"o" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 18311 sonuç bulundu.
4200 - 4250 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
4200 En'am 153. Ayet (6:153:8) السُّبُلَ السبل ssubule yollara س ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) İşte bu, benim dosdoğru yolum. Artık ona uyun. Başka yollara uymayın. Yoksa o yollar sizi parça parça edip O’nun yolundan ayırır. İşte size bunları Allah sakınasınız diye emretti.
4201 En'am 153. Ayet (6:153:12) سَب۪يلِه۪ۜ سبيله sebîlih(i) O'nun yolu- س ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) İşte bu, benim dosdoğru yolum. Artık ona uyun. Başka yollara uymayın. Yoksa o yollar sizi parça parça edip O’nun yolundan ayırır. İşte size bunları Allah sakınasınız diye emretti.
4202 En'am 153. Ayet (6:153:13) ذٰلِكُمْ ذلكم żâlikum böylece ذَٰلِكَ
Diyanet İşleri (Yeni) İşte bu, benim dosdoğru yolum. Artık ona uyun. Başka yollara uymayın. Yoksa o yollar sizi parça parça edip O’nun yolundan ayırır. İşte size bunları Allah sakınasınız diye emretti.
4203 En'am 153. Ayet (6:153:17) تَتَّقُونَ تتقون tettekûn(e) korunursunuz و ق ي
Diyanet İşleri (Yeni) İşte bu, benim dosdoğru yolum. Artık ona uyun. Başka yollara uymayın. Yoksa o yollar sizi parça parça edip O’nun yolundan ayırır. İşte size bunları Allah sakınasınız diye emretti.
4204 En'am 154. Ayet (6:154:1) ثُمَّ ثم śumme sonra  ثُمَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra iyilik yapanlara nimeti tamamlamak, her şeyi açıklamak, hidayet ve rahmete erdirmek için Mûsâ’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik ki, Rablerinin huzuruna varacaklarına iman etsinler.
4205 En'am 154. Ayet (6:154:12) وَهُدًى وهدى ve huden ve yola iletici ه د ي
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra iyilik yapanlara nimeti tamamlamak, her şeyi açıklamak, hidayet ve rahmete erdirmek için Mûsâ’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik ki, Rablerinin huzuruna varacaklarına iman etsinler.
4206 En'am 154. Ayet (6:154:13) وَرَحْمَةً ورحمة ve rahmeten ve rahmet olarak ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra iyilik yapanlara nimeti tamamlamak, her şeyi açıklamak, hidayet ve rahmete erdirmek için Mûsâ’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik ki, Rablerinin huzuruna varacaklarına iman etsinler.
4207 En'am 155. Ayet (6:155:5) فَاتَّبِعُوهُ فاتبعوه fe-ttebi’ûhu O'na uyun ت ب ع
Diyanet İşleri (Yeni) Bu (Kur’an) da bizim indirdiğimiz bereket kaynağı bir kitaptır. Artık ona uyun ve Allah’a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin.
4208 En'am 155. Ayet (6:155:6) وَاتَّقُوا واتقوا vettekû ve korunun و ق ي
Diyanet İşleri (Yeni) Bu (Kur’an) da bizim indirdiğimiz bereket kaynağı bir kitaptır. Artık ona uyun ve Allah’a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin.
4209 En'am 155. Ayet (6:155:8) تُرْحَمُونَۙ ترحمون turhamûn(e) merhamet olunursunuz ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Bu (Kur’an) da bizim indirdiğimiz bereket kaynağı bir kitaptır. Artık ona uyun ve Allah’a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin.
4210 En'am 156. Ayet (6:156:7) طَٓائِفَتَيْنِ طائفتين tâifeteyni iki topluluk ط و ف
Diyanet İşleri (Yeni) 156,157. “Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (yahudilere ve hıristiyanlara) indirildi. Biz onların okumalarından habersiz idik” demeyesiniz, yahut, “Eğer bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk” demeyesiniz, diye bu Kur’an’ı indirdik. İşte size Rabbinizden açıkça bir delil, bir hidayet ve bir rahmet geldi. Artık Allah’ın âyetlerini yalanlayan ve (insanları) onlardan çeviren kimseden daha zalim kimdir!? İnsanları âyetlerimizden alıkoymaya kalkışanları, yapmakta oldukları engellemeden dolayı azabın en kötüsü ile cezalandıracağız.
4211 En'am 156. Ayet (6:156:9) قَبْلِنَاۖ قبلنا kablinâ bizden önceki ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) 156,157. “Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (yahudilere ve hıristiyanlara) indirildi. Biz onların okumalarından habersiz idik” demeyesiniz, yahut, “Eğer bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk” demeyesiniz, diye bu Kur’an’ı indirdik. İşte size Rabbinizden açıkça bir delil, bir hidayet ve bir rahmet geldi. Artık Allah’ın âyetlerini yalanlayan ve (insanları) onlardan çeviren kimseden daha zalim kimdir!? İnsanları âyetlerimizden alıkoymaya kalkışanları, yapmakta oldukları engellemeden dolayı azabın en kötüsü ile cezalandıracağız.
4212 En'am 156. Ayet (6:156:13) دِرَاسَتِهِمْ دراستهم dirâsetihim onların okumasından د ر س
Diyanet İşleri (Yeni) 156,157. “Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (yahudilere ve hıristiyanlara) indirildi. Biz onların okumalarından habersiz idik” demeyesiniz, yahut, “Eğer bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk” demeyesiniz, diye bu Kur’an’ı indirdik. İşte size Rabbinizden açıkça bir delil, bir hidayet ve bir rahmet geldi. Artık Allah’ın âyetlerini yalanlayan ve (insanları) onlardan çeviren kimseden daha zalim kimdir!? İnsanları âyetlerimizden alıkoymaya kalkışanları, yapmakta oldukları engellemeden dolayı azabın en kötüsü ile cezalandıracağız.
4213 En'am 157. Ayet (6:157:8) لَكُنَّٓا لكنا le-kunnâ biz olurduk ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) 156,157. “Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (yahudilere ve hıristiyanlara) indirildi. Biz onların okumalarından habersiz idik” demeyesiniz, yahut, “Eğer bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk” demeyesiniz, diye bu Kur’an’ı indirdik. İşte size Rabbinizden açıkça bir delil, bir hidayet ve bir rahmet geldi. Artık Allah’ın âyetlerini yalanlayan ve (insanları) onlardan çeviren kimseden daha zalim kimdir!? İnsanları âyetlerimizden alıkoymaya kalkışanları, yapmakta oldukları engellemeden dolayı azabın en kötüsü ile cezalandıracağız.
4214 En'am 157. Ayet (6:157:9) اَهْدٰى اهدى ehdâ daha doğru yolda ه د ي
Diyanet İşleri (Yeni) 156,157. “Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (yahudilere ve hıristiyanlara) indirildi. Biz onların okumalarından habersiz idik” demeyesiniz, yahut, “Eğer bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk” demeyesiniz, diye bu Kur’an’ı indirdik. İşte size Rabbinizden açıkça bir delil, bir hidayet ve bir rahmet geldi. Artık Allah’ın âyetlerini yalanlayan ve (insanları) onlardan çeviren kimseden daha zalim kimdir!? İnsanları âyetlerimizden alıkoymaya kalkışanları, yapmakta oldukları engellemeden dolayı azabın en kötüsü ile cezalandıracağız.
4215 En'am 157. Ayet (6:157:10) مِنْهُمْۚ منهم minhum onlardan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 156,157. “Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (yahudilere ve hıristiyanlara) indirildi. Biz onların okumalarından habersiz idik” demeyesiniz, yahut, “Eğer bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk” demeyesiniz, diye bu Kur’an’ı indirdik. İşte size Rabbinizden açıkça bir delil, bir hidayet ve bir rahmet geldi. Artık Allah’ın âyetlerini yalanlayan ve (insanları) onlardan çeviren kimseden daha zalim kimdir!? İnsanları âyetlerimizden alıkoymaya kalkışanları, yapmakta oldukları engellemeden dolayı azabın en kötüsü ile cezalandıracağız.
4216 En'am 157. Ayet (6:157:18) فَمَنْ فمن fe-men kim olabilir? مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 156,157. “Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (yahudilere ve hıristiyanlara) indirildi. Biz onların okumalarından habersiz idik” demeyesiniz, yahut, “Eğer bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk” demeyesiniz, diye bu Kur’an’ı indirdik. İşte size Rabbinizden açıkça bir delil, bir hidayet ve bir rahmet geldi. Artık Allah’ın âyetlerini yalanlayan ve (insanları) onlardan çeviren kimseden daha zalim kimdir!? İnsanları âyetlerimizden alıkoymaya kalkışanları, yapmakta oldukları engellemeden dolayı azabın en kötüsü ile cezalandıracağız.
4217 En'am 157. Ayet (6:157:25) عَنْهَاۜ عنها ‘anhâ onlardan عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 156,157. “Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (yahudilere ve hıristiyanlara) indirildi. Biz onların okumalarından habersiz idik” demeyesiniz, yahut, “Eğer bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk” demeyesiniz, diye bu Kur’an’ı indirdik. İşte size Rabbinizden açıkça bir delil, bir hidayet ve bir rahmet geldi. Artık Allah’ın âyetlerini yalanlayan ve (insanları) onlardan çeviren kimseden daha zalim kimdir!? İnsanları âyetlerimizden alıkoymaya kalkışanları, yapmakta oldukları engellemeden dolayı azabın en kötüsü ile cezalandıracağız.
4218 En'am 157. Ayet (6:157:31) سُٓوءَ سوء sû-e en kötüsüyle س و أ
Diyanet İşleri (Yeni) 156,157. “Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (yahudilere ve hıristiyanlara) indirildi. Biz onların okumalarından habersiz idik” demeyesiniz, yahut, “Eğer bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk” demeyesiniz, diye bu Kur’an’ı indirdik. İşte size Rabbinizden açıkça bir delil, bir hidayet ve bir rahmet geldi. Artık Allah’ın âyetlerini yalanlayan ve (insanları) onlardan çeviren kimseden daha zalim kimdir!? İnsanları âyetlerimizden alıkoymaya kalkışanları, yapmakta oldukları engellemeden dolayı azabın en kötüsü ile cezalandıracağız.
4219 En'am 157. Ayet (6:157:33) بِمَا بما bimâ ötürü مَا
Diyanet İşleri (Yeni) 156,157. “Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (yahudilere ve hıristiyanlara) indirildi. Biz onların okumalarından habersiz idik” demeyesiniz, yahut, “Eğer bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk” demeyesiniz, diye bu Kur’an’ı indirdik. İşte size Rabbinizden açıkça bir delil, bir hidayet ve bir rahmet geldi. Artık Allah’ın âyetlerini yalanlayan ve (insanları) onlardan çeviren kimseden daha zalim kimdir!? İnsanları âyetlerimizden alıkoymaya kalkışanları, yapmakta oldukları engellemeden dolayı azabın en kötüsü ile cezalandıracağız.
4220 En'am 158. Ayet (6:158:2) يَنْظُرُونَ ينظرون yenzurûne bekliyorlar ن ظ ر
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Onlar (iman etmek için) ancak kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbinin gelmesini[207] ya da Rabbinin bazı âyetlerinin gelmesini mi gözlüyorlar? Rabbinin âyetlerinden bazısı geldiği gün, daha önce iman etmemiş veya imanında bir hayır kazanmamış olan bir kimseye (o günkü) imanı fayda vermez.[208] De ki: “Siz bekleyin. Şüphesiz biz de bekliyoruz.”
4221 En'am 158. Ayet (6:158:28) قَبْلُ قبل kablu daha önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Onlar (iman etmek için) ancak kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbinin gelmesini[207] ya da Rabbinin bazı âyetlerinin gelmesini mi gözlüyorlar? Rabbinin âyetlerinden bazısı geldiği gün, daha önce iman etmemiş veya imanında bir hayır kazanmamış olan bir kimseye (o günkü) imanı fayda vermez.[208] De ki: “Siz bekleyin. Şüphesiz biz de bekliyoruz.”
4222 En'am 158. Ayet (6:158:30) كَسَبَتْ كسبت kesebet kazanmamış olan ك س ب
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Onlar (iman etmek için) ancak kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbinin gelmesini[207] ya da Rabbinin bazı âyetlerinin gelmesini mi gözlüyorlar? Rabbinin âyetlerinden bazısı geldiği gün, daha önce iman etmemiş veya imanında bir hayır kazanmamış olan bir kimseye (o günkü) imanı fayda vermez.[208] De ki: “Siz bekleyin. Şüphesiz biz de bekliyoruz.”
4223 En'am 159. Ayet (6:159:5) وَكَانُوا وكانوا ve kânû ve olanlar (var ya) ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Şu dinlerini parça parça edenler ve kendileri de grup grup ayrılmış olanlar var ya, (senin) onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra (O), yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir.
4224 En'am 159. Ayet (6:159:7) لَسْتَ لست leste senin yoktur ل ي س
Diyanet İşleri (Yeni) Şu dinlerini parça parça edenler ve kendileri de grup grup ayrılmış olanlar var ya, (senin) onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra (O), yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir.
4225 En'am 159. Ayet (6:159:8) مِنْهُمْ منهم minhum onlarla مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Şu dinlerini parça parça edenler ve kendileri de grup grup ayrılmış olanlar var ya, (senin) onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra (O), yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir.
4226 En'am 159. Ayet (6:159:12) اَمْرُهُمْ امرهم emruhum onların işi أ م ر
Diyanet İşleri (Yeni) Şu dinlerini parça parça edenler ve kendileri de grup grup ayrılmış olanlar var ya, (senin) onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra (O), yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir.
4227 En'am 159. Ayet (6:159:15) ثُمَّ ثم śümme sonra  ثُمَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Şu dinlerini parça parça edenler ve kendileri de grup grup ayrılmış olanlar var ya, (senin) onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra (O), yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir.
4228 En'am 159. Ayet (6:159:16) يُنَبِّئُهُمْ ينبئهم yunebbiuhum onlara haber verecektir ن ب أ
Diyanet İşleri (Yeni) Şu dinlerini parça parça edenler ve kendileri de grup grup ayrılmış olanlar var ya, (senin) onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra (O), yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir.
4229 En'am 159. Ayet (6:159:18) كَانُوا كانوا kânû oldukları ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Şu dinlerini parça parça edenler ve kendileri de grup grup ayrılmış olanlar var ya, (senin) onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra (O), yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir.
4230 En'am 159. Ayet (6:159:19) يَفْعَلُونَ يفعلون yef’alûn(e) yapıyorlar ف ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Şu dinlerini parça parça edenler ve kendileri de grup grup ayrılmış olanlar var ya, (senin) onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra (O), yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir.
4231 En'am 160. Ayet (6:160:4) فَلَهُ فله fe-lehu ona vardır لَهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Kim bir iyilik yaparsa, ona on katı vardır. Kim de bir kötülük yaparsa, o da sadece o kötülüğün misliyle cezalandırılır ve onlara zulmedilmez.
4232 En'am 160. Ayet (6:160:5) عَشْرُ عشر ‘aşru on (katı) ع ش ر
Diyanet İşleri (Yeni) Kim bir iyilik yaparsa, ona on katı vardır. Kim de bir kötülük yaparsa, o da sadece o kötülüğün misliyle cezalandırılır ve onlara zulmedilmez.
4233 En'am 160. Ayet (6:160:6) اَمْثَالِهَاۚ امثالها emśâlihâ o(getirdiği)nin م ث ل
Diyanet İşleri (Yeni) Kim bir iyilik yaparsa, ona on katı vardır. Kim de bir kötülük yaparsa, o da sadece o kötülüğün misliyle cezalandırılır ve onlara zulmedilmez.
4234 En'am 160. Ayet (6:160:9) بِالسَّيِّئَةِ بالسيئة bi-sseyyieti bir kötülükle س و أ
Diyanet İşleri (Yeni) Kim bir iyilik yaparsa, ona on katı vardır. Kim de bir kötülük yaparsa, o da sadece o kötülüğün misliyle cezalandırılır ve onlara zulmedilmez.
4235 En'am 160. Ayet (6:160:13) مِثْلَهَا مثلها miślehâ onun dengi م ث ل
Diyanet İşleri (Yeni) Kim bir iyilik yaparsa, ona on katı vardır. Kim de bir kötülük yaparsa, o da sadece o kötülüğün misliyle cezalandırılır ve onlara zulmedilmez.
4236 En'am 160. Ayet (6:160:14) وَهُمْ وهم ve hum ve onlar هُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Kim bir iyilik yaparsa, ona on katı vardır. Kim de bir kötülük yaparsa, o da sadece o kötülüğün misliyle cezalandırılır ve onlara zulmedilmez.
4237 En'am 161. Ayet (6:161:6) صِرَاطٍ صراط sirâtin yola ص ر ط
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Şüphesiz Rabbim beni doğru bir yola, dosdoğru bir dine, Hakk’a yönelen İbrahim’in dinine iletti. O, Allah’a ortak koşanlardan değildi.”
4238 En'am 161. Ayet (6:161:7) مُسْتَق۪يمٍۚ مستقيم mustekîm(in) dosdoğru ق و م
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Şüphesiz Rabbim beni doğru bir yola, dosdoğru bir dine, Hakk’a yönelen İbrahim’in dinine iletti. O, Allah’a ortak koşanlardan değildi.”
4239 En'am 161. Ayet (6:161:9) قِيَمًا قيما kiyemen dosdoğru ق و م
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Şüphesiz Rabbim beni doğru bir yola, dosdoğru bir dine, Hakk’a yönelen İbrahim’in dinine iletti. O, Allah’a ortak koşanlardan değildi.”
4240 En'am 161. Ayet (6:161:14) كَانَ كان kâne O değildi ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Şüphesiz Rabbim beni doğru bir yola, dosdoğru bir dine, Hakk’a yönelen İbrahim’in dinine iletti. O, Allah’a ortak koşanlardan değildi.”
4241 En'am 161. Ayet (6:161:16) الْمُشْرِك۪ينَ المشركين l-muşrikîn(e) ortak koşanlar- ش ر ك
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Şüphesiz Rabbim beni doğru bir yola, dosdoğru bir dine, Hakk’a yönelen İbrahim’in dinine iletti. O, Allah’a ortak koşanlardan değildi.”
4242 En'am 162. Ayet (6:162:6) وَمَمَات۪ي ومماتي ve memâtî ve ölümüm م و ت
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Muhammed! De ki: “Şüphesiz benim namazım da, diğer ibadetlerim de, yaşamam da, ölümüm de âlemlerin Rabbi Allah içindir.”
4243 En'am 163. Ayet (6:163:1) لَا لا yoktur  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) “O’nun hiçbir ortağı yoktur. İşte ben bununla emrolundum. Ben müslümanların ilkiyim.”
4244 En'am 163. Ayet (6:163:2) شَر۪يكَ شريك şerîke ortağı ش ر ك
Diyanet İşleri (Yeni) “O’nun hiçbir ortağı yoktur. İşte ben bununla emrolundum. Ben müslümanların ilkiyim.”
4245 En'am 163. Ayet (6:163:3) لَهُۚ له leh(u) O'nun لَهُ
Diyanet İşleri (Yeni) “O’nun hiçbir ortağı yoktur. İşte ben bununla emrolundum. Ben müslümanların ilkiyim.”
4246 En'am 163. Ayet (6:163:4) وَبِذٰلِكَ وبذلك ve biżâlike ve böyle ذَٰلِكَ
Diyanet İşleri (Yeni) “O’nun hiçbir ortağı yoktur. İşte ben bununla emrolundum. Ben müslümanların ilkiyim.”
4247 En'am 163. Ayet (6:163:5) اُمِرْتُ امرت umirtu bana emrolundu أ م ر
Diyanet İşleri (Yeni) “O’nun hiçbir ortağı yoktur. İşte ben bununla emrolundum. Ben müslümanların ilkiyim.”
4248 En'am 164. Ayet (6:164:6) وَهُوَ وهو ve huve (halbuki) O هُوَ
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Her şeyin Rabbi O iken ben başka bir Rab mı arayayım? Herkes günahı yalnız kendi aleyhine kazanır. Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın günah yükünü yüklenmez.[209] Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O size, ihtilaf etmekte olduğunuz şeyleri haber verecektir.
4249 En'am 164. Ayet (6:164:15) عَلَيْهَاۚ عليها ‘aleyhâ kendisine ait olandan عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Her şeyin Rabbi O iken ben başka bir Rab mı arayayım? Herkes günahı yalnız kendi aleyhine kazanır. Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın günah yükünü yüklenmez.[209] Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O size, ihtilaf etmekte olduğunuz şeyleri haber verecektir.