"rabbikum" Analizi

Arapça Okunuşu ve benzeşen aramasında 86 sonuç bulundu.
1 - 50 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 49. Ayet (2:49:17) رَبِّكُمْ ربكم rabbikum Rabbiniz- ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden (gelen) büyük bir imtihan vardı.
2 Bakara 76. Ayet (2:76:21) رَبِّكُمْۜ ربكم rabbikum Rabbiniz ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar iman edenlerle karşılaşınca, “İman ettik” derler. Birbirleriyle baş başa kaldıklarında da şöyle derler: “Rabbinizin huzurunda delil olarak kullanıp sizi sustursunlar diye mi, Allah’ın (Tevrat’ta) size bildirdiklerini onlara söylüyorsunuz? (Bu kadarcık şeye) akıl erdiremiyor musunuz?”
3 Bakara 105. Ayet (2:105:16) رَبِّكُمْۜ ربكم rabbikum rabbiniz- ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Ne Kitab ehlinden inkâr edenler ve ne de Allah’a ortak koşanlar, Rabbinizden size bir iyilik gelmesini isterler. Oysa Allah, rahmetini dilediğine tahsis eder. Allah, büyük lütuf sahibidir.
4 Bakara 178. Ayet (2:178:30) رَبِّكُمْ ربكم rabbikum Rabbiniz ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre karşı hür, köleye karşı köle, kadına karşı kadın kısas edilir. Ancak öldüren kimse, kardeşi (öldürülenin vârisi, velisi) tarafından affedilirse, aklın ve dinin gereklerine uygun yol izlemek ve güzellikle diyet ödemek gerekir. Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Bundan sonra tecavüzde bulunana elem dolu bir azap vardır.[48]
5 Bakara 198. Ayet (2:198:8) رَبِّكُمْۜ ربكم rabbikum Rabbinizin ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) (Hac mevsiminde ticaret yaparak) Rabbinizin lütuf ve keremini istemekte size bir günah yoktur. Arafat’tan ayrılıp (sel gibi Müzdelife’ye) akın ettiğinizde, Meş’ar-i Haram’da Allah’ı zikredin.[59] Onu, size gösterdiği gibi zikredin. Doğrusu siz onun yol göstermesinden önce yolunu şaşırmışlardan idiniz.
6 Bakara 248. Ayet (2:248:13) رَبِّكُمْ ربكم rabbikum Rabbiniz- ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Peygamberleri onlara şöyle dedi: “Onun hükümdarlığının alameti, size o sandığın gelmesidir.[68] Onda Rabbinizden bir güven duygusu ve huzur ile Mûsâ ailesinin, Hârûn ailesinin geriye bıraktığından kalıntılar vardır. Onu melekler taşımaktadır. Eğer inanmış kimselerseniz, bunda şüphesiz sizin için kesin bir delil vardır.”
7 Âl-i İmran 49. Ayet (3:49:10) رَبِّكُمْۙ ربكم rabbikum Rabbiniz- ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, onu İsrailoğullarına bir Peygamber olarak gönderecek (ve o da onlara şöyle diyecek): “Şüphesiz ben size Rabbinizden bir mucize getirdim. Ben çamurdan kuş şeklinde bir şey yapar, ona üflerim. O da Allah’ın izniyle hemen kuş oluverir. Körü ve alacalıyı iyileştiririm ve Allah’ın izniyle ölüleri diriltirim. Evlerinizde ne yiyip ne biriktirdiğinizi size haber veririm. Eğer mü’minler iseniz bunda sizin için elbette bir ibret vardır.”
8 Âl-i İmran 50. Ayet (3:50:16) رَبِّكُمْ ربكم rabbikum Rabbiniz- ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) “Benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı olarak ve size haram kılınan bazı şeyleri helâl kılmak için gönderildim ve Rabbiniz tarafından size bir mucize de getirdim. Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.”
9 Âl-i İmran 73. Ayet (3:73:21) رَبِّكُمْۜ ربكم rabbikum Rabbinizin ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) “Sizin dininize uyandan başkasına inanmayın” (dediler). De ki: “Şüphesiz hidayet, Allah’ın hidayetidir. Birine, size verilenin benzerinin verilmesinden veya Rabbinizin huzurunda aleyhinize deliller getireceklerinden ötürü mü (böyle söylüyorsunuz)?” De ki: “Lütuf Allah’ın elindedir. Onu dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.”
10 Âl-i İmran 133. Ayet (3:133:5) رَبِّكُمْ ربكم rabbikum Rabbiniz- ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbinizin bağışına, genişliği göklerle yer arası kadar olan ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için hazırlanmış bulunan cennete koşun.
11 Âl-i İmran 193. Ayet (3:193:9) بِرَبِّكُمْ بربكم bi-rabbikum Rabbinize ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) “Rabbimiz! Biz, ‘Rabbinize iman edin’ diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla. Kötülüklerimizi ört. Canımızı iyilerle beraber al.”
12 Nisâ 170. Ayet (4:170:9) رَبِّكُمْ ربكم rabbikum Rabbiniz- ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Ey insanlar! Peygamber size Rabbinizden hakkı (gerçeği) getirdi. O hâlde, kendi iyiliğiniz için iman edin. Eğer inkâr ederseniz bilin ki, göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
13 Nisâ 174. Ayet (4:174:8) رَبِّكُمْ ربكم rabbikum Rabbinizden ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Ey insanlar! Size Rabbinizden kesin bir delil (Hz. Muhammed) geldi ve size apaçık bir nur (Kur’an) indirdik.
14 Mâide 68. Ayet (5:68:16) رَبِّكُمْۜ ربكم rabbikum Rabbi'niz- ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Ey Kitap ehli! Tevrat’ı, İncil’i ve Rabbinizden size indirileni (Kur’an’ı) uygulamadıkça hiçbir şey üzere değilsiniz.” Andolsun ki sana Rabbinden indirilen bu Kur’an, onlardan çoğunun taşkınlık ve küfrünü artıracaktır. Öyle ise o kâfirler toplumu için üzülme.
15 En'am 104. Ayet (6:104:5) رَبِّكُمْۚ ربكم rabbikum Rabbiniz- ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbinizden size gerçekleri gösteren deliller[188] geldi. Artık kim gözünü açar hakkı idrak ederse kendi yararına, kim de (hakkın karşısında) körlük ederse kendi zararınadır. Ben başınızda bekçi değilim.
16 En'am 157. Ayet (6:157:15) رَبِّكُمْ ربكم rabbikum Rabbiniz- ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) 156,157. “Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (yahudilere ve hıristiyanlara) indirildi. Biz onların okumalarından habersiz idik” demeyesiniz, yahut, “Eğer bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk” demeyesiniz, diye bu Kur’an’ı indirdik. İşte size Rabbinizden açıkça bir delil, bir hidayet ve bir rahmet geldi. Artık Allah’ın âyetlerini yalanlayan ve (insanları) onlardan çeviren kimseden daha zalim kimdir!? İnsanları âyetlerimizden alıkoymaya kalkışanları, yapmakta oldukları engellemeden dolayı azabın en kötüsü ile cezalandıracağız.
17 En'am 164. Ayet (6:164:23) رَبِّكُمْ ربكم rabbikum Rabbinizedir ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Her şeyin Rabbi O iken ben başka bir Rab mı arayayım? Herkes günahı yalnız kendi aleyhine kazanır. Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın günah yükünü yüklenmez.[209] Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O size, ihtilaf etmekte olduğunuz şeyleri haber verecektir.
18 A'raf 3. Ayet (7:3:6) رَبِّكُمْ ربكم rabbikum Rabbiniz- ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbinizden size indirilene uyun. Onu bırakıp başka dostlara uymayın. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!
19 A'raf 63. Ayet (7:63:6) رَبِّكُمْ ربكم rabbikum Rabbiniz- ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Sizi uyarması ve sizin de Allah’a karşı gelmekten sakınıp rahmete ulaşmanız için, içinizden bir adam aracılığı ile Rabbinizden size bir zikir (vahiy ve öğüt) gelmesine şaştınız mı?
20 A'raf 69. Ayet (7:69:6) رَبِّكُمْ ربكم rabbikum Rabbiniz ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) “Sizi uyarması için içinizden bir adam aracılığıyla Rabbinizden size bir zikir (vahy ve öğüt) gelmesine şaştınız mı? Hatırlayın ki, Allah sizi Nûh kavminden sonra onların yerine getirdi ve sizi yaratılış itibariyle daha güçlü kıldı. Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki kurtuluşa eresiniz.”
21 A'raf 71. Ayet (7:71:6) رَبِّكُمْ ربكم rabbikum Rabbiniz- ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Hûd, “Artık size Rabbinizden bir azap ve öfke inmiştir. Allah’ın, haklarında hiçbir delil indirmediği, yalnızca sizin ve babalarınızın uydurduğu birtakım isimler (düzmece tanrılar) hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? Öyleyse (başınıza geleceği) bekleyin! Ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim!” dedi.
22 A'raf 73. Ayet (7:73:19) رَبِّكُمْۜ ربكم rabbikum Rabbiniz ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Semûd kavmine de kardeşleri Salih’i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka bir ilâh yoktur. Gerçekten size Rabbinizden (benim peygamber olduğumu gösterecek) açık bir delil geldi. İşte size bir mucize olarak Allah’ın şu devesi.. Bırakın onu da Allah’ın mülkünde yesin, içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin. Yoksa sizi elem dolu bir azap yakalar.”
23 A'raf 85. Ayet (7:85:19) رَبِّكُمْ ربكم rabbikum Rabbiniz- ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Medyen halkına da kardeşleri Şu’ayb’ı peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Rabbinizden size açık bir delil gelmiştir. Artık ölçüyü ve tartıyı tam yapın. İnsanların mallarını eksiltmeyin. Düzene sokulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk etmeyin. İnananlar iseniz bunlar sizin için hayırlıdır.”
24 A'raf 105. Ayet (7:105:14) رَبِّكُمْ ربكم rabbikum Rabbiniz- ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Bana, Allah’a karşı sadece gerçeği söylemem yaraşır. Ben size Rabbinizden açık bir delil (mucize) getirdim. Artık İsrailoğullarını benimle gönder.[223]
25 A'raf 141. Ayet (7:141:17) رَبِّكُمْ ربكم rabbikum Rabbiniz ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Hani sizi Firavun ailesinden kurtarmıştık. Onlar size en kötü işkenceyi uyguluyorlardı. Oğullarınızı öldürüyor, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunda size Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardı.
26 A'raf 150. Ayet (7:150:0) رَبِّكُمْۚ ربكم rabbikum Rabbinizin ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, kavmine kızgın ve üzgün olarak döndüğünde, “Benden sonra arkamdan ne kötü işler yaptınız! Rabbinizin emrini beklemeyip acele mi ettiniz?” dedi. (Öfkesinden) levhaları attı ve kardeşinin saçından tuttu, onu kendine doğru çekmeye başladı. (Kardeşi) “Ey anam oğlu” dedi, “Kavim beni güçsüz buldu. Az kalsın beni öldürüyorlardı. Sen de bana böyle davranarak düşmanları sevindirme. Beni o zalimler topluluğu ile bir tutma.”
27 A'raf 164. Ayet (7:164:0) رَبِّكُمْ ربكم rabbikum Rabbinize ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Hani onlardan bir topluluk demişti ki: “Siz, Allah’ın helâk edeceği veya şiddetli bir azaba uğratacağı bir kavme ne diye (boş yere) öğüt veriyorsunuz?” Onlar da, “Rabbinize bir mazeret beyan etmek için, bir de belki Allah’a karşı gelmekten sakınırlar diye (öğüt veriyoruz)” demişlerdi.
28 A'raf 172. Ayet (7:172:0) بِرَبِّكُمْۜ بربكم bi-rabbikum sizin Rabbiniz ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Hani Rabbin (ezelde) Âdemoğullarının sulplerinden zürriyetlerini almış, onları kendilerine karşı şahit tutarak, “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” demişti. Onlar da, “Evet, şahit olduk (ki Rabbimizsin)” demişlerdi. Böyle yapmamız kıyamet günü, “Biz bundan habersizdik” dememeniz içindir.
29 A'raf 203. Ayet (7:203:0) رَبِّكُمْ ربكم rabbikum Rabbiniz- ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Onlara (istedikleri) bir âyet getirmediğin zaman (alay ederek) derler ki: “Onu (da) bir yerlerden derleyip toplasaydın ya.” De ki: “Ben ancak Rabbimden bana vahyedilene uymaktayım. Bu (Kur’an âyetleri), Rabbinizden gelen basiretlerdir (Gönül gözlerini aydınlatan nurlardır). İman edecek bir topluluk için bir hidayet kaynağı ve bir rahmettir.”
30 Yunus 57. Ayet (10:57:0) رَبِّكُمْ ربكم rabbikum Rabbinizden ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Ey insanlar! İşte size Rabbinizden bir öğüt, kalplere bir şifâ ve inananlar için yol gösterici bir rehber ve rahmet (olan Kur’an) geldi.
31 Yunus 108. Ayet (10:108:0) رَبِّكُمْۚ ربكم rabbikum Rabbiniz- ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Ey insanlar, size Rabbinizden gerçek (Kur’an) gelmiştir. Artık kim doğru yola girerse, ancak kendisi için girer. Kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapar. Ben sizden sorumlu değilim.”
32 Hûd 56. Ayet (11:56:6) وَرَبِّكُمْۜ وربكم ve rabbikum ve sizin Rabbiniz olan ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) “İşte ben, hem benim, hem sizin Rabbiniz olan Allah’a dayandım. Yeryüzünde bulunan hiçbir canlı yoktur ki, Allah, onun perçeminden tutmuş olmasın.[275] Şüphesiz Rabbim dosdoğru bir yol üzerindedir.”
33 Ra'd 2. Ayet (13:2:25) رَبِّكُمْ ربكم rabbikum Rabbinizle ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, gökleri gördüğünüz herhangi bir direk olmadan yükselten, sonra Arş’a[288] kurulan, güneşi ve ayı buyruğu altına alandır. Bunların hepsi belli bir zamana kadar akıp gitmektedir. O, her işi (hakkıyla) düzenler, yürütür, âyetleri ayrı ayrı açıklar ki Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanasınız.
34 İbrahim 6. Ayet (14:6:25) رَبِّكُمْ ربكم rabbikum Rabbiniz- ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Hani Mûsâ kavmine, “Allah’ın size olan nimetini anın. Hani O sizi, Firavun ailesinden kurtarmıştı. Onlar sizi işkencenin en ağırına uğratıyorlar, oğullarınızı boğazlayıp kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. İşte bunda size Rabbinizden büyük bir imtihan vardır” demişti.
35 İsrâ 12. Ayet (17:12:15) رَبِّكُمْ ربكم rabbikum Rabbinizin ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Biz geceyi ve gündüzü (kudretimizi gösteren) iki alâmet yaptık. Rabbinizden lütuf isteyesiniz, yılların sayısını ve hesabını bilesiniz diye gece alametini giderip gündüz alametini aydınlatıcı kıldık. İşte biz her şeyi açıkça anlattık.
36 Kehf 29. Ayet (18:29:4) رَبِّكُمْ ربكم rabbikum Rabbiniz- ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Hak, Rabbinizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin.” Biz zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki, onun alevden duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır. (Susuzluktan) feryat edip yardım dilediklerinde, maden eriyiği gibi, yüzleri yakıp kavuran bir su ile kendilerine yardım edilir. O ne kötü bir içecektir! Cehennem ne korkunç bir yaslanacak yerdir.[328]
37 Tâhâ 86. Ayet (20:86:25) رَبِّكُمْ ربكم rabbikum Rabbiniz- ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Bunun üzerine Mûsâ, öfke dolu ve üzgün bir hâlde halkına döndü. “Ey kavmim! Rabbiniz, size güzel bir vaadde bulunmadı mı? (Ayrılışımdan sonra) çok zaman mı geçti, yoksa üzerinize Rabbinizden bir gazap inmesini mi istediniz de bana verdiğiniz söze uymadınız (ve buzağıya taptınız)?” dedi.
38 Secde 11. Ayet (32:11:10) رَبِّكُمْ ربكم rabbikum Rabbinize ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Sizin için görevlendirilen ölüm meleği canınızı alacak, sonra Rabbinize döndürüleceksiniz.”
39 Sebe' 15. Ayet (34:15:14) رَبِّكُمْ ربكم rabbikum Rabbinizin ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, Sebe’ halkı için kendi yurtlarında bir ibret vardı: Biri sağda biri solda iki bahçe bulunuyordu. Onlara şöyle denilmişti: “Rabbinizin rızkından yiyin ve O’na şükredin. Beldeniz güzel bir belde, Rabbiniz de çok bağışlayıcı bir Rabdir.”
40 Yâsîn 25. Ayet (36:25:3) بِرَبِّكُمْ بربكم bi-rabbikum sizin Rabbinize ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) “Şüphesiz ben sizin Rabbinize inandım. Gelin, beni dinleyin!”
41 Zümer 7. Ayet (39:7:22) رَبِّكُمْ ربكم rabbikum Rabbinizedir ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer inkâr ederseniz, şüphesiz ki Allah sizin iman etmenize muhtaç değildir. Ama kullarının inkâr etmesine razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizin için buna razı olur. Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü yüklenmez. Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O da size yaptıklarınızı haber verir. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir.
42 Zümer 31. Ayet (39:31:6) رَبِّكُمْ ربكم rabbikum Rabbinizin ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra şüphesiz siz kıyamet günü Rabbinizin huzurunda muhakeme edileceksiniz.
43 Zümer 54. Ayet (39:54:3) رَبِّكُمْ ربكم rabbikum Rabbinize ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Azap size gelmeden önce Rabbinize dönün ve O’na teslim olun. Sonra size yardım edilmez.
44 Zümer 55. Ayet (39:55:7) رَبِّكُمْ ربكم rabbikum Rabbiniz- ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) 55,56. Farkında olmadan azap size ansızın gelmeden önce, Rabbinizden size indirilenin en güzeline uyun ki, kişi, “Allah’ın yanında, işlediğim kusurlardan dolayı vay hâlime! Gerçekten ben alay edenlerden idim” demesin.
45 Zümer 71. Ayet (39:71:22) رَبِّكُمْ ربكم rabbikum Rabbinizin ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr edenler grup grup cehenneme sevk edilirler. Cehenneme vardıklarında oranın kapıları açılır ve cehennem bekçileri onlara şöyle derler: “Size içinizden, Rabbinizin âyetlerini size okuyan ve bu gününüze kavuşacağınıza dair sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?” Onlar da, “Evet geldi” derler. Fakat inkârcılar hakkında azap sözü gerçekleşmiştir.
46 Mü'min 27. Ayet (40:27:6) وَرَبِّكُمْ وربكم ve rabbikum ve sizin de Rabbinize ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ da, “Ben, hesap gününe inanmayan her kibirliden, benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah’a sığınırım” dedi.
47 Mü'min 28. Ayet (40:28:19) رَبِّكُمْۜ ربكم rabbikum Rabbiniz- ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Firavun ailesinden, imanını gizlemekte olan mü’min bir adam şöyle dedi: “Rabbim Allah’tır, dediği için bir adamı öldürecek misiniz? Hâlbuki o, size Rabbinizden apaçık mucizeler getirdi. Eğer yalancı ise, yalanı kendi aleyhinedir. Eğer doğru söylüyorsa, sizi tehdit ettiği şeylerin bir kısmı başınıza gelecektir. Şüphesiz Allah, aşırı giden, yalancılık eden kimseyi doğru yola eriştirmez.”
48 Fussilet 23. Ayet (41:23:5) بِرَبِّكُمْ بربكم bi-rabbikum Rabbinize karşı ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) “İşte bu sizin, Rabbiniz hakkında beslediğiniz zannınızdır. O, sizi mahvetti de ziyâna uğrayanlardan oldunuz.”
49 Şûrâ 47. Ayet (42:47:2) لِرَبِّكُمْ لربكم li-rabbikum Rabbinize ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’tan, geri çevrilmesi imkânsız olan bir gün gelmeden önce, Rabbinizin çağrısına uyun. O gün sizin için ne sığınacak bir yer vardır, ne de (günahlarınızı) inkâr edebilirsiniz!
50 Zuhruf 13. Ayet (43:13:7) رَبِّكُمْ ربكم rabbikum Rabbinizin ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) 12,13,14. O, bütün çiftleri yaratan, üzerlerine kurulasınız, sonra da, kurulduğunuzda, Rabbinizin nimetini hatırlayasınız ve “Bunu hizmetimize veren Allah’ın şanı yücedir. Bunlara bizim gücümüz yetmezdi. Şüphesiz biz Rabbimize döneceğiz” diyesiniz diye sizin için bindiğiniz gemileri ve hayvanları yaratandır.