"o takdirde" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 9 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 145. Ayet (2:145:30) اِذًا اذا iżen o takdirde إِذًا
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, sen kendilerine kitap verilenlere her türlü mucizeyi getirsen de, onlar yine senin kıblene uymazlar. Sen de onların kıblesine uyacak değilsin. Onlar birbirlerinin kıblesine de uymazlar. Andolsun, eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, o takdirde sen de mutlaka zalimlerden olursun.
2 En'am 56. Ayet (6:56:17) اِذًا اذا iżen o takdirde إِذًا
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Sizin, Allah’tan başka ibadet ettiğiniz şeylere ibadet etmem bana kesinlikle yasaklandı. Ben sizin arzularınıza uymam. (Uyarsam) o takdirde sapmış olurum, hidayete erenlerden olmam.”
3 İsrâ 75. Ayet (17:75:1) اِذًا اذا iżen o takdirde إِذًا
Diyanet İşleri (Yeni) İşte o zaman sana, hayatın da, ölümün de katmerli acılarını tattırırdık. Sonra bize karşı kendine hiçbir yardımcı bulamazdın.
4 İsrâ 76. Ayet (17:76:8) وَاِذًا واذا ve iżen o takdirde إِذًا
Diyanet İşleri (Yeni) Seni o yerden (Mekke’den) sürüp çıkarmak için neredeyse seni sıkıştıracaklardı. Bunu yapabilselerdi, senin ardından orada pek az kalırlardı.
5 Kehf 20. Ayet (18:20:12) اِذًا اذا iżen o takdirde إِذًا
Diyanet İşleri (Yeni) “Çünkü onlar sizi ele geçirirlerse ya taşlayarak öldürürler, yahut kendi dinlerine döndürürler. O zaman da bir daha asla kurtuluşa eremezsiniz.”
6 Mü'minûn 34. Ayet (23:34:6) اِذًا اذا iżen o takdirde إِذًا
Diyanet İşleri (Yeni) “Andolsun, kendiniz gibi bir beşere itaat ederseniz mutlaka ziyana uğrarsınız.”
7 Şu'arâ 42. Ayet (26:42:4) اِذًا اذا iżen o takdirde إِذًا
Diyanet İşleri (Yeni) Firavun, “Evet, hem o takdirde mutlaka bana yakın kimselerden olacaksınız” dedi.
8 Yâsîn 24. Ayet (36:24:2) اِذًا اذا iżen o takdirde إِذًا
Diyanet İşleri (Yeni) “O taktirde ben mutlaka açık bir sapıklık içinde olurum.”
9 Kamer 24. Ayet (54:24:7) اِذًا اذا iżen o takdirde إِذًا
Diyanet İşleri (Yeni) 23,24. Semûd kavmi de uyarıcıları yalanlamış ve şöyle demişlerdi: “İçimizden bir insana mı uyacağız? (Asıl) o takdirde biz apaçık bir sapıklık ve delilik içine düşmüş oluruz.”