Arapça Okunuşu ve benzeşen aramasında 15 sonuç bulundu.
Kelime aramasında en sağlıklı sonuç, Harekesiz veya Kök araması ile alınmaktadır.
| Sırası |
Geçtiği Yer |
Arapça |
Harekesiz |
Okunuşu |
Anlamı |
Kökü |
| 1 |
Âl-i İmran 30. Ayet (3:30:13) |
سُٓوءٍۚۛ |
سوء |
sû-in |
kötülük- |
س و أ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Herkesin yaptığı iyiliği ve yaptığı kötülüğü hazır bulacağı günde kişi, kötülükleri ile kendi arasında uzak bir mesafe bulunmasını ister. Yine Allah, sizi kendisine karşı dikkatli olmanız hakkında uyarmaktadır. Allah, kullarını çok esirgeyicidir. |
| 2 |
Nisâ 148. Ayet (4:148:5) |
بِالسُّٓوءِ |
بالسوء |
bi-ssû-i |
kötü |
س و أ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Allah, zulme uğrayanın dile getirmesi dışında, çirkin sözün açıklanmasını sevmez. Şüphesiz Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. |
| 3 |
Nisâ 149. Ayet (4:149:9) |
سُٓوءٍ |
سوء |
sû-in |
bir kötülüğü |
س و أ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Bir hayrı açıklar veya gizlerseniz, yahut bir kötülüğü affederseniz (bilin ki), Allah da çok affedicidir, her şeye hakkıyla gücü yetendir. |
| 4 |
A'raf 73. Ayet (7:73:32) |
بِسُٓوءٍ |
بسوء |
bisû-in |
bir kötülük |
س و أ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Semûd kavmine de kardeşleri Salih’i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka bir ilâh yoktur. Gerçekten size Rabbinizden (benim peygamber olduğumu gösterecek) açık bir delil geldi. İşte size bir mucize olarak Allah’ın şu devesi.. Bırakın onu da Allah’ın mülkünde yesin, içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin. Yoksa sizi elem dolu bir azap yakalar.” |
| 5 |
A'raf 165. Ayet (7:165:0) |
السُّٓوءِ |
السوء |
ssû-i |
kötülük- |
س و أ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Onlar kendilerine hatırlatılanı unutunca, biz de kötülükten alıkoymaya çalışanları kurtardık. Zulmedenleri yoldan çıkmaları sebebiyle, şiddetli bir azapla yakaladık. |
| 6 |
Hûd 64. Ayet (11:64:15) |
بِسُٓوءٍ |
بسوء |
bisû-in |
bir kötülük |
س و أ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
“Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah’ın dişi bir devesi. Bırakın onu, Allah’ın arzında yayılıp otlasın. Ona kötülük dokundurmayın, yoksa sizi yakın bir azap yakalar.” |
| 7 |
Yusuf 53. Ayet (12:53:7) |
بِالسُّٓوءِ |
بالسوء |
bi-ssû-i |
kötülüğü |
س و أ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
“Ben nefsimi temize çıkarmam, çünkü Rabbimin merhamet ettiği hariç, nefis aşırı derecede kötülüğü emreder. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır, çok merhamet edendir” dedi. |
| 8 |
Nahl 59. Ayet (16:59:5) |
سُٓوءِ |
سوء |
sû-i |
kötülüğünden |
س و أ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Kendisine verilen kötü müjde (!) yüzünden halktan gizlenir. Şimdi onu, aşağılanmış olarak yanında tutacak mı, yoksa toprağa mı gömecek? Bak, ne kötü hüküm veriyorlar! |
| 9 |
Tâhâ 22. Ayet (20:22:9) |
سُٓوءٍ |
سوء |
sû-in |
bir hastalık |
س و أ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
22,23. “Sana büyük mucizelerimizden birini daha göstermemiz için elini koynuna sok ki bir başka mucize olarak, (alaca hastalığı gibi) bir hastalık sebebiyle olmaksızın bembeyaz bir hâlde çıksın.”[356] |
| 10 |
Şu'arâ 156. Ayet (26:156:3) |
بِسُٓوءٍ |
بسوء |
bisû-in |
bir kötülük |
س و أ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
“Sakın ona bir kötülük dokundurmayın. Yoksa büyük bir günün azabı sizi yakalar.” |
| 11 |
Neml 11. Ayet (27:11:8) |
سُٓوءٍ |
سوء |
sû-in |
(yaptığı) kötülükten |
س و أ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
“Ancak kim zulmeder de sonra (yaptığı) kötülüğün yerine iyilik yaparsa bilsin ki şüphesiz ben çok bağışlayıcıyım, çok merhamet edenim.” |
| 12 |
Kasas 32. Ayet (28:32:9) |
سُٓوءٍۘ |
سوء |
sû-in |
bir kusur |
س و أ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
“Elini koynuna sok. (Alaca hastalığı gibi) bir hastalık sebebiyle olmaksızın bembeyaz bir hâlde çıksın. Korkudan açılan kolunu kendine çek (toparlan). İşte bunlar, Firavun ve ileri gelen adamlarına (göstermen için) Rabbin tarafından (sana verilen) iki delildir. Çünkü onlar fasık bir kavimdirler.” |
| 13 |
Zümer 47. Ayet (39:47:14) |
سُٓوءِ |
سوء |
sû-i |
kötü |
س و أ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Eğer yeryüzünde bulunan her şey tümüyle ve onlarla beraber bir o kadarı da zulmedenlerin olsa, kıyamet günü kötü azaptan kurtulmak için elbette onları verirlerdi. Artık, hiç hesap etmedikleri şeyler Allah tarafından karşılarına çıkmıştır. |
| 14 |
Mümtehine 2. Ayet (60:2:10) |
بِالسُّٓوءِ |
بالسوء |
bi-ssû-i |
kötülükle |
س و أ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Şâyet onlar sizi ele geçirirlerse, size düşman olurlar, size ellerini ve dillerini kötülükle uzatırlar ve inkâr etmenizi arzu ederler. |
| 15 |
Tekvîr 8. Ayet (81:8:3) |
سُئِلَتْۙ |
سئلت |
su-ilet |
sorulduğu |
س أ ل |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
8,9. Diri diri gömülen kız çocuğunun, hangi günahtan ötürü öldürüldüğü sorulduğu zaman, |
|
|
|
|
|
|
|