"o" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 18311 sonuç bulundu.
4450 - 4500 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
4450 A'raf 54. Ayet (7:54:18) يَطْلُبُهُ يطلبه yatlubuhu onu kovalayan ط ل ب
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan ve Arş’a[219] kurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan, güneşi, ayı ve bütün yıldızları da buyruğuna tabi olarak yaratan Allah’tır. Dikkat edin, yaratmak da, emretmek de yalnız O’na mahsustur. Âlemlerin Rabbi olan Allah’ın şanı yücedir.
4451 A'raf 54. Ayet (7:54:23) مُسَخَّرَاتٍ مسخرات musaḣḣarâtin boyun eğmiş vaziyette س خ ر
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan ve Arş’a[219] kurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan, güneşi, ayı ve bütün yıldızları da buyruğuna tabi olarak yaratan Allah’tır. Dikkat edin, yaratmak da, emretmek de yalnız O’na mahsustur. Âlemlerin Rabbi olan Allah’ın şanı yücedir.
4452 A'raf 54. Ayet (7:54:26) لَهُ له lehu O'nundur لَهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan ve Arş’a[219] kurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan, güneşi, ayı ve bütün yıldızları da buyruğuna tabi olarak yaratan Allah’tır. Dikkat edin, yaratmak da, emretmek de yalnız O’na mahsustur. Âlemlerin Rabbi olan Allah’ın şanı yücedir.
4453 A'raf 55. Ayet (7:55:5) اِنَّهُ انه innehu çünkü O إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbinize alçak gönüllüce ve için için dua edin. Çünkü O, haddi aşanları sevmez.
4454 A'raf 56. Ayet (7:56:2) تُفْسِدُوا تفسدوا tufsidû bozgunculuk yapmayın ف س د
Diyanet İşleri (Yeni) Düzene sokulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Allah’a (azabından) korkarak ve (rahmetini) umarak dua edin. Şüphesiz, Allah’ın rahmeti iyilik edenlere çok yakındır.
4455 A'raf 56. Ayet (7:56:5) بَعْدَ بعد ba’de sonra ب ع د
Diyanet İşleri (Yeni) Düzene sokulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Allah’a (azabından) korkarak ve (rahmetini) umarak dua edin. Şüphesiz, Allah’ın rahmeti iyilik edenlere çok yakındır.
4456 A'raf 56. Ayet (7:56:7) وَادْعُوهُ وادعوه ved’ûhu O'na du'a edin د ع و
Diyanet İşleri (Yeni) Düzene sokulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Allah’a (azabından) korkarak ve (rahmetini) umarak dua edin. Şüphesiz, Allah’ın rahmeti iyilik edenlere çok yakındır.
4457 A'raf 56. Ayet (7:56:8) خَوْفًا خوفا ḣavfen korkarak خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) Düzene sokulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Allah’a (azabından) korkarak ve (rahmetini) umarak dua edin. Şüphesiz, Allah’ın rahmeti iyilik edenlere çok yakındır.
4458 A'raf 57. Ayet (7:57:1) وَهُوَ وهو ve huve O ki هُوَ
Diyanet İşleri (Yeni) O, rüzgârları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgârlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde(yi diriltmek) için sevk ederiz de oraya suyu indiririz. Derken onunla türlü türlü meyveleri çıkarırız. İşte ölüleri de öyle çıkaracağız. Ola ki ibretle düşünürsünüz.
4459 A'raf 57. Ayet (7:57:3) يُرْسِلُ يرسل yursilu gönderir ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) O, rüzgârları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgârlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde(yi diriltmek) için sevk ederiz de oraya suyu indiririz. Derken onunla türlü türlü meyveleri çıkarırız. İşte ölüleri de öyle çıkaracağız. Ola ki ibretle düşünürsünüz.
4460 A'raf 57. Ayet (7:57:7) يَدَيْ يدي yedey önünde ي د ي
Diyanet İşleri (Yeni) O, rüzgârları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgârlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde(yi diriltmek) için sevk ederiz de oraya suyu indiririz. Derken onunla türlü türlü meyveleri çıkarırız. İşte ölüleri de öyle çıkaracağız. Ola ki ibretle düşünürsünüz.
4461 A'raf 57. Ayet (7:57:11) اَقَلَّتْ اقلت ekallet onlar yüklenince ق ل ل
Diyanet İşleri (Yeni) O, rüzgârları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgârlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde(yi diriltmek) için sevk ederiz de oraya suyu indiririz. Derken onunla türlü türlü meyveleri çıkarırız. İşte ölüleri de öyle çıkaracağız. Ola ki ibretle düşünürsünüz.
4462 A'raf 57. Ayet (7:57:14) سُقْنَاهُ سقناه suknâhu onu yollarız س و ق
Diyanet İşleri (Yeni) O, rüzgârları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgârlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde(yi diriltmek) için sevk ederiz de oraya suyu indiririz. Derken onunla türlü türlü meyveleri çıkarırız. İşte ölüleri de öyle çıkaracağız. Ola ki ibretle düşünürsünüz.
4463 A'raf 57. Ayet (7:57:16) مَيِّتٍ ميت meyyitin ölü م و ت
Diyanet İşleri (Yeni) O, rüzgârları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgârlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde(yi diriltmek) için sevk ederiz de oraya suyu indiririz. Derken onunla türlü türlü meyveleri çıkarırız. İşte ölüleri de öyle çıkaracağız. Ola ki ibretle düşünürsünüz.
4464 A'raf 57. Ayet (7:57:18) بِهِ به bihi onunla بِهِ
Diyanet İşleri (Yeni) O, rüzgârları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgârlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde(yi diriltmek) için sevk ederiz de oraya suyu indiririz. Derken onunla türlü türlü meyveleri çıkarırız. İşte ölüleri de öyle çıkaracağız. Ola ki ibretle düşünürsünüz.
4465 A'raf 57. Ayet (7:57:21) بِه۪ به bihi onunla بِه۪
Diyanet İşleri (Yeni) O, rüzgârları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgârlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde(yi diriltmek) için sevk ederiz de oraya suyu indiririz. Derken onunla türlü türlü meyveleri çıkarırız. İşte ölüleri de öyle çıkaracağız. Ola ki ibretle düşünürsünüz.
4466 A'raf 57. Ayet (7:57:25) كَذٰلِكَ كذلك keżâlike işte böyle ذَٰلِكَ
Diyanet İşleri (Yeni) O, rüzgârları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgârlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde(yi diriltmek) için sevk ederiz de oraya suyu indiririz. Derken onunla türlü türlü meyveleri çıkarırız. İşte ölüleri de öyle çıkaracağız. Ola ki ibretle düşünürsünüz.
4467 A'raf 57. Ayet (7:57:27) الْمَوْتٰى الموتى l-mevtâ ölüleri de م و ت
Diyanet İşleri (Yeni) O, rüzgârları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgârlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde(yi diriltmek) için sevk ederiz de oraya suyu indiririz. Derken onunla türlü türlü meyveleri çıkarırız. İşte ölüleri de öyle çıkaracağız. Ola ki ibretle düşünürsünüz.
4468 A'raf 58. Ayet (7:58:2) الطَّيِّبُ الطيب ttayyibu güzel olan ط ي ب
Diyanet İşleri (Yeni) (Toprağı) iyi ve elverişli beldenin bitkisi, Rabbinin izniyle bol ve bereketli çıkar. (Toprağı) kötü ve elverişsiz olandan ise, faydasız bitkiden başkası çıkmaz. Şükredecek bir toplum için biz âyetleri işte böyle değişik biçimlerde açıklıyoruz.[220]
4469 A'raf 58. Ayet (7:58:7) وَالَّذ۪ي والذي velleżî olandan ise ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) (Toprağı) iyi ve elverişli beldenin bitkisi, Rabbinin izniyle bol ve bereketli çıkar. (Toprağı) kötü ve elverişsiz olandan ise, faydasız bitkiden başkası çıkmaz. Şükredecek bir toplum için biz âyetleri işte böyle değişik biçimlerde açıklıyoruz.[220]
4470 A'raf 58. Ayet (7:58:8) خَبُثَ خبث ḣabuśe kötü خ ب ث
Diyanet İşleri (Yeni) (Toprağı) iyi ve elverişli beldenin bitkisi, Rabbinin izniyle bol ve bereketli çıkar. (Toprağı) kötü ve elverişsiz olandan ise, faydasız bitkiden başkası çıkmaz. Şükredecek bir toplum için biz âyetleri işte böyle değişik biçimlerde açıklıyoruz.[220]
4471 A'raf 58. Ayet (7:58:13) كَذٰلِكَ كذلك keżâlike işte biz böyle ذَٰلِكَ
Diyanet İşleri (Yeni) (Toprağı) iyi ve elverişli beldenin bitkisi, Rabbinin izniyle bol ve bereketli çıkar. (Toprağı) kötü ve elverişsiz olandan ise, faydasız bitkiden başkası çıkmaz. Şükredecek bir toplum için biz âyetleri işte böyle değişik biçimlerde açıklıyoruz.[220]
4472 A'raf 58. Ayet (7:58:14) نُصَرِّفُ نصرف nusarrifu döndürüp açıklarız ص ر ف
Diyanet İşleri (Yeni) (Toprağı) iyi ve elverişli beldenin bitkisi, Rabbinin izniyle bol ve bereketli çıkar. (Toprağı) kötü ve elverişsiz olandan ise, faydasız bitkiden başkası çıkmaz. Şükredecek bir toplum için biz âyetleri işte böyle değişik biçimlerde açıklıyoruz.[220]
4473 A'raf 58. Ayet (7:58:16) لِقَوْمٍ لقوم li-kavmin bir toplum için ق و م
Diyanet İşleri (Yeni) (Toprağı) iyi ve elverişli beldenin bitkisi, Rabbinin izniyle bol ve bereketli çıkar. (Toprağı) kötü ve elverişsiz olandan ise, faydasız bitkiden başkası çıkmaz. Şükredecek bir toplum için biz âyetleri işte böyle değişik biçimlerde açıklıyoruz.[220]
4474 A'raf 59. Ayet (7:59:1) لَقَدْ لقد lekad andolsun قَدْ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, Nûh’u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Şüphesiz ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum” dedi.
4475 A'raf 59. Ayet (7:59:2) اَرْسَلْنَا ارسلنا erselnâ gönderdik ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, Nûh’u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Şüphesiz ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum” dedi.
4476 A'raf 59. Ayet (7:59:11) مَا ما yoktur مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, Nûh’u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Şüphesiz ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum” dedi.
4477 A'raf 59. Ayet (7:59:15) غَيْرُهُۜ غيره ġayruhu O'ndan başka غ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, Nûh’u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Şüphesiz ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum” dedi.
4478 A'raf 59. Ayet (7:59:16) اِنّ۪ٓي اني innî doğrusu ben إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, Nûh’u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Şüphesiz ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum” dedi.
4479 A'raf 59. Ayet (7:59:17) اَخَافُ اخاف eḣâfu korkuyorum خ و ف
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, Nûh’u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Şüphesiz ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum” dedi.
4480 A'raf 60. Ayet (7:60:6) لَنَرٰيكَ لنريك lenerâke seni görüyoruz ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Kavminin ileri gelenleri, “Biz seni açıkça bir sapıklık içinde görüyoruz” dediler.
4481 A'raf 61. Ayet (7:61:4) لَيْسَ ليس leyse yoktur ل ي س
Diyanet İşleri (Yeni) (Nûh onlara) şöyle dedi: “Ey kavmim! Bende herhangi bir sapıklık yok. Aksine ben, âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim.”
4482 A'raf 62. Ayet (7:62:1) اُبَلِّغُكُمْ ابلغكم ubelliġukum size duyuruyorum ب ل غ
Diyanet İşleri (Yeni) “Ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ediyorum ve size nasihat ediyorum. Sizin bilmediğiniz şeyleri de Allah tarafından gelen vahiy ile biliyorum.”
4483 A'raf 62. Ayet (7:62:4) وَاَنْصَحُ وانصح ve ensahu ve öğüt veriyorum ن ص ح
Diyanet İşleri (Yeni) “Ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ediyorum ve size nasihat ediyorum. Sizin bilmediğiniz şeyleri de Allah tarafından gelen vahiy ile biliyorum.”
4484 A'raf 62. Ayet (7:62:6) وَاَعْلَمُ واعلم ve a’lemu ve biliyorum ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) “Ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ediyorum ve size nasihat ediyorum. Sizin bilmediğiniz şeyleri de Allah tarafından gelen vahiy ile biliyorum.”
4485 A'raf 63. Ayet (7:63:11) وَلِتَتَّقُوا ولتتقوا ve litettekû ve korunmanız için و ق ي
Diyanet İşleri (Yeni) Sizi uyarması ve sizin de Allah’a karşı gelmekten sakınıp rahmete ulaşmanız için, içinizden bir adam aracılığı ile Rabbinizden size bir zikir (vahiy ve öğüt) gelmesine şaştınız mı?
4486 A'raf 64. Ayet (7:64:1) فَكَذَّبُوهُ فكذبوه fe-keżżebûhu O'nu yalanladılar ك ذ ب
Diyanet İşleri (Yeni) Derken kavmi onu yalanladı. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık. Âyetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Çünkü onlar (vicdanları hakka kapalı) kör bir kavim idiler.
4487 A'raf 64. Ayet (7:64:3) وَالَّذ۪ينَ والذين velleżîne o kimseleri ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Derken kavmi onu yalanladı. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık. Âyetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Çünkü onlar (vicdanları hakka kapalı) kör bir kavim idiler.
4488 A'raf 64. Ayet (7:64:4) مَعَهُ معه me’ahu O'nunla berebar مَعَ
Diyanet İşleri (Yeni) Derken kavmi onu yalanladı. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık. Âyetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Çünkü onlar (vicdanları hakka kapalı) kör bir kavim idiler.
4489 A'raf 64. Ayet (7:64:7) وَاَغْرَقْنَا واغرقنا ve aġraknâ ve boğduk غ ر ق
Diyanet İşleri (Yeni) Derken kavmi onu yalanladı. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık. Âyetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Çünkü onlar (vicdanları hakka kapalı) kör bir kavim idiler.
4490 A'raf 64. Ayet (7:64:11) اِنَّهُمْ انهم innehum çünkü onlar إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Derken kavmi onu yalanladı. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık. Âyetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Çünkü onlar (vicdanları hakka kapalı) kör bir kavim idiler.
4491 A'raf 64. Ayet (7:64:14) عَم۪ينَ۟ عمين ‘amîn(e) kör ع م ي
Diyanet İşleri (Yeni) Derken kavmi onu yalanladı. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık. Âyetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Çünkü onlar (vicdanları hakka kapalı) kör bir kavim idiler.
4492 A'raf 65. Ayet (7:65:1) وَاِلٰى والى ve ilâ ve (gönderdik) إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Âd kavmine de kardeşleri Hûd’u peygamber olarak gönderdik. Onlara, “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?” dedi.
4493 A'raf 65. Ayet (7:65:10) مَا ما yoktur مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Âd kavmine de kardeşleri Hûd’u peygamber olarak gönderdik. Onlara, “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?” dedi.
4494 A'raf 65. Ayet (7:65:14) غَيْرُهُۜ غيره ġayruh(u) O'dan başka غ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) Âd kavmine de kardeşleri Hûd’u peygamber olarak gönderdik. Onlara, “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?” dedi.
4495 A'raf 66. Ayet (7:66:8) لَنَرٰيكَ لنريك lenerâke seni görüyoruz ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Kavminin ileri gelenlerinden inkâr edenler dediler ki: “Şüphesiz, biz seni akıl kıtlığı içinde görüyoruz. Biz senin mutlaka yalancılardan biri olduğuna inanıyoruz.”
4496 A'raf 66. Ayet (7:66:12) لَنَظُنُّكَ لنظنك lenezunnuke zannediyoruz ki sen ظ ن ن
Diyanet İşleri (Yeni) Kavminin ileri gelenlerinden inkâr edenler dediler ki: “Şüphesiz, biz seni akıl kıtlığı içinde görüyoruz. Biz senin mutlaka yalancılardan biri olduğuna inanıyoruz.”
4497 A'raf 67. Ayet (7:67:4) لَيْسَ ليس leyse yoktur ل ي س
Diyanet İşleri (Yeni) Hûd, şöyle dedi: “Ey kavmim! Bende akıl kıtlığı yok. Aksine ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim.”
4498 A'raf 68. Ayet (7:68:1) اُبَلِّغُكُمْ ابلغكم ubelliġukum size duyuruyorum ب ل غ
Diyanet İşleri (Yeni) “Rabbimin vahyettiklerini size tebliğ ediyorum. Ben sizin için güvenilir bir nasihatçıyım.”
4499 A'raf 68. Ayet (7:68:6) نَاصِحٌ ناصح nâsihun bir öğütçüyüm ن ص ح
Diyanet İşleri (Yeni) “Rabbimin vahyettiklerini size tebliğ ediyorum. Ben sizin için güvenilir bir nasihatçıyım.”