| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 4500 | A'raf 69. Ayet (7:69:16) | بَعْدِ | بعد | ba’di | sonra | ب ع د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Sizi uyarması için içinizden bir adam aracılığıyla Rabbinizden size bir zikir (vahy ve öğüt) gelmesine şaştınız mı? Hatırlayın ki, Allah sizi Nûh kavminden sonra onların yerine getirdi ve sizi yaratılış itibariyle daha güçlü kıldı. Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki kurtuluşa eresiniz.” | |||||
| 4501 | A'raf 70. Ayet (7:70:5) | وَحْدَهُ | وحده | vahdehu | tek olan | و ح د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, “Sen bize tek Allah’a ibadet edelim, atalarımızın ibadet edegeldiklerini bırakalım diye mi geldin? Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi bizi tehdit ettiğin azabı bize getir” dediler. | |||||
| 4502 | A'raf 70. Ayet (7:70:8) | كَانَ | كان | kâne | oldukları | ك و ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, “Sen bize tek Allah’a ibadet edelim, atalarımızın ibadet edegeldiklerini bırakalım diye mi geldin? Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi bizi tehdit ettiğin azabı bize getir” dediler. | |||||
| 4503 | A'raf 70. Ayet (7:70:9) | يَعْبُدُ | يعبد | ya’budu | tapıyor | ع ب د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, “Sen bize tek Allah’a ibadet edelim, atalarımızın ibadet edegeldiklerini bırakalım diye mi geldin? Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi bizi tehdit ettiğin azabı bize getir” dediler. | |||||
| 4504 | A'raf 70. Ayet (7:70:17) | الصَّادِق۪ينَ | الصادقين | ssâdikîn(e) | doğrular- | ص د ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, “Sen bize tek Allah’a ibadet edelim, atalarımızın ibadet edegeldiklerini bırakalım diye mi geldin? Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi bizi tehdit ettiğin azabı bize getir” dediler. | |||||
| 4505 | A'raf 71. Ayet (7:71:9) | اَتُجَادِلُونَن۪ي | اتجادلونني | etucâdilûnenî | benimle mi tartışıyorsunuz? | ج د ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hûd, “Artık size Rabbinizden bir azap ve öfke inmiştir. Allah’ın, haklarında hiçbir delil indirmediği, yalnızca sizin ve babalarınızın uydurduğu birtakım isimler (düzmece tanrılar) hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? Öyleyse (başınıza geleceği) bekleyin! Ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim!” dedi. | |||||
| 4506 | A'raf 71. Ayet (7:71:18) | بِهَا | بها | bihâ | onlar için | بِهَٓا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hûd, “Artık size Rabbinizden bir azap ve öfke inmiştir. Allah’ın, haklarında hiçbir delil indirmediği, yalnızca sizin ve babalarınızın uydurduğu birtakım isimler (düzmece tanrılar) hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? Öyleyse (başınıza geleceği) bekleyin! Ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim!” dedi. | |||||
| 4507 | A'raf 71. Ayet (7:71:21) | فَانْتَظِرُٓوا | فانتظروا | fe-ntazirû | bekleyin öyle ise | ن ظ ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hûd, “Artık size Rabbinizden bir azap ve öfke inmiştir. Allah’ın, haklarında hiçbir delil indirmediği, yalnızca sizin ve babalarınızın uydurduğu birtakım isimler (düzmece tanrılar) hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? Öyleyse (başınıza geleceği) bekleyin! Ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim!” dedi. | |||||
| 4508 | A'raf 72. Ayet (7:72:1) | فَاَنْجَيْنَاهُ | فانجيناه | fe-enceynâhu | O'nu kurtardık | ن ج و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Âyetlerimizi yalanlayan ve iman etmemiş olanların ise kökünü kestik. | |||||
| 4509 | A'raf 72. Ayet (7:72:2) | وَالَّذ۪ينَ | والذين | velleżîne | ve olanları | ٱلَّذِى |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Âyetlerimizi yalanlayan ve iman etmemiş olanların ise kökünü kestik. | |||||
| 4510 | A'raf 72. Ayet (7:72:3) | مَعَهُ | معه | me’ahu | O'nunla beraber | مَعَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Âyetlerimizi yalanlayan ve iman etmemiş olanların ise kökünü kestik. | |||||
| 4511 | A'raf 72. Ayet (7:72:7) | دَابِرَ | دابر | dâbira | kökünü | د ب ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Âyetlerimizi yalanlayan ve iman etmemiş olanların ise kökünü kestik. | |||||
| 4512 | A'raf 72. Ayet (7:72:12) | كَانُوا | كانوا | kânû | olanların | ك و ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Âyetlerimizi yalanlayan ve iman etmemiş olanların ise kökünü kestik. | |||||
| 4513 | A'raf 73. Ayet (7:73:4) | صَالِحًاۢ | صالحا | sâlihâ(an) | Salih'i (gönderdik) | ص ل ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Semûd kavmine de kardeşleri Salih’i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka bir ilâh yoktur. Gerçekten size Rabbinizden (benim peygamber olduğumu gösterecek) açık bir delil geldi. İşte size bir mucize olarak Allah’ın şu devesi.. Bırakın onu da Allah’ın mülkünde yesin, içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin. Yoksa sizi elem dolu bir azap yakalar.” | |||||
| 4514 | A'raf 73. Ayet (7:73:10) | مَا | ما | mâ | yoktur | مَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Semûd kavmine de kardeşleri Salih’i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka bir ilâh yoktur. Gerçekten size Rabbinizden (benim peygamber olduğumu gösterecek) açık bir delil geldi. İşte size bir mucize olarak Allah’ın şu devesi.. Bırakın onu da Allah’ın mülkünde yesin, içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin. Yoksa sizi elem dolu bir azap yakalar.” | |||||
| 4515 | A'raf 73. Ayet (7:73:14) | غَيْرُهُۜ | غيره | ġayruh(u) | O'ndan başka | غ ي ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Semûd kavmine de kardeşleri Salih’i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka bir ilâh yoktur. Gerçekten size Rabbinizden (benim peygamber olduğumu gösterecek) açık bir delil geldi. İşte size bir mucize olarak Allah’ın şu devesi.. Bırakın onu da Allah’ın mülkünde yesin, içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin. Yoksa sizi elem dolu bir azap yakalar.” | |||||
| 4516 | A'raf 73. Ayet (7:73:25) | فَذَرُوهَا | فذروها | fe-żerûhâ | bırakın onu | و ذ ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Semûd kavmine de kardeşleri Salih’i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka bir ilâh yoktur. Gerçekten size Rabbinizden (benim peygamber olduğumu gösterecek) açık bir delil geldi. İşte size bir mucize olarak Allah’ın şu devesi.. Bırakın onu da Allah’ın mülkünde yesin, içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin. Yoksa sizi elem dolu bir azap yakalar.” | |||||
| 4517 | A'raf 73. Ayet (7:73:31) | تَمَسُّوهَا | تمسوها | temessûhâ | ona dokundurmayın | م س س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Semûd kavmine de kardeşleri Salih’i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka bir ilâh yoktur. Gerçekten size Rabbinizden (benim peygamber olduğumu gösterecek) açık bir delil geldi. İşte size bir mucize olarak Allah’ın şu devesi.. Bırakın onu da Allah’ın mülkünde yesin, içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin. Yoksa sizi elem dolu bir azap yakalar.” | |||||
| 4518 | A'raf 73. Ayet (7:73:32) | بِسُٓوءٍ | بسوء | bisû-in | bir kötülük | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Semûd kavmine de kardeşleri Salih’i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka bir ilâh yoktur. Gerçekten size Rabbinizden (benim peygamber olduğumu gösterecek) açık bir delil geldi. İşte size bir mucize olarak Allah’ın şu devesi.. Bırakın onu da Allah’ın mülkünde yesin, içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin. Yoksa sizi elem dolu bir azap yakalar.” | |||||
| 4519 | A'raf 73. Ayet (7:73:33) | فَيَأْخُذَكُمْ | فيأخذكم | fe-ye/ḣużekum | yoksa sizi yakalar | أ خ ذ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Semûd kavmine de kardeşleri Salih’i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka bir ilâh yoktur. Gerçekten size Rabbinizden (benim peygamber olduğumu gösterecek) açık bir delil geldi. İşte size bir mucize olarak Allah’ın şu devesi.. Bırakın onu da Allah’ın mülkünde yesin, içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin. Yoksa sizi elem dolu bir azap yakalar.” | |||||
| 4520 | A'raf 74. Ayet (7:74:6) | بَعْدِ | بعد | ba’di | sonra | ب ع د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Hatırlayın ki Allah Âd kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup evler yapıyorsunuz. Artık Allah’ın nimetlerini anın da yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.” | |||||
| 4521 | A'raf 74. Ayet (7:74:11) | تَتَّخِذُونَ | تتخذون | tetteḣiżûne | ediniyorsunuz | أ خ ذ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Hatırlayın ki Allah Âd kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup evler yapıyorsunuz. Artık Allah’ın nimetlerini anın da yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.” | |||||
| 4522 | A'raf 74. Ayet (7:74:13) | سُهُولِهَا | سهولها | suhûlihâ | O'nun düzlüklerinde | س ه ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Hatırlayın ki Allah Âd kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup evler yapıyorsunuz. Artık Allah’ın nimetlerini anın da yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.” | |||||
| 4523 | A'raf 74. Ayet (7:74:15) | وَتَنْحِتُونَ | وتنحتون | ve tenhitûne | ve yontup yapıyorsunuz | ن ح ت |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Hatırlayın ki Allah Âd kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup evler yapıyorsunuz. Artık Allah’ın nimetlerini anın da yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.” | |||||
| 4524 | A'raf 74. Ayet (7:74:25) | مُفْسِد۪ينَ | مفسدين | mufsidîn(e) | bozgunculuk yapıp | ف س د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Hatırlayın ki Allah Âd kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup evler yapıyorsunuz. Artık Allah’ın nimetlerini anın da yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.” | |||||
| 4525 | A'raf 75. Ayet (7:75:3) | الَّذ۪ينَ | الذين | lleżîne | onlar ki | ٱلَّذِى |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri, küçük görülüp ezilen inanmışlara, “Siz, Salih’in, Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu (sahiden) biliyor musunuz?” dediler. Onlar da, “Biz şüphesiz onunla gönderilene inananlarız” dediler. | |||||
| 4526 | A'raf 75. Ayet (7:75:4) | اسْتَكْبَرُوا | استكبروا | stekberû | büyüklük taslıyorlar | ك ب ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri, küçük görülüp ezilen inanmışlara, “Siz, Salih’in, Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu (sahiden) biliyor musunuz?” dediler. Onlar da, “Biz şüphesiz onunla gönderilene inananlarız” dediler. | |||||
| 4527 | A'raf 75. Ayet (7:75:8) | اسْتُضْعِفُوا | استضعفوا | stud’ifû | zayıf görülen | ض ع ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri, küçük görülüp ezilen inanmışlara, “Siz, Salih’in, Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu (sahiden) biliyor musunuz?” dediler. Onlar da, “Biz şüphesiz onunla gönderilene inananlarız” dediler. | |||||
| 4528 | A'raf 75. Ayet (7:75:12) | اَتَعْلَمُونَ | اتعلمون | e-ta’lemûne | siz biliyor musunuz? | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri, küçük görülüp ezilen inanmışlara, “Siz, Salih’in, Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu (sahiden) biliyor musunuz?” dediler. Onlar da, “Biz şüphesiz onunla gönderilene inananlarız” dediler. | |||||
| 4529 | A'raf 75. Ayet (7:75:15) | مُرْسَلٌ | مرسل | murselun | gönderildiğini | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri, küçük görülüp ezilen inanmışlara, “Siz, Salih’in, Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu (sahiden) biliyor musunuz?” dediler. Onlar da, “Biz şüphesiz onunla gönderilene inananlarız” dediler. | |||||
| 4530 | A'raf 75. Ayet (7:75:19) | اِنَّا | انا | innâ | doğrusu biz | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri, küçük görülüp ezilen inanmışlara, “Siz, Salih’in, Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu (sahiden) biliyor musunuz?” dediler. Onlar da, “Biz şüphesiz onunla gönderilene inananlarız” dediler. | |||||
| 4531 | A'raf 75. Ayet (7:75:21) | اُرْسِلَ | ارسل | ursile | gönderilene | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri, küçük görülüp ezilen inanmışlara, “Siz, Salih’in, Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu (sahiden) biliyor musunuz?” dediler. Onlar da, “Biz şüphesiz onunla gönderilene inananlarız” dediler. | |||||
| 4532 | A'raf 75. Ayet (7:75:22) | بِه۪ | به | bihi | onunla | بِه۪ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri, küçük görülüp ezilen inanmışlara, “Siz, Salih’in, Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu (sahiden) biliyor musunuz?” dediler. Onlar da, “Biz şüphesiz onunla gönderilene inananlarız” dediler. | |||||
| 4533 | A'raf 77. Ayet (7:77:1) | فَعَقَرُوا | فعقروا | fe-’akarû | derken boğazladılar | ع ق ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Nihayet deveyi kestiler, Rablerinin emrine karşı geldiler ve “Ey Salih! Sen eğer (dediğin gibi) peygamberlerden isen, haydi bizi tehdit ettiğin azabı getir” dediler. | |||||
| 4534 | A'raf 78. Ayet (7:78:1) | فَاَخَذَتْهُمُ | فاخذتهم | fe-eḣażethumu | hemen onları yakaladı | أ خ ذ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Derken, onları o kuvvetli sarsıntı yakaladı da yurtlarında yüzüstü hareketsiz çöke kaldılar. | |||||
| 4535 | A'raf 78. Ayet (7:78:2) | الرَّجْفَةُ | الرجفة | rracfetu | o sarsıntı | ر ج ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Derken, onları o kuvvetli sarsıntı yakaladı da yurtlarında yüzüstü hareketsiz çöke kaldılar. | |||||
| 4536 | A'raf 78. Ayet (7:78:3) | فَاَصْبَحُوا | فاصبحوا | fe-asbehû | çökekaldılar | ص ب ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Derken, onları o kuvvetli sarsıntı yakaladı da yurtlarında yüzüstü hareketsiz çöke kaldılar. | |||||
| 4537 | A'raf 79. Ayet (7:79:1) | فَتَوَلّٰى | فتولى | fe-tevellâ | öteye döndü | و ل ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Artık, Salih onlardan yüz çevirdi ve “Andolsun, ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ettim ve size nasihatta bulundum. Fakat siz nasihat edenleri sevmiyorsunuz” dedi. | |||||
| 4538 | A'raf 79. Ayet (7:79:2) | عَنْهُمْ | عنهم | ‘anhum | onlardan | عَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Artık, Salih onlardan yüz çevirdi ve “Andolsun, ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ettim ve size nasihatta bulundum. Fakat siz nasihat edenleri sevmiyorsunuz” dedi. | |||||
| 4539 | A'raf 79. Ayet (7:79:10) | وَنَصَحْتُ | ونصحت | ve nasahtu | ve öğüt verdim | ن ص ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Artık, Salih onlardan yüz çevirdi ve “Andolsun, ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ettim ve size nasihatta bulundum. Fakat siz nasihat edenleri sevmiyorsunuz” dedi. | |||||
| 4540 | A'raf 79. Ayet (7:79:14) | تُحِبُّونَ | تحبون | tuhibbûne | siz sevmiyorsunuz | ح ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Artık, Salih onlardan yüz çevirdi ve “Andolsun, ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ettim ve size nasihatta bulundum. Fakat siz nasihat edenleri sevmiyorsunuz” dedi. | |||||
| 4541 | A'raf 79. Ayet (7:79:15) | النَّاصِح۪ينَ | الناصحين | nnâsihîn(e) | öğüt verenleri | ن ص ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Artık, Salih onlardan yüz çevirdi ve “Andolsun, ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ettim ve size nasihatta bulundum. Fakat siz nasihat edenleri sevmiyorsunuz” dedi. | |||||
| 4542 | A'raf 80. Ayet (7:80:1) | وَلُوطًا | ولوطا | ve lûtan | ve Lut'u da (gönderdik) | لُوطٍ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Lût’u da Peygamber olarak gönderdik. Hani o kavmine şöyle demişti: “Sizden önce âlemlerden hiçbir kimsenin yapmadığı çirkin işi mi yapıyorsunuz?” | |||||
| 4543 | A'raf 80. Ayet (7:80:5) | اَتَأْتُونَ | اتأتون | ete/tûne | siz mi yapıyorsunuz? | أ ت ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Lût’u da Peygamber olarak gönderdik. Hani o kavmine şöyle demişti: “Sizden önce âlemlerden hiçbir kimsenin yapmadığı çirkin işi mi yapıyorsunuz?” | |||||
| 4544 | A'raf 80. Ayet (7:80:8) | سَبَقَكُمْ | سبقكم | sebekakum | sizden önce | س ب ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Lût’u da Peygamber olarak gönderdik. Hani o kavmine şöyle demişti: “Sizden önce âlemlerden hiçbir kimsenin yapmadığı çirkin işi mi yapıyorsunuz?” | |||||
| 4545 | A'raf 80. Ayet (7:80:9) | بِهَا | بها | bihâ | onu | بِهَٓا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Lût’u da Peygamber olarak gönderdik. Hani o kavmine şöyle demişti: “Sizden önce âlemlerden hiçbir kimsenin yapmadığı çirkin işi mi yapıyorsunuz?” | |||||
| 4546 | A'raf 81. Ayet (7:81:2) | لَتَأْتُونَ | لتأتون | lete/tûne | yaklaşıyorsunuz | أ ت ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Hakikaten siz kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır, siz haddi aşan bir toplumsunuz.” | |||||
| 4547 | A'raf 81. Ayet (7:81:8) | بَلْ | بل | bel | doğrusu | بَلْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Hakikaten siz kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır, siz haddi aşan bir toplumsunuz.” | |||||
| 4548 | A'raf 82. Ayet (7:82:2) | كَانَ | كان | kâne | olmadı | ك و ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kavminin cevabı ise sadece, “Çıkarın bunları memleketinizden! Güya onlar kendilerini fazla temiz tutan insanlar!..” demek oldu. | |||||
| 4549 | A'raf 82. Ayet (7:82:8) | اَخْرِجُوهُمْ | اخرجوهم | aḣricûhum | onları çıkarın | خ ر ج |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kavminin cevabı ise sadece, “Çıkarın bunları memleketinizden! Güya onlar kendilerini fazla temiz tutan insanlar!..” demek oldu. | |||||