| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Âl-i İmran 96. Ayet (3:96:6) | لَلَّذ۪ي | للذي | lelleżî | olandır | ٱلَّذِى |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz, insanlar için kurulan ilk ibadet evi, elbette Mekke’de, âlemlere rahmet ve hidayet kaynağı olarak kurulan Kâ’be’dir. | |||||
| 2 | Âl-i İmran 180. Ayet (3:180:17) | سَيُطَوَّقُونَ | سيطوقون | se-yutavvakûne | boyunlarına dolandırılacaktır | ط و ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır! O kendileri için bir şerdir. Cimrilik ettikleri şey kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. | |||||
| 3 | Nisâ 135. Ayet (4:135:35) | كَانَ | كان | kâne | olandır | ك و ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. (Şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın). Çünkü Allah ikisine de daha yakındır. (Onları sizden çok kayırır.) Öyle ise adaleti yerine getirmede nefsinize uymayın. Eğer (şahitlik ederken gerçeği) çarpıtırsanız veya (şahitlikten) çekinirseniz (bilin ki) şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. | |||||
| 4 | En'am 165. Ayet (6:165:17) | سَر۪يعُ | سريع | serî’u | çabuk olandır | س ر ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, sizi yeryüzünde halifeler (oraya hâkim kimseler) yapan, size verdiği nimetler konusunda sizi sınamak için bazınızı bazınıza derece derece üstün kılandır. Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır. Şüphe yok ki O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 5 | Tevbe 40. Ayet (9:40:0) | الْعُلْيَاۜ | العليا | l-’ulyâ | yüce olandır | ع ل و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer siz ona (Peygamber’e) yardım etmezseniz, (biliyorsunuz ki) inkâr edenler onu iki kişiden biri olarak (Mekke’den) çıkardıkları zaman, ona bizzat Allah yardım etmişti. Hani onlar mağarada bulunuyorlardı. Hani o arkadaşına, “Üzülme, çünkü Allah bizimle beraber” diyordu. Allah da onun üzerine güven duygusu ve huzur indirmiş, sizin kendilerini görmediğiniz birtakım ordularla onu desteklemiş, böylece inkâr edenlerin sözünü alçaltmıştı. Allah’ın sözü ise en yücedir. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 6 | Hûd 73. Ayet (11:73:14) | مَج۪يدٌ | مجيد | mecîd(un) | lütfu bol olandır | م ج د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Melekler, “Allah’ın emrine mi şaşıyorsun? Allah’ın rahmeti ve bereketi size olsun ey (peygamber ocağının) ev halkı! Şüphesiz O, övülmeye lâyıktır, şanı yücedir.” dediler. | |||||
| 7 | Yusuf 21. Ayet (12:21:25) | غَالِبٌ | غالب | ġâlibun | galip olandır | غ ل ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: “Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz.” İşte böylece biz Yûsuf’u o yere (Mısır’a) yerleştirdik ve ona (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık. Allah, işinde galiptir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler. | |||||
| 8 | İsrâ 38. Ayet (17:38:3) | كَانَ | كان | kâne | olandır | ك و ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bütün bu sayılanların kötü olanları, Rabbinin katında sevimsiz şeylerdir. | |||||
| 9 | Lokman 34. Ayet (31:34:27) | خَب۪يرٌ | خبير | ḣabîr(un) | haberi olandır | خ ب ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi şüphesiz yalnızca Allah katındadır. O, yağmuru indirir, rahimlerdekini bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilemez. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır. | |||||
| 10 | Mü'min 3. Ayet (40:3:5) | شَد۪يدِ | شديد | şedîdi | çetin olandır | ش د د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 2,3. Bu kitabın indirilmesi, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen, günahı bağışlayan, tövbeyi kabul eden, azabı ağır olan, lütuf sahibi Allah tarafındandır. O’ndan başka ilâh yoktur. Dönüş ancak O’nadır. | |||||
| 11 | Mü'min 22. Ayet (40:22:12) | شَد۪يدُ | شديد | şedîdu | çetin olandır | ش د د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunun sebebi şu idi: Peygamberleri onlara apaçık mucizeler getiriyorlardı da onlar inkâr ediyorlardı. Bu yüzden Allah da onları yakalayıverdi. Şüphesiz O, güçlüdür, cezası da çok şiddetlidir. | |||||
| 12 | Kevser 3. Ayet (108:3:4) | الْاَبْتَرُ | الابتر | l-ebter(u) | sonu kesik olandır | ب ت ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Doğrusu sana buğzeden, soyu kesik olanın ta kendisidir.[591] | |||||