
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar sizi gözetleyip duran kimselerdir. Eğer Allah tarafından size bir fetih (zafer) nasip olursa, “Biz sizinle beraber değil miydik?” derler. Şayet kâfirlerin (zaferden) bir payı olursa, “Size üstünlük sağlayıp sizi mü’minlerden korumadık mı?” derler. Allah, kıyamet günü aranızda hükmünü verecektir. Allah, mü’minlerin aleyhine kâfirlere hiçbir yol vermeyecektir.
2739 Nisâ 141. Ayet (4:141:36) سَب۪يلًا۟ سبيلا sebîlâ(n) bir yol س ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar sizi gözetleyip duran kimselerdir. Eğer Allah tarafından size bir fetih (zafer) nasip olursa, “Biz sizinle beraber değil miydik?” derler. Şayet kâfirlerin (zaferden) bir payı olursa, “Size üstünlük sağlayıp sizi mü’minlerden korumadık mı?” derler. Allah, kıyamet günü aranızda hükmünü verecektir. Allah, mü’minlerin aleyhine kâfirlere hiçbir yol vermeyecektir.
2740 Nisâ 142. Ayet (4:142:5) وَهُوَ وهو ve huve oysa O هُوَ
Diyanet İşleri (Yeni) Münafıklar, Allah’ı aldatmaya çalışırlar. Allah da onların bu çabalarını başlarına geçirir. Onlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar ve Allah’ı pek az anarlar.
2741 Nisâ 142. Ayet (4:142:6) خَادِعُهُمْۚ خادعهم ḣâdi’uhum onları aldatır خ د ع
Diyanet İşleri (Yeni) Münafıklar, Allah’ı aldatmaya çalışırlar. Allah da onların bu çabalarını başlarına geçirir. Onlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar ve Allah’ı pek az anarlar.
2742 Nisâ 142. Ayet (4:142:13) يُرَٓاؤُ۫نَ يراؤن yurâûne gösteriş yaparlar ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Münafıklar, Allah’ı aldatmaya çalışırlar. Allah da onların bu çabalarını başlarına geçirir. Onlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar ve Allah’ı pek az anarlar.
2743 Nisâ 143. Ayet (4:143:9) هٰٓؤُ۬لَٓاءِۜ هؤلاء hâulâ/(i) onlara هَٰذَا
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar küfür ile iman arasında bocalayıp dururlar. Ne bunlara (mü’minlere) ne de şunlara (kâfirlere) bağlanırlar. Allah, kimi saptırırsa ona asla bir çıkar yol bulamazsın.
2744 Nisâ 143. Ayet (4:143:15) لَهُ له lehu ona لَهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar küfür ile iman arasında bocalayıp dururlar. Ne bunlara (mü’minlere) ne de şunlara (kâfirlere) bağlanırlar. Allah, kimi saptırırsa ona asla bir çıkar yol bulamazsın.
2745 Nisâ 143. Ayet (4:143:16) سَب۪يلًا سبيلا sebîlâ(n) bir (çıkar) yol س ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar küfür ile iman arasında bocalayıp dururlar. Ne bunlara (mü’minlere) ne de şunlara (kâfirlere) bağlanırlar. Allah, kimi saptırırsa ona asla bir çıkar yol bulamazsın.
2746 Nisâ 144. Ayet (4:144:8) اَوْلِيَٓاءَ اولياء evliyâe dost و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Mü’minleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin. Kendi aleyhinize Allah’a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?
2747 Nisâ 144. Ayet (4:144:12) اَتُر۪يدُونَ اتريدون eturîdûne mi istiyorsunuz? ر و د
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Mü’minleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin. Kendi aleyhinize Allah’a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?
2748 Nisâ 144. Ayet (4:144:16) عَلَيْكُمْ عليكم ‘aleykum aleyhinizde olacak عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Mü’minleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin. Kendi aleyhinize Allah’a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?
2749 Nisâ 145. Ayet (4:145:1) اِنَّ ان inne doğrusu إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz ki münafıklar, cehennem ateşinin en aşağı tabakasındadırlar. Onlara hiçbir yardımcı da bulamazsın.