| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Nisâ 61. Ayet (4:61:11) | رَاَيْتَ | رايت | raeyte | görürsün | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Münafıklara, “Allah’ın indirdiğine (Kur’an’a) ve Peygambere gelin” dendiği zaman, onların senden büsbütün uzaklaştıklarını görürsün. | |||||
| 2 | En'am 40. Ayet (6:40:2) | اَرَاَيْتَكُمْ | ارايتكم | eraeytekum | gördünüz mü? | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) De ki: “Söyleyin bakalım. Acaba size Allah’ın azabı gelse veya size kıyamet saati gelip çatsa (böyle bir durumda) siz Allah’tan başkasını mı çağırırsınız? Eğer (putların size yararı dokunduğu iddianızda) doğru söyleyenlerseniz (haydi onları yardıma çağırın). | |||||
| 3 | En'am 47. Ayet (6:47:2) | اَرَاَيْتَكُمْ | ارايتكم | eraeytekum | söyleyin bana | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Ne dersiniz, Allah’ın azabı size beklenmedik bir anda veya açıktan açığa gelse, zalimler toplumundan başkası mı helâk edilecek?” | |||||
| 4 | En'am 68. Ayet (6:68:2) | رَاَيْتَ | رايت | raeyte | gördüğün | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Âyetlerimiz hakkında dedikoduya dalanları gördüğün vakit başka bir söze dalıncaya kadar onlardan yüz çevir, uzaklaş. Şayet şeytan sana unutturursa hatırladıktan sonra (kalk), o zalimler grubu ile beraber oturma.[180] | |||||
| 5 | İsrâ 62. Ayet (17:62:2) | اَرَاَيْتَكَ | ارايتك | eraeyteke | gördün mü? | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yine demişti ki: “Benden üstün tuttuğun kişi bu mu, söyler misin? Andolsun eğer beni kıyamete kadar ertelersen, onun soyunu, pek azı hariç, (azdırarak) kontrolüm altına alacağım.” | |||||
| 6 | Kehf 63. Ayet (18:63:2) | اَرَاَيْتَ | ارايت | eraeyte | gördün mü? | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Genç, “Gördün mü! Kayaya sığındığımız sırada balığı unutmuşum. –Doğrusu onu sana söylememi bana ancak şeytan unutturdu- Balık şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti” dedi. | |||||
| 7 | Meryem 77. Ayet (19:77:1) | اَفَرَاَيْتَ | افرايت | efe-raeyte | gördün mü? | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Âyetlerimizi inkâr edip “Bana elbette mal ve evlat verilecek!” diyen kimseyi gördün mü?[350] | |||||
| 8 | Tâhâ 92. Ayet (20:92:7) | رَاَيْتَهُمْ | رايتهم | raeytehum | gördüğünde onların | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 92,93. Mûsâ, (Tûr’dan dönünce) şöyle dedi: “Ey Hârûn! Saptıklarını gördüğün zaman bana uymana ne engel oldu? Yoksa emrime karşı mı geldin?” | |||||
| 9 | Furkan 43. Ayet (25:43:1) | اَرَاَيْتَ | ارايت | eraeyte | gördün mü? | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendi nefsinin arzusunu kendisine ilâh edineni gördün mü? Ona sen mi vekil olacaksın? | |||||
| 10 | Şu'arâ 205. Ayet (26:205:1) | اَفَرَاَيْتَ | افرايت | efe-raeyte | gördün mü? | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Muhammed! Ne dersin; biz onları yıllarca (dünya nimetlerinden) yararlandırsak, | |||||
| 11 | Ahzab 19. Ayet (33:19:6) | رَاَيْتَهُمْ | رايتهم | raeytehum | görürsün | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 18,19. Şüphesiz Allah içinizden, savaştan alıkoyanları ve kardeşlerine, “Bize gelin” diyenleri biliyor. Size katkıda cimri davranarak savaşa pek az gelirler. Korku geldiğinde ise, üzerine ölüm baygınlığı çökmüş kimse gibi gözleri dönerek sana baktıklarını görürsün. Korku gidince de ganimete karşı aşırı düşkünlük göstererek sizi keskin dillerle incitirler. İşte onlar iman etmediler. Allah da onların amellerini boşa çıkardı. Bu, Allah’a kolaydır. | |||||
| 12 | Câsiye 23. Ayet (45:23:1) | اَفَرَاَيْتَ | افرايت | efe-raeyte | gördün mü? | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Nefsinin arzusunu ilâh edinen, Allah’ın; (hâlini) bildiği için saptırdığı ve kulağını ve kalbini mühürlediği, gözüne de perde çektiği kimseyi gördün mü? Şimdi onu Allah’tan başka kim doğru yola eriştirebilir? Hâlâ düşünüp ibret almayacak mısınız? | |||||
| 13 | Muhammed 20. Ayet (47:20:14) | رَاَيْتَ | رايت | raeyte | görürsün | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnananlar, “Keşke bir sûre indirilse!” derler. Fakat hükmü apaçık bir sûre indirilip de onda savaştan söz edilince; kalplerinde hastalık olanların, ölüm baygınlığına girmiş kimsenin bakışı gibi sana baktıklarını görürsün. O da onlara pek yakındır. | |||||
| 14 | Necm 33. Ayet (53:33:1) | اَفَرَاَيْتَ | افرايت | efe-raeyte | gördün mü? | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 33,34. Şimdi yüz çevireni; pek az verip de kaskatı cimrileşeni gördün mü? | |||||
| 15 | Haşr 21. Ayet (59:21:7) | لَرَاَيْتَهُ | لرايته | le-raeytehu | onu görürdün | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer biz, bu Kur’an’ı bir dağa indirseydik, elbette sen onu Allah korkusundan başını eğerek parça parça olmuş görürdün. İşte misaller! Biz onları insanlara düşünsünler diye veriyoruz. | |||||
| 16 | Münafikun 4. Ayet (63:4:2) | رَاَيْتَهُمْ | رايتهم | raeytehum | onları gördüğün | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider. Konuşurlarsa sözlerine kulak verirsin. Onlar sanki elbise giydirilmiş kereste gibidirler. Her kuvvetli sesi kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandır, onlardan sakın! Allah onları kahretsin! Nasıl da (haktan) çevriliyorlar! | |||||
| 17 | Münafikun 5. Ayet (63:5:11) | وَرَاَيْتَهُمْ | ورايتهم | ve raeytehum | ve onları görürsün | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O münafıklara, “Gelin, Allah’ın Resûlü sizin için bağışlama dilesin” denildiği zaman başlarını çevirirler ve sen onların büyüklük taslayarak uzaklaştıklarını görürsün. | |||||
| 18 | İnsân 19. Ayet (76:19:6) | رَاَيْتَهُمْ | رايتهم | raeytehum | onları görsen | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Çevrelerinde, gördüğünde saçılmış inciler sanacağın, hep aynı gençlik ve güzellikte kalacak hizmetçiler dolaşır. | |||||
| 19 | İnsân 20. Ayet (76:20:2) | رَاَيْتَ | رايت | raeyte | baktığın | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Orada, görünce (sonsuz) nimetler ve büyük bir mülk (hükümranlık) görürsün. | |||||
| 20 | İnsân 20. Ayet (76:20:4) | رَاَيْتَ | رايت | raeyte | görürsün | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Orada, görünce (sonsuz) nimetler ve büyük bir mülk (hükümranlık) görürsün. | |||||
| 21 | Alak 9. Ayet (96:9:1) | اَرَاَيْتَ | ارايت | eraeyte | gördün mü? | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 9,10. Sen, namaz kıldığında kulu (bundan) engelleyeni gördün mü?[589] | |||||
| 22 | Alak 11. Ayet (96:11:1) | اَرَاَيْتَ | ارايت | eraeyte | gördün mü? | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 11,12. Ne dersin, ya o (engellenen kul) hidâyet üzere ise; ya da takvayı (Allah’a karşı gelmekten sakınmayı) emrediyorsa!? | |||||
| 23 | Alak 13. Ayet (96:13:1) | اَرَاَيْتَ | ارايت | eraeyte | gördün mü? | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ne dersin engelleyen, Peygamberi yalanlamış ve yüz çevirmişse!? | |||||
| 24 | Nasr 2. Ayet (110:2:1) | وَرَاَيْتَ | ورايت | ve raeyte | ve gördüğün (zaman) | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 1,2,3. Allah’ın yardımı ve fetih (Mekke fethi) geldiğinde ve insanların bölük bölük Allah’ın dinine girdiğini gördüğünde, Rabbine hamd ederek tespihte bulun ve O’ndan bağışlama dile. Çünkü O, tövbeleri çok kabul edendir. | |||||