| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Mâide 26. Ayet (5:26:9) | الْاَرْضِ | الارض | l-ard(i) | o yerde | أ ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, şöyle dedi: “O hâlde, orası onlara kırk yıl haram kılınmıştır. Bu süre içinde yeryüzünde şaşkın şaşkın dönüp dolaşacaklar. Artık böyle yoldan çıkmış kavme üzülme.” | |||||
| 2 | Yusuf 21. Ayet (12:21:19) | الْاَرْضِۘ | الارض | l-ardi | o yerde | أ ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: “Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz.” İşte böylece biz Yûsuf’u o yere (Mısır’a) yerleştirdik ve ona (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık. Allah, işinde galiptir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler. | |||||
| 3 | Kasas 5. Ayet (28:5:8) | الْاَرْضِ | الارض | l-ardi | o yerde | أ ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz ise, istiyorduk ki yeryüzünde ezilmekte olanlara lütufta bulunalım, onları önderler yapalım ve onları varisler kılalım. | |||||
| 4 | Kasas 6. Ayet (28:6:4) | الْاَرْضِ | الارض | l-ardi | o yerde | أ ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yeryüzünde onları kudret sahibi kılalım ve onların eliyle Firavun’a, Hâmân’a ve ordularına, çekinegeldikleri şeyleri gösterelim. | |||||
| 5 | Ankebut 39. Ayet (29:39:10) | الْاَرْضِ | الارض | l-ardi | o yerde | أ ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kârûn’u, Firavun’u ve Hâmân’ı da helâk ettik. Andolsun, Mûsâ kendilerine apaçık mucizeler getirmişti de yeryüzünde büyüklük taslamışlardı. Oysa bizi geçip (azabımızdan) kurtulamazlardı. | |||||