"olanları" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 47 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Fatiha 7. Ayet (1:7:6) الْمَغْضُوبِ المغضوب l-maġdûbi gazabedilmiş olanların غ ض ب
Diyanet İşleri (Yeni) 6,7. Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
2 Bakara 133. Ayet (2:133:27) مُسْلِمُونَ مسلمون muslimûn(e) teslim olanlarız س ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa siz Yakub’un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına, “Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?” dediği, onların da, “Senin ilâhına ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak’ın ilâhı olan tek bir ilâha ibadet edeceğiz; bizler O’na boyun eğmiş müslümanlarız.” dedikleri zaman orada hazır mı bulunuyordunuz?
3 Bakara 136. Ayet (2:136:31) مُسْلِمُونَ مسلمون muslimûn(e) teslim olanlarız س ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Deyin ki: “Biz Allah’a, bize indirilene (Kur’an’a), İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve Yakuboğullarına indirilene, Mûsâ ve İsa’ya verilen (Tevrat ve İncil) ile bütün diğer peygamberlere Rab’lerinden verilene iman ettik. Onlardan hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz ve biz ona teslim olmuş kimseleriz.”
4 Âl-i İmran 7. Ayet (3:7:20) مَا ما olanlarının مَا
Diyanet İşleri (Yeni) O, sana Kitab’ı indirendir. Onun (Kur’an’ın) bazı âyetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihtir.[84] Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar, “Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.
5 Âl-i İmran 7. Ayet (3:7:42) وَمَا وما ve mâ ve olanlarından مَا
Diyanet İşleri (Yeni) O, sana Kitab’ı indirendir. Onun (Kur’an’ın) bazı âyetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihtir.[84] Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar, “Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.
6 Âl-i İmran 83. Ayet (3:83:7) مَنْ من men olanların hepsi  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerdeki ve yerdeki herkes ister istemez O’na boyun eğmişken ve O’na döndürülüp götürülecekken onlar Allah’ın dininden başkasını mı arıyorlar?
7 Âl-i İmran 84. Ayet (3:84:29) مُسْلِمُونَ مسلمون muslimûn(e) teslim olanlarız س ل م
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Allah’a, bize indirilene (Kur’an’a), İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a ve Yakuboğullarına indirilene, Mûsâ’ya, İsa’ya ve peygamberlere Rablerinden verilene inandık. Onlardan hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz. Biz O’na teslim olanlarız.”
8 Nisâ 126. Ayet (4:126:3) فِي في olanların فِي
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır. Allah, her şeyi kuşatıcıdır.
9 Nisâ 126. Ayet (4:126:6) فِي في olanların فِي
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır. Allah, her şeyi kuşatıcıdır.
10 Nisâ 160. Ayet (4:160:3) الَّذ۪ينَ الذين lleżîne olanların ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) 160,161. Yahudilerin yaptıkları zulüm ve birçok kimseyi Allah yolundan alıkoymaları, kendilerine yasaklanmış olduğu hâlde faiz almaları, insanların mallarını haksız yere yemeleri sebebiyle önceden kendilerine helâl kılınmış temiz ve hoş şeyleri onlara haram kıldık. İçlerinden inkâr edenlere de acı bir azap hazırladık.
11 Mâide 1. Ayet (5:1:13) يُتْلٰى يتلى yutlâ oku(nup açıkla)nacak olanların ت ل و
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Akitlerinizi yerine getirin.[137] İhramlı iken avlanmayı helâl saymamanız kaydıyla[138], okunacak (bildirilecek) olanlardan başka hayvanlar[139], size helâl kılındı. Şüphesiz Allah istediği hükmü verir.
12 Mâide 36. Ayet (5:36:7) مَا ما olanların مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz yeryüzünde olanların hepsi ve yanında bir o kadarı daha kendilerinin (kâfirlerin) olsa da onu kıyamet gününün azabından kurtulmak için fidye verecek olsalar, onlardan yine kabul edilmez. Onlara elem dolu bir azap vardır.
13 Mâide 97. Ayet (5:97:17) مَا ما olanları مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Allah; Ka’be’yi, o saygıdeğer evi, haram ayı[159], hac kurbanını ve (bu kurbanlara takılı) gerdanlıkları insanlar(ın din ve dünyaları) için ayakta kalma (ve canlanma) sebebi kıldı. Bunlar, göklerde ve yerde ne varsa hepsini Allah’ın bildiğini ve Allah’ın (zaten) her şeyi hakkıyla bilmekte olduğunu bilmeniz içindir.[160]
14 Mâide 97. Ayet (5:97:20) وَمَا وما ve mâ ve olanları مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Allah; Ka’be’yi, o saygıdeğer evi, haram ayı[159], hac kurbanını ve (bu kurbanlara takılı) gerdanlıkları insanlar(ın din ve dünyaları) için ayakta kalma (ve canlanma) sebebi kıldı. Bunlar, göklerde ve yerde ne varsa hepsini Allah’ın bildiğini ve Allah’ın (zaten) her şeyi hakkıyla bilmekte olduğunu bilmeniz içindir.[160]
15 En'am 14. Ayet (6:14:19) مَنْ من men olanların  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Göklerin ve yerin yaratıcısı olan, beslediği hâlde beslenmeye ihtiyacı olmayan Allah’tan başkasını mı dost edineceğim.” De ki: “Bana, (Allah’a) teslim olanların ilki olmam emredildi ve sakın Allah’a ortak koşanlardan olma (denildi).”
16 En'am 146. Ayet (6:146:6) ذ۪ي ذي żî olanları ذُو
Diyanet İşleri (Yeni) Yahudilere tırnaklı hayvanların hepsini haram kıldık. Sığır ve koyunların ise, sırtlarında veya bağırsaklarında bulunanlar, ya da kemiklerine karışanlar dışındaki içyağlarını (yine) onlara haram kıldık. İşte böyle, azgınlıkları sebebiyle onları cezalandırdık.[201] Biz elbette doğru söyleyenleriz.
17 A'raf 72. Ayet (7:72:2) وَالَّذ۪ينَ والذين velleżîne ve olanları ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Âyetlerimizi yalanlayan ve iman etmemiş olanların ise kökünü kestik.
18 A'raf 72. Ayet (7:72:12) كَانُوا كانوا kânû olanların ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Âyetlerimizi yalanlayan ve iman etmemiş olanların ise kökünü kestik.
19 A'raf 100. Ayet (7:100:4) يَرِثُونَ يرثون yeriśûne varis olanları و ر ث
Diyanet İşleri (Yeni) Önceki sahiplerinden sonra yeryüzüne varis olanlara şu gerçek apaçık belli olmadı mı ki, biz dileseydik onları da (öncekiler gibi) günahları yüzünden cezalandırırdık. Biz onların kalplerini mühürleriz de onlar hakkı işitmezler.
20 Tevbe 70. Ayet (9:70:0) وَالْمُؤْتَفِكَاتِۜ والمؤتفكات vel-mu/tefikât(i) ve yerlebir olanların أ ف ك
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara kendilerinden öncekilerin; Nûh, Âd ve Semûd kavimlerinin; İbrahim’in kavminin; Medyen halkının ve yerle bir olan şehirlerin haberleri ulaşmadı mı? Peygamberleri onlara apaçık mucizeler getirmişti. (Ama inanmadılar, Allah da onları cezalandırdı.) Demek ki Allah onlara zulmediyor değildi, ama onlar kendilerine zulmediyorlardı.
21 Yunus 55. Ayet (10:55:0) مَا ما olanların tümü مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Bilesiniz ki, göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır. Yine bilesiniz ki, Allah’ın va’di haktır. Fakat onların çoğu bunu bilmez.
22 Yunus 73. Ayet (10:73:0) وَمَنْ ومن ve men ve olanları  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onu yine de yalanladılar. Biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve onları ötekilerin yerine geçirdik. Âyetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Bak, uyarılan (fakat söz anlamayan)ların sonu nasıl oldu!
23 Yunus 102. Ayet (10:102:0) خَلَوْا خلوا ḣalev geçmiş olanların خ ل و
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar sadece, kendilerinden önce gelip geçenlerin başlarına gelen (azap dolu) günlerin benzerini mi bekliyorlar? De ki: “Bekleyin bakalım, ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim.”
24 Ra'd 15. Ayet (13:15:3) مَنْ من men olanların hepsi  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerde ve yerde kim varsa, ister istemez kendileri de gölgeleri de sabah akşam Allah’a boyun eğer.
25 Hicr 4. Ayet (15:4:6) وَلَهَا ولها ve lehâ olanların لَهَا
Diyanet İşleri (Yeni) Helâk ettiğimiz her memleketin mutlaka bilinen bir yazısı (belli vakti) vardır.
26 İsrâ 55. Ayet (17:55:3) بِمَنْ بمن bimen olanları  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Hem Rabbin göklerde ve yerde kim varsa daha iyi bilir. Andolsun, peygamberlerin bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. Dâvûd’a da Zebûr’u verdik.[318]
27 Enbiyâ 24. Ayet (21:24:11) مَنْ من men olanların  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa ondan başka ilâhlar mı edindiler? De ki: “Haydi getirin delilinizi! İşte benimle beraber olanların kitabı ve işte benden öncekilerin kitabı (Hiçbirinde birden fazla ilâh olduğuna dair hiçbir delil yok). Şüphesiz çokları hakkı bilmezler de bu sebeple yüz çevirirler.”[362]
28 Hacc 7. Ayet (22:7:10) مَنْ من men olanları  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Çünkü kıyamet muhakkak gelecektir. Onda hiçbir şüphe yoktur ve şüphesiz Allah, kabirlerdeki kimseleri diriltecektir.
29 Hacc 65. Ayet (22:65:7) مَا ما olanları مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Görmüyor musun ki, Allah bütün yerdekileri ve emri uyarınca denizde akıp gitmekte olan gemileri sizin hizmetinize vermiştir. İzni olmaksızın yerin üzerine düşmesin diye göğü O tutuyor. Şüphesiz ki Allah, insanlara karşı çok esirgeyici, çok merhametlidir.
30 Şu'arâ 24. Ayet (26:24:5) وَمَا وما ve mâ ve olanların مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, “O, göklerin ve yerin ve her ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbidir. Eğer gerçekten inanırsanız bu böyledir.”
31 Şu'arâ 28. Ayet (26:28:5) وَمَا وما ve mâ ve olanların مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, “O, doğunun da batının da ve ikisi arasındaki her şeyin de Rabbidir. Eğer düşünüyorsanız bu, böyledir” dedi.
32 Şu'arâ 65. Ayet (26:65:3) وَمَنْ ومن ve men ve olanları  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ’yı ve beraberindekilerin hepsini kurtardık.
33 Kasas 56. Ayet (28:56:13) بِالْمُهْتَد۪ينَ بالمهتدين bil-muhtedîn(e) yola gelecek olanları ه د ي
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz sen sevdiğin kimseyi doğru yola iletemezsin. Fakat Allah, dilediği kimseyi doğru yola eriştirir. O, doğru yola gelecekleri daha iyi bilir.
34 Ankebut 46. Ayet (29:46:25) مُسْلِمُونَ مسلمون muslimûn(e) teslim olanlarız س ل م
Diyanet İşleri (Yeni) İçlerinden zulmedenler hariç, Kitap ehli ile ancak en güzel bir yolla mücadele edin ve (onlara) şöyle deyin: “Biz, bize indirilene de, size indirilene de inandık. Bizim ilâhımız ve sizin ilâhınız birdir (aynı ilâhtır). Biz sadece O’na teslim olmuş kimseleriz.”
35 Ankebut 49. Ayet (29:49:7) الَّذ۪ينَ الذين lleżîne olanların ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin kalplerindeki apaçık âyetlerdir. Bizim âyetlerimizi ancak zalimler inkâr eder.
36 Ankebut 52. Ayet (29:52:8) مَا ما olanları مَا
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olanları bilir. Batıla inanıp Allah’ı inkâr edenler var ya; işte onlar asıl ziyana uğrayanlardır.”
37 Sâffât 177. Ayet (37:177:6) الْمُنْذَر۪ينَ المنذرين l-munżerîn(e) uyarılmış olanların ن ذ ر
Diyanet İşleri (Yeni) Fakat azabımız onların yurtlarına indiğinde, o uyarılmış olanların sabahı ne kötü olur!
38 Sâd 66. Ayet (38:66:4) وَمَا وما ve mâ ve olanların مَا
Diyanet İşleri (Yeni) “O, göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. Mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.”
39 Muhammed 1. Ayet (47:1:3) وَصَدُّوا وصدوا ve saddû ve engel olanların ص د د
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr edenler ve Allah yolundan alıkoyanlar var ya; işte, Allah onların bütün amellerini boşa çıkarmıştır.
40 Hucurât 16. Ayet (49:16:7) مَا ما olanları مَا
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) De ki: “Siz Allah’a dininizi mi öğretiyorsunuz? Oysa Allah, göklerdeki ve yerdeki her şeyi bilir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.”
41 Hucurât 16. Ayet (49:16:10) وَمَا وما ve mâ ve olanları مَا
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) De ki: “Siz Allah’a dininizi mi öğretiyorsunuz? Oysa Allah, göklerdeki ve yerdeki her şeyi bilir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.”
42 Teğabun 5. Ayet (64:5:4) الَّذ۪ينَ الذين lleżîne olanların ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Daha önce inkâr edip de inkârlarının cezasını tadanların haberi size gelmedi mi? Onlar için elem dolu bir azap da vardır.
43 Talak 4. Ayet (65:4:15) وَاُو۬لَاتُ واولات ve ulâtu ve olanların أ و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlarla, henüz âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır. Hamile olanların bekleme süresi ise, doğum yapmalarıyla sona erer. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir.
44 Tahrim 8. Ayet (66:8:27) وَالَّذ۪ينَ والذين velleżîne ve olanları ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Allah’a içtenlikle tövbe edin. Umulur ki, Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Onların nurları önlerinden ve sağlarından aydınlatır, gider. “Ey Rabbimiz! Nûrumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla; çünkü senin her şeye hakkıyla gücün yeter” derler.
45 Mülk 28. Ayet (67:28:6) وَمَنْ ومن ve men ve olanları  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Söyleyin bakalım: Diyelim ki Allah beni ve beraberimdekileri helâk etti, yahut bize acıdı. Peki, ya inkârcıları elem dolu bir azaptan kim koruyacak?”
46 Kalem 28. Ayet (68:28:2) اَوْسَطُهُمْ اوسطهم evsetuhum orta yol üzere olanları و س ط
Diyanet İşleri (Yeni) Onların en akl-ı selim sahibi olanı, “Ben size ‘Rabbinizi tespih etseydiniz ya! dememiş miydim?” dedi.
47 Nâzi'ât 45. Ayet (79:45:4) مَنْ من men olanları  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Sen, ancak ondan korkanları uyarıcısın.