| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 103. Ayet (2:103:4) | وَاتَّقَوْا | واتقوا | vettekav | ve sakınmış olsalardı | و ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer onlar iman edip Allah’ın emirlerine karşı gelmekten sakınmış olsalardı, Allah katında kazanacakları sevap kendileri için daha hayırlı olacaktı. Keşke bilselerdi! | |||||
| 2 | Âl-i İmran 156. Ayet (3:156:19) | كَانُوا | كانوا | kânû | olsalardı | ك و ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Kardeşleri sefere veya savaşa çıktığında onlar hakkında, “Onlar bizim yanımızda olsalardı, ölmezlerdi ve öldürülmezlerdi” diyen inkârcılar gibi olmayın. Allah, bunu (bu düşünceyi) onların kalplerine bir hasret (yarası) olarak koydu. Allah, yaşatır ve öldürür. Allah, yaptıklarınızı görmektedir. | |||||
| 3 | Mâide 81. Ayet (5:81:2) | كَانُوا | كانوا | kânû | olsalardı | ك و ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer Allah’a, Peygamber’e ve ona indirilene (Kur’an’a) inanıyor olsalardı, onları (müşrikleri) dost edinmezlerdi. Fakat onlardan birçoğu fasık kimselerdir. | |||||
| 4 | Tevbe 47. Ayet (9:47:0) | خَرَجُوا | خرجوا | ḣaracû | çıkmış olsalardı | خ ر ج |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer onlar da sizin içinizde (sefere) çıksalardı, size bozgunculuktan başka bir katkıları olmayacak ve sizi fitneye düşürmek için aranızda koşuşturacaklardı. Aranızda onları dinleyecek kişiler de vardı. Allah, zalimleri hakkıyla bilendir. | |||||
| 5 | Tevbe 59. Ayet (9:59:0) | رَضُوا | رضوا | radû | razı olsalardı | ر ض و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer onlar Allah ve Resûlünün kendilerine verdiğine razı olup, “Bize Allah yeter. Lütuf ve ihsanıyla Allah ve Resûlü ileride bize yine verir. Biz yalnız Allah’a rağbet eder (O’nun ihsanını ister)iz” deselerdi, kendileri için daha hayırlı olurdu. | |||||
| 6 | Tevbe 62. Ayet (9:62:0) | كَانُوا | كانوا | kânû | olsalardı | ك و ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sizi razı etmek için, Allah’a yemin ederler. Eğer gerçekten mü’min iseler (bilsinler ki), Allah ve Resûlü’nü razı etmeleri daha önceliklidir. | |||||
| 7 | Tevbe 81. Ayet (9:81:0) | كَانُوا | كانوا | kânû | olsalardı | ك و ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın Resûlüne karşı gelerek (sefere çıkmayıp) geri bırakılanlar, oturup kalmalarına sevindiler. Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad etmek hoşlarına gitmedi ve “Bu sıcakta sefere çıkmayın” dediler. De ki: “Cehennemin ateşi daha sıcaktır.” Keşke anlasalardı. | |||||
| 8 | Hicr 14. Ayet (15:14:7) | فَظَلُّوا | فظلوا | fe-zallû | olsalardı | ظ ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 14,15. Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıkmaya koyulsalar, yine “Gözlerimiz döndürüldü, biz herhâlde büyülenmiş bir toplumuz” derlerdi. | |||||
| 9 | Enbiyâ 99. Ayet (21:99:2) | كَانَ | كان | kâne | olsalardı | ك و ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer onlar ilâh olsalardı oraya varmazlardı. Hâlbuki hepsi orada ebedî kalacaklardır. | |||||
| 10 | Ankebut 64. Ayet (29:64:14) | كَانُوا | كانوا | kânû | olsalardı | ك و ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu dünya hayatı ancak bir eğlence ve oyundan ibarettir. Ahiret yurduna gelince, işte gerçek hayat odur. Keşke bilselerdi! | |||||
| 11 | Fetih 25. Ayet (48:25:34) | تَزَيَّلُوا | تزيلوا | tezeyyelû | ayrılmış olsalardı | ز ي ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, inkâr edenler ve sizi Mescid-i Haram’ı ziyaretten ve (ibadet amacıyla) bekletilen kurbanlıkları yerlerine ulaşmaktan alıkoyanlardır. Eğer, oradaki henüz tanımadığınız inanmış erkeklerle, inanmış kadınları bilmeyerek ezmeniz ve böylece size bir eziyet gelecek olmasaydı, (Allah, Mekke’ye girmenize izin verirdi). Allah, dilediğini rahmetine koymak için böyle yapmıştır. Eğer, inananlarla inkârcılar birbirinden ayrılmış olsalardı, onlardan inkâr edenleri elem dolu bir azaba uğratırdık. | |||||