| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Âl-i İmran 172. Ayet (3:172:4) | وَالرَّسُولِ | والرسول | ve-rrasûli | ve Elçinin | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar yaralandıktan sonra Allah’ın ve Peygamberinin davetine uyan kimselerdir. Onlardan güzel davranıp iyilik edenlere ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlara büyük bir mükâfat vardır. | |||||
| 2 | Nisâ 59. Ayet (4:59:19) | وَالرَّسُولِ | والرسول | ve-rrasûli | ve Elçiye | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Peygamber’e itaat edin ve sizden olan ulu’l-emre (idarecilere) de. Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düştüğünüz takdirde, Allah’a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resûlüne arz edin.[123] Bu, daha iyidir, sonuç bakımından da daha güzeldir. | |||||
| 3 | Nisâ 61. Ayet (4:61:10) | الرَّسُولِ | الرسول | rrasûli | Elçiye | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Münafıklara, “Allah’ın indirdiğine (Kur’an’a) ve Peygambere gelin” dendiği zaman, onların senden büsbütün uzaklaştıklarını görürsün. | |||||
| 4 | Nisâ 83. Ayet (4:83:13) | الرَّسُولِ | الرسول | rrasûli | Elçi'ye | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendilerine güvenlik (barış) veya korku (savaş) ile ilgili bir haber geldiğinde onu yayarlar. Hâlbuki onu peygambere ve içlerinden yetki sahibi kimselere götürselerdi, elbette bunlardan, onu değerlendirip sonuç (hüküm) çıkarabilecek nitelikte olanları onu anlayıp bilirlerdi. Allah’ın size lütfu ve merhameti olmasaydı, pek azınız hariç, muhakkak şeytana uyardınız. | |||||
| 5 | Mâide 83. Ayet (5:83:6) | الرَّسُولِ | الرسول | rrasûli | Elçi'ye | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Peygamber’e indirileni (Kur’an’ı) dinledikleri zaman hakkı tanımalarından dolayı gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. “Ey Rabbimiz! İnandık. Artık bizi (hakikate) şahitlik edenler (Muhammed’in ümmeti) ile[156] beraber yaz” derler. | |||||
| 6 | Mâide 99. Ayet (5:99:3) | الرَّسُولِ | الرسول | rrasûli | Elçi'nin | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Peygamberin üzerine düşen ancak tebliğdir. Allah, sizin açıkladığınızı da, gizlediğinizi de bilir. | |||||
| 7 | Mâide 104. Ayet (5:104:10) | الرَّسُولِ | الرسول | rrasûli | Elçi'ye | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlara, “Allah’ın indirdiğine (Kur’an’a) ve Peygamber’e gelin” denildiğinde onlar, “Babalarımızı üzerinde bulduğumuz din bize yeter” derler. Peki ya babaları bir şey bilmiyor ve doğru yolu bulamamış olsalar da mı? | |||||
| 8 | Enfal 24. Ayet (8:24:0) | وَلِلرَّسُولِ | وللرسول | ve lirrasûli | ve Elçisinin | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah’ın ve Resûlü’nün çağrısına uyun ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Yine bilin ki, O’nun huzurunda toplanacaksınız. | |||||
| 9 | Enfal 41. Ayet (8:41:0) | وَلِلرَّسُولِ | وللرسول | ve lirrasûli | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bilin ki, ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri mutlaka Allah’a, Peygamber’e, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Eğer Allah’a; hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün, (yani) iki ordunun (Bedir’de) karşılaştığı gün kulumuza indirdiklerimize[251] inandıysanız (bunu böyle bilin). Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir. | |||||
| 10 | Tevbe 13. Ayet (9:13:0) | الرَّسُولِ | الرسول | rrasûli | Elçiyi | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yeminlerini bozan, peygamberi yurdundan çıkarmaya kalkışan ve üstelik size tecavüzü ilk defa kendileri başlatan bir kavimle savaşmaz mısınız? Yoksa onlardan korkuyor musunuz? Oysa Allah, -eğer siz gerçek mü’minler iseniz- kendisinden korkmanıza daha lâyıktır. | |||||
| 11 | Tâhâ 96. Ayet (20:96:11) | الرَّسُولِ | الرسول | rrasûli | Elçinin | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sâmirî, şöyle dedi: “Ben onların görmediği şeyi gördüm. Elçinin izinden bir avuç avuçladım da onu attım. Böyle yapmayı bana nefsim güzel gösterdi.” | |||||
| 12 | Nûr 47. Ayet (24:47:4) | وَبِالرَّسُولِ | وبالرسول | ve bi-rrasûli | ve Rasule | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Münâfıklar), “Allah’a ve peygambere inandık ve itaat ettik” derler. Sonra da onların bir kısmı bunun ardından yüz çevirirler. Hâlbuki onlar inanmış değillerdir. | |||||
| 13 | Nûr 54. Ayet (24:54:20) | الرَّسُولِ | الرسول | -rrasûli | Rasule | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Allah’a itaat edin, peygambere itaat edin” de. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki ona yüklenen sorumluluğu ancak ona ait; size yüklenen görevin sorumluluğu da yalnızca size aittir. Eğer ona itaat ederseniz doğru yola erersiniz. Peygambere düşen ancak apaçık bir tebliğdir. | |||||
| 14 | Nûr 63. Ayet (24:63:4) | الرَّسُولِ | الرسول | rrasûli | Rasulün | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey inananlar!) Peygamberin (sizi) çağırmasını aranızda birbirinizi çağırmanız gibi tutmayın. İçinizden biribirini siper ederek sıvışıp gidenleri Allah gerçekten bilir. Artık onun emrine muhalefet edenler, başlarına bir belânın gelmesinden veya elem dolu bir azaba uğramaktan sakınsınlar. | |||||
| 15 | Furkan 7. Ayet (25:7:4) | الرَّسُولِ | الرسول | rrasûli | elçiye | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dediler ki: “Bu ne biçim peygamber ki yemek yer, çarşıda pazarda dolaşır. Ona bir melek indirilseydi de, bu onunla beraber bir uyarıcı olsaydı ya!” | |||||
| 16 | Furkan 27. Ayet (25:27:11) | الرَّسُولِ | الرسول | rrasûli | elçiyle | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün zalim kimse, (çaresizlik içinde) ellerini ısırıp şöyle diyecektir: “Ne olurdu ben de peygamberle beraber aynı yolu tutsaydım!” | |||||
| 17 | Ankebut 18. Ayet (29:18:10) | الرَّسُولِ | الرسول | rrasûli | elçiye | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Eğer siz yalanlarsanız bilin ki, sizden önce geçen birtakım ümmetler de yalanlamışlardı. Peygambere düşen apaçık tebliğden başka bir şey değildir.” | |||||
| 18 | Mücadele 8. Ayet (58:8:17) | الرَّسُولِۘ | الرسول | rrasûli | Elçiye | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gizlice konuşmaktan menedilip de, menedildikleri şeyi işleyen ve günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşanları görmedin mi? Sana geldiklerinde Allah’ın seni selâmlamadığı selâmla selâmlıyorlar. İçlerinden de, “Söylediklerimizden dolayı Allah bize azap etse ya!” diyorlar. Cehennem onlara yeter! Oraya girecekler. Ne kötü varış yeridir orası![530] | |||||
| 19 | Mücadele 9. Ayet (58:9:12) | الرَّسُولِ | الرسول | rrasûli | Elçiye | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Siz baş başa gizlice konuştuğunuz zaman, günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşmayın. İyilik ve takvayı konuşun ve huzuruna toplanacağınız Allah’a karşı gelmekten sakının. | |||||
| 20 | Haşr 7. Ayet (59:7:10) | وَلِلرَّسُولِ | وللرسول | ve li-rrasûli | ve Elçiye | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın, (fethedilen) memleketlerin ahalisinden savaşılmaksızın peygamberine kazandırdığı mallar; Allah’a, peygambere, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. O mallar, içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir servet (ve güç) hâline gelmesin diye (Allah böyle hükmetmiştir). Peygamber size ne verdiyse onu alın, neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah’ın azabı çetindir. | |||||