| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Kehf 52. Ayet (18:52:4) | شُرَكَٓاءِيَ | شركاءي | şurakâiye | benim ortaklarım | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Allah’ın, “Ortağım olduklarını iddia ettiklerinizi çağırın” diyeceği, onların da çağıracakları, fakat kendilerine (çağırdıklarının) cevap vermeyecekleri ve bizim de aralarına bir uçurum koyacağımız günü hatırla! | |||||
| 2 | Kasas 62. Ayet (28:62:5) | شُرَكَٓاءِيَ | شركاءي | şurakâiye | benim ortaklarım | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın onlara seslenerek, “Hani benim, var olduğunu iddia ettiğiniz ortaklarım?” diyeceği günü hatırla! | |||||
| 3 | Kasas 64. Ayet (28:64:3) | شُرَكَٓاءَكُمْ | شركاءكم | şurakâekum | koştuğunuz ortakları | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlara, “Haydi ortaklarınızı çağırın!” denir. Onlar da çağırırlar fakat ortakları onlara cevap veremez. Azabı görürler. Keşke onlar (dünyada iken) doğru yola gelselerdi. | |||||
| 4 | En'am 137. Ayet (6:137:8) | شُرَكَٓاؤُ۬هُمْ | شركاؤهم | şurakâuhum | ortakları | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yine bunun gibi, Allah’a ortak koşanların çoğuna, koştukları ortaklar, çocuklarını öldürmelerini güzel gösterdi ki; onları helâke sürüklesinler ve dinlerini karıştırıp onları yanıltsınlar. Eğer Rabbin dileseydi, bunu yapamazlardı. Artık sen onları uydurdukları ile baş başa bırak. | |||||
| 5 | Sebe' 27. Ayet (34:27:6) | شُرَكَٓاءَ | شركاء | şurakâ/(e) | ortakları | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Allah’a ortak tuttuklarınızı bana gösterin! Hayır! (Hiçbir şey Allah’a ortak olamaz.) Aksine O, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi Allah’tır.” | |||||
| 6 | Zümer 29. Ayet (39:29:6) | شُرَكَٓاءُ | شركاء | şurakâu | ortakları | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, birbiriyle çekişen ortak sahipleri bulunan bir (köle) adam ile yalnızca bir kişiye ait olan bir (köle) adamı örnek verdi. Bu iki adamın durumu hiç, bir olur mu?[470] Hamd Allah’a mahsustur. Hayır, onların çoğu bilmiyorlar. | |||||
| 7 | Şûrâ 21. Ayet (42:21:3) | شُرَكٰٓؤُ۬ا | شركؤا | şurakâu | ortakları | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa, Allah’ın izin vermediği bir dini kendilerine tutulacak yol kılan ortakları mı var? Eğer (cezaların ertelenmesine dair) kesin hükmü olmasaydı, derhal aralarında hüküm verilirdi. Şüphesiz, zâlimler için elem dolu bir azap vardır. | |||||
| 8 | Rum 13. Ayet (30:13:5) | شُرَكَٓائِهِمْ | شركائهم | şurakâihim | ortakları- | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onların, Allah’a koştukları ortaklardan kendileri için şefaatçılar da olmayacaktır. Artık onlar ortak koştukları şeyleri de inkâr ederler. | |||||
| 9 | Kalem 41. Ayet (68:41:3) | شُرَكَٓاءُۚۛ | شركاء | şurakâu | ortakları- | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa onların ortakları mı var? Doğru söyleyenler iseler, haydi getirsinler ortaklarını! | |||||
| 10 | Nahl 27. Ayet (16:27:7) | شُرَكَٓاءِيَ | شركاءي | şurakâ-iye | ortaklarım | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra kıyamet günü, Allah onları rezil edecek ve diyecek ki: “Uğrunda mücadele ettiğiniz ortaklarım nerede?!” Kendilerine ilim verilenler ise şöyle derler: “Şüphesiz bugün rezillik, aşağılık ve kötülük kâfirlerin üzerinedir.” | |||||
| 11 | Kasas 74. Ayet (28:74:5) | شُرَكَٓاءِيَ | شركاءي | şurakâiye | ortaklarım | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın, onlara seslenerek, “Hani benim, var olduğunu iddia ettiğiniz ortaklarım”? diyeceği günü hatırla. | |||||
| 12 | Fussilet 47. Ayet (41:47:22) | شُرَكَٓاء۪يۙ | شركاءي | şurakâi | ortaklarım | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kıyametin ne zaman kopacağına ilişkin bilgi O’na havale edilir. Meyveler tomurcuklarından ancak O’nun bilgisi altında çıkar, dişi ancak O’nun bilgisi altında hamile kalır ve doğurur. Allah onlara, “Nerede bana ortak koştuklarınız?” diye seslendiği gün şöyle derler: “Sana arz ederiz ki, içimizden onları gören hiçbir kimse yok.” | |||||
| 13 | Nahl 86. Ayet (16:86:9) | شُرَكَٓاؤُ۬نَا | شركاؤنا | şurakâunâ | ortaklarımız | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ortak koşanlar, ortaklarını gördüklerinde diyecekler ki: “Rabbimiz! Bunlar, seni bırakıp kendilerine tapmış olduğumuz ortaklarımızdır.” Koştukları ortaklar da onlara: “Siz elbette yalancılarsınız” diye laf atacaklar. | |||||
| 14 | En'am 136. Ayet (6:136:14) | لِشُرَكَٓائِنَاۚ | لشركائنا | li-şurakâinâ | ortaklarımızındır | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan O’na bir pay ayırdılar ve akıllarınca, “Şu, Allah için, şu da bizim ortaklarımız (putlarımız) için” dediler. Ortakları için olan Allah’ınkine eklenmiyor. Allah için olan ise ortaklarınkine ekleniyor.. Ne kötü hükmediyorlar![194] | |||||
| 15 | En'am 136. Ayet (6:136:28) | شُرَكَٓائِهِمْۜ | شركائهم | şurakâihim | ortaklarına | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan O’na bir pay ayırdılar ve akıllarınca, “Şu, Allah için, şu da bizim ortaklarımız (putlarımız) için” dediler. Ortakları için olan Allah’ınkine eklenmiyor. Allah için olan ise ortaklarınkine ekleniyor.. Ne kötü hükmediyorlar![194] | |||||
| 16 | En'am 136. Ayet (6:136:17) | لِشُرَكَٓائِهِمْ | لشركائهم | li-şurakâihim | ortaklarına ait | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan O’na bir pay ayırdılar ve akıllarınca, “Şu, Allah için, şu da bizim ortaklarımız (putlarımız) için” dediler. Ortakları için olan Allah’ınkine eklenmiyor. Allah için olan ise ortaklarınkine ekleniyor.. Ne kötü hükmediyorlar![194] | |||||
| 17 | Rum 13. Ayet (30:13:8) | بِشُرَكَٓائِهِمْ | بشركائهم | bi-şurakâihim | ortaklarını | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onların, Allah’a koştukları ortaklardan kendileri için şefaatçılar da olmayacaktır. Artık onlar ortak koştukları şeyleri de inkâr ederler. | |||||
| 18 | Kalem 41. Ayet (68:41:5) | بِشُرَكَٓائِهِمْ | بشركائهم | bi-şurakâihim | ortaklarını | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa onların ortakları mı var? Doğru söyleyenler iseler, haydi getirsinler ortaklarını! | |||||
| 19 | En'am 22. Ayet (6:22:9) | شُرَكَٓاؤُ۬كُمُ | شركاؤكم | şurakâukumu | ortaklarınız | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onları tümüyle (mahşere) toplayıp da Allah’a ortak koşanlara, “Nerede, ilâh olduklarını iddia ettiğiniz ortaklarınız?” diyeceğimiz günü hatırla. | |||||
| 20 | Rum 40. Ayet (30:40:12) | شُرَكَٓائِكُمْ | شركائكم | şurakâikum | ortaklarınız- | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, sizi yaratan, sonra size rızık veren, sonra sizi öldürecek ve daha sonra da diriltecek olandır. Allah’a koştuğunuz ortaklardan, bunlardan herhangi bir şeyi yapabilen var mı? O, onların ortak koştuklarından uzaktır, yücedir. | |||||
| 21 | Fâtır 40. Ayet (35:40:3) | شُرَكَٓاءَكُمُ | شركاءكم | şurakâekumu | ortaklarınızı | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Allah’ı bırakıp da taptığınız ortaklarınızı gördünüz mü? Gösterin bana, onlar yerden ne yaratmışlardır?” Yoksa onların göklerde bir ortaklıkları mı var? Yoksa kendilerine bir kitap verdik de, o kitaptan, açık bir delile mi sahip bulunuyorlar? Hayır, zalimler birbirlerine aldatmadan başka hiçbir şey vaad etmezler. | |||||
| 22 | Yunus 71. Ayet (10:71:0) | وَشُرَكَٓاءَكُمْ | وشركاءكم | ve şurakâekum | ortaklarınızla | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Nûh’un haberini onlara oku. Hani o, bir vakit kavmine şöyle demişti: “Ey kavmim! Eğer benim konumum ve Allah’ın âyetleriyle öğüt vermem size ağır geliyorsa, (biliniz ki) ben sadece Allah’a dayanıp güvenmişim. Artık siz de (bana) ne yapacağınızı ortaklarınızla beraber kararlaştırın ki, işiniz size dert olmasın! Bundan sonra bana hükmünüzü uygulayın; bana mühlet de vermeyin! | |||||