| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 96. Ayet (2:96:8) | اَشْرَكُوا | اشركوا | eşrakû | ortak koşan(lar) | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, sen onların, yaşamaya, bütün insanlardan; hatta Allah’a ortak koşanlardan bile daha düşkün olduklarını görürsün. Onların her biri bin yıl yaşamak ister. Hâlbuki uzun yaşamak, onları azaptan kurtaracak değildir. Allah, onların bütün işlediklerini görür. | |||||
| 2 | Bakara 135. Ayet (2:135:15) | الْمُشْرِك۪ينَ | المشركين | l-muşrikîn(e) | ortak koşanlardan | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Yahudiler) “Yahudi olun ve (Hıristiyanlar da) "Hıristiyan olun ki doğru yolu bulasınız” dediler. De ki: “Hayır, hakka yönelen İbrahim’in dinine uyarız. O, Allah’a ortak koşanlardan değildi.” | |||||
| 3 | Bakara 221. Ayet (2:221:3) | الْمُشْرِكَاتِ | المشركات | l-muşrikâti | müşrik (Allah'a ortak koşan) kadınlarla | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman etmedikleri sürece Allah’a ortak koşan kadınlarla evlenmeyin. Allah’a ortak koşan kadın hoşunuza gitse de, mü’min bir cariye Allah’a ortak koşan bir kadından daha hayırlıdır. İman etmedikleri sürece Allah’a ortak koşan erkeklerle, kadınlarınızı evlendirmeyin. Allah’a ortak koşan hür erkek hoşunuza gitse de; iman eden bir köle, Allah’a ortak koşan bir erkekten daha hayırlıdır. Onlar ateşe çağırırlar, Allah ise izniyle, cennete ve bağışlanmaya çağırır. O, insanlara âyetlerini açıklar ki, öğüt alıp düşünsünler. | |||||
| 4 | Bakara 221. Ayet (2:221:10) | مُشْرِكَةٍ | مشركة | muşriketin | ortak koşan (hür) kadın- | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman etmedikleri sürece Allah’a ortak koşan kadınlarla evlenmeyin. Allah’a ortak koşan kadın hoşunuza gitse de, mü’min bir cariye Allah’a ortak koşan bir kadından daha hayırlıdır. İman etmedikleri sürece Allah’a ortak koşan erkeklerle, kadınlarınızı evlendirmeyin. Allah’a ortak koşan hür erkek hoşunuza gitse de; iman eden bir köle, Allah’a ortak koşan bir erkekten daha hayırlıdır. Onlar ateşe çağırırlar, Allah ise izniyle, cennete ve bağışlanmaya çağırır. O, insanlara âyetlerini açıklar ki, öğüt alıp düşünsünler. | |||||
| 5 | Bakara 221. Ayet (2:221:15) | الْمُشْرِك۪ينَ | المشركين | l-muşrikîne | ortak koşan erkeklerle | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman etmedikleri sürece Allah’a ortak koşan kadınlarla evlenmeyin. Allah’a ortak koşan kadın hoşunuza gitse de, mü’min bir cariye Allah’a ortak koşan bir kadından daha hayırlıdır. İman etmedikleri sürece Allah’a ortak koşan erkeklerle, kadınlarınızı evlendirmeyin. Allah’a ortak koşan hür erkek hoşunuza gitse de; iman eden bir köle, Allah’a ortak koşan bir erkekten daha hayırlıdır. Onlar ateşe çağırırlar, Allah ise izniyle, cennete ve bağışlanmaya çağırır. O, insanlara âyetlerini açıklar ki, öğüt alıp düşünsünler. | |||||
| 6 | Âl-i İmran 95. Ayet (3:95:11) | الْمُشْرِك۪ينَ | المشركين | l-muşrikîn(e) | ortak koşanlar- | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Allah, doğru söylemiştir. Öyle ise hakka yönelen İbrahim’in dinine uyun. O, Allah’a ortak koşanlardan değildi.” | |||||
| 7 | Âl-i İmran 186. Ayet (3:186:14) | اَشْرَكُٓوا | اشركوا | eşrakû | ortak koşan(lar) | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, mallarınız ve canlarınız konusunda imtihana çekileceksiniz. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve Allah’a ortak koşanlardan üzücü birçok söz işiteceksiniz. Eğer sabreder ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız bilin ki, bunlar (yapmaya değer) azmi gerektiren işlerdendir. | |||||
| 8 | Nisâ 48. Ayet (4:48:15) | يُشْرِكْ | يشرك | yuşrik | ortak koşan | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bunun dışında kalan (günah)ları ise dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a şirk koşan kimse, şüphesiz büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur. | |||||
| 9 | En'am 14. Ayet (6:14:24) | الْمُشْرِك۪ينَ | المشركين | l-muşrikîn(e) | ortak koşanlardan | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Göklerin ve yerin yaratıcısı olan, beslediği hâlde beslenmeye ihtiyacı olmayan Allah’tan başkasını mı dost edineceğim.” De ki: “Bana, (Allah’a) teslim olanların ilki olmam emredildi ve sakın Allah’a ortak koşanlardan olma (denildi).” | |||||
| 10 | En'am 22. Ayet (6:22:7) | اَشْرَكُٓوا | اشركوا | eşrakû | ortak koşan(lara) | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onları tümüyle (mahşere) toplayıp da Allah’a ortak koşanlara, “Nerede, ilâh olduklarını iddia ettiğiniz ortaklarınız?” diyeceğimiz günü hatırla. | |||||
| 11 | En'am 23. Ayet (6:23:12) | مُشْرِك۪ينَ | مشركين | muşrikîn(e) | ortak koşanlar | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonunda onların manevraları, “Rabbimiz Allah’a andolsun ki biz (O’na) ortak koşanlar değildik” demelerinden başka bir şey olmayacaktır. | |||||
| 12 | En'am 79. Ayet (6:79:12) | الْمُشْرِك۪ينَۚ | المشركين | l-muşrikîn(e) | ortak koşanlar- | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Ben, hakka yönelen birisi olarak yüzümü, gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Ben, Allah’a ortak koşanlardan değilim.” | |||||
| 13 | En'am 106. Ayet (6:106:13) | الْمُشْرِك۪ينَ | المشركين | l-muşrikîn(e) | ortak koşanlar- | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Muhammed! Sen, Rabbinden sana vahyedilene uy. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Allah’a ortak koşanlardan yüz çevir. | |||||
| 14 | En'am 148. Ayet (6:148:3) | اَشْرَكُوا | اشركوا | eşrakû | ortak koşan(lar) | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ortak koşanlar diyecekler ki: “Eğer Allah dileseydi, biz de ortak koşmazdık, babalarımız da. Hiçbir şeyi de haram kılmazdık.” Onlardan öncekiler de (peygamberlerini) böyle yalanlamışlardı da sonunda azabımızı tatmışlardı. De ki: “Sizin (iddialarınızı ispat edecek) bir bilginiz var mı ki onu bize gösteresiniz? Siz ancak kuruntuya uyuyorsunuz ve siz sadece yalan söylüyorsunuz.” | |||||
| 15 | En'am 161. Ayet (6:161:16) | الْمُشْرِك۪ينَ | المشركين | l-muşrikîn(e) | ortak koşanlar- | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Şüphesiz Rabbim beni doğru bir yola, dosdoğru bir dine, Hakk’a yönelen İbrahim’in dinine iletti. O, Allah’a ortak koşanlardan değildi.” | |||||
| 16 | Tevbe 5. Ayet (9:5:0) | الْمُشْرِك۪ينَ | المشركين | l-muşrikîne | ortak koşanları | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Haram aylar çıkınca bu Allah’a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları gözetleyin. Eğer tövbe ederler, namazı kılıp zekâtı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. | |||||
| 17 | Tevbe 6. Ayet (9:6:0) | الْمُشْرِك۪ينَ | المشركين | l-muşrikîne | ortak koşanlar- | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer Allah’a ortak koşanlardan biri senden sığınma talebinde bulunursa, Allah’ın kelâmını işitebilmesi için ona sığınma hakkı tanı. Sonra da onu güven içinde olacağı yere ulaştır. Bu, onların bilmeyen bir kavim olmaları sebebiyledir. | |||||
| 18 | Tevbe 7. Ayet (9:7:0) | لِلْمُشْرِك۪ينَ | للمشركين | lil-muşrikîne | ortak koşanların | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ortak koşanların Allah katında ve Resûlü yanında bir ahdi nasıl olabilir? Ancak Mescid-i Haram’ın yanında kendileriyle antlaşma yaptıklarınız başkadır. Bunlar size karşı dürüst davrandığı sürece, siz de onlara dürüst davranın. Çünkü Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları sever. | |||||
| 19 | Tevbe 28. Ayet (9:28:0) | الْمُشْرِكُونَ | المشركون | l-muşrikûne | ortak koşanlar | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Allah'a ortak koşanlar ancak bir pislikten ibarettir. Artık bu yıllarından sonra, Mescid-i Haram’a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan korkarsanız, Allah dilerse lütfuyla sizi zengin kılar. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 20 | Tevbe 33. Ayet (9:33:0) | الْمُشْرِكُونَ | المشركون | l-muşrikûn(e) | ortak koşanlar | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, Allah’a ortak koşanlar hoşlanmasalar bile dinini, bütün dinlere üstün kılmak için, peygamberini hidayetle ve hak dinle gönderendir. | |||||
| 21 | Tevbe 36. Ayet (9:36:0) | الْمُشْرِك۪ينَ | المشركين | l-muşrikîne | ortak koşanlarla | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır.[256] İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin. Fakat Allah’a ortak koşanlar sizinle nasıl topyekûn savaşıyorlarsa, siz de onlarla topyekûn savaşın. Bilin ki Allah, kendine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir. | |||||
| 22 | Tevbe 113. Ayet (9:113:0) | لِلْمُشْرِك۪ينَ | للمشركين | lil-muşrikîne | ortak koşanlar için | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Cehennem ehli oldukları açıkça kendilerine belli olduktan sonra, -yakınları da olsalar- Allah’a ortak koşanlar için af dilemek ne Peygambere yaraşır, ne de mü’minlere. | |||||
| 23 | Yunus 28. Ayet (10:28:0) | اَشْرَكُوا | اشركوا | eşrakû | ortak koşan(lara) | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onların hepsini bir araya toplayacağımız, sonra da Allah’a ortak koşanlara, “Siz de, ortaklarınız da yerinizde bekleyin” diyeceğimiz günü düşün. Artık onların (ortak koştuklarıyla) aralarını tamamen ayırırız ve ortak koştukları derler ki: “Siz bize ibadet etmiyordunuz.” | |||||
| 24 | Yunus 105. Ayet (10:105:0) | الْمُشْرِك۪ينَ | المشركين | l-muşrikîn(e) | ortak koşanlar- | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 105,106. Yine bana şöyle emredildi: “Hakka yönelen bir kimse olarak yüzünü dîne çevir. Sakın Allah’a ortak koşanlardan olma. Allah’ı bırakıp da sana ne fayda ve ne de zarar verebilecek olan şeylere yalvarma. Eğer böyle yaparsan, şüphesiz ki sen zâlimlerden olursun.” | |||||
| 25 | Yusuf 108. Ayet (12:108:17) | الْمُشْرِك۪ينَ | المشركين | l-muşrikîn(e) | ortak koşanlar- | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “İşte bu benim yolumdur. Ben ve bana uyanlar bilerek Allah’a çağırırız. Allah’ın şanı yücedir. Ben, Allah’a ortak koşanlardan değilim.” | |||||
| 26 | Hicr 94. Ayet (15:94:6) | الْمُشْرِك۪ينَ | المشركين | l-muşrikîn(e) | ortak koşanlar | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Muhammed! Şimdi sen, sana emrolunanı açıkça ortaya koy ve Allah’a ortak koşanlara aldırış etme. | |||||
| 27 | Nahl 35. Ayet (16:35:3) | اَشْرَكُوا | اشركوا | eşrakû | ortak koşan(lar) | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ortak koşanlar, dediler ki: “Allah dileseydi ne biz, ne de atalarımız O’ndan başka hiçbir şeye tapmazdık, O’nun emri olmadan hiçbir şeyi de haram kılmazdık.” Kendilerinden öncekiler de böyle yapmıştı. Peygamberlere düşen sadece apaçık bir tebliğdir. | |||||
| 28 | Nahl 86. Ayet (16:86:4) | اَشْرَكُوا | اشركوا | eşrakû | ortak koşanlar | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ortak koşanlar, ortaklarını gördüklerinde diyecekler ki: “Rabbimiz! Bunlar, seni bırakıp kendilerine tapmış olduğumuz ortaklarımızdır.” Koştukları ortaklar da onlara: “Siz elbette yalancılarsınız” diye laf atacaklar. | |||||
| 29 | Nahl 100. Ayet (16:100:9) | مُشْرِكُونَ۟ | مشركون | muşrikûn(e) | ortak koşan(lar) | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şeytanın hâkimiyeti, sadece onu dost edinenler ve Allah’a ortak koşanlar üzerindedir. | |||||
| 30 | Nahl 120. Ayet (16:120:11) | الْمُشْرِك۪ينَۙ | المشركين | l-muşrikîn(e) | ortak koşanlar- | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz İbrahim, Allah’a itaat eden, hakka yönelen bir önder idi. Allah’a ortak koşanlardan değildi. | |||||
| 31 | Nahl 123. Ayet (16:123:12) | الْمُشْرِك۪ينَ | المشركين | l-muşrikîn(e) | ortak koşanlar- | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra da sana, “Hakka yönelen İbrahim’in dinine uy. O, Allah’a ortak koşanlardan değildi” diye vahyettik. | |||||
| 32 | Hacc 17. Ayet (22:17:10) | اَشْرَكُواۗ | اشركوا | eşrakû | ortak koşanlar | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz, iman edenler, Yahudiler, Sâbiîler, Hıristiyanlar, Mecûsiler ve Allah’a ortak koşanlar var ya; Allah, kıyamet günü onların aralarında mutlaka hüküm verecektir. Çünkü Allah, her şeye şahittir. | |||||
| 33 | Kasas 87. Ayet (28:87:16) | الْمُشْرِك۪ينَۚ | المشركين | l-muşrikîn(e) | ortak koşanlar- | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın âyetleri sana indirildikten sonra, sakın seni onlardan çevirmesinler. Rabbine çağır ve sakın Allah’a ortak koşanlardan olma! | |||||
| 34 | Rum 31. Ayet (30:31:9) | الْمُشْرِك۪ينَۙ | المشركين | l-muşrikîn(e) | ortak koşanlar- | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 31,32. Allah’a yönelmiş kimseler olarak yüzünüzü hak dine çevirin, O’na karşı gelmekten sakının, namazı dosdoğru kılın ve müşriklerden; dinlerini darmadağınık edip grup grup olan kimselerden olmayın. (Ki onlardan) her bir grup kendi katındaki (dinî anlayış) ile sevinip böbürlenmektedir. | |||||
| 35 | Rum 42. Ayet (30:42:14) | مُشْرِك۪ينَ | مشركين | muşrikîn(e) | ortak koşanlardan | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Yeryüzünde dolaşın da önceki milletlerin sonlarının nasıl olduğuna bakın.” Onların çoğu Allah’a ortak koşan kimselerdi. | |||||
| 36 | Ahzab 73. Ayet (33:73:5) | وَالْمُشْرِك۪ينَ | والمشركين | vel-muşrikîne | ve ortak koşan erkeklere | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, münafık erkeklere ve münafık kadınlara, Allah’a ortak koşan erkeklere ve Allah’a ortak koşan kadınlara azap etmek; mü’min erkeklerin ve mü’min kadınların da tövbelerini kabul etmek için insana emaneti yüklemiştir. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 37 | Ahzab 73. Ayet (33:73:6) | وَالْمُشْرِكَاتِ | والمشركات | vel-muşrikâti | ve ortak koşan kadınlara | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, münafık erkeklere ve münafık kadınlara, Allah’a ortak koşan erkeklere ve Allah’a ortak koşan kadınlara azap etmek; mü’min erkeklerin ve mü’min kadınların da tövbelerini kabul etmek için insana emaneti yüklemiştir. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 38 | Fussilet 6. Ayet (41:6:16) | لِلْمُشْرِك۪ينَۙ | للمشركين | lil-muşrikîn(e) | ortak koşanların | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Ben de ancak sizin gibi bir insanım. Fakat bana ilâhınızın yalnızca bir tek ilâh olduğu vahyediliyor. Artık O’na yönelin ve O’ndan bağışlanma dileyin. Allah’a ortak koşanların vay hâline!” | |||||
| 39 | Şûrâ 13. Ayet (42:13:26) | الْمُشْرِك۪ينَ | المشركين | l-muşrikîne | ortak koşanlara | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin!” diye Nûh’a emrettiğini, sana vahyettiğini, İbrâhim’e, Mûsâ’ya ve İsâ’ya emrettiğini size de din kıldı. Fakat senin kendilerini çağırdığın şey (İslâm dini), Allah’a ortak koşanlara ağır geldi. Allah, ona dilediğini seçer. İçtenlikle kendine yönelenleri de ona ulaştırır. | |||||
| 40 | Fetih 6. Ayet (48:6:4) | وَالْمُشْرِك۪ينَ | والمشركين | vel-muşrikîne | ve ortak koşan erkeklere | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bir de, Allah’ın, hakkında kötü zanda bulunan münafık erkeklere ve münafık kadınlara, Allah’a ortak koşan erkeklere ve Allah’a ortak koşan kadınlara azap etmesi içindir. Kötülük girdabı onların başına olsun! Allah onlara gazap etmiş, onları lânetlemiş ve kendilerine cehennemi hazırlamıştır. Orası ne kötü bir varış yeridir! | |||||
| 41 | Fetih 6. Ayet (48:6:5) | وَالْمُشْرِكَاتِ | والمشركات | vel-muşrikâti | ve ortak koşan kadınlara | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bir de, Allah’ın, hakkında kötü zanda bulunan münafık erkeklere ve münafık kadınlara, Allah’a ortak koşan erkeklere ve Allah’a ortak koşan kadınlara azap etmesi içindir. Kötülük girdabı onların başına olsun! Allah onlara gazap etmiş, onları lânetlemiş ve kendilerine cehennemi hazırlamıştır. Orası ne kötü bir varış yeridir! | |||||
| 42 | Beyyine 6. Ayet (98:6:7) | وَالْمُشْرِك۪ينَ | والمشركين | vel-muşrikîne | ve ortak koşanlar | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz, inkâr eden kitap ehli ile Allah'a ortak koşanlar, içinde ebedî kalmak üzere cehennem ateşindedirler. İşte onlar yaratıkların en kötüsüdürler. | |||||