| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 211. Ayet (2:211:5) | اٰتَيْنَاهُمْ | اتيناهم | âteynâhum | onlara verdik | أ ت ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İsrailoğullarına sor; biz onlara nice açık mucizeler verdik. Kendisine geldikten sonra kim Allah’ın nimetini değiştirirse, (bilsin ki) şüphesiz Allah, cezası pek çetin olandır. | |||||
| 2 | Nisâ 54. Ayet (4:54:16) | وَاٰتَيْنَاهُمْ | واتيناهم | ve âteynâhum | ve onlara verdik | أ ت ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa, insanları; Allah’ın lütfundan kendilerine verdiği şey dolayısıyla kıskanıyorlar mı? Şüphesiz biz, İbrahim ailesine de kitap ve hikmet vermişizdir. Onlara büyük bir hükümranlık da vermiştik.[122] | |||||
| 3 | Hicr 81. Ayet (15:81:1) | وَاٰتَيْنَاهُمْ | واتيناهم | ve âteynâhum | ve onlara verdik | أ ت ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz, onlara âyetlerimizi vermiştik de onlardan yüz çevirmişlerdi. | |||||
| 4 | Sebe' 45. Ayet (34:45:9) | اٰتَيْنَاهُمْ | اتيناهم | âteynâhum | onlara verdiklerimizin | أ ت ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Hâlbuki bunlar onlara verdiğimiz şeylerin onda birine bile ulaşamamışlardır. Elçilerimi yalanladılar. Peki, beni inkâr etmenin sonucu nasıl oldu! | |||||
| 5 | Fâtır 40. Ayet (35:40:20) | اٰتَيْنَاهُمْ | اتيناهم | âteynâhum | biz onlara verdik de | أ ت ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Allah’ı bırakıp da taptığınız ortaklarınızı gördünüz mü? Gösterin bana, onlar yerden ne yaratmışlardır?” Yoksa onların göklerde bir ortaklıkları mı var? Yoksa kendilerine bir kitap verdik de, o kitaptan, açık bir delile mi sahip bulunuyorlar? Hayır, zalimler birbirlerine aldatmadan başka hiçbir şey vaad etmezler. | |||||
| 6 | Sâffât 117. Ayet (37:117:1) | وَاٰتَيْنَاهُمَا | واتيناهما | ve âteynâhumâ | ve onlara verdik | أ ت ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz onlara (hükümlerimizi) açıklayan Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik. | |||||
| 7 | Duhân 33. Ayet (44:33:1) | وَاٰتَيْنَاهُمْ | واتيناهم | ve âteynâhum | ve onlara verdik | أ ت ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlara, içinde açık bir imtihan bulunan mûcizeler verdik. | |||||
| 8 | Câsiye 17. Ayet (45:17:1) | وَاٰتَيْنَاهُمْ | واتيناهم | ve âteynâhum | ve onlara verdik | أ ت ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlara din işi konusunda açık deliller verdik. Ama onlar ancak kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki hasetten dolayı ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin, hakkında ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kıyamet günü, aralarında hüküm verecektir. | |||||