| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 118. Ayet (2:118:15) | قَبْلِهِمْ | قبلهم | kablihim | onlardan önceki(ler de) | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bilmeyenler, “Allah bizimle konuşsa, ya da bize bir mucize gelse ya!” derler. Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişti. Onların kalpleri (anlayışları) birbirine benziyor. Biz âyetleri, kesin olarak inanacak bir toplum için açıkladık. | |||||
| 2 | Âl-i İmran 11. Ayet (3:11:6) | قَبْلِهِمْۜ | قبلهم | kablihim | onlardan önceki | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Bunların durumu) Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin durumu gibidir: Âyetlerimizi yalanladılar. Allah da onları günahlarıyla yakaladı. Allah, azabı çok şiddetli olandır. | |||||
| 3 | Enfal 52. Ayet (8:52:0) | قَبْلِهِمْۜ | قبلهم | kablihim | onlardan öncekilerin | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunların durumu tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Allah’ın âyetlerini inkâr etmişler, Allah da kendilerini günahları sebebiyle hemen yakalamıştı. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, azabı çetin olandır. | |||||
| 4 | Enfal 54. Ayet (8:54:0) | قَبْلِهِمْۜ | قبلهم | kablihim | onlardan öncekilerin | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunların durumu, tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Onlar Rablerinin âyetlerini yalanlamışlar, biz de onları günahları sebebiyle helâk etmiştik ve Firavun ailesini de suda boğmuştuk. Hepsi de zalim kimselerdi. | |||||
| 5 | Yunus 39. Ayet (10:39:0) | قَبْلِهِمْ | قبلهم | kablihim | onlardan önceki(ler) | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hayır öyle değil. Onlar, ilmini kavrayamadıkları ve kendilerine yorumu gelmemiş olan bir şeyi yalanladılar. Kendilerinden öncekiler de (peygamberleri ve onlara indirilen kitapları) böyle yalanlamışlardı. Bak, o zalimlerin sonu nasıl oldu. | |||||
| 6 | Ra'd 42. Ayet (13:42:5) | قَبْلِهِمْ | قبلهم | kablihim | onlardan önceki(ler) | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı. Bütün tuzaklar Allah’a aittir. O, her nefsin kazandığını bilir. İnkâr edenler de dünya yurdunun sonunun kime ait olduğunu bileceklerdir. | |||||
| 7 | Nahl 26. Ayet (16:26:5) | قَبْلِهِمْ | قبلهم | kablihim | onlardan önceki | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı. Allah’ın azabı binalarını, temelinden gelip yıktı da tavanları başlarına çöküverdi ve azap kendilerine fark edemedikleri yerden geldi. | |||||
| 8 | Nahl 33. Ayet (16:33:15) | قَبْلِهِمْۜ | قبلهم | kablihim | onlardan önceki | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (O kâfirler) kendilerine ancak meleklerin veya senin Rabbinin helâk emrinin gelmesini bekliyorlar. Onlardan öncekiler de böyle yapmıştı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı. | |||||
| 9 | Nahl 35. Ayet (16:35:26) | قَبْلِهِمْۚ | قبلهم | kablihim | onlardan önceki(ler) | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ortak koşanlar, dediler ki: “Allah dileseydi ne biz, ne de atalarımız O’ndan başka hiçbir şeye tapmazdık, O’nun emri olmadan hiçbir şeyi de haram kılmazdık.” Kendilerinden öncekiler de böyle yapmıştı. Peygamberlere düşen sadece apaçık bir tebliğdir. | |||||
| 10 | Nûr 55. Ayet (24:55:15) | قَبْلِهِمْۖ | قبلهم | kablihim | onlardan önceki | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden önce geçenleri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına, onlar için hoşnut ve razı olduğu dinlerini iyice yerleştireceğine, yaşadıkları korkularının ardından kendilerini mutlaka emniyete kavuşturacağına dair vaadde bulunmuştur. Onlar bana kulluk eder ve bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Artık bundan sonra kimler inkâr ederse, işte onlar fasıkların ta kendileridir. | |||||
| 11 | Ankebut 3. Ayet (29:3:5) | قَبْلِهِمْ | قبلهم | kablihim | onlardan öncekiler- | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, biz onlardan öncekileri de imtihan etmiştik. Allah, doğru söyleyenleri de mutlaka bilir, yalancıları da mutlaka bilir. | |||||
| 12 | Sebe' 45. Ayet (34:45:4) | قَبْلِهِمْۙ | قبلهم | kablihim | onlardan önceki(ler) | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Hâlbuki bunlar onlara verdiğimiz şeylerin onda birine bile ulaşamamışlardır. Elçilerimi yalanladılar. Peki, beni inkâr etmenin sonucu nasıl oldu! | |||||
| 13 | Sâd 3. Ayet (38:3:4) | قَبْلِهِمْ | قبلهم | kablihim | onlardan önceki | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz onlardan önce nice nesilleri helâk ettik. Onlar da feryat ettiler, ama artık kurtuluş zamanı değildi. | |||||
| 14 | Zümer 25. Ayet (39:25:4) | قَبْلِهِمْ | قبلهم | kablihim | onlardan öncekiler | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlardan öncekiler de yalanladılar ve azap kendilerine farkına varamadıkları bir yerden geldi. | |||||
| 15 | Zümer 50. Ayet (39:50:5) | قَبْلِهِمْ | قبلهم | kablihim | onlardan öncekiler | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunu kendilerinden öncekiler de söylemişti ama kazandıkları şeyler onlara hiçbir yarar sağlamamıştı. | |||||
| 16 | Duhân 37. Ayet (44:37:8) | قَبْلِهِمْۜ | قبلهم | kablihim | onlardan öncekiler (mi?) | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunlar mı daha hayırlı, yoksa Tübba’[488] kavmi ile onlardan öncekiler mi? Onları helâk ettik. Çünkü onlar suçlu kimselerdi. | |||||
| 17 | Mülk 18. Ayet (67:18:5) | قَبْلِهِمْ | قبلهم | kablihim | onlardan önceki | ق ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, onlardan öncekiler de yalanlamıştı. Beni inkâr etmenin sonucu nasıl oldu!? | |||||