"onu bırak" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 9 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 264. Ayet (2:264:27) فَتَرَكَهُ فتركه fe-terakehu onu bırakır ت ر ك
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Allah’a ve ahiret gününe inanmadığı hâlde insanlara gösteriş olsun diye malını harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve gönül kırmak suretiyle boşa çıkarmayın. Böylesinin durumu, üzerinde biraz toprak bulunan ve maruz kaldığı şiddetli yağmurun kendisini çıplak bıraktığı bir kayanın durumu gibidir. Onlar kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah, kâfirler topluluğunu hidayete erdirmez.
2 A'raf 176. Ayet (7:176:0) تَتْرُكْهُ تتركه tetrukhu onu bıraksan ت ر ك
Diyanet İşleri (Yeni) Dileseydik o âyetlerle onu elbette yüceltirdik. Fakat o, dünyaya saplanıp kaldı da kendi heva ve hevesine uydu. Onun durumu köpeğin durumu gibidir: Üzerine varsan da dilini sarkıtıp solur; kendi hâline bıraksan da dilini sarkıtıp solur. İşte bu, âyetlerimizi yalanlayan toplumun durumudur. Şimdi onlara bu olayları anlat ki düşünsünler.
3 Hûd 64. Ayet (11:64:8) فَذَرُوهَا فذروها fe-żerûhâ onu bırakın و ذ ر
Diyanet İşleri (Yeni) “Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah’ın dişi bir devesi. Bırakın onu, Allah’ın arzında yayılıp otlasın. Ona kötülük dokundurmayın, yoksa sizi yakın bir azap yakalar.”
4 Hûd 92. Ayet (11:92:9) وَاتَّخَذْتُمُوهُ واتخذتموه vetteḣażtumûhu onu bıraktınız أ خ ذ
Diyanet İşleri (Yeni) Şu’ayb, şöyle dedi: “Ey kavmim! Benim kabilem sizce Allah’tan daha itibarlı mı ki, O’na sırt çevirdiniz. Şüphesiz Rabbim sizin yaptıklarınızı kuşatmıştır.”
5 Yusuf 9. Ayet (12:9:4) اطْرَحُوهُ اطرحوه trahûhu onu bırakın ط ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) “Yûsuf’u öldürün veya onu bir yere atın ki babanız sadece size yönelsin. Ondan sonra (tövbe edip) salih kimseler olursunuz.”
6 Tâhâ 39. Ayet (20:39:8) فَلْيُلْقِهِ فليلقه felyulkihi onu bıraksın ل ق ي
Diyanet İşleri (Yeni) “Onu (bebek Mûsâ’yı) sandığın içine koy ve denize (Nil’e) bırak ki, deniz onu kıyıya atsın da kendisini, hem bana düşman, hem de ona düşman olan birisi (Firavun) alsın. Sana da, ey Mûsâ, sevilesin ve gözetimimizde yetiştirilesin diye tarafımızdan bir sevgi bırakmıştım.”
7 Kasas 7. Ayet (28:7:10) فَاَلْق۪يهِ فالقيه fe-elkîhi onu bırak ل ق ي
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ’nın annesine, “Onu emzir, başına bir şey gelmesinden korktuğun zaman onu denize (Nil’e) bırak, korkma, üzülme. Çünkü biz onu sana döndüreceğiz ve onu peygamberlerden kılacağız” diye ilham ettik.
8 Kamer 15. Ayet (54:15:2) تَرَكْنَاهَٓا تركناها teraknâhâ onu bıraktık ت ر ك
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, biz onu (tufan olayını) bir ibret olarak bıraktık. Var mı düşünüp öğüt alan?
9 Haşr 5. Ayet (59:5:6) تَرَكْتُمُوهَا تركتموها teraktumûhâ onu bırakmanız ت ر ك
Diyanet İşleri (Yeni) (Savaş gereği,) hurma ağaçlarından her neyi kestiniz, yahut (kesmeyip) kökleri üzerinde dikili bıraktınızsa hep Allah’ın izniyledir. Bu da fasıkları rezil etmesi içindir.[532]