| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | A'raf 109. Ayet (7:109:8) | لَسَاحِرٌ | لساحر | le-sâhirun | bir büyücüdür | س ح ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Firavun’un kavminden ileri gelenler, dediler ki: “Şüphesiz bu adam usta bir sihirbazdır.” | |||||
| 2 | Yunus 2. Ayet (10:2:0) | لَسَاحِرٌ | لساحر | le-sâhirun | bir büyücüdür | س ح ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İçlerinden bir adama insanları uyar ve iman edenlere, Rableri katında kendileri için bir doğruluk makamı bulunduğunu müjdele diye vahyetmemiz, insanlar için şaşılacak bir şey mi oldu ki o kâfirler, “Bu elbette apaçık bir sihirbazdır” dediler? | |||||
| 3 | Yunus 77. Ayet (10:77:0) | السَّاحِرُونَ | الساحرون | ssâhirûn(e) | sihirbazlar | س ح ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mûsâ: “Size hak gelince, onun hakkında böyle mi diyorsunuz? Bu bir sihir midir? Oysa sihirbazlar, iflah olmazlar!” dedi. | |||||
| 4 | Tâhâ 69. Ayet (20:69:14) | السَّاحِرُ | الساحر | ssâhiru | büyücü | س ح ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Sağ elindekini (değneğini) at ki, onların yaptıklarını yutsun. Şüphesiz yaptıkları bir sihirbaz hilesidir. Sihirbaz ise nereye varsa kurtuluşa eremez.” | |||||
| 5 | Şu'arâ 34. Ayet (26:34:6) | لَسَاحِرٌ | لساحر | le-sâhirun | bir büyücüdür | س ح ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Firavun, çevresindeki ileri gelenlere, “Şüphesiz bu, bilgin bir sihirbazdır” dedi. | |||||
| 6 | Sâd 4. Ayet (38:4:9) | سَاحِرٌ | ساحر | sâhirun | bir sihirbazdır | س ح ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kâfirler, kendilerine içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve şöyle dediler: “Bu, yalancı bir sihirbazdır.” | |||||
| 7 | Mü'min 24. Ayet (40:24:6) | سَاحِرٌ | ساحر | sâhirun | bir büyücüdür | س ح ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 23,24. Andolsun ki biz Mûsâ’yı mucizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun’a, Hâmân’a ve Kârûn’a[473] gönderdik. Onlar ise; “Bu çok yalancı bir sihirbazdır” dediler. | |||||
| 8 | Zuhruf 49. Ayet (43:49:4) | السَّاحِرُ | الساحر | ssâhiru | büyücü | س ح ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Onlar azabı görünce) “Ey büyücü! Sana verdiği söze dayanarak, bizim için Rabbine dua et. Çünkü biz artık doğru yola gireceğiz” dediler. | |||||
| 9 | Zâriyât 39. Ayet (51:39:4) | سَاحِرٌ | ساحر | sâhirun | büyücüdür | س ح ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O ise kuvvetine güvenerek yüz çevirdi ve “Bu bir büyücü veya delidir” dedi. | |||||
| 10 | Zâriyât 52. Ayet (51:52:11) | سَاحِرٌ | ساحر | sâhirun | büyücüdür | س ح ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte böyle! Onlardan öncekilere hiçbir peygamber gelmemişti ki, “O bir büyücüdür” yahut “bir delidir” demiş olmasınlar. | |||||